İçeriğe atla
Instagram Twitter Linkedin Youtube
  • Home
  • Activities
    • Events
    • Publication
  • This paragraph should be hidden.

  • Who are we?
  • Upcoming Events
  • Contact
  • TR
  • Home
  • Activities
    • Events
    • Publication
  • This paragraph should be hidden.

  • Who are we?
  • Upcoming Events
  • Contact
  • TR

Gözünüzde Canlandırın: Zihinsel Temsiller Neden Evrimleşti? — Armin W. Schulz

Çevirmen: Aylin Gündoğdu
Editör: Helin Erden

Özgün Adı: Picture this: why mental representations evolved

Armin W. Schulz Kansas Üniversitesi felsefe bölümünde doçenttir. Ayrıca, Efficient Cognition: The Evolution of Representational Decision Making (2018) adlı kitabın yazarıdır.

Diyelim ki başka bir şehirden bir iş teklifi aldınız ve bu teklifi kabul edip etmeyeceğinize karar vermelisiniz. Bunu nasıl başaracaksınız? Büyük bir ihtimalle, bu iş teklifinin sizin için ne ifade ettiğini düşüneceksiniz. Yeni bir şehirde yaşamak nasıl olacak? Yeni işiniz ne kadar tatmin edici olacak? Ya maaş ve diğer faydaları? Tüm bunları şu an yaşadığınız şehir ve çalıştığınız iş ile kıyasladığınızda nereye varıyorsunuz? Çözüm ilk bakışta açık olmayabilir fakat eninde sonunda bir karara ulaşacaksınız.

Buna benzer bir durum insan hayatının etkileyici muammasına bir örnek. Nedeni ise yalnızca yakın gelecekte doğurduğu kariyer gelişimi ve yeni bir yere taşınmanın zevki gibi olasılıklar barındırması değil. Bu durumu bilişsel bilimciler için heyecan verici kılan nokta şu: bu kararı verirken işin içine girebilecek farklı faktörleri (yeni işi kabul etmek nasıl olacak, şu anki durumunuz nasıl vesaire) zihinsel olarak temsil ediyor ve sonrasında da bu zihinsel temsiller (mental representation) doğrultusunda hareket ediyorsunuz.

Bu zihinsel temsilleri ilgi çekici bir araştırma konusu yapan iki özellik var. Öncelikle, zihinsel temsiller içsel modeller ile benzeşirler: dünya ile bizim dünyaya olan tepkimizin aracılarıdırlar ve biz dünyada gerçekleşenden ziyade bu aracıları kullanarak bir karara varırız. Bir iş teklifi ile bize doğru yaklaşan bir bisiklet gördüğümüzde kendimizi yoldan itmemiz aynı değildir. İş teklifi bizi herhangi bir şekilde harekete geçirecekse bile, bu zihnimizdeki temsili aracılığıyla gerçekleşir.

İkincisi, zihinsel temsiller bir anlamın standart niteliklerini taşır. Aynı iş teklifi farklı şekillerde temsil edilebilir ve bu temsil etme biçimlerimizde yanılıyor olabiliriz. Belki bir İngiliz kenti olan Maidenhead’de yaşam aslında size düşündüğünüzden daha fazlasını sunabilir. Bu, dünyadaki pek çok şeyden farklıdır. Örneğin, karbonat, sitrik asit ve su arasındaki kimyasal reaksiyon herhangi bir şey hakkında değildir ve hiçbir konu hakkında hatalı olamaz. Sadece olduğu gibidir.

Bunlar ve başka sebeplerden ötürü, zihinsel temsillerin varlığı bu çeşit bir şeyin nasıl evrilmiş olabileceği sorusunu doğurur. Biyolojik dünya bize genellikle bir kimyasal reaksiyon gibi gözükür; bir anlama sahip olmayan itme ve çekmeler ile doludur. Bunu göz önünde bulundurduğumuzda şunu merak edebiliriz: biyolojik dünyada zihinsel temsil gibi bir konsepte yer var mıdır?

Bu soru geçtiğimiz birkaç on yılda filozoflar tarafından çokça tartışıldı. Detayları hakkında süregelen tartışma devam ediyor olsa da, şu açığa kavuştu ki; evet, aslında biyolojik dünyada zihinsel temsiller için yer var — zihinsel içeriği ‘doğallaştırmak’ mümkün. Fakat bu durum, bu bağlamdaki tüm meselelerin çözüldüğü anlamına gelmiyor. Zihinsel temsillerin evrimleşmesinin genel olarak mümkün olduğu gösterilebilse de, bu durum canlıların neden zihinsel temsilleri karar verme süreçlerinde kullandığı sorusunu yanıtlamıyor. Canlılar zihinsel içeriğe başvurarak nasıl bir kazanç sağlıyor olabilir? Nihayetinde (yukarıdaki bisiklet örneğinde olduğu gibi) bir “itme” sistemine güvenerek de sistemin bize doğru olanı yaptırmasını bekleyebilirdik. Bilişsel bilim dilinde konuşursak; canlılar reflekslere, alışkanlıklara ve koşullanmış davranışlara da güvenebilirdi -çoğunlukla güveniyorlar da-. Bunlar dahilinde, canlılar neden karar verme süreçlerini zihinsel temsil aracılığı ile yönlendiriyor olabilirler? Bu soru literatürde çok az yer buldu.

