İçeriğe atla
Instagram Twitter Linkedin Youtube
  • Anasayfa
  • Faaliyetler
    • Etkinlik
    • Yayın
  • Yazılar
  • Biz Kimiz?
  • Duyurular
  • İletişim
  • EN
  • Anasayfa
  • Faaliyetler
    • Etkinlik
    • Yayın
  • Yazılar
  • Biz Kimiz?
  • Duyurular
  • İletişim
  • EN

Otlaklarda Yılan Görmek Primatların Evrimleşmesine Nasıl Yardımcı Oldu? — Lynne A. Isbell

Çevirmen: Beyza Gülzehra Ekinci
Editör: Işıl Sanusoğlu

Özgün adı: “How seeing snakes in the grass helped primates to evolve”

Lynne A. Isbell, California Davis Üniversitesi’nde antropoloji profesörüdür. The Fruit, the Tree and the Serpent: Why We See So Well (2009) kitabının yazarıdır. Primat davranışı ve ekoloji ile ilgilenmektedir.

Evrim, primat görüşünün değiştirilmesini ve gelişmesini desteklemiştir. Örneğin diğer memelilere kıyasla, primatlar geniş ölçüde örtüşen görsel alanlara sahip öne bakan gözlerle daha iyi bir derinlik algısına, daha etkili bir görüş keskinliğine ve beyinde görme duyusuyla ilgili daha fazla alana ve bazı primatlar ise ek olarak, kırmızı tonları yeşil tonlardan ayırt etmeye olanak tanıyan trikromatik (trichromatic) renk görüşüne sahiptir. Aslında, primatları diğer memelilerden ayıran en önemli nokta, çevreyle etkileşimlerinde ana duyusal arayüz (interface) olarak görme duyusuna duydukları yüksek güvendir.

Görüş, dünyaya açılan bir penceredir. Bu pencerenin nitelikleri, doğal seçilim ve hem hayvan vücutlarının hem de içinde yaşadıkları çevrelerin imkanları tarafından belirlenir. Uzun ve ortak evrimsel geçmişlerine rağmen, memelilerin hepsi dünyayı aynı şekilde görmezler, zira farklı seçici baskılara sahip çeşitli nişlerde yaşarlar. Peki, bizim soyumuz olan primatların, diğer memelilerden daha geniş ve daha karmaşık görsel sistemlere sahip olmasına yol açan bu seçici baskılar nelerdi?

2006 yılında bu soruyu ve daha da fazlasını cevaplayabilecek yeni bir fikir ileri sürdüm: ‘‘yılan tespit teorisi’’. Yaklaşık 100 milyon yıl önce geniş ağızlı ve avını sıkıştırarak öldüren yılanlar ortaya çıktığında ve memelileri yemeye başladığında, bu yılanların yırtıcı davranışlarının, bir tür avın görüşündeki değişikliklerin evrimini desteklediği, yani soyun primatlara dönüştüğü varsayımında bulundum. Başka bir deyişle, onlar çok yaklaşmadan hareketsiz yırtıcı yılanları görme yeteneği, sahip olunması ve gelecek nesillere aktarılması oldukça faydalı olan bir özellik haline geldi. Daha sonra ise, yaklaşık 60 milyon yıl önce, Afrika veya Asya’da zehirli yılanlar ortaya çıktı ve bu da primatların üzerinde, yılanları tespit edip onlardan kaçınmaları için daha fazla baskı kurdu. Bu baskının, primatların görsel sistemlerine de yansımaları oldu.

Primatların görme sistemlerindeki karmaşıklık derecesi ile zehirli yılanlarla geçirdikleri evrimsel sürecin uzunluğu arasında bir bağdaşma vardır. Bir uçta, mükemmel görüş keskinliği ve bütünüyle trikromatik renk görüşü de dahil olmak üzere tüm primatlar arasında en iyi görüşe sahip olan, Eski Dünya[1] maymunları, kuyruksuz maymunlar ve insanlardan oluşan soy yer alır. Zehirli yılanlarla aşağı yukarı aynı zamanda ve aynı yerde evrimleşen bu primatlar, onlarla sürekli bir arada yaşadılar. Ayrıca yılanlara karşı da aynı şekilde ihtiyatlıdırlar.

