{"id":5545,"date":"2026-03-21T21:41:45","date_gmt":"2026-03-21T21:41:45","guid":{"rendered":"https:\/\/cog-ist.com\/?post_type=blog_content&#038;p=5545"},"modified":"2026-03-21T21:43:31","modified_gmt":"2026-03-21T21:43:31","slug":"bedenlenmis-bilis-paradigmasindan-benligi-anlamak-akhil-kumar-singh","status":"publish","type":"blog_content","link":"https:\/\/cog-ist.com\/en\/blog_content\/bedenlenmis-bilis-paradigmasindan-benligi-anlamak-akhil-kumar-singh\/","title":{"rendered":"Bedenlenmi\u015f Bili\u015f Paradigmas\u0131ndan Benli\u011fi Anlamak &#8211; Akhil Kumar Singh"},"content":{"rendered":"<p class=\"wp-block-paragraph\">\u00d6zg\u00fcn Ad\u0131: <a href=\"https:\/\/philpapers.org\/rec\/SINUTS\" data-type=\"link\" data-id=\"https:\/\/philpapers.org\/rec\/SINUTS\" target=\"_blank\" rel=\"noopener\">Understanding the Self from the Embodied Cognition Paradigm<\/a><\/p>\n\n\n\n<div style=\"height:35px\" aria-hidden=\"true\" class=\"wp-block-spacer\"><\/div>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\" style=\"font-size:30px\"><strong>\u00d6zet<\/strong><\/p>\n\n\n\n<div style=\"height:35px\" aria-hidden=\"true\" class=\"wp-block-spacer\"><\/div>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Benlik kavram\u0131 felsefi ara\u015ft\u0131rmalarda \u00f6nemli bir konu olmay\u0131 y\u00fczy\u0131llar boyunca s\u00fcrd\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fcr. Ancak psikoloji, n\u00f6robilim ve antropoloji gibi alanlardaki deneysel ara\u015ft\u0131rmalar\u0131n benli\u011fin gizemlerini \u00e7\u00f6zmeye y\u00f6nelmesiyle son y\u0131llarda kayda de\u011fer bir de\u011fi\u015fime tan\u0131kl\u0131k edildi. Bu multidisipliner giri\u015fimler, benli\u011fin do\u011fas\u0131na ve \u00f6zellikle de onun fiziksel boyutu olan bedenle karma\u015f\u0131k ili\u015fkisine dair derin i\u00e7g\u00f6r\u00fcler sa\u011fl\u0131yor. Bu makalede, \u00e7a\u011fda\u015f s\u00f6ylemde bask\u0131n gelen bir teoriye odaklan\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r: bedenle\u015fmi\u015f benlik kavram\u0131. Teorinin merkezinde benli\u011fin soyut bir varl\u0131k olmad\u0131\u011f\u0131, temelde madde taraf\u0131ndan olu\u015fturuldu\u011fu ve onunla ayr\u0131lmaz bir \u015fekilde ba\u011flant\u0131l\u0131 oldu\u011fu \u00f6nermesi yer al\u0131r. Bu makalede; felsefe, psikoloji ve bili\u015fsel bilim gibi \u00e7e\u015fitli disiplinleri kapsayan g\u00fcncel deneysel \u00e7al\u0131\u015fmalardan yararlan\u0131larak bu yakla\u015f\u0131m\u0131 destekleyen teorik yap\u0131n\u0131n analitik bir incelemesi sunulmu\u015ftur. \u0130laveten, Merleau-Ponty\u2019nin felsefi katk\u0131lar\u0131na k\u0131saca de\u011finilerek fenomenoloji alan\u0131yla ilgili de derinlemesine bir inceleme yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<div style=\"height:35px\" aria-hidden=\"true\" class=\"wp-block-spacer\"><\/div>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\" style=\"font-size:30px\"><strong>Introduction<\/strong><\/p>\n\n\n\n<div style=\"height:35px\" aria-hidden=\"true\" class=\"wp-block-spacer\"><\/div>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Felsefenin en karma\u015f\u0131k ve tart\u0131\u015fmal\u0131 konular\u0131ndan biri olan benlik, y\u00fczy\u0131llar boyunca filozoflar taraf\u0131ndan incelendi. Son zamanlarda, psikoloji ve n\u00f6robilim gibi di\u011fer deneysel alanlar da benli\u011fin makul bir resmini olu\u015fturmak i\u00e7in bu u\u011fra\u015f\u0131n bir par\u00e7as\u0131 oldular. Fakat halen herhangi bir ele\u015ftirilerden sa\u011f kurtulabilecek&nbsp; tek bir a\u00e7\u0131klama dahi yok. Benlik kavram\u0131na ili\u015fkin her biri&nbsp;art\u0131 ve eksilerine sahip bir\u00e7ok g\u00f6r\u00fc\u015f mevcut. G\u00f6r\u00fc\u015f farkl\u0131l\u0131klar\u0131n\u0131n ve zaman zaman birbirine ters d\u00fc\u015fen a\u00e7\u0131klamalar\u0131n sebebi, benlik kavram\u0131n\u0131 incelemenin binbir \u00e7e\u015fit yolu olmas\u0131d\u0131r. <strong>Yine de her g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn sundu\u011fu farkl\u0131 bir perspektif var ve benli\u011fin her y\u00f6n\u00fcn\u00fc olmasa da baz\u0131 \u00f6zelliklerini ortaya \u00e7\u0131karmakta mahirler.<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Benlik tart\u0131\u015fmas\u0131 neredeyse d\u00fcnyadakib\u00fct\u00fcn dini geleneklerin merkezinde yer al\u0131r ve bu tart\u0131\u015fmaya verdikleri cevaplar birbirinden ayr\u0131ld\u0131klar\u0131 y\u00f6nlerden biridir. B\u00f6ylesine \u00f6nemli ontolojik (varl\u0131kbilimsel) farkl\u0131l\u0131klar\u0131n genel hatlar\u0131n\u0131 olu\u015fturmak i\u00e7in y\u00fczeysel bir \u00f6zet yeterli olacakt\u0131r. \u00d6rne\u011fin, Hinduizm genellikle benli\u011fin ezeli-ebedi metafiziksel, de\u011fi\u015fmez ve salt bilin\u00e7li bir varl\u0131k oldu\u011funu ifade eder. Budizm de\u011fi\u015fmeyen bir benli\u011fin olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 savunur. Benzer bir \u015fekilde, modern zamanlarda ise k\u0131smen de bilimsel y\u00f6ntemlerin y\u00fckseli\u015fe ge\u00e7mesine ba\u011fl\u0131 olarak benlikle ilgili indirgemeci yakla\u015f\u0131mlara y\u00f6nelmeye ba\u015flanm\u0131\u015ft\u0131r. <strong>Benli\u011fin, toplumsal yap\u0131 ile \u015fekillenmi\u015f bir varl\u0131k oldu\u011fu<\/strong> (Gergen, 2011) <strong>ya da onun anlat\u0131n\u0131n<\/strong> (narrative) <strong>bir sonucu olarak ortaya \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 <\/strong>(Schechtman, 2011) <strong>d\u00fc\u015f\u00fcnceleri bu t\u00fcr yakla\u015f\u0131mlaraa \u00f6rnektir.<\/strong> <strong>Bununla beraber, benli\u011fin kesinlikle minimal oldu\u011fu ve yakla\u015f\u0131k 3 saniyelik bir zaman diliminden ibaret oldu\u011funu iddia edenler de var<\/strong> (Strawson, 1999). <strong>Baz\u0131lar\u0131 da hayli ileri giderek, benli\u011fin ger\u00e7ekte var olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve beynin kendi imgesinden yaratt\u0131\u011f\u0131 bir yan\u0131lsamadan ibaret oldu\u011funu iddia ediyorlar <\/strong>(Metzinger, 2004). Bu t\u00fcr indirgemeci yakla\u015f\u0131mlar, benli\u011fi bedenden ayr\u0131 ve \u00f6zsel (ruh benzeri) bir varl\u0131k olarak g\u00f6ren, Gallagher\u2019\u0131n (2023) tabiriyle geleneksel Kartezyen&nbsp;d\u00fc\u015f\u00fcncenin&nbsp; yapm\u0131\u015f oldu\u011fu benlik tan\u0131m\u0131na kar\u015f\u0131 tepki niteli\u011findedir ki bu yakla\u015f\u0131mlar\u0131n ayn\u0131 zamanda Humeculuk, Budizm veya n\u00f6robilimden de etkilendi\u011fi s\u00f6ylenebilir.