Benim önerime göre, bu soruyu cevaplamanın yolu zihinsel temsillerin doğru olan davranış konusunda canlıların akıl yürütmesine olanak sağladığını düşünmekten geçiyor. Çoğu zaman, dünya ile etkileşimini refleksler üzerinden idare eden canlılar bir hayli fazlalıkla uğraşmak durumunda kalıyor. Dünyaya yönelik çoğu algımız aynı davranışsal tepkileri gerektiriyor ve çoğu davranışsal tepkimiz de aynı temanın farklı bir çeşidi oluyor. Yani, eğer bir bisikletin bize çarpmaması bizim için önemliyse, birçok görüş (kırmızı bisiklet, mavi bisiklet vb,), ses (ziller, bağırışlar vb.), koku (kauçuk, metal vb.) ve daha fazlasının kenara çekilme eylemi ile birleştirilmesi gerekiyor. Benzer bir şekilde, kendisine yaklaşan bir bisikletten kaçınması gereken bir canlının büyük bir olasılıkla kendisine yaklaşan scooter, üç tekerlekli bisiklet ve motosikletten de kaçınması gerekir. Sonuç olarak, bu durum refleks ile işleyen canlıların fazlaca örüntüye sahip olan çok sayıda davranışsal eğilim ile uğraşmasını gerektirir.

Aksine, zihinsel temsillere başvurmak canlının bu örüntülere doğrudan cevap vermesine -örneğin, bu görüş, ses ve kokularda ortak olan ne ise- ve duruma göre en iyi tepkiyi hesaplamasına yardımcı olur. Canlı, “Önümde bana doğru nispeten hızla ilerleyen büyük bir cisim var ve bana yaklaşan büyük bir cisimle karşılaştığımda yapılacak en iyi şey onun yolundan çekilmek” şeklinde kolayca düşünebilir. Bu şekilde, canlının fazla miktarda davranışsal eğilimi (“bana doğru gelen kırmızı bisiklet → kenara çekil” ; “bana doğru gelen mavi bisiklet → kenara çekil” vb.) depolamasına gerek kalmaz ve sadece akıl yürüterek doğru cevaba ulaşabilir. Bunun sonucunda, canlının karar verme mekanizmasının akışı düzene koyulmuş olur.

Bunun önemli olmasının sebebi karar verme mekanizmasındaki bu tarz bir akıcılaştırmanın biyolojik açıdan avantajlı oluşu. Öte yandan, nörobiyolojik verim ile de ilişkilendirilmesi muhtemel. Daha akıcılaştırılmış bir bilişsel sistem, daha akıcılaştırılmış bir nöral sistem tarafından desteklenmeye meyillidir. Bu görüşü destekleyen bir bulgu ise bilişsel olgunlaşma süreçlerinde -örneğin, erken çocukluk ve ergenlik zamanlarında- nöral sistemimizin budanması (pruning): biz bilişsel olarak geliştikçe gereksiz sinapslar ayıklanıyor. Nöral sistemi idare etmenin ne kadar masraflı olduğu göz önünde bulundurulursa bu aslında iyi bir şey. Aynı zamanda, bu akıcılaştırma etrafımızdaki değişen ortamlara daha hızlı uyum sağlamamıza olanak tanıyor. Dünyamız değiştikçe -örneğin, yapay zekânın yaygınlaşması, belki de yakın zamanda bizim yaklaşan bisikletlerin önünden çekilmemiz değil de bisikletin bizim etrafımızdan dolaşması anlamına gelebilir- bizim davranışlarımızı değiştirmemiz de bu şekilde basitleşiyor. Çok fazla sayıda refleksi değiştirmemize gerek yok, algıladığımız bir örüntüye verdiğimiz tepkiyi değiştirmemiz yeterli.

Tüm bunların sonucunda, zihinsel temsillere başvurmak, bize mantıksız gelebilse de, karar verme sürecini daha az değil, daha fazla verimli kılıyor. Bu durum da -benim görüşüme göre- zihinsel temsillerin evrimleşmesinin ardında yatan gizemi çözmüş oluyor.

Armin W. Schulz’un Efficient Cognition: The Evolution of Representational Decision-Making (2018) adlı kitabı The MIT Press aracılığıyla yayınlanmıştır.

Aslı Özyürek — Kognitif VikiMaraton

17/03/2023

Bu doküman CogIST olarak, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla Vikipedi Türkiye’de, kadın bilişsel bilimcilere dair gerçekleştirdiğimiz katkıların bir arşivi niteliğindedir. Vikipedi’deki maddeler sıklıkla değiştirilebildiği

Read More »

ChatGPT’nin En Zor İmtihanı: Şiir — Berkay Havuk

08/11/2023

Berkay Havuk, girişimci ve yazar. Teknoloji ve inovasyon alanlarında yazılar kaleme alan Havuk, girişimcilikte 5 yıllık bir deneyime sahiptir. Bir girişim stüdyosu olan StartupFabrika’nın ve

Read More »

İlgi Çekici Bir Zevk: Hüzünlü Müzikler — Rabia Kurşun

14/03/2024

Rabia Kurşun, İstanbul Üniversitesi psikoloji öğrencisi, akademik hayatını biliṣsel nörobilim alanında ilerletmek istiyor. Üzüntü, deneyimlediğimiz her duygu gibi hayatımızın olmazsa olmazı; belki her ay, belki

Read More »

Copyrights @2026 CogIST All Rights Reserved

Event Submission

Manuscript Submission

Privacy Policy

Distance Sales Agreement

Course Participation Agreement

Feedback Survey

Instagram Twitter Linkedin Youtube