Bilişsel bilim ve nörobilimde çoğu zaman “beynin hangi işlevi nerede yaptığı” sorusuyla başlarız. Ancak bu soru, göründüğünden daha karmaşıktır ve beyni anlamaya çalışan nörobilim, daha spesifik olarak ise bilişsel nörobilim disiplinindeki diğer pek çok temel soru, yöntem ve yaklaşımla da yakından ilişkilidir. Bu eğitim, tam da bu tür metodolojik ve kavramsal ayrışmaları ve ortaklıkları görünür kılmayı amaçlıyor. Özellikle fMRI gibi nörogörüntüleme tekniklerinin bize neyi öçtüğünü (ve neyi ölçmediğini), nörobilimsel çalışmalardan bilişsel sonuçlara giderken hangi çıkarım adımlarından geçtiğimizi, beyin hakkında nasıl düşündüğümüz ve belki de nasıl düşünmemiz gerektiği gibi soruları masaya yatırıyor. Bu haliyle bilişsel bilim açısından nörobilim felsefesine bir giriş sunmayı hedefliyor.
Üç hafta sürecek bu eğitim ile nörobilim felsefesinin bilişsel nörobilim merkezli bazı ana tartışmalarını katılımcılara tanıtmayı amaçlıyoruz.
İlk oturumda beyin işlevlerinin nasıl haritalandığını ve lokalizasyoncu okumaların hangi noktalarda eleştiriye açık olduğunu tartışacağız. İkinci oturumda, nörobilimde sıkça başvurduğumuz “kod”, “bilgi”, “anı” ve “işlemleme / hesaplama” gibi metaforların hangi varsayımları taşıdığını, David Marr’ın analiz seviyelerinin bu tartışmada nasıl bir çerçeve sunduğunu ve Corey Maley’nin “analog bilgisayar olarak beyin” tezinin dijital-bilgisayar benzetmesini nasıl dönüştürdüğünü konuşacağız. Son oturumda ise nörobilim ve bilişsel ontoloji (bellek, dikkat, algı, eylem vs. gibi kavramların hepsi toplamda bir bilişsle ontoloji teşkil ederler) arasındaki ilişkiyi masaya yatıracağız. Churchland’lerin natüralist nörofelsefe hattından Pessoa’nın modüler/lokalizasyoncu resme karşı ağ ve entegrasyon vurgusuna, Poldrack’ın “bilişsel ontoloji” tartışmaları ve Cisek’in algı-eylem sürekliliğini merkeze alan yaklaşımından Michael Anderson gibi araştırmacıların Gibsoncu nörobilim önerilerine uzanan güncel açılımları değerlendireceğiz. Böylece eğitim, yalnızca “beyin nasıl çalışır?” sorusunu değil, aynı zamanda nörobilimin hangi kavramlarla ve hangi ontolojiyle konuşması gerektiği sorusunu da birlikte düşünmek için bir zemin sunacak ve bilişsel nörobilimin gelecekte neye benzeyebileceğine dair bazı ipuçları da sağlayacak.
Eğitmenimiz Yunus Şahin, 2020 yılında İstanbul Üniversitesi Dilbilim Bölümü’nden mezun olmuş, ardından 2021’de Boğaziçi Üniversitesi Bilişsel Bilim yüksek lisans programında yüksek lisansına başlamıştır. Burada bilişsel bilim felsefesi, bilişsel bilimde araştırma gelenekleri, bilişsel bilimde açıklamanın doğası gibi konular üzerine çalışmıştır. Yüksek lisans tezinde bilişsel bilimde zihinsel hiçbir kavramı merkezinde bulundurmayan teorik bir çerçeveye neden ihtiyaç olduğunu bilim felsefesi açısından çalışmıştır. Bu tez, onu bilişsel bilim ve özelikle de biyolojideki Gelişimsel Sistemler Teorisi, Genişletilmiş Evrimsel Sentez gibi yaklaşımlar arasındaki ilişkileri daha yakından incelemek üzere biyoloji felsefesi ve biyosemiyotik alanlarına yönlendirmiştir. Şu anda da Estonya Tartu Üniversitesi’nde Semiyotik Bölümü’nde biyosemiotik yüksek lisansına devam etmektedir. Bilişsel bilim felsefesi, biyoloji felsefesi ve nörobilim felsefesi temel ilgi alanlarını oluşturmaktadır. CogIST ve The Analytic platformlarının kurucusudur. İstanbul, Ankara ve İzmir Şirince’de çeşitli etkinlikler düzenlemiş, bilim iletişimi faaliyetlerinde bulunmuştur.