<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Benlik tart\u0131\u015fmas\u0131n\u0131n derinlerine inmeden \u00f6nce benlik teriminin en geni\u015f anlam\u0131yla kullan\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 belirtelim. <strong>Bir\u00e7ok ki\u015fiye g\u00f6re benlik, onlar\u0131 herkesten ve her \u015feyden farkl\u0131 k\u0131lar ve&nbsp; do\u011falar\u0131n\u0131n \u00f6nemli bir par\u00e7as\u0131n\u0131 olu\u015fturur.<\/strong> \u0130nsan\u0131n maddesel olmayan taraf\u0131d\u0131r ve yaln\u0131zca insan\u0131n kendisinin ona eri\u015fimi vard\u0131r. Hatta &#8220;benlik&#8221; bizi bedenimize ba\u011flayan (en az\u0131ndan \u00f6yle hissetti\u011fimiz) bir arac\u0131d\u0131r. <strong>\u201cBenlik\u201d dedi\u011fimizde genellikle bilin\u00e7 deneyimimizin merkezini ve&nbsp;d\u00fc\u015f\u00fcncelerimiz ile&nbsp;alg\u0131lar\u0131m\u0131z\u0131n \u00f6znesini kastederiz.<\/strong> <strong>Ayr\u0131ca,&nbsp;ba\u015fkalar\u0131ndan ayr\u0131&nbsp;ve farkl\u0131&nbsp;olma hissiyat\u0131n\u0131 olu\u015fturdu\u011fu gibi i\u00e7 d\u00fcnyam\u0131zdaki s\u00fcreklili\u011fe dair sahip oldu\u011fumuz fark\u0131ndal\u0131\u011f\u0131n da kayna\u011f\u0131d\u0131r<\/strong> (Helen &amp; Boyd, 2013). <strong>K\u0131sacas\u0131 benlik, \u201cD\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorum (ben), \u00f6yleyse var\u0131m\u201d<\/strong> (Descartes, 1998, s. 34) <strong>c\u00fcmlesindeki \u201cben\u201ddir.<\/strong> Dolay\u0131s\u0131yla bu i\u015flevselbenlik tan\u0131m\u0131 insanlar\u0131n, \u00f6z-bilin\u00e7 gibi olgular ile bili\u015f ve mant\u0131k gibi yetilerini de kapsayan maddesel olmayan taraflar\u0131n\u0131 belirtir. \u201cZihin\u201d, \u201cruhsal\u201d ve \u201cmaddesel olmayan\u201d terimleri birbirine benzer anlamlar i\u00e7erebilir. Art\u0131k benlik tart\u0131\u015fmas\u0131na geri d\u00f6nebiliriz.<\/p>\n\n\n\n<div style=\"height:35px\" aria-hidden=\"true\" class=\"wp-block-spacer\"><\/div>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\" style=\"font-size:30px\"><strong>\u0130nsano\u011flu \u00dczerine \u00c7a\u011fda\u015f Anlay\u0131\u015flar<\/strong><\/p>\n\n\n\n<div style=\"height:35px\" aria-hidden=\"true\" class=\"wp-block-spacer\"><\/div>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Genellikle, insanlar\u0131n \u00f6zelliklerinin&nbsp;ikiye ayr\u0131labilece\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcr (dualizm&nbsp; anlay\u0131\u015f\u0131). Bunlar; maddesel ve maddesel olmayan \u00f6zelliklerdir. Bu son derece a\u00e7\u0131k bir ifadedir. <strong>\u0130nsanlar \u00f6z fark\u0131ndal\u0131k yetileriyle kendileri \u00fczerine derinlemesine d\u00fc\u015f\u00fcnebilir ve bu \u00f6zellikleriyle di\u011fer t\u00fcrlerden ayr\u0131\u015f\u0131rlar<\/strong> (Newen ve di\u011ferleri, 2018). \u00d6z fark\u0131ndal\u0131k, birinin i\u00e7inde bulundu\u011fu \u00f6zellikle de zihinsel&nbsp; durumu&nbsp;kendi durumu olarak&nbsp; yans\u0131tabilme becerisidir (Newen &amp; Vogeley, 2003). Di\u011fer maddesel nesnelerden farkl\u0131 olarak kendi i\u00e7sel ve \u00f6znel d\u00fcnyam\u0131za sahip oldu\u011fumuzu kabul etmemizin sebebi bu becerinin kendisi olabilir. Bu tutum, insan\u0131n fiziksel ve ruhsal ya da bir di\u011fer deyi\u015fle maddesel ve maddesel olmayan y\u00f6nlerini kabul etmeyi neredeyse sezgisel bir hale getiriyor. Albert Newen (2018), insanlardaki \u00f6z fark\u0131ndal\u0131\u011f\u0131 benzersiz ve \u00f6zel bir olgu k\u0131lan baz\u0131 temel nitelikleri tek tek a\u00e7\u0131klam\u0131\u015ft\u0131r. <strong>Bunlar; deneyimlere olan bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131<\/strong> (duyumsall\u0131k\/feeliness)<strong>, v\u00fccut ve uzuvlar \u00fczerinde bir sahiplik hissi<\/strong> (bu benim kolum),&nbsp;<strong>faillik<\/strong> (agency) <strong>duygusu <\/strong>(bu benim eylemim)<strong>, d\u00fc\u015f\u00fcncelerin kayna\u011f\u0131 olma hissi<\/strong> (bu benim d\u00fc\u015f\u00fcncem) <strong>ve ki\u015fiyle ilgili \u00e7oklu bilginin birim zamanda bir ak\u0131\u015f i\u00e7inde b\u00fct\u00fcnle\u015febilmesidir<\/strong> (Synofzik ve di\u011ferleri, 2008).&nbsp;\u0130nsanlar\u0131n \u00f6z fark\u0131ndal\u0131k sahibi varl\u0131klar olarak g\u00f6r\u00fclmesini&nbsp; sa\u011flayan \u015feyin bu \u00f6zellikler&nbsp; d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcr. Bu durum&nbsp; insanlar\u0131n i\u00e7 d\u00fcnyas\u0131na (maddesel olmayan) m\u00fcnhas\u0131r oldu\u011fu i\u00e7in ikicilik anlay\u0131\u015f\u0131na (dualizm) \u00f6zg\u00fc bir&nbsp;\u00e7izgide d\u00fc\u015f\u00fcnmeye meylederiz ve insanlar\u0131n maddesel olmayan y\u00f6n\u00fcn\u00fcn (zihin) maddesel y\u00f6n\u00fcnden (beden) ontolojik olarak ayr\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr\u00fcz. \u0130\u00e7lerinden birinin \u00f6tekine indirgenip indirgenemeyece\u011fi ba\u015fka bir konu olsa da her iki durumda da zihin ve bedenin iki ayr\u0131 varl\u0131k oldu\u011fu varsay\u0131lmaktad\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Zihin-beden dikotomisi (ikilik) 20. y\u00fczy\u0131l\u0131n ba\u015flar\u0131na kadarki \u00e7o\u011fu ara\u015ft\u0131rmada temel bir ayr\u0131m olarak kullan\u0131lm\u0131\u015f olmas\u0131na kar\u015f\u0131n dini yakla\u015f\u0131mlarda ve Kartezyen anlay\u0131\u015f\u0131nda kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131\u011f\u0131m\u0131&nbsp;zihnin bedene \u00fcst\u00fcn geldi\u011fi g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcne ilk olarak davran\u0131\u015fc\u0131l\u0131k ak\u0131m\u0131 (behaviorism) meydan okumu\u015ftur. Sonras\u0131nda, \u00f6zellikle de 1950\u2019lerden itibaren bili\u015fsel bilimin ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131yla beraber daha sa\u011flam deneysel y\u00f6ntemlerin \u00f6ne s\u00fcr\u00fclmesi zihin ve beden ikili\u011finin iyice sorgulanmas\u0131n\u0131 sa\u011flad\u0131. <strong>\u015eimdi ise ara\u015ft\u0131rmac\u0131lar; insan bedeninin beden d\u0131\u015f\u0131ndaki \u00e7evre ile olan etkile\u015fimini ve bu t\u00fcr bir etkile\u015fimin insan zihnini nas\u0131l \u015fekillendirdi\u011fini sorgulamaya ba\u015flam\u0131\u015flard\u0131r.