{"id":805,"date":"2020-04-22T15:00:10","date_gmt":"2020-04-22T15:00:10","guid":{"rendered":"https:\/\/cog-ist.com\/?post_type=blog_content&#038;p=805"},"modified":"2025-08-13T19:01:50","modified_gmt":"2025-08-13T19:01:50","slug":"churchland-ve-bilinc-yunus-sahin","status":"publish","type":"blog_content","link":"https:\/\/cog-ist.com\/en\/blog_content\/churchland-ve-bilinc-yunus-sahin\/","title":{"rendered":"Churchland ve Bilin\u00e7 \u2014 Yunus \u015eahin"},"content":{"rendered":"\n<p class=\"wp-block-paragraph\" id=\"b03f\"><em>Yunus \u015eahin, \u0130stanbul \u00dcniversitesi Dilbilimi B\u00f6l\u00fcm\u00fc son s\u0131n\u0131f \u00f6\u011frencisi olarak lisans e\u011fitimine devam ediyor. Y\u00fcksek lisans\u0131nda insan belle\u011finin i\u015flemsel modelleri \u00fczerine \u00e7al\u0131\u015fmak istiyor.<\/em><\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\" id=\"695e\">Bu yaz\u0131, 29 \u015eubat 2020 tarihinde \u00d6nc\u00fcl Analitik Felsefe Ekibi ile ortak d\u00fczenledi\u011fimiz sunumdan ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r. Sunuma&nbsp;<a href=\"https:\/\/www.youtube.com\/watch?v=mCfL9SV5eSQ&amp;t=1107s\" rel=\"noreferrer noopener\" target=\"_blank\">buradan<\/a>, \u00d6nc\u00fcl Analitik Felsefe Dergisi\u2019ne ise&nbsp;<a href=\"https:\/\/onculanalitikfelsefe.com\/\" rel=\"noreferrer noopener\" target=\"_blank\">buradan&nbsp;<\/a>ula\u015fabilirsiniz!<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\" id=\"88fe\">G\u00fcn\u00fcm\u00fcz zihin felsefesinin en \u00e7ok tart\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 konu pekala bilin\u00e7 sorunu. Elimizdeki bilim yapma metotlar\u0131n\u0131n bilinci a\u00e7\u0131klay\u0131p a\u00e7\u0131klayamayaca\u011f\u0131; e\u011fer a\u00e7\u0131klayam\u0131yorsa ve\/ya a\u00e7\u0131klayamayacaksa bunun epistemolojik mi yoksa ontolojik mi, yani bizim bilgi edinme y\u00f6ntemlerimizin yetersizli\u011finden mi, yoksa bilincin kendili\u011finden materyal bir \u2018\u015fey\u2019 olmamas\u0131ndan m\u0131 kaynakland\u0131\u011f\u0131 gibi sorular etraf\u0131nda filozoflar fazlaca mesai harc\u0131yorlar. Bu tart\u0131\u015fmalar\u0131n tarihi, k\u00f6keni rahatl\u0131kla y\u00fczlerce y\u0131l \u00f6ncesine dek g\u00f6t\u00fcr\u00fclebilse de, g\u00fcn\u00fcm\u00fczdeki literat\u00fcr\u00fcn ve tart\u0131\u015fmalar\u0131n fitilinin yetmi\u015fler ve seksenlerde ate\u015flendi\u011fini s\u00f6ylemek hatal\u0131 olmaz. Thomas Nagel\u2019in 1974\u2019te yay\u0131nlad\u0131\u011f\u0131 \u201cBir Yarasa Olmak Neye Benzer? (What it is like to be a bat?) \u201d isimli makalesi ve 1982\u2019de de Frank Jackson\u2019\u0131n \u201cEpifenomenal Kualia (Epihenomenal qualia)\u201d adl\u0131 makalesiyle ortaya koyduklar\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnce deneyleri, felsefede ve bilimde geni\u015f kitlelerce kabul g\u00f6ren fizikalizmin, yani evrendeki her \u015feyin \u2018fiziksel\u2019 oldu\u011fu \u00f6nermesinin bilinci kapsayamayaca\u011f\u0131 iddias\u0131n\u0131 g\u00fc\u00e7l\u00fc bir \u015fekilde \u00f6ne s\u00fcrd\u00fc.<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\" id=\"9616\">Asl\u0131nda Nagel ve Jackson\u2019\u0131n arg\u00fcmanlar\u0131 birbirine olduk\u00e7a benziyordu. Nagel, bir yarasaya dair toplanan fiziksel, yani molek\u00fcllerine, biyokimyas\u0131na vesairesine dair bilgi ne kadar fazla olursa olsun onun ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 \u2018tecr\u00fcbeyi\u2019 bilemeyece\u011fimizi s\u00f6ylerken, Jackson da benzer \u015fekilde, n\u00f6rofizyolojiye ve opti\u011fe dair \u2018bilinebilecek her \u015feyi\u2019 bilen, fakat hayat\u0131 boyunca siyah ve beyaz d\u0131\u015f\u0131nda hi\u00e7bir renk g\u00f6rmemi\u015f bir biliminsan\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnmemizi istiyor ve soruyordu: Bu biliminsan\u0131 Mary, bir g\u00fcn k\u0131rm\u0131z\u0131 bir elma ile kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131\u011f\u0131nda yeni bir \u015fey \u00f6\u011frenmi\u015f mi, yoksa o \u2018tecr\u00fcbeyi\u2019 zaten biliyor mu olacak?