Yazar: Gyulten Hyusein
Gyulten Hyusein Koç Üniversitesi Psikoloji Bölümünde, Dil ve Biliş Laboratuvarında doktora araştırmacısıdır. Güncel çalışmaları, yaratıcı düşünme ve zihinsel imgeleme gibi süreçler ile dil modaliteleri (jestler, iki dillilik) arasındaki ilişkilere odaklanmaktadır. Aynı zamanda dil kullanımının belli nörolojik tanılar ve yaşlanma ile birlikte nasıl değiştiği de ilgi alanları arasındadır.
Ünlü yönetmen David Lynch, yakın tarihteki bir röportajında (1) yaratıcı süreçlerini balık tutma metaforuyla tanımlıyor. Çoğu fikrin pek de ilginç olmadığı fikirler okyanusunda arada sırada heyecan verici bir fikir yakaladığını, ancak ona ne zaman denk geleceğini bilemeyeceği için her gün arayışta olması gerektiğini söylüyor. Ayrıca, “Büyük Balığı Yakalamak” (Catching the Big Fish) adlı kitabında (2) kendi yaratıcı süreçlerinin hareketler ve jestler tarafından başlatıldığını açıklıyor. Yaratıcı fikirlerin gelişimine dair böyle bir içgörü; yaratıcılığın nesneler, insanlar ve eylemler arasında dağıtılmış, bedenlenmiş (embodied) bir deneyim olduğunu (3) gözden kaçırmayı imkânsız kılıyor. Bu yazıda, başta jestler olmak üzere, hareket ile yaratıcılık arasındaki büyüleyici ilişkinin derinlerine inecek ve fiziksel hareketlerimizin zihnimizin imgesel derinliklerini nasıl uyandırabileceğini ve besleyebileceğini keşfedeceğiz.
Bedenlenmiş Yaratıcı Zihin veya İnsan Zihnine Açılan Bir Pencere Olarak Eller
Jestler ve yaratıcılık arasındaki bağlantıyı anlamak için öncelikle “bedenlenmiş zihin” kavramına aşina olmalı ve aynı zamanda jestlerin işlevlerine daha yakından bakmalıyız. Bedenlenmiş biliş paradigması, fiziksel çevremizi keşfedişimiz ve onunla etkileşimimizin düşünme tarzımızı etkilediğini, şekillendirdiğini ve düzenlediğini öne sürer. Dahası, zihinsel temsillerimiz yalnızca beynimizin sınırlarına hapsolmaz; bedenimizin tamamına dağılmış haldedirler ve bedenimizin hareketleri ve fiziksel deneyimlerimizle iç içedirler (4, 5). Sonuç olarak, zihnimiz, yakın çevremizle (immediate environment) tanımlanan uzam içinde bedenimizle senkronize halde çalışarak düşüncelerimizi, algılarımızı ve yaratıcı süreçlerimizi yaratır ve şekillendirir.
Diğer yandan, el jestlerinin gizemli âlemine bakalım. Neden biriyle konuşurken ellerimizi havada “amaçsızca” hareket ettiririz? Bunu konuşmamızın içeriğinin bir kısmını “göstermek” ve vurgulamak için yapıyor olabiliriz –örneğin, penceremizi kıran topun ne kadar büyük olduğunu göstermek için. Ancak bazen, bizi kimse görmezken ve hatta iç sesimizle konuşurken de jest yapabiliriz. Bunu yapıyor olmamız, jestlerin konuşmacıya-yönelik (speaker-oriented) bir işlevi olma olasılığına işaret eder. Başka bir deyişle, jestler kavramsallaştırma (conceptualization) için önemli bir araçtır (6). Çoğumuz, kavramları veya fikirleri görselleştirmemize, anlamamıza ve hatırlamamıza yardım etmesi için sezgisel olarak el jestlerine başvururuz. En basit haliyle, bir şeyin “dilinizin ucunda” olması deneyimini düşünün. Belli bir kelimeyi tüm zihinsel ve fiziksel varlığımızla hatırlamaya çalışırken çoğunlukla o kelimeyi ellerimizi kullanarak dışsallaştırmaya çalışırız, veya eninde sonunda zihnimizin derinliklerinden o kavramı çekip çıkaracak basit ritmik hareketler yaparız.