<\/strong> <strong>Bu g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn savunucular\u0131 bedenlenmi\u015f bili\u015f denilen bir yakla\u015f\u0131mdan s\u00f6z ediyor ve bunun eninde sonunda zihin ve beden aras\u0131ndaki ikili\u011fi \u00e7\u00f6zece\u011fi konusunda ikna olmu\u015f g\u00f6r\u00fcn\u00fcyorlar<\/strong> (Damasio, 1994; Gallagher, 2005). \u0130nsan\u0131 olu\u015fturan&nbsp;zihin ve bedenin birbirini d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcml\u00fc bir \u015fekilde etkiledi\u011fine inan\u0131l\u0131yor. <strong>Bununla beraber, g\u00fcn\u00fcm\u00fczdeki ara\u015ft\u0131rmac\u0131lar durumu bir ad\u0131m \u00f6teye ta\u015f\u0131yarak zihin ve bedenin birbirine ba\u011f\u0131ml\u0131 oldu\u011funu s\u00f6ylemenin \u00f6tesine ge\u00e7erek zihinsel \u00f6zelliklerin d\u00fcnyadaki hareketlerimizle olu\u015ftu\u011funu, yani enakt edildi\u011fini&nbsp;\u00f6ne s\u00fcr\u00fcyorlar<\/strong> (Varela ve di\u011ferleri, 1991). <strong>Bedenlenmi\u015f bili\u015f yakla\u015f\u0131m\u0131n\u0131n en \u00f6nemli dayana\u011f\u0131, n\u00f6robilim ve uygulamal\u0131 psikoloji alanlar\u0131ndaki deneysel bulgular sayesinde ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015f olmas\u0131d\u0131r<\/strong> (Lakoff &amp; Johnson, 1999). B\u00f6ylelikle, ge\u00e7erlili\u011fi durmadan do\u011frulanmaktad\u0131r. Yine de fenomenoloji ak\u0131m\u0131n\u0131n, benli\u011fimizin bedensel temellerine ili\u015fkin deneysel \u00e7al\u0131\u015fmalar i\u00e7in teorik bir \u00f6nc\u00fc niteli\u011finde oldu\u011fu s\u00f6ylenebilir.<\/p>\n\n\n\n<figure class=\"wp-block-pullquote\"><blockquote><p>&#8220;G\u00fcn\u00fcm\u00fczdeki ara\u015ft\u0131rmac\u0131lar durumu bir ad\u0131m \u00f6teye ta\u015f\u0131yarak zihin ve bedenin birbirine ba\u011f\u0131ml\u0131 oldu\u011funu s\u00f6ylemekten de \u00f6te zihinsel \u00f6zelliklerin d\u00fcnyadaki hareketlerimizle olu\u015ftu\u011funu, yani enakt edildi\u011fini&nbsp;\u00f6ne s\u00fcr\u00fcyorlar.&#8221;<\/p><\/blockquote><\/figure>\n\n\n\n<div style=\"height:35px\" aria-hidden=\"true\" class=\"wp-block-spacer\"><\/div>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\" style=\"font-size:30px\"><strong>Fenomenolojik D\u00fc\u015f\u00fcnme Sistemleri<\/strong><\/p>\n\n\n\n<div style=\"height:35px\" aria-hidden=\"true\" class=\"wp-block-spacer\"><\/div>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">F<strong>enomenolojinin ba\u015fl\u0131ca konusu \u201cNas\u0131l deneyimliyoruz?\u201d sorusunu sorarak&nbsp;ya\u015fanm\u0131\u015f deneyimlerimizi<\/strong> (conscious lived experiences) <strong>a\u00e7\u0131kl\u0131\u011fa kavu\u015fturmakt\u0131r<\/strong> (Smith, 2018). Her kavram\u0131n kendi i\u00e7inde sorguland\u0131\u011f\u0131 ve bilincin y\u00f6nelimsel yap\u0131s\u0131n\u0131n a\u00e7\u0131klanmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131 bir metottur. Y\u00f6nelimsellik (intentionality); bilincin nesneler veya eylemlerle ilgili olmas\u0131na dair bir \u00f6zelliktir. \u00d6rne\u011fin, bir k\u00f6pek hakk\u0131nda d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrsem bilincimde bir \u015fey zuhur edecektir. Benzer \u015fekilde, ko\u015fmak hakk\u0131nda d\u00fc\u015f\u00fcnecek olursam bilincim bir t\u00fcr bedensel hareketle ili\u015fkili bir eyleme y\u00f6nelecektir. Fenomenologlar genellikle bilin\u00e7 deneyimi ve onlar\u0131n y\u00f6nelimsel \u00f6zellikleri aras\u0131nda bir fark g\u00f6rmezler (Bilincin bir \u015feye y\u00f6nelmesi bilin\u00e7 deneyiminin ta kendisidir). Dolay\u0131s\u0131yla da eylemlerimiz, hayal g\u00fcc\u00fcm\u00fcz, alg\u0131lar\u0131m\u0131z ve niyetlerimizi a\u00e7\u0131klamak i\u00e7in \u00f6znel oldu\u011fu su g\u00f6t\u00fcrmez bir ger\u00e7ek olan i\u00e7sel ve bilin\u00e7li deneyimlerimizi sorgulamaya odaklan\u0131yorlar.&nbsp;Haliyle&nbsp;fenomenolojik sorgulamada&nbsp; nesnel bir varolu\u015f, ya\u015fanm\u0131\u015f deneyimlerden ayr\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclemez. D\u00fcnyay\u0131 bedenimiz arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla deneyimledi\u011fimiz i\u00e7in beden ve etraf\u0131m\u0131zdaki d\u00fcnyan\u0131n g\u00f6rmezden gelinemeyece\u011fi a\u015fikar hale geliyor. <strong>\u0130\u015fte tam da bu nedenlerle, \u00f6znel ve bili\u015fsel deneyimlerimizin fiziksel bedenlenme a\u00e7\u0131s\u0131ndan de\u011ferlendirilmesi gerek.&nbsp;<\/strong>Ayn\u0131 anlay\u0131\u015fa sahip fenomenolog <strong>Maurice Merleau-Ponty, bilin\u00e7lili\u011fin<\/strong> (\u00f6znellik) <strong>fiziksel d\u00fcnyadaki bedensel varolu\u015fumuzdan ayr\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclemeyece\u011fini \u015fu s\u00f6zlerle savunmu\u015ftur: \u201cBir \u00f6znellik (subjectivity) olarak varolu\u015fum bir beden olarak varolu\u015fumla ve d\u00fcnyan\u0131n varolu\u015fuyla tek bir b\u00fct\u00fcn olu\u015fturur \u00e7\u00fcnk\u00fc oldu\u011fum \u00f6zne somut olarak ele al\u0131nd\u0131\u011f\u0131nda bu bedenden ve d\u00fcnyadan ayr\u0131lamaz\u201d<\/strong> (Merleau-Ponty, 1962, s. 475). Bu g\u00f6r\u00fc\u015f, zihnin bedenden ve d\u00fcnyadan tamamen ayr\u0131 oldu\u011fu fikrini benimsemi\u015f zihincilikteki (mentalism) solipsist anlay\u0131\u015ftan (tekbencilik) \u00f6nemli bir sapma g\u00f6sterir (Fodor, 1980) (Solipsist anlay\u0131\u015fa g\u00f6re birey yaln\u0131zca kendi zihninin varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 kesin olarak bilebilir ve geriye kalan her \u015fey o zihnin \u00fcr\u00fcn\u00fcd\u00fcr). <\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Merleau-Ponty\u2019nin g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcne g\u00f6re deneyimler izole aktiviteler olmay\u0131p fiziksel d\u00fcnyadaki bedensel etkile\u015flerimimizle i\u015flenmi\u015flerdir. Bu g\u00f6r\u00fc\u015f, \u00f6znelli\u011fin (genel kullan\u0131m\u0131yla bilin\u00e7lilik) tamamen zihinsel (mentalist) oldu\u011fu ve bedenin, d\u00fcnyayla etkile\u015fime girmek i\u00e7in bir ara\u00e7tan ibaret oldu\u011fu d\u00fc\u015f\u00fcncesinden radikal bir \u015fekilde ayr\u0131l\u0131r. <strong>\u00d6te yandan fenomenolojik metot; zihin, beden ve d\u00fcnyan\u0131n birbirini sarmalad\u0131\u011f\u0131, zihnin bedenlenmesi gibi bedenin de bili\u015fsel evrene do\u011fru ta\u015ft\u0131\u011f\u0131 ak\u0131\u015fkan bir ili\u015fkinin varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 vurgular.<\/strong> Bu bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131 bedenlenme yakla\u015f\u0131m\u0131n\u0131n geli\u015ftirilmesinde&nbsp; fenomenolojiye temel bir rol verir. \u00dcstelik bu yakla\u015f\u0131m, deneyim ve eyleme y\u00f6nelik daha b\u00fct\u00fcnsel bir g\u00f6r\u00fc\u015f ortaya koymu\u015ftur. D\u00fcnyadan al\u0131nan girdiler (input) ve ona yans\u0131t\u0131lan \u00e7\u0131kt\u0131lar (output) aras\u0131ndaki geleneksel s\u0131n\u0131rlar daha ak\u0131\u015fkand\u0131r. <strong>Yani, zihinsel ve fiziksel boyutlar derin bir \u015fekilde ba\u011flant\u0131l\u0131d\u0131r ve bili\u015fsel deneyimlerimiz \u00f6zellikle d\u00fcnyayla olan etkile\u015fimlerimizle \u015fekilleniyor diyebiliriz.