Spektrumun diğer ucunda ise, en basit görsel sistemlere sahip olan Malgaş[2] (Malagasy) primatları yer alır. Diğer şeylerin yanı sıra, Malgaş primatları düşük görüş keskinliğine sahiptirler, çünkü gözlerimizi odakladığımız her yerde görüş keskinliğimizden sorumlu olan ve retinada bir girintide yer alan fovea bu canlılarda zayıf bir şekilde gelişmiştir (tabii mevcutsa). Öte yandan, Madagaskar adası, avını sıkıştırarak öldüren yılanlara sahip olmasına rağmen zehirli yılanlara sahip değildir. Bu nedenle bu adadaki primatlar hiçbir zaman bu spesifik seçilim baskısı ile yüzleşmek zorunda kalmamıştır. Ayrıca davranışsal kanıtlar da bu primatların hepsinin yılanlara karşı korku tepkisi vermediğini ortaya koymaktadır. Hatta bazıları yılanların veya yılan modellerinin üzerinde yürüyebilir ve onlara sıradan bir dalmış gibi muamele edebilirler.

Yeni Dünya[3] maymunlarının görsel sistemleri ise spektrumun en ortasında yer alır. Malgaş primatlarından daha iyi görüş keskinliğine, ancak görme sistemlerinde Eski Dünya maymunlarından daha fazla değişkenliğe sahiptirler. Örneğin, Yeni Dünya uluyan maymunlarının hepsi trikromatiktir, ancak diğer Yeni Dünya primat türlerinde sadece bazı bireyler kırmızıyı yeşil tonlardan ayırt edebilmektedir. Öte yandan, Yeni Dünya primatları başlangıçta Eski Dünya maymunlarını ve kuyruksuz maymunları da içeren Afrika’daki antropoid[4] primat soyunun bir parçasıydı. Bu nedenle yaklaşık 20–25 milyon yıl boyunca zehirli yılanlarla uğraşmak zorunda kaldılar. Ancak daha sonra, yaklaşık 36 milyon yıl önce Afrika’yı terk ederek aşağı yukarı 15 milyon yıl sonrasına kadar zehirli yılanların bulunmadığı Güney Amerika’ya ulaştılar. O zamana kadar Yeni Dünya maymunları farklı cinslere çeşitlenmeye başladı ve devamında her cins, zehirli yılanların tekrar ortaya çıkışı sorununa ayrı ayrı çözümler geliştirdi. Bildiğim kadarıyla, Yeni Dünya maymunlarının görsel sistemlerindeki bu çeşitliliğin başka bir açıklaması bulunmuyor.

Yılan tespit teorisini ileri sürdüğümden beri, birkaç çalışma, küçük çocuklar ve yılan deneyimi olmayan bebekler de dahil olmak üzere insan ve insan olmayan primatların; kertenkeleler, örümcekler, solucanlar, kuşlar ve çiçekler gibi diğer canlı nesnelere kıyasla yılanlara karşı görsel bir önyargıya sahip olduğunu gösterdi. Psikologlar, özellikle yılanların tipik olarak bulunduğu ortam türlerine benzeyen karmaşık veya belirsiz koşullar altında, yılan görüntülerini diğer nesnelerden daha hızlı veya daha isabetli ayırt ettiğimizi keşfettiler. Yılanlar aynı zamanda diğer nesneleri bu kadar hızlı bulmamızın da önüne geçerler. Öte yandan, yılanları daha hızlı tespit etme yeteneğimiz, yılanlar çevremizdeyken ve onları tespit etmek için daha az zamanımız olduğunda daha da belirgindir. Dahası, beynin arkasındaki ‘birincil görme alanının’, insanlar görüntüleri gördükten 150–300 milisaniye sonra, kertenkelelere kıyasla yılan görüntülerine daha güçlü elektrofizyolojik tepkiler verdiği ortaya koyulmuştur. Bu ise, yılanlar hakkındaki daha büyük görsel önyargımızın ölçülebilir bir fiziksel korelasyonunu sağlar.