Jestleri kullanarak içsel düşüncelerimiz ve imgelerimize somut bir şekil veririz. Bunlar konuşmalarımıza fazladan bir bilgi ekler ve bu da düşünme şeklimize geri yansır; böylece jestlerimiz ve düşüncelerimiz arasında, bedenimiz ve zihnimiz arasında bir iş birliği yaratmış oluruz. Kavramların bu şekilde bedenlenmesi kavramayı pekiştirir, yeni bağlantılar yaratır ve hatta problem çözme bağlamında yenilikçi yaklaşımların kilidini açabilir.
Jest-Yaratıcılık Etkileşimi Üzerine Empirik Çalışmalar
Yaratıcılığı bir laboratuvarda, gerçek hayattaki yaratıcı süreçlerle ilişkilendirilebilecek şekilde ölçmek oldukça zor olsa da, el hareketleri ve yaratıcı problem çözme görevleri arasındaki ilişkiyi ortaya çıkarmayı hedefleyen çalışmalar mevcuttur. Örneğin, spontane jestlerde bulunan çocukların hikayeleri daha yaratıcı bir şekilde anlattığı (7) ve sıradan eşyalar için farklı kullanma yolları bulmaya çalışırken jest kullanmaya teşvik edilen çocukların, teşvik edilmeyenlere göre daha fazla fikir ürettiği bulunmuştur (8). Spontan jest kullanımının yetişkinlerde de gelişmiş sözlü doğaçlamayla ilişkisi olduğu (9) ve grupça gerçekleştirilen beyin fırtınası oturumlarında kişinin hem kendisinin hem de partnerinin fikir üretimine katkıda bulunduğu gözlenmiştir (10).
Bununla beraber, jestlerin yaratıcı düşünmeyle ilişkisi kişinin zihinsel imgeleme (mental imagery) becerilerine de bağlı olabilir (11). Zihinsel imgeleme, herhangi bir dışsal uyaranın yokluğunda zihnimizde görsel-benzeri temsiller oluşturabilmemizle birlikte bu görüntüleri zihnimizde tutma ve onlara manipülasyonlar uygulama becerimizdir (örn. zihinsel döndürme). Yakın zamanda üniversite öğrencileriyle yaptığımız bir çalışmada, güçlü imgeleme becerilerine sahip olan kişilerin bir yaratıcılık problemi çözerken ne kadar fazla jest yaparlarsa uzak çağrışımları birleştirmede -yaratıcılık literatüründe bu yakınsak düşünme (convergent thinking) olarak geçer- o kadar başarılı olduklarını bulduk. Bu bulgu, özellikle de ellerimizle yaptığımız anlamlı jestler, yani ikonik jestler (iconic gestures) için geçerliydi. Öte yandan, kişinin zihinsel imgeleme becerilerinin zayıf olması halinde, yakınsak düşünme için jest kullanmanın olumsuz sonuçları olabilir. İlginç bir şekilde, bazı durumlarda “anlamsız” jestlerin, yani ritmik jestlerin (beat gestures) de yakınsak düşünme için faydalı olabileceğini bulduk. Bunu, güçlü imgeleme becerisine sahip olan, yakınsak düşünme görevinde bir miktar pratik de yapmış kişilerde gözlemledik. Bu sonuçlar, hayattaki pek çok şey gibi, jest-yaratıcılık etkileşiminin de oldukça karmaşık olduğunu ve jestlerin yaratıcılık için faydalı olup olmadığı sorusunun basit bir “evet” veya “hayır” ile yanıtlanamayacağını gösteriyor.
Iraksak düşünme (divergent thinking) adlı başka bir yaratıcı düşünme türünü test eden devam çalışmamızda da benzer şekilde karışık bulgular elde ettik. Iraksak düşünme, çok sayıda özgün, esnek ve detaylı fikir üretebilme becerisidir. Iraksak düşünme üzerinde yalnızca “anlamlı” yani ikonik jestlerin etkisini gözlemledik. Bu tür jestler, daha fazla sayıda fikir üretme ve bu fikirleri detaylandırma açısından avantaj sağlıyordu, ancak fikirlerin özgünlüğü üzerinde bir etkileri yoktu. Çok ilginç bir şekilde, ikonik jestler aynı zamanda bu fikirlerin esnekliğiyle negatif yönde ilişkiliydi. Yani, çok fazla ikonik jest yapan kişiler, birbirinden farklı kategorilerde fikir üretmek konusunda pek başarılı değillerdi. Jest yapmak onları adeta tek bir fikir kategorisine sıkıştırmıştı. Tekrar görüyoruz ki, konu yaratıcı düşünmeye geldiğinde jestler adeta iki ucu keskin bir bıçak olabilir.