<\/strong> Fenomenoloji bu alana dair iyice olgunla\u015fm\u0131\u015f g\u00f6r\u00fc\u015flerin temelini olu\u015fturur. Shaun Gallagher (2005), Fransisco Varela ve ark. (1991), Dan Zahavi (2008) ve Evan Thompson (2007) gibi yak\u0131n zamandaki bedenlenme ara\u015ft\u0131rmac\u0131lar\u0131n\u0131n bile Merleau-Ponty ya da genel anlam\u0131yla fenomenolojiye s\u0131kl\u0131kla at\u0131fta bulunmalar\u0131n\u0131n sebebi budur. \u015eimdi, bedensel yakla\u015f\u0131mda benli\u011fin&nbsp; yerini tart\u0131\u015fmadan evvel, bedenlenmi\u015f bili\u015f yakla\u015f\u0131m\u0131ndaki temel varsay\u0131mlar\u0131 genel itibariyle anlamakta fayda var.<\/p>\n\n\n\n<div style=\"height:35px\" aria-hidden=\"true\" class=\"wp-block-spacer\"><\/div>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\" style=\"font-size:30px\"><strong>Bedenlenmi\u015f Bili\u015f Yakla\u015f\u0131m\u0131nda Temel Varsay\u0131mlar<\/strong><\/p>\n\n\n\n<div style=\"height:35px\" aria-hidden=\"true\" class=\"wp-block-spacer\"><\/div>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Bedenlenmi\u015f bili\u015f yakla\u015f\u0131m\u0131 bir ara\u015ft\u0131rma \u00e7er\u00e7evesi sunar. <strong>Bu \u00e7er\u00e7evede bili\u015fin; failin<\/strong> (ya da bir di\u011fer deyi\u015fle eyleyicinin (agent)) <strong>bedensel \u00f6zelliklerine derinlemesine&nbsp;ba\u011fl\u0131 oldu\u011fu anlay\u0131\u015f\u0131 hakimdir<\/strong> (Wilson &amp; Foglia, 2011). Bu, temsilcinin beyninden de \u00f6te, bedeninin bili\u015fsel i\u015flemleme konusunda belirgin bir nedensel ili\u015fki yaratt\u0131\u011f\u0131n\u0131 veya fiziksel anlamda kurucu bir rol \u00fcstlendi\u011fini savunmaktad\u0131r. Gallagher (2023) bu tan\u0131m\u0131n \u00f6tesine ge\u00e7erek bedenlenmi\u015f bili\u015fin, &#8220;4E bili\u015fsel bilim&#8221; dedi\u011fimiz alan\u0131n daha geni\u015f ve \u00e7e\u015fitlendirilmi\u015f bir&nbsp; par\u00e7as\u0131 oldu\u011funu dile getirmi\u015ftir. <strong>4E bili\u015fsel bilim; bili\u015fin, bedenlenmi\u015f<\/strong> (embodied), <strong>g\u00f6m\u00fcl\u00fc <\/strong>(embedded), <strong>edimsel\/eylemsel<\/strong> (enacted) <strong>ve geni\u015fletilmi\u015f<\/strong> (extended) <strong>y\u00f6nlerini kapsar.<\/strong> <strong>Bu kapsay\u0131c\u0131 g\u00f6r\u00fc\u015fe g\u00f6re bili\u015f sadece organizman\u0131n sensorimotor<\/strong> (duyu-motor) <strong>becerilerine de\u011fil, ayn\u0131 zamanda beden ve \u00e7evre aras\u0131ndaki dinamik etkile\u015fime de ba\u011fl\u0131d\u0131r.<\/strong> Buna ilaveten bu etkile\u015fim, bili\u015fsel s\u00fcre\u00e7lerin geli\u015fimini ve \u00f6zg\u00fcl do\u011fas\u0131n\u0131 aktif bir \u015fekilde \u015fekillendirerek ve belirleyerek yap\u0131c\u0131 bir nitelik kazan\u0131r. Bu geni\u015fletilmi\u015f anlay\u0131\u015f, beden ve \u00e7evrenin bili\u015fsel fonksiyonlar\u0131n ayr\u0131lmaz bir par\u00e7as\u0131 haline geldi\u011fi \u00e7e\u015fitli boyutlar\u0131 vurgular. G\u00fcncel bedenlenme ara\u015ft\u0131rmalar\u0131nda baz al\u0131nan temel varsay\u0131mlar bunlard\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Bir di\u011fer iddiaya g\u00f6re ise bili\u015f, organizman\u0131n ne t\u00fcr bir bedene sahip oldu\u011funa ba\u011fl\u0131d\u0131r. Her organizma farkl\u0131 bedensel \u00f6zelliklere ve sensorimotor becerilere sahip oldu\u011fu i\u00e7in&nbsp; her biri farkl\u0131 t\u00fcr bir deneyim ya\u015fayacakt\u0131r (insan olman\u0131n nas\u0131l bir \u015fey oldu\u011fu yarasa olman\u0131n nas\u0131l bir \u015fey oldu\u011fundan farkl\u0131 olacakt\u0131r). <strong>Bu y\u00fczden bili\u015fsel aktiviteler \u00f6zg\u00fcl&nbsp; bedensel \u00f6zellikler sayesinde meydana gelen deneyimlerden izole bir \u015fekilde ger\u00e7ekle\u015femez.<\/strong> <strong>Vurgulanmas\u0131 gereken bir ba\u015fka hayati nokta ise bedenlenme yakla\u015f\u0131m\u0131n\u0131n bedeni yaln\u0131zca beyne indirgemedi\u011fi ve sinirsel olmayan di\u011fer b\u00f6lgeleri de kapsad\u0131\u011f\u0131 ger\u00e7e\u011fidir.<\/strong> Dolay\u0131s\u0131yla, organizman\u0131n d\u00fcnyayla olan bedensel etkile\u015fimi sayesinde edindi\u011fi \u00f6zg\u00fcl deneyimlerin bili\u015fin belirleyicisi oldu\u011fu iddia edilir.<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Dikkatle anla\u015f\u0131lmas\u0131 gereken bir di\u011fer nokta ise \u201cbedenin bili\u015f konusunda nedensel bir ili\u015fki yaratt\u0131\u011f\u0131 ve kurucu bir rol \u00fcstlendi\u011fi\u201d iddias\u0131d\u0131r. Nedensel k\u0131sm\u0131n\u0131n neyi kastetti\u011fi \u00f6nceki paragraflarda g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc \u00fczere a\u00e7\u0131kt\u0131r, \u00f6zg\u00fcl bedensel deneyimlerin bili\u015fsel i\u015flevleri ortaya \u00e7\u0131karmas\u0131yla&nbsp; bili\u015fin bedene ba\u011fl\u0131 olmas\u0131 durumundan bahsediyoruz.  Ancak as\u0131l sorun, konu bedenin kurucu rol\u00fcne geldi\u011finde&nbsp;ortaya \u00e7\u0131k\u0131yor. Bedenin bili\u015fe sebebiyet vermesi&nbsp; anla\u015f\u0131labilir fakat beden, bili\u015fsel sistemin t\u00fcm\u00fcn\u00fcn bir par\u00e7as\u0131 m\u0131d\u0131r? Tart\u0131\u015f\u0131lmakta olan tam da budur. <strong>Bedenlenme yakla\u015f\u0131m\u0131 bedeni, bili\u015fsel aktivitenin yap\u0131 ta\u015flar\u0131ndan biri olarak g\u00f6r\u00fcr.<\/strong> Bu bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131 geleneksel g\u00f6r\u00fc\u015flere meydan okumaktad\u0131r. \u015eimdi bu iddian\u0131n dayana\u011f\u0131n\u0131 anlamak i\u00e7in fotosentez s\u00fcrecini \u00f6rnek olarakalal\u0131m. G\u00fcne\u015f \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131 mevcut oldu\u011funda bitkilerin karbondioksit ve su kullanarak glikoz sentezledi\u011fini biliyoruz. Burada g\u00fcne\u015f \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131 yaln\u0131zca tepkimeyi ba\u015flatan bir sebep ya da kataliz\u00f6r olarak g\u00f6r\u00fclebilir. Ancak, karbon&nbsp;ve hidrojenin aksine&nbsp;tepkime sonucunda ortaya \u00e7\u0131kan \u00fcr\u00fcn\u00fcn temel bile\u015fenlerinden&nbsp;biri de\u011fildir. Geleneksel yakla\u015f\u0131mlara g\u00f6re&nbsp;beden, ba\u015flang\u0131\u00e7taki duyusal girdiyi sa\u011flayan nedensel bir fakt\u00f6rden ibaret&nbsp;g\u00f6r\u00fcl\u00fcr fakat&nbsp;bili\u015fsel sistemin bir par\u00e7as\u0131 de\u011fildir. B\u00fct\u00fcn bili\u015fsel s\u00fcre\u00e7ler bedenden izoledir ve beyinle s\u0131n\u0131rl\u0131d\u0131r.&nbsp;<strong>Bedenlenme yakla\u015f\u0131m\u0131 bu g\u00f6r\u00fc\u015fe kar\u015f\u0131 gelir ve sinirsel olmayan bedensel \u00f6zelliklerin de t\u0131pk\u0131 beyin gibi temel bir yap\u0131 ta\u015f\u0131 oldu\u011funu savunur.<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\"><strong>Yukar\u0131daki iddialardan yola \u00e7\u0131karak bedenlenme teorileri genellikle bili\u015fin zihin-beden-d\u00fcnya bi\u00e7iminde s\u0131k\u0131 s\u0131k\u0131ya ba\u011fl\u0131 bir sistem oldu\u011funu s\u00f6yler.