<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\" id=\"c342\">Bu d\u00fc\u015f\u00fcnce deneylerinden do\u011fan tart\u0131\u015fmalarda pek \u00e7ok farkl\u0131 tutum, d\u00fc\u015f\u00fcnce ve perspektif ortaya \u00e7\u0131kt\u0131. Ben bu yaz\u0131da ba\u015fat olarak Paul Churchland\u2019in konuyu ele al\u0131\u015f\u0131n\u0131 inceleyece\u011fim. Onunki asl\u0131nda bilin\u00e7 tart\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131n art\u0131k b\u00fcy\u00fck oranda fenomenal konseptler konusu \u00fczerinden ilerlemesi nedeniyle nispeten demode bir perspektif olsa da, bu filozofun yakla\u015f\u0131mlar\u0131n\u0131n yaz\u0131 boyunca bili\u015fsel bilim tarihine, yapay zekaya, n\u00f6robilime vs. uzanmam\u0131z\u0131, oralara temas etmemizi gerektirmesinden dolay\u0131 disiplinleraras\u0131 bir ba\u011flam i\u00e7in bi\u00e7ilmi\u015f kaftan oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorum. Bu bizi b\u00fcy\u00fck oranda bahsetti\u011fimiz d\u00fc\u015f\u00fcnce deneylerinden birine, Jackson\u2019\u0131nkine e\u011filmeye itiyor; \u00e7\u00fcnk\u00fc Churchlandler genelde Jackson\u2019\u0131n Mary\u2019nin Odas\u0131 olarak bilinen d\u00fc\u015f\u00fcnce deneyine kar\u015f\u0131 arg\u00fcmanlar \u00fcretip, daha sonras\u0131nda onu Nagel\u2019inki gibi d\u00fc\u015f\u00fcnce deneylerine ve\/ya arg\u00fcmantasyonlara geni\u015fletiyorlar.<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\" id=\"ed9b\"><strong>Jackson Ne Diyor?<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\" id=\"3931\">Jackson\u2019\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcnce deneyi \u00fczerinde durmakta biraz daha fayda var. Frank Jackson, 1982\u2019de yazd\u0131\u011f\u0131 ve az \u00f6nce bahsetti\u011fimiz makalesinde, bizden \u015funu d\u00fc\u015f\u00fcnmemizi istiyor: Diyelim ki Mary isminde bir biliminsan\u0131, do\u011fdu\u011fu andan beri tamamen siyah beyaz renklerle donat\u0131lm\u0131\u015f bir odada, sadece siyah beyaz g\u00f6rerek yeti\u015ftirilmi\u015f olsun ve Mary, y\u0131llar boyunca kitaplar, bilgisayar gibi yollarla n\u00f6rofizyolojiye ve opti\u011fe dair bilinebilecek her \u015feyi \u00f6\u011frenmi\u015f olsun. Yani Mary, bir insan\u0131n ve hatta herhangi bir canl\u0131n\u0131n g\u00f6rme mekanizmalar\u0131na ve renklerin de dalgaboylar\u0131na, g\u00f6ze yans\u0131malar\u0131na vs. dair, bilinebilecek her \u015feyi biliyor. Bak\u0131n, \u015furan\u0131n alt\u0131na \u00e7izmek istiyorum: Bilinen de\u011fil, \u2018bilinebilecek her \u015feyi\u2019 biliyor. Bu \u00e7ok g\u00fc\u00e7l\u00fc bir iddia, bunu unutmayal\u0131m.<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\" id=\"f718\">Bir g\u00fcn Mary odas\u0131ndan \u00e7\u0131k\u0131yor ve d\u0131\u015far\u0131daki renkli d\u00fcnya ile kar\u015f\u0131la\u015f\u0131yor. \u015eimdi, sorumuz \u015fu; Mary g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc renkler kar\u015f\u0131s\u0131nda \u201cAh! Demek \u015fu veya bu rengi g\u00f6rmek i\u015fte b\u00f6yle bir \u015feymi\u015f me\u011fer!\u201d mi diyecek, yoksa zaten kendisinin kitaplardan, makalelerden vs. \u00f6\u011frendi\u011fi bilgiler dolay\u0131s\u0131yla, o ya\u015fayaca\u011f\u0131 tecr\u00fcbeyi \u2018biliyor\u2019 oldu\u011fu i\u00e7in \u015fa\u015f\u0131rmayacak ve tam da bildi\u011fi \u015fey oldu\u011fundan tepkisiz mi kalacak?<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\" id=\"76c3\">Jackson, \u00f6\u011frendi\u011fi kitabi bilginin Mary\u2019ye tecr\u00fcbi bilgi sa\u011flayamayaca\u011f\u0131n\u0131, dolay\u0131s\u0131yla bu kitabi bilgi yaln\u0131zca fiziksel objelere dair olabilece\u011finden, fiziksel olan her \u015feyi bilsek de, \u2018bir \u015feyleri\u2019 bilmiyor halde kalaca\u011f\u0131m\u0131zdan fizikalizmin yanl\u0131\u015f oldu\u011funu s\u00f6yl\u00fcyor.<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\" id=\"e870\"><strong>Churchland Ne Diyor?<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\" id=\"b5c4\">Paul Churchland\u2019in bu arg\u00fcmana cevab\u0131 \u00e7e\u015fitli, \u00f6yle ki cevab\u0131 de\u011fil, cevaplar\u0131 demek dahi gerekebilir. \u00d6ncelikle Churchland, Jackson\u2019\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcnce deneyinin, hakk\u0131nda bilgi edinilen \u2018\u015feyin\u2019 do\u011fas\u0131na dair olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, ancak ve ancak \u2018bilgi edinme yollar\u0131na\u2019 dair oldu\u011funu, dolay\u0131s\u0131yla ontolojik de\u011fil, epistemolojik bir d\u00fc\u015f\u00fcnce deneyi ortaya koydu\u011funu iddia ederek kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131k\u0131yor buna. Arg\u00fcman, \u201cFizikalizm ontolojik bir iddia, yani \u2018\u015feylere\u2019 dair bilgi edinme yollar\u0131ndan ba\u011f\u0131ms\u0131z, kendi do\u011falar\u0131na dair bir iddia iken, bu iddiaya ancak ve ancak ontolojik bir kar\u015f\u0131t iddia sunulmal\u0131 \u2014 epistemolojik de\u011fil,\u201d diye devam ediyor. Biraz daha a\u00e7acak ve \u00f6rneklendirecek olursak; Mary\u2019nin \u00f6\u011frendi\u011fi kitabi bilgi de, daha sonras\u0131nda \u00f6\u011frendi\u011fi tecr\u00fcbi bilgi de \u2018bir \u015fey\u2019 hakk\u0131nda, ki bu durumda renkler ve o \u2018\u015fey\u2019, Mary\u2019nin bunu hangi kanaldan \u00f6\u011frendi\u011finden ba\u011f\u0131ms\u0131z olarak fizikseldir, \u00e7e\u015fitli dalga boylar\u0131d\u0131r yaln\u0131zca.