Bu metin CogIST ve Koç University Undergraduate Psychology Journal (KUUPJ) işbirliği çerçevesinde yayınlanmaktadır. KUUPJ’nin diğer çalışmalarına ise buradan ulaşabilirsiniz.
Uzun ve yoğun iş temposu bittikten sonra arkadaşlarla dışarı çıkıp yuvarladığınız birkaç kadeh rakı, tuttuğunuz takımın maçını izlerken içtiğiniz o buz gibi bira, ya da belki romantik bir gecenin eşlikçisi olarak açtığınız bir şişe şarap beyninizi gerçekten bilişsel bozulmalara karşı koruyabilir mi? Fazla miktar alkol tüketiminin zararları çokça araştırılmış olsa da az miktarda tüketildiğinde alkolün bilişsel performans üzerinde olumlu etkileri olabileceği oldukça yeni ve şaşırtıcı bir bulgu!
Alkolün, uzun yıllardır birçok kültürün parçası olduğu ve hayatımızda öyle ya da böyle önemli yer kapladığı bir gerçek: binlerce yıl öncesinden bu yana dini törenlerden tıbbi müdahalelere, ticaretten eğlenceye sayısız alanda kullanılmış; “tanrının hediyesi” olarak bakıldığı da yasaklandığı da olmuş. Her ne kadar yüzyıllardır hayatımızın bu kadar içinde olmuş ve olmaya devam ediyor olsa da -özellikle fazla miktarlarda tüketildiğinde- alkolün sonuçlarının hafif bir “akşamdan kalma”dan daha tehlikeli olabileceği de -kökeni kadar olmasa bile- uzun zamandır bilinen bir gerçek.
Alkolün hatalı kullanımı yüksek tansiyon ve felç riskini artırmanın yanı sıra kalp ve damar sağlığına karşı da ciddi bir tehdit oluşturuyor. Ayrıca, “alkol bağımlısı” teşhisi konulan bireylerin beyinlerinde, bilişsel faaliyetlerde önemli rol oynayan beyaz madde ve gri madde ciddi oranda azalıyor, dolayısıyla ileriki hayatta bunama, hafıza problemleri gibi rahatsızlıklarla karşılaşmaları da daha olası hale geliyor. Tüm bu araştırmalara bakıldığında alkolün aşırı tüketilmesinin vücudumuza geri dönülemez hasarlar verdiği oldukça açık, peki düşük miktarlar nasıl sonuçlara yol açıyor?
Alkolün uzun dönemde insan sağlığına olumlu etkileri olduğunu ilk öne süren Norveçli psikolog Finn Skårderud, hepimizin doğuştan kanımızda yüzde 0,5 alkol eksikliğiyle doğduğumuza inanıyordu. Skårderud’a göre tüm kapasitemizi kullanabilmek için her gün düzenli miktarlarda alkol tüketimi gerekliydi. Teori her ne kadar bilimsel verilere dayanmasa da kafalarda bir soru işareti uyandırarak birçok araştırmanın önünü açmıştır.
Bu çalışmaların en dikkat çekenlerinden biri, düşük miktardaki düzenli alkol tüketimini yüksek bilişsel performansla ilişkilendirebilecek bulgular sunan Zhang ve arkadaşlarının çalışması (2020). Alandaki araştırmanın yetersizliği ve farklı çalışmaların birbiriyle çelişen sonuçlarından dolayı Zhang araştırmasında hem erkek hem kadın orta yaş üstü yaklaşık yirmi bin Amerikan vatandaşına yer verdi. Bu katılımcıların her birinden iki yılda bir düzenli veriler toplayarak alkolün uzun dönem etkilerin gözlemlenebildiği kapsamlı çıkarımlar yaptı. Yaklaşık iki senede bir alkol kullanım durumlarını raporlamaları için aranan katılımcıların hayat şartları, içme alışkanlıkları sorulduktan sonra her birinin bilişsel performansları, detayları hatırlama kapasitesi, mental durum ve kelime hazinesi olmak üzere üç ayrı kategoride test edildi.
Düşük-orta alkol tüketimi kadınlarda haftada 8, erkeklerde de 14 kadehten az şeklinde tanımlandıktan sonra kategorilerle bilişsel performans eğrisi karşılaştırıldığında ortaya çıkan sonuçlar oldukça şaşırtıcı. Düzenli alkol tüketimi olmayan katılımcılara göre düşük miktarlarda alkol kullanan katılımcıların genel bilişsel performansı daha yüksek! Bunun yanı sıra, yıllar içerisinde bilişsel bozulma eğrisinin de daha yavaş düşüşe geçtiği gözlemlendi. Üstelik alkolün bu koruyucu etkisini kelime hazinesi başta olmak üzere test edilen üç kategoride de gözlemlemek mümkün. Bir başka deyişle, Zhang’ın araştırması düşük miktarlarda alınan alkolün, bilişsel bozulmaya karşı bizi koruyabildiğini işaret ediyor!
Nasıl? Yıllardır beyne verdiği hasarla bilinen, oldukça kötü bir itibara sahip alkolün düşük miktarları bilişsel performansa nasıl katkı sağlıyor? Nasıl bir mekanizmayla bu koruyucu etki yaratılıyor?
