İçeriğe atla
Instagram Twitter Linkedin Youtube
  • Anasayfa
  • Faaliyetler
    • Etkinlik
    • Yayın
  • Yazılar
  • Biz Kimiz?
  • Duyurular
  • İletişim
  • EN
  • Anasayfa
  • Faaliyetler
    • Etkinlik
    • Yayın
  • Yazılar
  • Biz Kimiz?
  • Duyurular
  • İletişim
  • EN

Söylediklerimiz ve Kastettiklerimiz: Konuşmaya Dayalı Sezdirim Nedir? — Maria Kasmirli

Çevirmen: İrem Çelik
Editör: Begüm Öztürk

Özgün Adı: What we say vs what we mean: what is conversational implicature?

Maria Kasmirli, bir filozof ve öğretmendir. Kendisi şu an Sheffield Üniversitesi’nde araştırma görevlisi ve Girit Adası’nın Heraklion şehrinde bulunan Avrupa Eğitim Okulu’nda (School of European Education) öğretmen olarak çalışmaktadır.

Bir felsefe dersi okutmanlığı için adaylar tarafından sağlanan referans mektuplarını incelemenizin istendiğini hayal edin. Bir tanesinde şunlar yazmaktadır: “Eski öğrencim, Dr. Jack Smith, kibar, dakik ve arkadaş canlısıdır. Saygılarımla, Profesör Jill Jones.” Bu mektubu; Jones, Smith’in kötü bir filozof olduğunu ve iş için uygun olmadığını ima ediyor, şeklinde yorumlayacağınızı varsayıyorum. Fakat yazar bu anlamı nasıl aktardı? Bahsetmedikleriyle. Jones, Smith’in iyi bir filozof olmadığını (kelimesi kelimesine) söylemiyor ya da mantıken bu sonuç yazdıklarından çıkarılmıyor. Smith’in kibar, dakik, arkadaş canlısı ve aynı zamanda muhteşem bir filozof olduğu doğru olabilir. Ama bir şekilde Jones bu mesajın tam tersini karşı tarafa aktarıyor.

Bu şekilde bir mesajı dolaylı olarak ilettiğimizde, dilbilimciler anlamı sezdirdiğimizi (implicate) söyler ve bu anlama sezdirim (implicature) adını verirler. Bu terimler, Sözcüklerin Yolunda Çalışmalar (1989)[1] kitabında tekrar basılan, “Mantık ve Konuşma” (1975)[2] isimli klasik makalesinde sezdirimle ilgili güçlü bir beyan öne süren İngiliz filozof Paul Grice (1913–88) tarafından ortaya atılmıştır. Grice sezdirimin çeşitli formlarını ayırt etmiştir. Bunlardan en önemlisi ise konuşmaya dayalı sezdirim (conversational implicature)dir. Grice’a göre konuşmaya dayalı sezdirim, kullanılan kelimelerin ne anlama geldiğine (kelimelerin semantiğine) değil, kelimelerin nasıl kullanıldıklarına ve nasıl yorumlandıklarına (kelimelerin pragmatiğine) bağlıdır.

Grice, konuşmacıların işbirlikçi olmaları, başka bir deyişle onlardan katıldıkları konuşmanın amacına uygun katkılarda bulunmaları beklendiği için konuşmaya dayalı sezdiriminin[3] ortaya çıktığını öne sürmüştür. Daha spesifik olarak, konuşmacıların konuşmaya dayalı dört ilkeye[4] uyması beklenir. Bunlar şu şekilde özetlenebilir: (1) yeterli miktarda bilgi iletimi (nicelik [the maxim of quantity] ilkesi); (2) doğru bilgi iletimi (nitelik [the maxim of quality] ilkesi); (3) alakalı bilginin iletimi (bağıntı [the maxim of relation] ilkesi); (4) bilginin açık bir şekilde iletimi (tarz [the maxim of manner] ilkesi). Grice’a göre konuşmaya dayalı sezdirim, bir söylemde bu ilkelerden biri veya birkaçı eksik olduğunda veya sezdirimin mevcut olmaması halinde ortaya çıkar. Bu tür durumlarda, konuşmacının iş birliği içinde olduğu varsayımını ancak sözlerinde gerçek anlamından farklı veya buna ek bir şey kastettiği yönünde yorumlayarak koruyabiliriz ve bu yorum sözlerin ima edilen anlamını oluşturur.