<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\" id=\"2247\">Dolay\u0131s\u0131yla Churchland\u2019in ilk iddias\u0131 burada parmak bas\u0131lan sorunun ontolojik olamayaca\u011f\u0131, olsa olsa epistemolojik olaca\u011f\u0131d\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\" id=\"8ae0\">Fakat daha sonras\u0131nda, Churchland ikinci cevab\u0131yla problemin bize \u2018epistemolojik\u2019 olmay\u0131p, epistemolojik bir problemmi\u015f gibi g\u00f6r\u00fcnmesinin de bir sebebi olabilece\u011fini, yani asl\u0131nda epistemolojik olarak dahi bir problem olmayabilece\u011fini ima eder. Ona g\u00f6re asl\u0131nda bize ortada bir problem varm\u0131\u015f gibi gelmesinin sebebi, bizim tecr\u00fcbelerimizi birinci \u015fahs\u0131 gerektiren kelimelerle, i\u00e7g\u00f6r\u00fcsel (introspective) kavramlarla ifade etmemiz, d\u00fc\u015f\u00fcnmemiz, buna al\u0131\u015fm\u0131\u015f olmam\u0131z ve ba\u015fka t\u00fcrl\u00fcs\u00fcn\u00fc anormal bulmam\u0131zd\u0131r. \u00d6rne\u011fin, bir d\u00fc\u015f\u00fcnce deneyi olarak hislerimizi veya tecr\u00fcbelerimizi \u201cseviyorum, can\u0131m ac\u0131d\u0131, inan\u0131yorum, hissediyorum\u201d gibi ifadelerle de\u011fil de, \u201c\u015fu veya bu dalgaboyunda fotonlar retinamda \u015fu veya bu resept\u00f6rlerle etkile\u015fime ge\u00e7ti ve bunlar beynimde \u015fu \u015fu b\u00f6lgelerde\u2026\u201d gibi i\u00e7g\u00f6r\u00fcsel olmayan fakat yine de \u2018ayn\u0131\u2019 s\u00fcreci, yani biz can\u0131m\u0131z yand\u0131\u011f\u0131nda, bir \u015feyi sevdi\u011fimizde, bir \u015feye inand\u0131\u011f\u0131m\u0131zda fizyolojik olarak ne oluyorsa onu ifade eden kavramlar ve dilsel ifadeler kullansayd\u0131k ve bu bizim \u00e7ocuklu\u011fumuzdan beri edindi\u011fimiz do\u011fal yol olsayd\u0131, Mary\u2019nin Odas\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnce deneyi gibi bir \u015fey akl\u0131m\u0131za bile gelmezdi.<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\" id=\"3aa1\">Churchland, bu perspektifi daha da a\u00e7abilmek i\u00e7in bir an\u0131s\u0131n\u0131 anlat\u0131yor. Bir keresinde bir mikrodalga f\u0131r\u0131n sat\u0131n ald\u0131klar\u0131n\u0131 ve f\u0131r\u0131n\u0131n kullan\u0131m k\u0131lavuzunda makinenin nas\u0131l \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131na dair bilgi verirken, \u201ci\u00e7erideki molek\u00fcllerin titre\u015fti\u011fini ve titre\u015fen molek\u00fcllerin \u0131s\u0131 olu\u015fturdu\u011funu, bu olu\u015fan \u0131s\u0131 dolay\u0131s\u0131yla da f\u0131r\u0131n\u0131n yemekleri \u2018pi\u015firme\u2019 i\u015flevinin ger\u00e7ekle\u015fti\u011fini\u201d okudu\u011funu anlat\u0131p, ilk okumada bize hi\u00e7 de problemli gelmeyen bu tasvirin, hayati bir hata yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131 iddia ediyor; titre\u015fen molek\u00fcller \u0131s\u0131 olu\u015fturmaz, \u0131s\u0131&nbsp;<em>zaten<\/em>&nbsp;titre\u015fen molek\u00fcllerdir. Buradaki ifadenin \u0131s\u0131y\u0131 titre\u015fen molek\u00fcllerden ayr\u0131, kendi ba\u015f\u0131na varl\u0131\u011f\u0131, ontolojisi bulunan bir \u015feymi\u015f gibi d\u00fc\u015f\u00fcnmemize yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131n\u0131, fakat bunun bir hata oldu\u011funu belirtiyor. Mary\u2019nin Odas\u0131\u2019ndaki durumun da bunun ayn\u0131s\u0131 oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcnebiliriz. Biz, birinci \u015fah\u0131sla ifade etti\u011fimiz tecr\u00fcbelerin asl\u0131nda \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc \u015fah\u0131sla, fiziksel \/ nesnel ifadelerle izah edilemeyece\u011fini, bu y\u00fczden iki farkl\u0131 epistemolojik kanal, iki farkl\u0131 bilgi t\u00fcr\u00fc oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcnebiliriz; fakat bu, yaln\u0131zca kulland\u0131\u011f\u0131m\u0131z ifadelerden do\u011fan bir ill\u00fczyondur.<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\" id=\"a19a\">E peki sorun ontolojik de, epistemolojik de de\u011filse ve Mary\u2019nin Odas\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnce deneyi yaln\u0131zca bir ill\u00fczyonun neticesiyse, fiziksel, yani kitabi bilgi nas\u0131l oluyor da bilinci, bizim birinci \u015fah\u0131sla ifade etti\u011fimiz tecr\u00fcbeleri, yani epifenomenal tecr\u00fcbeyi a\u00e7\u0131klayabiliyor? Churchland buna bir hayli detayl\u0131 bir cevap verdi\u011fi i\u00e7in, bir sonraki k\u0131s\u0131mda biz de hak etti\u011fi \u015fekilde detayl\u0131ca ele alal\u0131m.