İçeriğe atla
Instagram Twitter Linkedin Youtube
  • Anasayfa
  • Faaliyetler
    • Etkinlik
    • Yayın
  • Yazılar
  • Biz Kimiz?
  • Duyurular
  • İletişim
  • EN
  • Anasayfa
  • Faaliyetler
    • Etkinlik
    • Yayın
  • Yazılar
  • Biz Kimiz?
  • Duyurular
  • İletişim
  • EN

Robot Bilişi Hem Düşünen Hem De Hisseden Makineler Gerektirir — Luiz Pessoa

Çevirmen: İbrahim Ethem Deveci
Editör: Yunus Emre Karaman

Özgün Adı: Robot cognition requires machines that both think and feel

Luiz Pessoa, Maryland Nörogörüntüleme Merkezi[1] yöneticisi, Biliş ve Duygu Laboratuvarı[2] baş araştırmacısı ve Maryland Üniversitesi’nde psikoloji profesörü. The Cognitive-Emotional Brain[3] (2013) kitabının yazarı.

[1] Maryland Neuroimaging Center
[2] Laboratory of Cognition and Emotion
[3] Bilişsel-Duygusal Beyin

İki bin yıldan fazla bir süre boyunca Batı düşünürleri duyguyu bilişten ayırdılar — duygu bu kardeşlerden daha önemsiz olanıydı. Biliş uzay-zamanın doğasını açıklamaya ve insanları aya göndermeye yardımcı olur. Duygu savanadaki dişi aslanı kurtarabilir ancak aynı zamanda insanların rahatsız edici bir sıklıkta mantıksız davranmasına da neden olur.

Akıllı robotlar yaratma arayışında olan tasarımcılar tamamen rasyonel, bilişsel kapasitelere odaklanma eğilimindedirler. Duyguyu tamamen göz ardı etmek ya da sadece gerektiği kadarını dahil etmek cezbedicidir. Ancak ben, nesnelerin ve eylemlerin kişisel önemini belirlemeye yardımcı olan duygu olmadan gerçek zekanın var olabileceğinden şüpheliyim — insan rakiplerini satrançta veya Go oyununda yenen türden değil, biz insanların zeki kabul ettiği türden zekaların. Belirli davranışları ‘duygusal’ veya ‘bilişsel’ olarak adlandırabiliyor olsak da bu ayrım esasında dilbilimsel bir kestirmedir. İkisi birbirinden ayrılamaz.

Peki, ilk etapta sofistike, zeki davranış nedir? Mars’ta görev yapan bir robot mürettebatını düşünün. Robotlar zekice davranmak için sadece çevrenin fotoğraflarını çekip, toprak ve mineral örnekleri toplamakla yetinemez. Hedefteki bir varış yerine nasıl ulaşacaklarını bulabilmeleri ve en doğrudan yol tıkalıysa alternatif taktikler geliştirmeleri gerekir. Zaman kısıtlaması varsa robot ekibinin keşif gezisinin bir parçası olarak hangi malzemelerin daha önemli olduğunu bilmesi ve önceliklendirme yapması gerekecektir.

O halde zeki olmanın bir parçası çeşitli koşullarda ve ortamlarda bağımsızca iş görme yeteneği ile ilgilidir. Duygu burada faydalıdır çünkü bir eyleyenin (agent) en önemli bilgi türlerini bir araya getirmesine izin verir. Örneğin duygu, eylemlere ve kararlara bir aciliyet duygusu aşılayabilir. Güvenilmez bir arabayla bir çölden günün en sıcak saatlerinde geçtiğinizi hayal edin. Araç arızalanırsa yapmanız gereken şey sizi bir sonraki şehre götürecek kestirme bir çözüm bulmaktır, mükemmel sayılabilecek ancak çarpan güneşin altında tamamlanması saatler sürebilecek daha kalıcı bir çözüm bulmak değil. Gerçek dünya senaryolarında genellikle gereken tek şey “iyi” bir sonuçtur, ancak “stresli” bir durumu algılamanın dış baskısı olmadan bir androidin[1] en uygun çözümü bulması çok uzun sürebilir.

Robotlardaki duygu hakkındaki önerilerin çoğu ayrı bir ‘duygu modülünün’ — algılama ve biliş gibi diğer yetileri etkileyebilecek, silikondan yapılma bir tür duygusal mimari — eklenmesini içerir. Buradaki fikir, eyleyene bir eylemin aciliyeti veya yüz ifadelerinin anlamı gibi zenginleştirilmiş bir özellik kümesine erişim sağlamak olacaktır. Bu özellikler hangi görsel nesnelerin önce işlenmesi gerektiği, hangi hatıraların hatırlanması gerektiği ve hangi kararların daha iyi sonuçlara yol açacağı gibi konularda karar verilmesinde yardımcı olabilir.