Jones’un mektubu buna bir örnektir. Mektubu yazma zahmetine girmesinden Jones’un iş birlikçi bir katkı sağlamaya çalıştığını varsayabiliriz. Fakat verdiği bilgi açık bir şekilde yetersiz, nicelik ilkesinden yoksundur. Bu sebeple, biz buradan Jones’un doğrudan söylemek istemediği başka bir şeyi iletmeye çalıştığını çıkarıyoruz ve bariz sonuç ise; Jones’un aktarmaya çalıştığı şeyin Smith’in bu iş için uygun olmadığıdır. (Bu örnek Grice’ın kendi örneklerinden uyarlanmıştır.) Farklı örnekler olarak, birinin kötü davrandığını ifade etmek için “Çok güzel bir davranış şekli” (nitelik ilkesi eksikliği) denmesini; bir yorumun uygunsuzluğunu ifade etmek için bariz biçimde konunun değiştirilmesini (bağıntı ilkesi eksikliği); veya herhangi bir şeyin bir açıdan olağan dışı olduğunu ifade etmek için (ör, hasta bir ata “çok güçlü” demek)[5] onun olağan dışı şekilde tarif edildiğini (tarz ilkesinin ihlali) düşünün.

Bu verilen örneklerde, konuşmacı esasen bir ilkeyi ihlal ediyor, fakat bazı durumlarda sezdirim, bir ihlalin önlenmesi amacıyla da ortaya çıkabilir. Benzine ihtiyacınız olduğunu ve birinin size “Köşede bir benzin istasyonu var” dediğini varsayın (Grice’ın örneklerinden bir diğeri). Eğer konuşmacı benzin istasyonunun açık olduğuna inanmasaydı, cevabı bağıntı ilkesini ihlal etmiş olurdu. Bu durumda, iş birliği içinde olduğu varsayımını koruyabilmek için konuşmacının benzin istasyonunun açık olduğuna gerçekten inandığını varsaymalıyız. Bu sebeple söylemi, ifade edilmemesine ve mantıken ifade edilenlerden çıkarılmıyor olmasına rağmen, gerçek anlamının yanı sıra bu ima edilen anlamı da taşımaktadır.

Grice’a göre, söylemler ve bu söylemlerin taşıdıkları herhangi bir konuşma sezdirimi arasındaki ilişki mantıklıdır ve konuşmacının; ilkelerle birlikte, kelimelerinin gerçek anlamlarını, bağlamın detaylarını ve arka plan bilgisini (background knowledge) kavradığı varsayımından yola çıkarak konuşma sırasında ima edilen anlamlar çıkarılabilir ya da hesaplanabilir. Grice, dinleyicilerin ne zaman bir sezdirimle karşılaşsalar mutlaka bu çıkarım sürecinden geçtiklerini iddia etmemekle birlikte-dinleyicilerin ima edilen anlamı sezgisel olarak da kavrayabileceklerinin- fakat konuşmaya dayalı sezdirimin prensipte her zaman ilkelerden yola çıkarak hesaplanabileceğinin üzerinde duruyor.

Grice, iptal edilebilirlik (cancellable), ayrılmazlık (nondetachable) ve belirsizlik (indeterminate) dahil olmak üzere konuşmaya dayalı sezdirimin birtakım ayırt edici özelliklerini vurguluyor. Konuşmaya dayalı sezdirimler, konuşmacının ilkeleri izlemekten geçici olarak “vazgeçtiğini” ve söylemden bir ima çıkarılmaması gerektiğini açıkça belirten ifadelerin eklenmesiyle iptal edilebilir. Örneğin; Jones, “Fakat bu onun kötü bir filozof olduğu anlamına gelmez.” ifadesini mektubuna ekleyebilirdi.

Konuşmaya dayalı sezdirimler, konuşmacının söyleme biçiminden değil (bazı istisnaları bulunmakla birlikte) söylediklerinin içeriğinden kaynaklanması bakımından ayrılmazdır ve eğer konuşmacı bunları ifade etmek için farklı kelimeler seçmiş olsaydı yine de bu sezdirimler ortaya çıkardı. Son olarak, her biri konuşmacının iş birliği yaptığı varsayımını koruyan çok sayıda farklı yorumlamalar bulunabileceğinden dolayı konuşmaya dayalı sezdirimler belirsiz olabilir. Örneğin, “Juliet güneşin ta kendisidir,” derken Romeo, Juliet’in güzel, göz alıcı, hayat veren, vb. olduğunu ima ediyor, şeklinde yorumlanabilir ve tüm bu yorumlamalar ima edilen anlama katkı sağlar. Metaforlar ve dilin diğer yaratıcı kullanımları tam olarak böyle zengin belirsiz sezdirimler üretilmesi amacıyla tipik olarak tasarlanmıştır.