<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\" id=\"9a6e\"><strong>Churchland\u2019in Modeli<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\" id=\"3822\">Churchland, 1986\u2019daki (1985\u2019teki makalesinde birazdan anlataca\u011f\u0131m\u0131z a\u00e7\u0131klaman\u0131n m\u00fcmk\u00fcn oldu\u011funu s\u00f6yler ama a\u00e7\u0131klamay\u0131 yapmaz) Kognitif N\u00f6robilimde Baz\u0131 \u0130ndirgemeci Stratejiler (Some Reductive Strategies in Cognitive Neuroscience) adl\u0131 makalesinde, \u00f6zellikle de Andreas Pellionisz ve Rudolfo Llinas\u2019\u0131n 1979\u20131985 aras\u0131ndaki \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131na dayand\u0131rarak, beynin \u2018d\u0131\u015far\u0131daki d\u00fcnyay\u0131 nas\u0131l reprezente etti\u011fine\u2019 dair bir model sunar. Daha sonras\u0131nda bu sundu\u011fu modele paralel olarak benzer bir perspektifin, Edwin Land\u2019\u0131n G\u00f6rme\u2019nin Retineks Teorisi (Retinex Theory of Vision; Land, 1977)\u2019nde oldu\u011fu gibi g\u00f6rsel alg\u0131laman\u0131n kualia, yani \u2018\u00f6znel tecr\u00fcbeye\u2019 dair olan yan\u0131n\u0131 da kapsayabilece\u011fini \u00f6ne s\u00fcrer. Peki nas\u0131l yapar bunu Churchland? Bahsetti\u011fi bu mekanizma\/lar, bu perspektif nedir?<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\" id=\"1daa\">\u00d6ncelikle Churchlandlerin her ikisinin de 80\u2019lerde iyice y\u00fckseli\u015fe ge\u00e7en ba\u011flant\u0131c\u0131l\u0131ktan (connectionism)<a href=\"https:\/\/medium.com\/cogist\/churchland-ve-bilin%C3%A7-yunus-%C5%9Fahin-e6e79f4499fd#_ftn1\" target=\"_blank\" rel=\"noopener\">[1]<\/a>&nbsp;olduk\u00e7a etkilendi\u011fini ve o ekolde geli\u015ftirilen fikirleri \u00e7e\u015fitli a\u00e7\u0131lardan kullan\u0131\u015fl\u0131 buldu\u011funu belirtelim. Ba\u015fta sebep olarak Churchland gibi bir eliminatif materyalistin, yani \u2018az\u0131l\u0131\u2019 bir indirgemecinin (reductionist) en \u00e7ok arayaca\u011f\u0131 kriterin, yani biyolojik tutarl\u0131l\u0131\u011f\u0131n<a href=\"https:\/\/medium.com\/cogist\/churchland-ve-bilin%C3%A7-yunus-%C5%9Fahin-e6e79f4499fd#_ftn2\" target=\"_blank\" rel=\"noopener\">[2]<\/a>&nbsp;ba\u011flant\u0131c\u0131 modellerle sa\u011flanmas\u0131n\u0131 uygun bulabilece\u011fini de ekleyelim.<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\" id=\"3ba8\">Churchland, ba\u011flant\u0131c\u0131 modellerde oldu\u011fu gibi, gelen duyusal verilerin kodlanmas\u0131 ile beynin olu\u015fturaca\u011f\u0131 \u00e7okboyutlu bir modelin kullan\u0131\u015fl\u0131 olaca\u011f\u0131n\u0131 iddia ediyor. \u00d6rne\u011fin, g\u00f6rmede farkl\u0131 dalgaboyu aral\u0131klar\u0131na duyarl\u0131 ve di\u011ferlerine tepkisiz \u2013ya da daha az duyarl\u0131- olan, retinadaki \u00fc\u00e7 t\u00fcr resept\u00f6r\u00fc, konileri (<em>con)<\/em>&nbsp;d\u00fc\u015f\u00fcnelim. Bunlar\u0131n her t\u00fcr\u00fc farkl\u0131 bir aral\u0131ktaki, farkl\u0131 bir devaml\u0131l\u0131ktaki (continuum) renkleri kodlayaca\u011f\u0131n\u0131 ve her bir koninin, \u00e7okboyutlu uzamda bir ekseni olu\u015fturaca\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yl\u00fcyor (Burada \u00fc\u00e7 t\u00fcr resept\u00f6r oldu\u011fu, her biri farkl\u0131 bir boyutta kodlama ger\u00e7ekle\u015ftirdi\u011fi ve bunlar\u0131n kesi\u015fiminden \u2018renk alg\u0131s\u0131\u2019 ortaya \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in, bu durumda uzam\u0131n \u00fc\u00e7 boyutlu olmas\u0131 gerekiyor. \u00d6rne\u011fin, tat alma resept\u00f6rlerimiz d\u00f6rt tane oldu\u011fundan, tat almay\u0131 modelliyor olsayd\u0131k d\u00f6rt boyutlu bir uzamdan bahsediyor olacakt\u0131k; veya k\u00f6peklerin koku almas\u0131ndan bahsediyor olsayd\u0131k, otuz farkl\u0131 resept\u00f6rleri oldu\u011fu i\u00e7in otuz boyutlu bir uzamdan bahsediyor olacakt\u0131k. Bu tarz \u00e7okboyutlu modellemelerde, matematikteki lineer cebir kullan\u0131l\u0131yor.).<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\" id=\"a371\">Daha a\u00e7\u0131k konu\u015facak olursak, \u00fc\u00e7 koni t\u00fcr\u00fcnden birinin maviyi, birinin k\u0131rm\u0131z\u0131y\u0131 ve di\u011ferinin de ye\u015fili (daha do\u011frusu bizim bu renklerle isimlendirdi\u011fimiz dalgaboylar\u0131n\u0131) alg\u0131lad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve kodlad\u0131klar\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnelim. Bu durumda maviyi kodlayan koni \u201cen mavi\u201dyi alg\u0131lad\u0131\u011f\u0131nda 1, \u201cen az mavi\u201dyi alg\u0131lad\u0131\u011f\u0131nda 0 gibi bir de\u011fer atayarak bu rengi uzamsal olarak konumlayacak. Fakat gelen veri ba\u015fka renkler de i\u00e7eriyorsa, \u00f6rne\u011fin 0.5 oran\u0131nda mavinin yan\u0131 s\u0131ra 0.5 oran\u0131nda k\u0131rm\u0131z\u0131 da varsa, o halde mavi ve k\u0131rm\u0131z\u0131 eksenlerimizin 0.5 de\u011ferlerinde kesi\u015fen bir konumda, pembe veya a\u00e7\u0131k mor konumland\u0131r\u0131lacakt\u0131r. Bu tarz bir modelleme renklerdeki devaml\u0131l\u0131k, renklerin aras\u0131ndaki benzerlik-benzemezlik gibi (\u00f6rne\u011fin, turuncu ve k\u0131rm\u0131z\u0131 benzerdir) ili\u015fkileri ve bu ili\u015fkiler i\u00e7indeki devaml\u0131l\u0131\u011f\u0131 (\u00f6rne\u011fin, turuncunun k\u0131rm\u0131z\u0131ya mordan daha benzer olmas\u0131 vb.) uzamsal olarak temsil edebilecektir (represent).