Alkolün beyin üzerindeki uzun dönem etkileri hala tartışma konusu olsa da Zhang’ın bulgularını açıklayabilecek birkaç teoriden bahsedilebilir. Öncelikle, araştırmalar düşük miktarlarda alkolün nörotrofik faktör seviyelerini yükseltici etkisi olduğunu gösteriyor (Zhang, 2020). Nörotrofik faktörler sempatik sinir sistemi ve duyu nöronlarının oluşumunu, gelişimini ve farklılaşmasını düzenlediği için “hayatta kalma faktörleri” diye de adlandırılan bir protein grubu. Bu proteinler hem merkezi hem çevresel sinir sistemi nöronlarının yaşamında elzem olmanın yanı sıra, hücrelerin nöroplastisitesinde rol oynayan, yani beyin hücreleri arasındaki bağlantıların kendini yenileyip gelişmesini sağlayan kritik bir mekanizmayı da oluşturuyorlar (Skaper, 2018). Alkolün bu mekanizmaya etkisi konusunda hala birtakım soru işaretleri olsa da az miktarların nöronlar arasındaki etkileşimi güçlendirip bilişsel bozulmalara karşı daha dayanıklı hale gelmemizi sağladığı düşünülüyor. Ancak alkol bağımlılığı nörotrofik faktörleri baskılayarak beyinde hücre ölümüne de yol açabiliyor. Bu da uzun dönemde bilişsel hastalıkların ortaya çıkma riskini artırıyor.
Bir başka teori ise alkolün düşük dozlarının merkezi sinir sistemindeki atıkları temizlemekle görevli olan gilfatik sistem sağlığına olumlu etkisi üzerine. Gilfatik sistem, merkezi sinir sistemini (genellikle uykudayken) atıklar ve toksik maddelerden arındırmakta rol oynayan damar ağlarından oluşuyor. Bu taşımada önemli rol oynayan beyin omurilik sıvısının alkol etkisiyle daha etkili çalıştığı, beyin dokusunda iltihaplanmanın azaldığını ve buna bağlı olarak Alzheimer’in nedeni olan Beta proteininin beyinde kümelenme ihtimalinin düştüğü kanıtlanmış. Buna rağmen, aşırı alkol tüketiminin tam tersi şekilde bir etkisi olduğunu da belirtmek gerekir. Yüksek dozlarda tüketen insanlarda omurilik sıvılarındaki hareketindeki yavaşlamanın yanı sıra beyinlerindeki toksin, patojen gibi zararlı maddelerin temizlenmesinde de problemler gözlemlenmiş (Lundgaard, 2018). Kısacası, alkolün bilişsel sağlığımıza etkisi tamamen tüketilen miktara bağlı.
Öte yandan, ne miktarda olursa olsun alkolün beyin fonksiyonlarına zarar verdiğini savunan araştırma ve teoriler de var. Bunlardan en kayda değerlerinden biri olarak Topiwala ve arkadaşlarının (2018) otuz yıl boyunca neredeyse bin İngiliz katılımcıdan topladıkları verilere dayanan çalışması gösterilebilir. Alkolün beyin üzerindeki etkilerini gözlemlemek için beyin görüntüleme yöntemlerinin (MRI) kullanıldığı araştırma, tüketilen alkol miktarı ve Alzheimer’ın sebeplerinden biri olan hipokampal küçülme arasında doğru orantı olduğuna işaret ediyor; yani ne kadar alkol tüketilirse bozulma o kadar fazla oluyor. Her ne kadar ağır içiciler bilişsel hastalıklara karşı çok daha savunmasız olsalar da düşük dozlarda alkol tüketimi dahi (tüketmemeye göre) hipokampal körelme riskini üç kat artırabiliyor.
Peki bu birbirinin tersi sonuçlar veren iki çalışmadan hangisine güvenmeliyiz? Sonraki sefer oturduğunuz restoranda bir kadeh şarap siparişi vermeli miyiz? Ya da arkadaşlarımızın tokuşturduğu biralara su bardağımızla eşlik etmeyi mi seçmeliyiz? Bu sorulara net bir cevap vermek oldukça zor, çünkü anlaşılacağı üzere alkol tüketimi ve bilişsel performans arasındaki ilişkiyle ilgili sonuçlar birbirleriyle çelişebilirken, işleyen mekanizmalarla ilgili soruların da birçoğu cevaplanmamış. Konu hakkında kesin çıkarımlarda bulunmadan önce keşfetmemiz gereken çok şey var.
Kaynakça:
Alcohol’s Effects on the Brain and Cognitive Improvement in Recovery, (2015, Mayıs 1). Butler Center for Research. Hazelden Betty Ford Foundation.
Zhan, R., Shen, L., Miles, T., Shen, Y., Cordero, J., Qi, Y., Liang, L.& Li, C. (2020). Association of Low to Moderate Alcohol Drinking With Cognitive Functions From Middle to Older Age Among US Adults. JAMA Network Open, 3(6). doi:10.1001/jamanetworkopen.2020.7922
Lundgaard, I., Wang, W., Eberhardt, A. et al. (2018). Beneficial effects of low alcohol exposure, but adverse effects of high alcohol intake on glymphatic function. Sci Rep 8, 2246 https://doi.org/10.1038/s41598-018-20424-y
Skaper, S. D., (2018). Neurotropic factors: an overview. PubMed. Methods in Molecular Biology, 1727:1–17. doi:10.1007/978–1–4939–7571–6_1
Topiwala, A., Allan C. L., Valkanova V., Zsoldos, E., Filippini, N., Sexton, C., Mahmood A., Fooks, P., Manoux, A., Mackay, C.E., Kivimaki, M., Ebmeier K. (2017). Moderate alcohol consumption as risk factor for adverse brain outcomes and cognitive decline: longitudinal cohort study. BMJ, 357. https://doi.org/10.1136/bmj.j2353.