Görme çoğunlukla beyinde gerçekleştiğinden dolayı, yılanlara karşı duyduğumuz görsel önyargının mekanizmalarını anlamak için yönümüzü nörobilime çevirmemiz gerekir. Tüm omurgalılar, potansiyel yırtıcıları potansiyel avlardan ayırmalarına olanak sağlayan bir görsel sisteme sahiptir. Bu, memelilerde bulunan superior kollikulus[5] (superior colliculus) ve pulvinar[6] olarak adlandırılan yapılar da dahil olmak üzere, yalnızca korteks altı yapıları içeren bilinçsiz bir görsel sistemdir ve canlıya çok hızlı görsel tespit ve yanıt olanağı sağlar. Bir hayvan bir yırtıcı gördüğünde, bu bilinçsiz görme sistemi donakalma veya kaçma gibi motor tepkileri doğrudan devreye sokar.

Omurgalılar sınıfının bir üyesi olarak memeliler de bu bilinçdışı görme sistemine sahiptir, ancak aynı zamanda görmeyi neokorteksin bünyesine de katmışlardır. Memeliler hariç hiçbir hayvan neokortekse sahip değildir. Bir bakıma biraz daha yavaş olan bu bilinçli görsel sistem memelilere, nesnelerin gerçekte ne olduklarının bilincinde olma imkânı sağlar. İlk neokortikal durak, özellikle farklı yönlerdeki kenarlara ve çizgilere duyarlı olan birincil görme alanıdır.

Çığır açan bir çalışmada, nörobilimcilerden oluşan bir ekip, Japon makaklarının pulvinarındaki bireysel nöronların tepkilerini, onlara yılan, maymun yüzü, maymun eli ve basit geometrik şekilleri içeren görüntüler gösterildiği anda derinlemesine inceledi. Beklenildiği gibi, birçok pulvinar nöron, diğer görüntülere kıyasla yılan görüntülerine daha güçlü ve daha hızlı yanıt verdi. Yılana duyarlı nöronlar, donakalma ve kaçma gibi savunma motor davranışlarında rol oynayan superior kollikulusun bir kısmına ve korku tepkilerine aracılık eden korteks altı bir yapı olan amigdalaya bağlı olan pulvinarın bir alt bölümünde bulundu. Bunun yanı sıra, tüm memeliler arasında zehirli yılanlara evrimsel olarak en fazla maruz kalan ve antropoid maymunları, kuyruksuz maymunları ve insanları içeren soy aynı zamanda en büyük pulvinara sahip olan soydur. Bu ise, yılan tespit teorisi bağlamında mükemmel bir anlam taşır.

Yılanları bizim için bu kadar dikkat çekici yapan şey nedir? Elbette mevcut tüm ipuçlarını kullanırız (vücut şekli ve bacaksızlık gibi), ancak yine de tüm bu ipuçları arasında en güvenilir olan yılanların pullarıdır. Çünkü yılanın küçük bir yaması bile devam etmemizi gerektiren tek şey olabilir. Nitekim, örneğin Afrika’daki vahşi vervet maymunları, mükemmel görüş keskinlikleriyle, yanlarına yaklaştıkları bir dakika içinde, bir inçlik yılan derisini dahi algılayabilirler. İnsanlarda ise, birincil görme alanındaki elektrofizyolojik tepkiler, kertenkele derileri ve kuş tüylerine kıyasla yılan pullarına daha erken görsel dikkat göstermektedir. Daha önce de belirtildiği gibi, birincil görme alanı, farklı yönlerdeki kenarlara ve çizgilere karşı oldukça hassastır ve yılan derileri de pullarıyla birlikte bu görsel ipuçlarını fazlasıyla sunar.

Yılan tespit teorisi, yılanlar hakkındaki görünüşte çelişkili tavırlarımızı uyumlu bir bütün halinde anlamlandırır. Evrimsel olarak uzun süre yılanlara maruz kalmamız, ofidiyofobinin[7] neden insanlığın en çok bildirilen fobisi olduğunu ve aynı zamanda yılanlara olan ilgimizin onları dinlerimize ve folklorumuza görünür bir şekilde dahil edecek kadar güçlü olduğunu açıklar. En önemlisi ise, görmemizin ve davranışımızın başka bir hayvan türüyle milyonlarca yıllık etkileşimler sonucu şekillendiğini kabul ederek aynı zamanda doğa ile olan yakın ilişkimizi de kabul etmiş oluruz. Düşünmek istediğimiz gibi doğanın üstünde ya da dışında değiliz, aksine her zaman tam anlamıyla onun bir parçası idik.