<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\" id=\"8c20\">Ek olarak b\u00f6yle bir modellemenin olduk\u00e7a g\u00fc\u00e7l\u00fc bir kapasite sa\u011flad\u0131\u011f\u0131n\u0131 da belirtelim. \u0130nsanlar\u0131n, m\u00fctevaz\u0131 bir tahminle her eksende on farkl\u0131 \u2018renk\u2019 ay\u0131rt edebildi\u011fini iddia edersek, bu 10 \u00fczeri 3 kadar rengi i\u00e7erebilen bir modelleme demek!<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\" id=\"0d4d\">Dikkat ettiyseniz, bu modelde siyah-beyaza dair hi\u00e7bir \u015fey yok, \u00e7\u00fcnk\u00fc model olu\u015fturulurken siyah ve beyaza duyarl\u0131 \u00e7ubuk (<em>rod) resept\u00f6rler&nbsp;<\/em>dikkate al\u0131nmam\u0131\u015f. Churchland 2005 y\u0131l\u0131ndaki Kimera Renkler: Kognitif N\u00f6robilimden Baz\u0131 Fenomenolojik \u00d6ng\u00f6r\u00fcler (Chimerical Colors: Some Phenomenological Predictions From Cognitive Neuroscience) adl\u0131 makalesinde, bu sefer Hurvich-Jameson\u2019\u0131n z\u0131t i\u015fleme a\u011f\u0131ndan (opponent process network) yararlanarak yine uzamsal bir perspektifle, siyah-beyaz ayr\u0131m\u0131n\u0131 da i\u00e7eren bir model \u00f6nererek bu a\u00e7\u0131\u011f\u0131 kapat\u0131yor. Fakat anafikir b\u00fcy\u00fck oranda ayn\u0131 oldu\u011fu i\u00e7in detaya girmeye gerek yok.<\/p>\n\n\n\n<figure class=\"wp-block-image\"><img decoding=\"async\" src=\"https:\/\/miro.medium.com\/v2\/resize:fit:1400\/1*Eh92ZFk-nw7PAmAal0xq9g.png\" alt=\"\"\/><figcaption class=\"wp-element-caption\">Renklerin represente edildi\u011fi \u00e7okboyutlu uzam<\/figcaption><\/figure>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\" id=\"7fe2\">Bu perspektifin bizim bilin\u00e7 tart\u0131\u015fmam\u0131za katt\u0131\u011f\u0131 ise b\u00f6yle bir modelin tamamen ortaya \u00e7\u0131kar\u0131lmas\u0131 i\u00e7in, ki\u015finin modelin i\u00e7erdi\u011fi 10 \u00fczeri 3 kadar rengin tamam\u0131n\u0131 g\u00f6rm\u00fc\u015f olmas\u0131na gerek duyulmamas\u0131. Yani daha \u00f6nce hi\u00e7 0.657654 mavi, 0.45465 k\u0131rm\u0131z\u0131 ve 0.56465 ye\u015fil kesi\u015fiminde bir renk g\u00f6rmemi\u015f olman\u0131z, modelinizin o rengi i\u00e7ermedi\u011fi manas\u0131na gelmedi\u011fi gibi, modelin ortaya \u00e7\u0131kabilmesi i\u00e7in bu tarz spesifik ve k\u0131s\u0131tl\u0131 eksikler de\u011fil, b\u00fcy\u00fck eksikler olmas\u0131 da fark etmiyor. Hele hele Mary gibi n\u00f6rofizyoloji ve opti\u011fe dair her \u015feyi bilen, yani neden \u015fu veya bu dalgaboyunun kendisinde \u015fu veya bu \u2018tecr\u00fcbeye\u2019 yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131n\u0131, bu iki durum aras\u0131ndaki nedensel ili\u015fkiyi tamam\u0131yla bilen birinin bu tarz bir modelden, daha \u00f6nce hi\u00e7 g\u00f6rmedi\u011fi, daha \u00f6nce hi\u00e7 ya\u015famad\u0131\u011f\u0131 \u2018tecr\u00fcbi\u2019 durumlar\u0131 \u00f6ng\u00f6rebilece\u011fi, hayal edebilece\u011fi, \u00e7\u0131karsayabilece\u011fi ve bu ba\u011flamda bunlar\u0131 \u2018bilebilece\u011fini\u2019 s\u00f6ylemek abes olmaz.<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\" id=\"75b4\">Fakat Jackson bunun abes olmasa bile alakas\u0131z oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyordu.<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\" id=\"85cc\"><strong>Jackson\u2019\u0131n Cevab\u0131 ve Bir \u0130ki A\u00e7\u0131k U\u00e7<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\" id=\"3873\">Churchland\u2019e verdi\u011fi cevapta, kendisinin \u2018bilmekten\u2019 bahsederken, Churchland\u2019inse \u00f6ng\u00f6rmek, hayal etmek ve \u00e7\u0131karsamak gibi kavramlardan bahsetti\u011fini, halbuki bunlar\u0131n zaten \u2018bilmeyen\u2019 birinin ba\u015fvurdu\u011fu stratejiler oldu\u011funu, dolay\u0131s\u0131yla kendisini yanl\u0131\u015f anlad\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yl\u00fcyor ve ekliyordu; \u00f6nceki makalesinde s\u00f6ylediklerinin yan\u0131 s\u0131ra, isterse Mary sonsuz hayal g\u00fcc\u00fcn\u00fc ve sonsuz bili\u015fsel yetileri haiz olsun, yine de d\u0131\u015far\u0131 \u00e7\u0131k\u0131p da o renkli d\u00fcnyay\u0131 g\u00f6rmeden, o \u2018tecr\u00fcbeyi\u2019 bilemezdi.