Eğitim 3, 10, 17 Şubat Salı günleri akşam saat 20:00 – 22:00 arasında çevrimiçi olarak Zoom uygulaması üzerinden gerçekleşecek. Toplamda yaklaşık 6 saat sürecek. Tüm oturumlar kaydedilmekte ve katılımcılarla paylaşılmaktadır. Oturumlara eğitim bittikten sonra da süresiz erişilebilir.
Birinci Oturum (3 Şubat): Beyinde İşlevsel Organizasyon
- Beynin ‘bilişsel’ işlevlerini “beyinde” tespit etmek ne demek?
- Nörogörüntüleme (özellikle fMRI) bize neyi ölçer, neyi ölçmez? BOLD sinyali ve çıkarım adımları
- İşlevsel lokalizasyon: ne zaman işe yarar, ne zaman yanıltır?
- Lokalizasyoncu yorumlara eleştiriler
- Beyinde işlevselliği ve beynin işlevsel mimarisini nasıl anlamalıyız?
Bu oturumda, bilişsel işlevleri beyne “yerleştirme” fikrinin metodolojik ve kavramsal temellerini tartışarak başlayacağız. Nörogörüntüleme verilerine nasıl ulaşıldığını, bu verilerden hangi tür sonuçların meşru biçimde çıkarılabileceğini ve lokalizasyoncu okumaların neden çoğu zaman aşırı iddialı olabildiğini ele alacağız. Oturum sonunda hedefimiz, “işlevsel mimari” hakkında konuşurken hangi çıkarım standartlarına ve hangi açıklama diline ihtiyaç duyduğumuzu netleştirmek.
İkinci Oturum (10 Şubat): Nörobilimde Metaforlar
- “Bilgi”, “anı”, “anlam” gibi şeyler beyinde gerçekten kodlanıyor mu? Kodlama demek ne demek?
- Nörobilimde bilgisayar metaforu: Beyin hangi anlamda “bilgisayar” gibi düşünülebilir, bu metafor ne zaman yanıltıcıdır?
- David Marr’ın analiz seviyeleri
- Analog bilgisayar olarak beyin: “dijital vs analog” ayrımı beyne bakışımızı nasıl etkiler?
Bu oturumda, nörobilimde kullandığımız en güçlü ama en riskli araçlardan birini –metaforları– merceğe alacağız. “Beyinde kod” söyleminin neyi açıklayıp neyi gizlediğini, bilgisayar benzetmesinin hangi varsayımları beraberinde getirdiğini ve Marr’ın seviyelerinin beyin araştırmalarında nasıl bir rehber (ve bazen bir yanılsama) olabildiğini tartışacağız. Amaç, metaforları tümden reddetmek değil, onları ne zaman açıklayıcı, ne zaman yanıltıcı hale getiren koşulları görünür kılmak. Son olarak, Corey Maley’nin analog bir bilgisayar olarak beyin tezinden söz edeceğiz.
Üçüncü Oturum (17 Şubat): Alternatif ve Yeni Gelişmeler
- “Bilgisayar metaforu”nu gevşetince elimizde hangi açıklama stratejileri kalır?
- Churchland’ler: nörofelsefede naturalist yaklaşım ve klasik zihin-kavramlarına mesafe
- Pessoa: modüler/lokalizasyoncu beyin resmine karşı ağlar, entegrasyon ve “dolanık” organizasyon. Acaba nörobilim zihinsel konseptlerden uzaklaşıp yeni bir bilişsel/nörobilimsel ontoloji mi kurmalı?
- Poldrack: Nörobilim nasıl yeni bir bilişsel ontoloji inşa edebilir?
- Cisek: algı–eylem sürekliliğini evrimsel olarak yeni baştan düşünmek, nörobilime bakışımızı kökten değiştirebilir mi?
- Nörobilimde Gibsoncu/ekolojik açılımlar: beyni “dış dünyayı” modelleyen bir organ olarak değil de, organizma-çevre etkileşiminin sadece bir adımı olarak düşünmek
Bu oturumda, “beyin bilgisayar değildir” gibi genel bir sloganın ötesine geçip, bu iddianın nörobilimsel açıklama tarzlarını nasıl dönüştürdüğünü konuşacağız. Churchland’lerdan güncel ağ yaklaşımlarına, yeni bilişsel ontoloji arayışlarından algı–eylem merkezli modellere uzanan çizgide ortak bir soruyu takip edeceğiz: nörobilim ve bilişsel ontoloji ilişkisi nedir ve nasıl olmalıdır?
Eğitimin ücreti kişi başı KDV dahil 1400 TL’dir. Ödeme bilgileri, başvurusu onaylanan katılımcılar ile en kısa zamanda paylaşılacaktır.