<\/strong> Burada, bedenlenme yakla\u015f\u0131m\u0131na ait bir ba\u015fka \u00f6nemli iddia devreye giriyor ve bu, d\u00fcnyan\u0131n -etraf\u0131 saran \u00e7evre olarak-&nbsp;bili\u015fsel sisteme dahil edilmesidir. Bedenlenme yakla\u015f\u0131m\u0131 bili\u015fi, bedenin d\u00fcnyadaki etkile\u015fimi ve eylemi sonucunda ortaya \u00e7\u0131kan bir \u00f6zellik olarak g\u00f6r\u00fcr.&nbsp;Dolay\u0131s\u0131yla bedenden veya d\u00fcnyadan ba\u011f\u0131ms\u0131z bir merkezi i\u015flemci ya da y\u00f6netici&nbsp;birimi olmad\u0131\u011f\u0131 sonucuna var\u0131yoruz.&nbsp;<strong>Ba\u015fka bir zihinsel yetiye gerek duymadan bili\u015fsel aktiviteleri yerine getirme konusunda bedenlenmi\u015f sistemin kendi kendine yeten bir sistem oldu\u011funu iddia eden etkileyici bir bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131yla kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131yay\u0131z.<\/strong> \u00d6nceden de g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz gibi bedenin duyusal girdiyi d\u00fcnyadan ald\u0131\u011f\u0131, ard\u0131ndan beynin bu bilgiyi i\u015flemledi\u011fi ve sonunda motor organlar sayesinde eyleme ge\u00e7ildi\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclmekteydi. Motor organlar\u0131m\u0131z dahil olmak \u00fczere d\u00fcnyevi nesneler bili\u015fsel sistemin bir par\u00e7as\u0131 olarak g\u00f6r\u00fclm\u00fcyordu. Buna kar\u015f\u0131n bedenlenme yakla\u015f\u0131m\u0131, bili\u015fin ortaya \u00e7\u0131kma sebebinin d\u00fcnyadaki nesnelerle olan etkile\u015fimimiz oldu\u011funu savunuyor.<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Bu iddialar, genel amac\u0131 k\u0131saca \u00f6zetliyor ve bir\u00e7ok ara\u015ft\u0131rmac\u0131n\u0131n kendi g\u00f6r\u00fc\u015flerini \u00fczerine in\u015fa etti\u011fi bedenlenme tezinin temellerini sunuyor. <strong>K\u0131lavuz niteli\u011findeki ilke ise geleneksel yakla\u015f\u0131mlarda d\u0131\u015flanm\u0131\u015f olan \u201cd\u00fcnyevi nesnelerle etkile\u015fimimizin ve \u00e7evreyle ili\u015fkimizin&nbsp;muhakeme yetene\u011fimiz \u00fczerinde yap\u0131c\u0131 bir rol\u00fc oldu\u011fu\u201d g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcn kabul\u00fcd\u00fcr.<\/strong> K\u0131sacas\u0131, bedenlenme yakla\u015f\u0131m\u0131 bedeni ve d\u00fcnyay\u0131 t\u00fcm bili\u015fsel sistemimizin yads\u0131namaz bir par\u00e7as\u0131 olarak g\u00f6r\u00fcr. Ayr\u0131ca, bedenlenme yakla\u015f\u0131m\u0131n\u0131 tek bir c\u00fcmlede \u015fu \u015fekilde a\u00e7\u0131klayabiliriz: <strong>Zihinsel olgular, d\u00fcnyayla olan bedensel etkile\u015fimimizden do\u011far.<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">\u015eimdi, daha \u00f6nce de belirtildi\u011fi gibi <strong>bu teori yaln\u0131zca spek\u00fclasyonlardan ya da a priori (deney \u00f6ncesi) ak\u0131l y\u00fcr\u00fctmelerden do\u011fmu\u015f de\u011fil.<\/strong> <strong>Bili\u015fsel bilim alan\u0131ndaki g\u00fcncel deneysel ara\u015ft\u0131rmalar baz al\u0131narak ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r.<\/strong> Bu y\u00fczden, bedenlenmi\u015f benlik hakk\u0131ndaki son tart\u0131\u015fmam\u0131za ge\u00e7meden \u00f6nce bedenlenme teorisinin sa\u011flaml\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve ge\u00e7erlili\u011fini g\u00f6stermek i\u00e7in g\u00fcncel birka\u00e7 deneysel ara\u015ft\u0131rmadan s\u00f6z etmek isterim.<\/p>\n\n\n\n<figure class=\"wp-block-pullquote\"><blockquote><p>&#8220;Bedenlenme Yakla\u015f\u0131m\u0131n\u0131 tek bir c\u00fcmlede \u015fu \u015fekilde a\u00e7\u0131klayabiliriz: Zihinsel olgular, d\u00fcnyayla olan bedensel etkile\u015fimimizden do\u011far.&#8221;<\/p><\/blockquote><\/figure>\n\n\n\n<div style=\"height:35px\" aria-hidden=\"true\" class=\"wp-block-spacer\"><\/div>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\" style=\"font-size:30px\"><strong>Bili\u015fsel Bilimden Kan\u0131tlar<\/strong><\/p>\n\n\n\n<div style=\"height:35px\" aria-hidden=\"true\" class=\"wp-block-spacer\"><\/div>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">D\u00fc\u015f\u00fcnceler ve kavramlar\u0131n tipik olarak zihinsel nitelikler oldu\u011fu ve bedenden ayr\u0131 olduklar\u0131 kan\u0131s\u0131 yayg\u0131nd\u0131r fakat <strong>\u00e7ok say\u0131da deneysel \u00e7al\u0131\u015fma; bedensel ve \u00e7evresel \u00f6zelliklerin d\u00fc\u015f\u00fcnce ve kavramlardan ayr\u0131lamayaca\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6sterir.<\/strong> Bu makalede, dilbilimsel ve matematiksel kavramlara odaklanan se\u00e7ili \u00f6rnekler sunulacak. S\u00f6z konusu becerilerin zihne ya da maddesel olmayan varl\u0131klara atfedilmesi sebebiyle bu kavramlara odaklan\u0131yoruz.<\/p>\n\n\n\n<div style=\"height:35px\" aria-hidden=\"true\" class=\"wp-block-spacer\"><\/div>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\" style=\"font-size:30px\"><strong>Vaka 1<\/strong><\/p>\n\n\n\n<div style=\"height:35px\" aria-hidden=\"true\" class=\"wp-block-spacer\"><\/div>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Olaf Hauk ve meslekta\u015flar\u0131&nbsp; (2004) bir \u00e7al\u0131\u015fmada \u201cyalamak (lick)\u201d, \u201cse\u00e7mek (pick)\u201d ve \u201ctekmelemek (kick)\u201d kelimelerini okuman\u0131n dahi s\u0131ras\u0131yla \u201cdil\u201d, \u201cel\u201d ve \u201cbacak\u201d ile ger\u00e7ekle\u015fen hareketlerden sorumlu beyin b\u00f6lgelerini uyard\u0131\u011f\u0131n\u0131 ke\u015ffetti. <strong>Yani birinin \u201ctekmelemek\u201d kelimesini anlama bi\u00e7imi, tekmelemek eylemi ile yak\u0131ndan ili\u015fkilidir. Bu t\u00fcr bulgular, bili\u015fsel s\u00fcre\u00e7lerin bireyin bedensel deneyimleriyle i\u00e7 i\u00e7e ge\u00e7mi\u015f oldu\u011funu g\u00f6sterir.<\/strong><\/p>\n\n\n\n<div style=\"height:35px\" aria-hidden=\"true\" class=\"wp-block-spacer\"><\/div>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\" style=\"font-size:30px\"><strong>Vaka 2<\/strong><\/p>\n\n\n\n<div style=\"height:35px\" aria-hidden=\"true\" class=\"wp-block-spacer\"><\/div>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Shirley-Ann Rueschemeyer ve meslekta\u015flar\u0131&nbsp; (2010) taraf\u0131ndan y\u00fcr\u00fct\u00fclen bir deney, okuma s\u0131ras\u0131ndaki&nbsp; kavray\u0131\u015f esnas\u0131nda alg\u0131sal sistemin kullan\u0131l\u0131\u015f\u0131n\u0131 g\u00f6stermi\u015ftir. Kat\u0131l\u0131mc\u0131lara \u201c araba sana do\u011fru geliyor\u201d, \u201c araba senden uzakla\u015f\u0131yor\u201d ve \u201c araba b\u00fcy\u00fck g\u00f6r\u00fcn\u00fcyor\u201d gibi eylemlere ili\u015fkin c\u00fcmleler sunuluyor.