<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\" id=\"a0cf\">Churchland, benim bildi\u011fim kadar\u0131yla, bu itiraza bir yan\u0131t vermeksizin kendi modelini geli\u015ftirmek ve savunmakla ilgilenmi\u015f. Cevap vermeme nedeni nedir bilmiyorum; Churchland\u2019in bu konuda s\u00f6yledi\u011fi herhangi bir a\u00e7\u0131klamaya rastlamad\u0131m. Fakat benim \u015fahsen bir fikrim var.<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\" id=\"ab7b\">\u00d6ncelikle Churchland, yukar\u0131da da belirtti\u011fimiz \u00fczre eliminatif materyalist birisi, hatta bu ekol\u00fc, e\u015fi Patricia Smith Churchland\u2019le beraber yaratm\u0131\u015f bir isim. Eliminatif materyalizm, nas\u0131l ki fizikteki geli\u015fmeler bizi filojiston (phlogiston), ether (aether) veya biyolojideki&nbsp;<em>\u00e9lan vital<\/em>&nbsp;gibi terim ve teorilerden kurtarm\u0131\u015fsa, buna paralel olarak, n\u00f6robilimin ve genel olarak bili\u015fsel bilimin y\u00fczy\u0131llar, belki de biny\u0131llar \u00f6ncesine uzanan \u2018d\u00fc\u015f\u00fcnce\u2019, \u2018inan\u00e7\u2019, \u2018arzu\u2019 vs. gibi i\u00e7g\u00f6r\u00fcsel kavramlardan ar\u0131nd\u0131r\u0131lmas\u0131 gerekti\u011fini ve tamamen yeni bir terminolojiyle, \u2018n\u00f6robilimsel\u2019 bir terminoloji ile devam edilmesi gerekti\u011fini savunuyor. Dolay\u0131s\u0131yla kar\u015f\u0131 taraftan, Jackson\u2019dan gelen bu \u2018hayal etmek\u2019, \u2018bilmek\u2019, \u2018\u00f6ng\u00f6rmek\u2019 kavramlar\u0131 aras\u0131ndaki olas\u0131 farklara dikkat eden ve bunlar\u0131 tart\u0131\u015fmaya a\u00e7an bir arg\u00fcman, Churchland\u2019in ilgisini \u00e7ekmemi\u015f ve hatta kendisi taraf\u0131ndan tamamen anlams\u0131z bulunmu\u015f olabilir.<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\" id=\"e59d\">Peki Churchland cevap vermediyse de bu arg\u00fcmana cevap verilemez mi? Jackson\u2019\u0131n itiraz\u0131 do\u011fru bir noktaya m\u0131 temas ediyor? Bence verilebilir.<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\" id=\"cbdc\">Bir defa Jackson\u2019\u0131n bu arg\u00fcman\u0131, kan\u0131tlamak istedi\u011finden \u00e7ok daha fazlas\u0131n\u0131 kan\u0131tl\u0131yor. \u00c7\u00fcnk\u00fc, e\u011fer t\u00fcm \u00f6nc\u00fcllerin \u2018do\u011fru\u2019 oldu\u011funu bilen birinin yapaca\u011f\u0131 \u00e7\u0131karsaman\u0131n (bunu, Mary\u2019nin yapt\u0131\u011f\u0131na bir \u00f6rnek olarak belirtiyorum) sonucunun \u2018bilmek\u2019 olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yl\u00fcyorsak, bir d\u00fc\u015f\u00fcnce deneyi olarak, t\u00fcm rakamlar\u0131 ve toplama i\u015flemini bilip de daha \u00f6nce sadece 2+2 ve 2+3 i\u015flemini yap\u0131p, 1+2 i\u015flemini yapmam\u0131\u015f birinin, diyelim ki bir \u00e7ocu\u011fun, bu i\u015flemi yap\u0131p sonucunu g\u00f6rene kadar bu i\u015flemin sonucunu \u2018bilmedi\u011fini\u2019 s\u00f6ylememiz gerekmez mi? Bu tarz bir ele\u015ftiri, Humecu t\u00fcmevar\u0131m ele\u015ftirisi ile ayn\u0131 \u015fey de\u011fil midir? E\u011fer Mary\u2019nin Odas\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnce deneyinin alt\u0131nda bu kadar geni\u015f \u00e7apl\u0131 bir arg\u00fcman yat\u0131yorsa, sorun bilim-bilin\u00e7 ili\u015fkisinden \u00e7ok daha farkl\u0131 bir \u015feydir; sorun, direkt olarak \u2018bilim\u2019 sorunudur. Fakat bilimin bilinci a\u00e7\u0131klay\u0131p a\u00e7\u0131klayamayaca\u011f\u0131n\u0131 tart\u0131\u015fmak i\u00e7in, \u00f6nce \u2018bilimin bir \u015feyleri a\u00e7\u0131klad\u0131\u011f\u0131n\u0131\u2019 kabul etmek gerekiyor. E\u011fer Jackson\u2019\u0131n bu son arg\u00fcman\u0131n\u0131 yanl\u0131\u015f anlam\u0131yorsam, tart\u0131\u015fman\u0131n bizi g\u00f6t\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc nokta bu kabulu ortadan kald\u0131r\u0131yor.<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\" id=\"132b\">Ek olarak hayal g\u00fcc\u00fc, \u00e7\u0131kar\u0131m gibi bili\u015fsel beceriler a\u00e7\u0131s\u0131ndan s\u0131n\u0131rs\u0131z bir kudrete sahip ve s\u00f6z konusu konudaki bilinebilecek \u2018nesnel\u2019 olan her \u015feyi bilen Mary\u2019nin durumunda, do\u011frudan do\u011fruya \u2018k\u0131rm\u0131z\u0131\u2019 g\u00f6rmek ile, y\u00fczde y\u00fcz bir do\u011frulukla onu \u2018hayal etmesi\u2019 aras\u0131nda ne gibi bir fark\u0131n olabilece\u011fini ve tam da bu fark\u0131n \u2018bilgi\u2019 ve \u2018hayal g\u00fcc\u00fc \/ \u00e7\u0131karsama \/ \u00f6ng\u00f6rme\u2019 aras\u0131ndaki ne gibi bir fark\u0131 belirtti\u011fini Jackson\u2019\u0131n izah etmesi gerekir. \u00c7\u00fcnk\u00fc ben herhangi bir fark g\u00f6remiyorum.