Söylenenler ve konuşmaya dayalı olarak ima edilenler arasındaki fark sadece teknik felsefi bir fark değildir. Bu fark, insan iletişimin ne ölçüde pragmatik ve mecazi olduğunu vurgular. Söylediklerimizi tamamlaması ve zenginleştirmesi için rutin olarak konuşmaya dayalı sezdirime güveniriz, böylece zamandan tasarruf sağlarız ve hassas bilgiyi ihtiyatlı biçimde aktarmanın bir yolunu bulmuş oluruz. Fakat bu elverişlilik aynı zamanda etik ve yasal problemler yaratır. Gerçekten söylediklerimizin yanı sıra ima ettiklerimizden de sorumlu muyuz?

Gerçek hayattan bir örnek düşünün. 1966’daki iflas duruşmasında, Amerikan film yapımcısı Samuel Bronston’a İsviçre’de hiç banka hesabına sahip olup olmadığı soruldu. Bronston, “Şirketin altı ay civarında bir süreliğine Zürih’te bir banka hesabı vardı.” şeklinde yanıt vererek kendisinin şahsi bir hesabı olmadığını ima etti. (Eğer olsaydı, olduğunu söylemesi gerekirdi, bu yüzden olmadığı çıkarımında bulunuyoruz.) Ve bu ima edilen mesajın doğru olmadığı ortaya çıktı. Bronston yalan beyanda mı bulunmuş oldu? Fiilen yanlış herhangi bir şey söylemedi. (Bu olayda, yalan beyandan hüküm giydi, ama sonrasında ABD Üst Mahkemesi tarafından hüküm bozuldu.)

Benzer sorunlar onay verme konusunda da ortaya çıkıyor. “Yukarı çıkmak ister misin?” çoğunlukla seks için davetiye iması taşır. Konuşmacı böylece sekse onay vermiş mi oluyor? Ya söylediği kelimelerin taşıdığı imayı fark etmemişse? (Peki ya Bronston cevabının taşıdığı imayı fark ettiğini inkâr etseydi?) Anlaşmazlıklar ve karışıklıkları önlemek için, belki de daha az ima kullanarak, açıkça mı konuşmalıyız? Ancak insan iletişiminin ne ölçüde pragmatiğe dayandığı düşünülürse, bu öneri uygulanabilir mi?

Grice’ın konuşma sezdiriminin nasıl işlediğine yönelik açıklaması tüm filozof ve dilbilimciler tarafından kabul edilmemektedir, fakat herkes onun insan iletişimine nüfuz etmiş gerçek bir olguya dikkat çektiği konusunda hemfikirdir. Grice bizlere önemli bir düşünme aracı sağlamıştır ve bu aracın da yardımıyla, konuşma dayalı sezdirimi ve bunun ortaya çıkardığı sorunları her yerde görebilmeniz mümkündür.

[1] Özgün adı: Studies in the Way of Words, 1989 (Ç.N.)

[2] Özgün adı: Logic and Conversation, 1975 (Ç.N.)

[3] Konuşma sezdirimi ve konuşmaya dayalı sezdirim ifadelerinin her ikisi de conversational implicature teriminin karşılığı olarak kullanılmıştır. (Ç.N.)

[4] İş birliği ilkeleri olarak da karşımıza çıkmaktadır. (Ç.N.)

[5] Örneğin özgün hali: calling a broken-down horse a “steed”

Otlaklarda Yılan Görmek Primatların Evrimleşmesine Nasıl Yardımcı Oldu? — Lynne A. Isbell

11/02/2021

Özgün adı: “How seeing snakes in the grass helped primates to evolve” Lynne A. Isbell, California Davis Üniversitesi’nde antropoloji profesörüdür. The Fruit, the Tree and

Read More »

Ortak Eylem: Zihinsel Temsiller, Bilgi Paylaşımı ve Diğer İnsanlarla Koordine Olmak İçin Genel Mekanizmalar — Cordula Vesper ve Diğerleri

07/03/2022

Özgün Adı: Joint Action: Mental Representations, Shared Information and General Mechanisms for Coordinating with Others Yazarlar: Cordula Vesper, Ekaterina Abramova, Judith Bütepage, Francesca Ciardo, Benjamin Crossey,

Read More »

Gerçekliği Görmek İçin mi Evrildik? — Donald D. Hoffman

15/12/2021

Özgün Adı: Did we evolve to see reality, or are spacetime and objects just our user interface?* Uzayzamanı, hayatın ve bilincin doğal bir şekilde evrildiği antik

Read More »

Copyrights @2026 CogIST All Rights Reserved

CogIST'te Etkinlik Düzenle

Yazı-Çeviri Gönder

Gizlilik Politikası

Mesafeli Satış Sözleşmesi

Eğitim Katılım Sözleşmesi

Geri Bildirim Formu

Instagram Twitter Linkedin Youtube