&nbsp; Kat\u0131l\u0131mc\u0131lar\u0131n eylem odakl\u0131 c\u00fcmleleri kavramas\u0131 esnas\u0131nda eylem odakl\u0131 olmayan c\u00fcmlelere g\u00f6re V5\/MT b\u00f6lgesinin (orta temporal lobtaki be\u015finci g\u00f6rsel alan: g\u00f6rsel hareketin alg\u0131lanmas\u0131ndan sorumlu b\u00f6lge) daha aktif oldu\u011fu bulgusu hayli ilgin\u00e7. <strong>Bu bulgu, duyusal sistemin semantik (anlambilimsel) i\u015flemleme s\u00fcrecine dahil oldu\u011funu \u00f6ne s\u00fcr\u00fcyor.&nbsp;<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\"><strong>Bu bulgularla, dilsel kavraman\u0131n (language comprehension)&nbsp; beyne izole bir aktivite olmad\u0131\u011f\u0131 sonucuna var\u0131yoruz \u00e7\u00fcnk\u00fc insanlar\u0131n sensorimotor becerilerine fazlas\u0131yla ba\u011f\u0131ml\u0131 oldu\u011fu a\u015fikar.<\/strong> Ayr\u0131ca beyin g\u00f6r\u00fcnt\u00fcleme teknolojilerindeki geli\u015fmeler,&nbsp; \u00e7o\u011fu dilsel yap\u0131n\u0131n sensorimotor becerilere dayanan temellerini g\u00f6steren bir\u00e7ok deneysel kan\u0131t sunuyor. \u00d6rne\u011fin bir deney, fiil kullan\u0131m\u0131n\u0131n beynin motor sistemini aktive etti\u011fini g\u00f6steriyor, hatta g\u00f6rsele dayal\u0131 bi isim d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcld\u00fc\u011f\u00fcnde de beynin g\u00f6rsel sisteminin aktive oldu\u011funu ortaya koydu.<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Benzer bir \u015fekilde, matematik alan\u0131nda yap\u0131lan \u00e7e\u015fitli ara\u015ft\u0131rmalar matematiksel hesaplamalar\u0131n da sensorimotor hareketlerden tamamen kopuk olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6stermi\u015ftir. \u00d6rne\u011fin;<\/p>\n\n\n\n<div style=\"height:35px\" aria-hidden=\"true\" class=\"wp-block-spacer\"><\/div>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\" style=\"font-size:30px\"><strong>Vaka 3<\/strong><\/p>\n\n\n\n<div style=\"height:35px\" aria-hidden=\"true\" class=\"wp-block-spacer\"><\/div>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Michael Andres ve meslekta\u015flar\u0131 (2007) transkraniyal manyetik stim\u00fclasyon (TMS) y\u00f6ntemini kullanarak sayma becerisine y\u00f6nelik bir ara\u015ft\u0131rma y\u00fcr\u00fctt\u00fcler. TMS, beyni manyetik alan ile stim\u00fcle eden (uyaran) invazif (invasive) olmayan bir i\u015flemdir. Bili\u015fsel bir g\u00f6revin motor aktiviteleri nas\u0131l etkiledi\u011fini \u00f6l\u00e7mek i\u00e7in kullan\u0131labilir. Bu \u00e7al\u0131\u015fmada kat\u0131l\u0131mc\u0131lardan, verilen bir serideki noktalar\u0131 saymalar\u0131 istenmi\u015ftir. Bununla e\u015f zamanl\u0131 olarak TMS sinyalleri beynin el, kol ve bacak hareketleriyle ilgili b\u00f6lgelerine g\u00f6nderilmi\u015f ve s\u0131ras\u0131yla el, kol ve bacak kaslar\u0131ndaki sinirsel aktiviteler kaydedilmi\u015ftir. Sayma esnas\u0131nda eldeki aktivite artarken kol ve bacakta b\u00f6yle bir art\u0131\u015f g\u00f6zlemlenmemi\u015ftir. <strong>Bu sonu\u00e7, eldeki sinirsel motor devreleri ve sayma eylemi aras\u0131nda muhtemel bir ba\u011flant\u0131 oldu\u011funu g\u00f6stermektedir.<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Bu deneysel bulgular\u0131 tart\u0131\u015fmam\u0131z\u0131n tek sebebi zihinsel olgular\u0131n izole s\u00fcre\u00e7ler olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6stermektir. <strong>Hatta tam aksine zihinsel olgular;&nbsp;bedenin ve di\u011fer d\u0131\u015fsal \u00f6zelliklerin de ayr\u0131lamaz bir bile\u015feni oldu\u011fu&nbsp;entegre bir sistem olarak g\u00f6r\u00fcl\u00fcyor. Beyin b\u00fct\u00fcn bu sistemin yaln\u0131zca bir par\u00e7as\u0131 oldu\u011fu i\u00e7in zihinsel olgular\u0131n tamamen beyne indirgenemeyece\u011fi sonucuna var\u0131l\u0131yor.<\/strong> Peki ya benlik? E\u011fer zihinsel s\u00fcre\u00e7lerimiz iddia edildi\u011fi gibi bedenlenmi\u015f ise neden g\u00fcndelik hayat\u0131m\u0131zda ayr\u0131k bir benlik (bedenin \u00f6tesinde) deneyimliyoruz?<\/p>\n\n\n\n<div style=\"height:35px\" aria-hidden=\"true\" class=\"wp-block-spacer\"><\/div>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\" style=\"font-size:30px\"><strong>Benlik Bedenlenmi\u015f Midir?<\/strong><\/p>\n\n\n\n<div style=\"height:35px\" aria-hidden=\"true\" class=\"wp-block-spacer\"><\/div>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Bedenlenmi\u015f benli\u011fin&nbsp; akla yatk\u0131n olup olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131&nbsp; kavramak i\u00e7in konuya farkl\u0131 a\u00e7\u0131lardan bakmak elzemdir. Tart\u0131\u015fma, a\u00e7\u0131k ve kapsaml\u0131 bir inceleme sunabilmek i\u00e7in \u00fc\u00e7 k\u0131s\u0131mdan olu\u015fmaktad\u0131r:<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">1. benli\u011fin neden bedenden ayr\u0131 veya ona e\u015f de\u011fer olamayaca\u011f\u0131n\u0131n a\u00e7\u0131klanmas\u0131, 2. benli\u011fin neden yaln\u0131zca bedenlenmi\u015f olabilece\u011fi \u00f6nermesinin sunumu, 3. \u00d6z\u00fcnde bedenlenmi\u015f oldu\u011fu deneysel \u00e7al\u0131\u015fmalar taraf\u0131ndan da desteklenmi\u015f olan benli\u011fin neden bedenlenmi\u015f gibi g\u00f6r\u00fcnmedi\u011finin sorgulanmas\u0131.<\/p>\n\n\n\n<div style=\"height:35px\" aria-hidden=\"true\" class=\"wp-block-spacer\"><\/div>\n\n\n\n<ol class=\"wp-block-list\">\n<li style=\"font-size:30px\"><strong>Benlik Neden Bedenden Ayr\u0131 Veya Ona E\u015f De\u011fer Olamaz?<\/strong><\/li>\n<\/ol>\n\n\n\n<div style=\"height:35px\" aria-hidden=\"true\" class=\"wp-block-spacer\"><\/div>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Benlikle ilgili felsefi, psikolojik ve bilimsel geleneklere dayanan mevcut yakla\u015f\u0131mlar benli\u011fi genellikle salt metafiziksel g\u00f6r\u00fc\u015ften b\u00fcsb\u00fct\u00fcn indirgemeci yakla\u015f\u0131ma uzanan bir\u00e7ok farkl\u0131 bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131 arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla kavramsalla\u015ft\u0131rm\u0131\u015ft\u0131r. <strong>Her ne kadar bu g\u00f6r\u00fc\u015fler benli\u011fi anlamam\u0131za belirgin bir katk\u0131da bulunmu\u015f olsa da \u00f6zellikle de bedenlenmenin kritik y\u00f6nleri hesaba kat\u0131l\u0131rken kapsaml\u0131 bir a\u00e7\u0131klama s\u0131kl\u0131kla eksik kal\u0131yor.