Ancak davranış ve beyin bilimlerinde yapılan araştırmalar duygunun yalnızca ‘standart’ bilişin üstüne yerleştirilmiş ‘ek bir özellik’ olmadığını gösteriyor. Aksine, bilişsel mekanizmamızın ayrılmaz bir parçası. Laboratuvarımdaki deneylerden birinde bir tarayıcıdaki insanlar bir evin veya bir gökdelenin hızlı, parlatılmış görüntülerinin videolarını izlediler. Bu sahnelerden hangisinin videoda bulunduğunu belirlemeleri gerekiyordu, bu çok zor olacak şekilde tasarlanmış bir görevdi. Sonra bir duygusal manipülasyon unsuru getirdik. Katılımcıların yarısı klipleri izlemeden önce, bir dizi gökdeleni izlerken, hafif bir elektrik şoku aldı; diğer yarısı ise aynı hafif şokla bir dizi evin ortaya çıkmasını izledi. Bu klasik şartlandırma (classical conditioning) olarak bilinen şeydir ve başlangıçta nötr bir uyaranı (sıradan bir resim) hoş olmayan uyaranın (şok) duygusal anlamı ile ilişkilendirir.

Sonuç: gökdelenlere koşullandırılan katılımcılar evleri tespit etmektense gökdelenleri tespit etmede daha iyiydi; buna karşılık evlere koşullandırılmış katılımcılar evleri gökdelenlerden daha iyi tespit etti. Her durumda görsel korteksteki yanıtlar katılımcıların şartlandırıldığı uyarıcı türünde (ev veya gökdelen) daha güçlüydü. Bu çalışma, algının yalnızca dış dünyayı yansıtan pasif bir süreç olmadığını göstermektedir. Aksine, nesnelerin önemini kavramayı da içerir ve nasıl işleneceklerini belirler. Görme asla tarafsız değildir, her zaman duygusal anlamlarla doludur.

Bu özelliklerin ortaya çıkmasını sağlayan, kısa ve uzun menzilli bağlantılarıyla beynin mimarisidir. Duygu, genellikle beyindeki ‘duygu merkezi’ olarak adlandırılan amigdala gibi tek bir bölgede gerçekleşen yerel hesaplamalardan oluşmaz. Aksine, anatomik çalışmalar beyindeki algı, biliş, duygu, motivasyon, eylem ve bedensel duyumlar ile ilişkili alanların iyice iç içe geçmiş olduğunu ortaya koymuştur. Beyne karmaşık bir ağ olarak bakmak, amigdala gibi bazı beyin yapılarının neden duygu için önemli olduğunu açıklığa kavuşturmaya yardımcı olur: bunlar, çok sayıda varış noktasına bağlanan büyük havalimanları gibi merkezlerdir. Bunun sonucu olarak, bu bölgeler beynin birçok bölümünü etkileyebilir ve onlardan etkilenebilir- bu da bilişi etkilemeden duyguyu çıkarmanın mümkün olmadığını gösterir.

Esas nokta akıllı, otonom robotlar için duyguya ihtiyaç duyulduğu değil — bunun cevabı evet — esas nokta bilişsel bir sistemde olup biten her şeye duygunun bağlanmasının gerekmesi. Duygu, bir robota hisler bahşeden veya aşırı ısınma riski gibi içsel bir durumu ifade etmesine izin veren “eklenti” bir modül değildir. Entegrasyonu, bilgi işleme mimarisinin tasarımının bir prensibidir. Duygu olmadan, yaratabileceğimiz hiçbir varlığın gerçek zekayı hedefleme umudu olamaz.

[1] İnsan benzeri bir görünüme sahip olan robot türü. (E.N.)

Doğabilimi Olarak Dilbilim — Yunus Şahin

07/05/2020

Yunus Şahin, İstanbul Üniversitesi Dilbilimi Bölümü son sınıf öğrencisi olarak lisans eğitimine devam ediyor. Yüksek lisansında insan belleğinin işlemsel modelleri üzerine çalışmak istiyor. Dilbilim denince

Read More »

Elizabeth Loftus — Kognitif VikiMaraton

08/03/2021

Bu döküman CogIST olarak, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla Vikipedi Türkiye’de, kadın bilişsel bilimcilere dair gerçekleştirdiğimiz katkıların bir arşivi niteliğindedir. Vikipedi’deki maddeler sıklıkla değiştirilebildiği

Read More »

Üstbiliş Kavramının Kökenleri, Altyapısı ve Güncel Uygulamaları — Hülya Aldemir

19/07/2023

Önsöz Ege Üniversitesi Psikoloji bölümünden Dr. Cansu Pala’nın, lisans öğrencilerinin çalışmalarını bir araya getirerek oluşturduğu Psikoloji Tarihi Arşivi bilişsel bilimler için değerli bir kaynak oluşturuyor.Her biri bir

Read More »

Copyrights @2026 CogIST All Rights Reserved

CogIST'te Etkinlik Düzenle

Yazı-Çeviri Gönder

Gizlilik Politikası

Mesafeli Satış Sözleşmesi

Eğitim Katılım Sözleşmesi

Geri Bildirim Formu

Instagram Twitter Linkedin Youtube