<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\" id=\"74db\"><strong>Sonu\u00e7 Olarak<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\" id=\"1aaf\">Churchland\u2019in modelini, yeterince a\u00e7\u0131klay\u0131c\u0131 olmamakla beraber, pekala makul bir perspektif buluyorum. Kendi duyusal tecr\u00fcbesi ve bunun nesnel ger\u00e7ekli\u011fi hakk\u0131nda her \u015feyi bilen birinin, hele hele sonsuz bili\u015fsel becerilerle donat\u0131lm\u0131\u015fken, daha \u00f6nce hi\u00e7 rastlamad\u0131\u011f\u0131 kabilden bir tecr\u00fcbeyi tam bir do\u011frulukla bilememesi i\u00e7in bir sebep d\u00fc\u015f\u00fcnemiyorum. Belki k\u00fc\u00e7\u00fck bir parantez a\u00e7arak, Churchland\u2019in de belirtti\u011fi \u00fczre, b\u00f6ylesi bir varl\u0131ktan insan beyninin haiz olmad\u0131\u011f\u0131 baz\u0131 i\u015flemsel (computational) durumlar\u0131 \u00e7\u0131karsamas\u0131n\u0131 bekleyemeyebiliriz.<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\" id=\"fb5c\">Fakat yaz\u0131n\u0131n ba\u015f\u0131nda da belirtti\u011fim gibi bu konuyu se\u00e7memizin sebebi, tart\u0131\u015fmaya yeni bir soluk katmak veya tart\u0131\u015fman\u0131n heyecan\u0131 dolay\u0131s\u0131yla meseleye e\u011filmekten ziyade, Churchland\u2019in (her ne kadar bu ba\u011flamda pek anma f\u0131rsat\u0131m\u0131z olmad\u0131ysa da, Patricia Smith Churchland\u2019in de) felsefe yapma metotlar\u0131n\u0131 \u015fu anda zihin felsefesindeki pek \u00e7ok tart\u0131\u015fmaya tercih ediyor olmam. Bu pekala yanl\u0131\u015f ya da do\u011fru bir tutum olabilir; olduk\u00e7a tart\u0131\u015fmaya a\u00e7\u0131k ve radikal bir iddia \u00e7\u00fcnk\u00fc. Fakat m\u00fcmk\u00fcn olan her \u015feyi do\u011fabilimleri a\u00e7\u0131s\u0131ndan ele almaya \u00e7al\u0131\u015fan ve bunun bir gereklilik oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcnen biri olarak, \u2018zihin\u2019 felsefesindeki neredeyse tek bir deneysel veriye at\u0131f vermeden y\u00fcr\u00fct\u00fclebilen fenomenal konseptler tart\u0131\u015fmas\u0131na, eski ve pek de taraftar\u0131 olmayan bir bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131 olsa da deneysel bir a\u00e7\u0131y\u0131 tercih ediyorum.<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\" id=\"1843\">Son olarak, Churchland\u2019in Jackson\u2019\u0131 yanl\u0131\u015f anlad\u0131\u011f\u0131 ve bu y\u00fczden b\u00f6yle bir model geli\u015ftirdi\u011fi gibi baz\u0131 iddialar da var. Ben Churchland\u2019in yanl\u0131\u015f anlad\u0131\u011f\u0131na kani olamasam da, e\u011fer yanl\u0131\u015f anlam\u0131\u015fsa Jackson\u2019\u0131n ortaya koydu\u011fu arg\u00fcmantasyonun \u015fu andakinden daha i\u015flevsiz ve&nbsp;<em>ill-formed&nbsp;<\/em>oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorum. Fakat bu, ba\u015fka bir g\u00fcn\u00fcn konusu olacak.<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\" id=\"5b5b\"><a href=\"https:\/\/medium.com\/cogist\/churchland-ve-bilin%C3%A7-yunus-%C5%9Fahin-e6e79f4499fd#_ftnref1\" target=\"_blank\" rel=\"noopener\">[1]<\/a>&nbsp;<em>Connectionism,&nbsp;<\/em>John von Neuman, Allen Newell, Herbert A. Simon, Alan Turing, Jerry Fodor, Noam Chomsky gibi isimlerin geli\u015ftirdikleri klasik (classical) bili\u015fsel bilimden ayr\u0131\u015fan bir d\u00fc\u015f\u00fcnce ekol\u00fc. Sibernetik (cybernetics) d\u00f6neminde Warren McCulloch ve Walter Pitts taraf\u0131ndan 1943\u2019te geli\u015ftirilen n\u00f6ral a\u011flar\u0131 (neural networks) temel al\u0131p geli\u015ftirerek ve klasik bili\u015fsel bilimdeki modellere kar\u015f\u0131t olarak, istatistiksel d\u00fczenliliklere \u00f6nem vermi\u015flerdir. 1986 y\u0131l\u0131nda yay\u0131nlanan, edit\u00f6rl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc McClelland ve Rumelhart\u2019\u0131n yay\u0131nlad\u0131\u011f\u0131 iki ciltlik&nbsp;<em>Parallel Distributed Processing<\/em>:&nbsp;<em>Explorations in Microstructure of Cognition<\/em>&nbsp;kitab\u0131 80\u2019li y\u0131llardaki heyecan\u0131n ana kayna\u011f\u0131d\u0131r. Algoritmay\u0131 ba\u015ftan a\u015fa\u011f\u0131, ad\u0131m ad\u0131m, formel loji\u011fe dayanarak yazmak yerine, makinelere yaln\u0131zca \u2018nas\u0131l \u00f6\u011freniliri\u2019 \u00f6\u011fretmenin, sonras\u0131nda da ilgili verilerle onu beslemenin do\u011fru oldu\u011fu gibi bir anafikre sahiptirler. Aralar\u0131ndaki farklarla ilgilenenler i\u00e7in herhangi bir bili\u015fsel bilime giri\u015f kitab\u0131 a\u00e7\u0131klay\u0131c\u0131 olabilir, fakat Andy Clark\u2019\u0131n&nbsp;<em>Mindware<\/em>\u2019ini k\u0131sal\u0131\u011f\u0131 ve olduk\u00e7a sade dili dolay\u0131s\u0131yla \u00f6nerebilirim. Ayr\u0131ca hem klasik hem de ba\u011flant\u0131c\u0131 bili\u015fsel bilimin sibernetikle olan ili\u015fkisi \u00fczerine Jean-Pierre Dupuy,&nbsp;<em>On The Origins of Cognitive Science<\/em>&nbsp;kitab\u0131n\u0131 tavsiye edebilirim.