<\/strong> Bu eksiklik, benli\u011fin bili\u015fsel ve anlat\u0131sal (narrative) y\u00f6nlerinin gere\u011finden fazla vurgulanmas\u0131, bedenin rol\u00fcn\u00fcn ihmal edilmesi ve zihni bedenden ay\u0131ran dualist yakla\u015f\u0131ma meyledilmesi gibi bir dizi etkenden kaynaklan\u0131r. <\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Felsefi ara\u015ft\u0131rmalar genellikle benli\u011fi bedenden ayr\u0131 bir varl\u0131k olarak tan\u0131mlam\u0131\u015ft\u0131r ki bu durum hem Bat\u0131 hem de Asya felsefesinde g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. \u00d6rne\u011fin, Hint felsefesi benli\u011fi (Atman) temelde evrensel ruhla (Brahman) bir b\u00fct\u00fcn&nbsp; olan, ebedi, ezeli ve de\u011fi\u015fmez bir \u00f6z olarak g\u00f6r\u00fcr ve bu fiziksel ve zamansal boyutu a\u015fan bir benlik formunu betimler (Radhakrishnan &amp; Moore, 1957). Bunun aksine Budizm, Anatta kavram\u0131n\u0131 (bensizlik) ortaya koyar ve benlik olarak alg\u0131lad\u0131\u011f\u0131m\u0131z \u015feyin kal\u0131c\u0131 bir \u00f6zden yoksun olan ge\u00e7ici fiziksel ve zihinsel olgular b\u00fct\u00fcn\u00fcnden ibaret oldu\u011funu \u00f6ne s\u00fcrer (An\u0101layo, 2003; Harvey, 2012). Bu yakla\u015f\u0131mlar, bilin\u00e7&nbsp; ve kimli\u011fin do\u011fas\u0131na dair derin i\u00e7g\u00f6r\u00fcler sa\u011flarken s\u0131kl\u0131kla benli\u011fi fiziksel d\u00fcnyaya oturtan&nbsp; bedenin somut deneyimlerini g\u00f6zden ka\u00e7\u0131rm\u0131\u015flard\u0131r.Benzer \u015fekilde Bat\u0131 felsefesi geleneklerinde insan, birbiriyle etkile\u015fime giren iki ayr\u0131 varl\u0131\u011f\u0131n birle\u015fimi olarak kavramsalla\u015ft\u0131r\u0131l\u0131r. Bu tan\u0131m, Yunan felsefesiyle ba\u015flam\u0131\u015f olup modern zamanlarda Descartes\u2019a kadar devam etmi\u015ftir. Bu t\u00fcr dualist g\u00f6r\u00fc\u015fler benli\u011fi bedenlenmi\u015f ve ya\u015fanm\u0131\u015f deneyimlerden ay\u0131rma e\u011filimindeki benli\u011fin do\u011fas\u0131na dair ba\u015fl\u0131ca metafiziksel tart\u0131\u015fmalar\u0131 ele al\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">\u0130nsan\u0131n bedeniyle olan ili\u015fkisi \u00fczerinde \u00e7al\u0131\u015fan Descartes, bu g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc sistematikle\u015ftirerek daha da ileri ta\u015f\u0131m\u0131\u015ft\u0131r. Modern bilimsel y\u00f6ntemlerin ve analitik felsefe gelene\u011finin ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131yla benlik ve onun bedenle ili\u015fkisiyle ilgili ba\u015fka g\u00f6r\u00fc\u015fler de geli\u015ftirilmi\u015ftir. Ancak bu g\u00f6r\u00fc\u015fler \u00e7o\u011funlukla insano\u011flunun bedenlenmi\u015f do\u011fas\u0131n\u0131 g\u00f6zden ka\u00e7\u0131rm\u0131\u015ft\u0131r. \u00d6rne\u011fin; 20. y\u00fczy\u0131lda geli\u015ftirilmi\u015f olan materyalizm, kendini Kartezyen dualizminin en z\u0131t noktas\u0131nda konumland\u0131rarak benlik ve bedenin asl\u0131nda \u00f6zde\u015f oldu\u011funu savunur (Rosenthal, 2000). Bunun aksine olu\u015fumculuk (constitutionalism), insan\u0131n beden taraf\u0131ndan olu\u015fturuldu\u011funu fakat onunla \u00f6zde\u015f olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 savunmu\u015ftur. Benli\u011fi sosyal yap\u0131land\u0131rmac\u0131l\u0131k, anlat\u0131sal kimlik ve hatta beyindeki i\u015flemlerin yan\u0131lt\u0131c\u0131 bir yan \u00fcr\u00fcn\u00fc oldu\u011fu do\u011frultusunda kavramsalla\u015ft\u0131ran ba\u015fka g\u00f6r\u00fc\u015fler de ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r. Kenneth Gergen (2011) dilbilimsel, k\u00fclt\u00fcrel ve ki\u015filer aras\u0131 dinamiklerin benlik kavram\u0131n\u0131n \u015fekillendirilmesindeki rol\u00fcn\u00fc vurgulayar ve benli\u011fi sosyal bir yap\u0131 olarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr. Benzer \u015fekilde Schechtman (2011) ki\u015fisel kimli\u011fin kendimiz hakk\u0131nda anlatt\u0131\u011f\u0131m\u0131z hikayelerle yap\u0131land\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 ifade ederek anlat\u0131sal boyutu vurgular. Bu hikayeler bireyin ge\u00e7mi\u015fini, bug\u00fcn\u00fcn\u00fc ve \u00f6ng\u00f6r\u00fclen gelece\u011fini tutarl\u0131 bir b\u00fct\u00fcn halinde birle\u015ftirir. Thomas Metzinger (2004) daha radikal bir g\u00f6r\u00fc\u015f ortaya koyarak benli\u011fin temelde beyin taraf\u0131ndan yarat\u0131lm\u0131\u015f bir model oldu\u011funu ileri s\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fcr. Bu, benli\u011fi etkili bir \u015fekilde bir yan\u0131lsama haline getiren ve ontolojik bir \u00f6zelli\u011fi olmayan olgusal bir benlik modelidir.<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\"><strong>Bu t\u00fcr modern g\u00f6r\u00fc\u015fler,&nbsp;\u00f6l\u00fcm arg\u00fcman\u0131nda benli\u011fin \u00f6l\u00fcmden sonra da var oldu\u011fu g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc hakimdir, benlik ve beden birbirinden ayr\u0131 varl\u0131klard\u0131r.<\/strong>&nbsp;S\u00f6z konusu arg\u00fcman benlik ve bedenin birbiriyle \u00f6zde\u015f olmad\u0131\u011f\u0131 sav\u0131na dayan\u0131r.&nbsp; Bu g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn kayna\u011f\u0131, bir insan\u0131n \u00f6ld\u00fc\u011f\u00fc zaman fiziksel olarak var olmay\u0131 b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131 fakat ba\u015fka bir bi\u00e7imde ya\u015famaya devam etti\u011fi inanc\u0131d\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla ki\u015finin var olmay\u0131 s\u00fcrd\u00fcrebilmesi i\u00e7in bedenin varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n devam etmesi gerekli de\u011fildir. Ba\u015fka bir deyi\u015fle, ki\u015fi ve bedeni ayn\u0131 \u015fey de\u011fildir.<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">\u015eimdi, ba\u015fka bir \u00f6rne\u011fi ele alal\u0131m: A insan\u0131n\u0131n beyninin B insan\u0131n\u0131n bedenine nakledildi\u011fini hayal edelim. Ortaya \u00e7\u0131kan insan ba\u015fka bir bedene sahip olmas\u0131na ra\u011fmen h\u00e2l\u00e2 A insan\u0131 olarak kabul edilir. A\u2019n\u0131n orijinal bedeni art\u0131k var olmasa da A insan\u0131 var olmaya devam eder. Bu senaryo benli\u011fin bedenle \u00f6zde\u015f olmad\u0131\u011f\u0131 \u00f6nermesini daha da g\u00fc\u00e7lendirir. Descartes bedenlenmi\u015f bir insanla yine onun&nbsp;fiziksel bedeninin&nbsp;ayn\u0131 \u015fey olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 \u00f6ne s\u00fcrerek bu bilmeceye de\u011finmi\u015ftir. Descartes ruhla ayn\u0131 kefeye koydu\u011fu benli\u011fin, maddesel olmayan ve bedenden ayr\u0131 bir \u00f6z oldu\u011funu \u00f6ne s\u00fcrer ki bu, insan\u0131n varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n beden olmadan da devam edebilece\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcncesini savunur. Bu g\u00f6r\u00fc\u015f \u00f6zellikle de ruhun bedenle nas\u0131l birle\u015febilece\u011finin kavramsalla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131ndaki&nbsp;zorluk&nbsp;\u00fczerinden&nbsp; ele\u015ftirilmi\u015ftir. <strong>David Chalmers zihin ve bedenin ayr\u0131kl\u0131\u011f\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcncesine itiraz eder. Ba\u011f\u0131ms\u0131z bir zihinsel \u00f6z\u00fcn fiziksel s\u00fcre\u00e7leri etkiledi\u011fi g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcne kar\u015f\u0131 gelir ve fiziksel d\u00fcnyan\u0131n temelde nedensel olarak kapal\u0131 oldu\u011funu vurgular.