Kaynakça

Isbell, L. A. (2006). Snakes as agents of evolutionary change in primate brains. Journal of human evolution, 51(1), 1–35.

Isbell, L. A., & Etting, S. F. (2017). Scales drive detection, attention, and memory of snakes in wild vervet monkeys (Chlorocebus pygerythrus). Primates, 58(1), 121–129.

Langeslag, S. J., & Van Strien, J. W. (2018). Early visual processing of snakes and angry faces: an ERP study. Brain research, 1678, 297–303.

LoBue, V., & DeLoache, J. S. (2010). Superior detection of threat‐relevant stimuli in infancy. Developmental science, 13(1), 221–228.

Soares, S. C. (2012). The lurking snake in the grass: interference of snake stimuli in visually taxing conditions. Evolutionary Psychology, 10(2), 147470491201000202.

Soares, S. C., Lindström, B., Esteves, F., & Öhman, A. (2014). The hidden snake in the grass: superior detection of snakes in challenging attentional conditions. PLoS one, 9(12), e114724.

Soares, S. C., Maior, R. S., Isbell, L. A., Tomaz, C., & Nishijo, H. (2017). Fast detector/first responder: interactions between the superior colliculus-pulvinar pathway and stimuli relevant to primates. Frontiers in Neuroscience, 11, 67.

Van Le, Q., Isbell, L. A., Matsumoto, J., Nguyen, M., Hori, E., Maior, R. S., … & Nishijo, H. (2013). Pulvinar neurons reveal neurobiological evidence of past selection for rapid detection of snakes. Proceedings of the National Academy of Sciences, 110(47), 19000–19005.

[1] Eski Dünya: Avrasya ve Afrika’yı tarif etmek için kullanılan terim. (Ç.N.)

[2] Malgaş: Madagaskarlı (Ç.N.)

[3] Yeni Dünya: Çoğunlukla Amerika ana karasını belirtmek için kullanılan, Avrasya-Afrika dışında kalan ana karaları ifade eden terim. (Ç.N.)

[4] Antropoid: Köpeksi maymunlar ve insansılar üst ailelerinden oluşan, Yeni Dünya ve Eski Dünya maymunlarını içeren primatların bir alt dizisi. (Ç.N.)

[5] Superior Kollikulus: Mezensefalon’un (orta beyin) arka bölümünün üst kısmındaki, göz hareketlerini koordine eden merkezleri içeren iki yuvarlak kabartıdan her biri, üst tepecik. (Ç.N.)

[6] Pulvinar: Talamusun görsel korteks ile güçlü bir bağlantıya sahip en büyük çekirdeği. (Ç.N.)

[7] Ofidiyofobi: Yılan korkusu. (Ç.N.)

Ortak Eylem: Zihinsel Temsiller, Bilgi Paylaşımı ve Diğer İnsanlarla Koordine Olmak İçin Genel Mekanizmalar — Cordula Vesper ve Diğerleri

07/03/2022

Özgün Adı: Joint Action: Mental Representations, Shared Information and General Mechanisms for Coordinating with Others Yazarlar: Cordula Vesper, Ekaterina Abramova, Judith Bütepage, Francesca Ciardo, Benjamin Crossey,

Read More »

Robotlar ve İnsanlar: Etkileşim, Duygular ve Sorumluluk — Hatice Köse

05/10/2023

Prof. Dr. Hatice Köse lisans, lisansüstü ve doktora çalışmalarını Robotik ve Yapay Zeka konusunda Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümünde yürütmüştür. İngiltere’de Avrupa Birliği projeleri dahilinde

Read More »

Görüş Olmadan İşitsel Uzam Algısı — Patrice Voss

26/01/2022

Özgün Adı: Auditory Spatial Perception without Vision Patrice Voss, McGill Üniversitesi’nde Bilişsel Sinirbilim Biriminde öğretim üyesidir. Görüş Olmadan İşitsel Uzam Algısı Görsel deneyimin uzamsal temsilleri oluşturmadaki rolü

Read More »

Copyrights @2026 CogIST All Rights Reserved

CogIST'te Etkinlik Düzenle

Yazı-Çeviri Gönder

Gizlilik Politikası

Mesafeli Satış Sözleşmesi

Eğitim Katılım Sözleşmesi

Geri Bildirim Formu

Instagram Twitter Linkedin Youtube