<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\" id=\"2271\"><a href=\"https:\/\/medium.com\/cogist\/churchland-ve-bilin%C3%A7-yunus-%C5%9Fahin-e6e79f4499fd#_ftnref2\" target=\"_blank\" rel=\"noopener\">[2]<\/a>&nbsp;Biyolojik tutarl\u0131l\u0131k (biological plausibility) ile kastetti\u011fim, ortaya at\u0131lan teori ve modelin, sadece psikolojik de\u011fil ayn\u0131 zamanda n\u00f6robiyolojik s\u00fcre\u00e7lerle de tutarl\u0131 olmas\u0131d\u0131r<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\" id=\"520f\"><strong>Referanslar<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\" id=\"b1ea\">Churchland, P. (1985). Reduction, Qualia, and the Direct Introspection of Brain States.&nbsp;<em>The Journal of Philosophy,<\/em>&nbsp;<em>82<\/em>(1), 8\u201328. doi:10.2307\/2026509<br>Churchland P.M. (1989). Some Reductive Strategies in Cognitive Neurobiology. In: Silvers S. (eds) Rerepresentation. Philosophical Studies Series, vol 40. Springer, Dordrecht<br>Churchland P. (2006). Chimerical Colors: Some Phenomenological Predictions from Cognitive Neuroscience.&nbsp;<em>Philosophical Psychology<\/em>, 18(5), 527\u2013560.<br>Jackson, F. (1982). Epiphenomenal Qualia.&nbsp;<em>Philosophical Quarterly<\/em>.<br>Jackson, F.M. (1986). What Mary Didn\u2019t Know.<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\" id=\"0d71\"><strong>\u0130leri Okuma \u00d6nerileri<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\" id=\"0346\">\u00d6ncelikle merakl\u0131 okur, spesifik olarak bu konuda hakk\u0131nda daha fazla okumak istiyorsa referanslardaki makalelere bakabilir . Fakat genel olarak bilin\u00e7 tart\u0131\u015fmas\u0131 hakk\u0131nda okumak istiyorsa, David Chalmers\u2019\u0131n 1995 tarihli \u201cFacing up to The Problem of Consciousness\u201d, 2003 tarihli \u201cConsciousness and its Place in Nature\u201d ve 2018 tarihli \u201cMeta-Problem of Consciousness\u201d makalelerini okuyabilir. Fakat daha ziyade genel bir zihin felsefesine giri\u015f i\u00e7in John Searle\u2019\u00fcn \u201cMind: A Brief Introduction\u201d kitab\u0131n\u0131 tavsiye edebiliriz.<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\" id=\"2951\">Ayr\u0131ca, Churchland\u2019in Jackson\u2019\u0131 yanl\u0131\u015f anlad\u0131\u011f\u0131n\u0131 iddia edenlerden biri olan pek k\u0131ymetli Tufan K\u0131ymaz hocam\u0131z\u0131n bu konudaki 2019 tarihli \u201cWhat Gary Couldn\u2019t Imagine\u201d makalesini inceleyebilirler.<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\" id=\"0b64\">Ek olarak, eliminatif materyalizmi merak edenler Patricia S. Churchland\u2019in, Alfa Yay\u0131nlar\u0131 taraf\u0131ndan T\u00fcrk\u00e7e\u2019ye de \u00e7evrilmi\u015f olan \u201cNeurophilosophy\u201d kitab\u0131yla ilgilenebilirler.<\/p>\n","protected":false},"featured_media":806,"template":"","meta":{"_acf_changed":false},"event_publishing_tags":[83,98,175,94,93,82,691,64,92,174,74,66,65,482,75,177,351,726,471,176],"kategori":[725],"class_list":["post-805","blog_content","type-blog_content","status-publish","has-post-thumbnail","hentry","event_publishing_tags-beyin","event_publishing_tags-bilim-felsefesi","event_publishing_tags-bilinc","event_publishing_tags-bilis","event_publishing_tags-bilissel-bilim","event_publishing_tags-brain","event_publishing_tags-cogist","event_publishing_tags-cognition","event_publishing_tags-cognitive-science","event_publishing_tags-consciousness","event_publishing_tags-felsefe","event_publishing_tags-neuroscience","event_publishing_tags-norobilim","event_publishing_tags-philmind","event_publishing_tags-philosophy","event_publishing_tags-philosophy-of-mind","event_publishing_tags-philosophy-of-science","event_publishing_tags-philsci","event_publishing_tags-sinirbilim","event_publishing_tags-zihin-felsefesi","kategori-yazi"],"acf":[],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/cog-ist.com\/en\/wp-json\/wp\/v2\/blog_content\/805","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/cog-ist.com\/en\/wp-json\/wp\/v2\/blog_content"}],"about":[{"href":"https:\/\/cog-ist.com\/en\/wp-json\/wp\/v2\/types\/blog_content"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/cog-ist.com\/en\/wp-json\/wp\/v2\/blog_content\/805\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/cog-ist.com\/en\/wp-json\/wp\/v2\/media\/806"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/cog-ist.com\/en\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=805"}],"wp:term":[{"taxonomy":"event_publishing_tags","embeddable":true,"href":"https:\/\/cog-ist.com\/en\/wp-json\/wp\/v2\/event_publishing_tags?post=805"},{"taxonomy":"kategori","embeddable":true,"href":"https:\/\/cog-ist.com\/en\/wp-json\/wp\/v2\/kategori?post=805"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}