İki Dilli (Bilingual) Yaratıcılık İçin Jestler ve İmgeleme
Merak uyandıran başka bir konu ise ikinci dilimizde de anadilimizdeki kadar yaratıcı olup olmadığımız ve yaratıcılık görevleri esnasında imgelerimizin canlılığının (vividness) benzer olup olmadığı. Aynı zamanda insanların jest yapma yoluyla nesnelerin farklı sağlarlıklarını (affordances) keşfedebileceklerini ve bunun da ıraksak düşünmelerine katkısı olacağını düşünüyoruz. Örneğin, çay içmek İngilizce ve Türkçe’de farklı zihinsel imgeler canlandırabilir. Bir İngiliz için, çay içme eylemi büyük ihtimalle çayla dolu porselen bir fincan imgesi canlandıracakken, bir Türk’ün zihninde canlanan imge lale şeklinde küçük bir cam bardak olacaktır. Bu durumda, bu kavramların sağlarlıkları da farklı olacaktır; bir çay fincanını baş parmak ve işaret parmak ile kulpundan tutmak ile cam bardağı tüm elle kavramak gibi. Sonuç olarak, İngilizce-Türkçe konuşan bir iki dillinin objeler için çok daha çeşitli ve karmaşık kullanım yolları keşfetmesi ve icat etmesi mümkündür. Bu etkinin katılımcının hangi dilde test edildiğine bağlı olup olmadığı veya yakınsak düşünmede de gözlenip gözlenemeyeceği, yakın zamanda yanıtlamayı amaçladığımız heyecan verici sorular.
Yaratıcı Keşif İçin Jestlerden Yararlanmak
Jest-yaratıcılık etkileşiminin doğası hakkında hala keşfedilecek çok şey var. Bu sırada biz, düşünürken, konuşurken, doğaçlama yaparken ve yaratırken ellerimizi kullanmaktan kaçınmamalıyız; özellikle de jestler, hareket ve yenilikçi fikirlerin üretimi arasındaki bağı güçlendirdiği gösterilen “beden fırtınası” (bodystorming) adlı yeni bir beyin fırtınası tekniğinin ayrılmaz bir parçası olduğu için.
Notlar
[1] Antik Yunanca’da “patika” anlamına gelen “peripatoi” kelimesinden gelmektedir.
Kaynakça
1. Meditación Trascendental Córdoba. (2021, February 28). MASTER CLASS de DAVID LYNCH Subtitulada en ESPAÑOL [Video]. YouTube. https://www.youtube.com/watch?v=YAL52dL5K3Q
2. Lynch D. (2006) Catching the big fish: Meditation, consciousness, and creativity. Penguin, London.
3. Videla, R., Veloz, T., & Pino, M. C. (2023). Authors’ Response: Becoming Makers Through Continuous Practice: Learning to Deal With the Uncertain. Constructivist Foundations, 18(2), 320–324.
4. Lakoff, G., & Johnson, M. (1980). Metaphors We Live By. Chicago: University of Chicago Press.
5. Stanciu, M. M. (2015). Embodied creativity: A critical analysis of an underdeveloped subject. Procedia-Social and Behavioral Sciences, 187, 312–317.
6. Kita, S., Alibali, M. W., & Chu, M. (2017). How do gestures influence thinking and speaking? The gesture-for-conceptualization hypothesis. Psychological Review, 124(3), 245–266. https://doi.org/10.1037/rev0000059
7. Laurent, A., Smithson, L., & Nicoladis, E. (2020). Gesturers Tell a Story Creatively; Non-Gesturers Tell it like it Happened. Language Learning and Development, 16(3), 292–308. https://doi.org/10.1080/15475441.2020.1745074
8. Kirk, E., & Lewis, C. (2016). Gesture Facilitates Children’s Creative Thinking. Psychological Science, 28(2), 225–232. https://doi.org/10.1177/0956797616679183
9. Lewis, C., Lovatt, P., & Kirk, E. (2015). Many hands make light work: The facilitative role of gesture in verbal improvisation. Thinking Skills and Creativity, 17, 149–157. https://doi.org/10.1016/j.tsc.2015.06.001
10. Liao, J., & Wang, H. C. (2019). Gestures as Intrinsic Creativity Support. Proceedings of the ACM on Human-Computer Interaction, 3(GROUP), 1–16. https://doi.org/10.1145/3361124
11. Hyusein, G., & Göksun, T. (2023). The creative interplay between hand gestures, convergent thinking, and mental imagery. PLOS ONE, 18(4), e0283859. https://doi.org/10.1371/journal.pone.0283859