<\/strong> Chalmers\u2019a g\u00f6re her fiziksel olay i\u00e7in yeterli fiziksel nedensellik mevcuttur ve bu durum fiziksel sonu\u00e7lar\u0131 etkileyen ve fiziksel olmayan herhangi bir varl\u0131k oldu\u011funu varsayma gereklili\u011fini ortadan kald\u0131r\u0131r (Chalmers, 1996, s.14). Ba\u015fka bir deyi\u015fle,&nbsp; fiziksel nesneler \u00fczerine&nbsp;etki eden maddesel olmayan varl\u0131klar\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnmek i\u00e7in yeterli bir sebep yoktur. <strong>Haliyle benlik ve beden \u00f6zde\u015f olamayaca\u011f\u0131 gibi ayr\u0131k da de\u011fildir. \u00d6yleyse, olas\u0131 bir a\u00e7\u0131klama nas\u0131l olurdu? Bu noktada, en tatmin edici a\u00e7\u0131klamay\u0131 bedenlenme yakla\u015f\u0131m\u0131 sunar. Birle\u015fik ve uyum i\u00e7indeki gelenekselle\u015fmi\u015f benlik anlay\u0131\u015f\u0131na meydan okumada devrim niteli\u011finde olsa da genellikle fiziksel boyutun ve duysal motor deneyimlerin yap\u0131c\u0131 rol\u00fcn\u00fc g\u00f6z ard\u0131 etmi\u015ftir.<\/strong> Bili\u015fsel, anlat\u0131sal ve sosyal boyutlar\u0131 vurgularken \u00e7ok \u00f6nemli olmas\u0131na kar\u015f\u0131n bedenin rol\u00fcn\u00fc ihmal etmeye meyleder ve bu y\u00fczden benlik deneyiminin tamamlanmam\u0131\u015f bir resmini sunar. Benli\u011fe dair geleneksel dualist ve dualist olmayan g\u00f6r\u00fc\u015flerin s\u0131n\u0131rl\u0131l\u0131klar\u0131n\u0131 tart\u0131\u015f\u0131rken Quassim Cassam (2011), beden ve ki\u015filik aras\u0131ndaki yayg\u0131n ayr\u0131m\u0131 vurgular. Bu ayr\u0131m\u0131 kavrayabilmek i\u00e7in iki&nbsp;soruyla iyice derinlere iner \u201cBen bedenimle bir miyim? De\u011filsem de bir bedenim olmadan var olabilir miyim?\u201d (Cassam, 2011, s. 142). Dualist g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn temsilcisi olarak Descartes muhtemelen iki soruyu da onaylard\u0131. Yani beden \u00f6ld\u00fc\u011f\u00fcnde dahi benli\u011fin var olabilece\u011fini iddia ederek benli\u011fi fiziksel bedenden kavramsal olarak ay\u0131r\u0131rd\u0131. Bu g\u00f6r\u00fc\u015f genellikle \u201c\u00f6l\u00fcm arg\u00fcman\u0131\u201d taraf\u0131ndan desteklenir.<\/p>\n\n\n\n<div style=\"height:35px\" aria-hidden=\"true\" class=\"wp-block-spacer\"><\/div>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\" style=\"font-size:30px\"> 2. <strong>Benlik Neden Yaln\u0131zca Bedenlenmi\u015f Olabilir?<\/strong><\/p>\n\n\n\n<div style=\"height:35px\" aria-hidden=\"true\" class=\"wp-block-spacer\"><\/div>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Bedenlenme yakla\u015f\u0131m\u0131 benlik anlay\u0131\u015f\u0131m\u0131z i\u00e7in \u00f6nemli \u00e7\u0131kar\u0131mlar sa\u011flar. <strong>Bu paradigmaya g\u00f6re benlik, izole veya otonom de\u011fil; bedensel deneyimler ve \u00e7evresel etkile\u015fimlerle ayr\u0131lmaz \u015fekilde i\u00e7 i\u00e7e ge\u00e7mi\u015f bir varl\u0131kt\u0131r.<\/strong> Bili\u015fsel bilim alan\u0131ndaki belirleyici i\u015flerden yararlanarak bu yakla\u015f\u0131ma ait \u00e7\u0131kar\u0131mlar\u0131n derinlerine inece\u011fiz. (Albahari, 2006; Cassam, 2003; Gallagher, 2005; Newen, 2018).<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Geleneksel yakla\u015f\u0131mlar genelde benli\u011fi zihnin s\u0131n\u0131rlar\u0131 i\u00e7inde bulunan, ayr\u0131 ve d\u00fc\u015f\u00fcnen bir varl\u0131k olarak betimler. Ancak bu dualist g\u00f6r\u00fc\u015f, bedenin benlik alg\u0131m\u0131z\u0131&nbsp; \u015fekillendirilmesindeki temel rol\u00fcn\u00fc ihmal etmektedir (Damasio, 1994). Bu ba\u011flamda, Albert Newen\u2019\u0131n \u00f6r\u00fcnt\u00fc kuram\u0131 benli\u011fi kavramsalla\u015ft\u0131rmak i\u00e7in tatmin edici bir yap\u0131 sunar. <strong>Newen<\/strong> (2018)<strong>, bili\u015fin bedenlenmi\u015f do\u011fas\u0131n\u0131 beynin \u00f6ng\u00f6r\u00fc&nbsp; becerileriyle birle\u015ftirerek benli\u011fin bedensel deneyimler ve \u00e7evresel etkile\u015fimler sayesinde ortaya \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 ve uyum sa\u011flad\u0131\u011f\u0131 fikrini i\u00e7eren dinamik bir model ortaya koymu\u015ftur.<\/strong> Bu teori yaln\u0131zca benlik anlay\u0131\u015f\u0131m\u0131z\u0131 zenginle\u015ftirmekle kalmay\u0131p beynin \u00f6ng\u00f6r\u00fc kabiliyeti ile bili\u015f \u00fczerindeki rol\u00fcne dair \u00e7a\u011fda\u015f n\u00f6robilimsel bulgularla da uyu\u015fmaktad\u0131r (Clark, 2022). Benzer \u015fekilde Shaun Gallagher\u2019\u0131n anlat\u0131sal benlik \u00fczerine yapt\u0131\u011f\u0131 ara\u015ft\u0131rmalar; ki\u015fisel anlat\u0131lar ve bedensel deneyimler aras\u0131nda bir k\u00f6pr\u00fc kuruyor. <strong>Gallagher<\/strong> (2005) <strong>anlat\u0131lar\u0131n salt bili\u015fsel yap\u0131lar olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, bedensel ve sosyal etkile\u015fimlerimizle i\u00e7i i\u00e7e ge\u00e7mi\u015f oldu\u011funu savunur.<\/strong> Anlat\u0131lar ve bedenlenme aras\u0131ndaki bu ba\u011flant\u0131, kimli\u011fimizin nas\u0131l olu\u015ftu\u011fu ve d\u0131\u015fa vuruldu\u011funa dair incelikli bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131 sunar.&nbsp;Keza Evan Thompson da (2007) bilin\u00e7lili\u011fin bedenlenmi\u015f do\u011fas\u0131n\u0131 vurgulayarak benlikle ilgili al\u0131\u015f\u0131lagelmi\u015f g\u00f6r\u00fc\u015flere meydan okuyor. Benli\u011fi ayr\u0131k bir g\u00f6zlemci olarak g\u00f6rmektense bizi, bedenimizin deneyim ve alg\u0131lar\u0131m\u0131z\u0131 nas\u0131l \u015fekillendirdi\u011fini anlamaya davet ediyor.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Benli\u011fin bedenlenmi\u015f do\u011fas\u0131n\u0131 iyi anlamak i\u00e7in bedensel fark\u0131ndal\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131 kavramam\u0131z \u015fartt\u0131r. Bedensel fark\u0131ndal\u0131\u011f\u0131n do\u011fas\u0131 nedir ve bu fark\u0131ndal\u0131\u011fa nas\u0131l sahip oluruz?&nbsp;\u015eunu do\u011frudan anlamak m\u00fcmk\u00fcn: Kendimizi aynada g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fczde aynadaki ki\u015finin \u201cben\u201d oldu\u011funu biliyoruz. Bunu anlamak gayet normal fakat bu bedensel fark\u0131ndal\u0131\u011f\u0131n \u00e7ok daha derin bir \u00e7a\u011fr\u0131\u015f\u0131m\u0131 var. Tipik olarak kendi bedenimizin fark\u0131na i\u00e7eriden de var\u0131r\u0131z. Bu t\u00fcr g\u00f6rsel olmayan bilgiye propriosepsiyon denir. <strong>Shaun Gallagher proprioseptif fark\u0131ndal\u0131\u011f\u0131 \u201creferans\u0131 kendinden alan ancak \u00fczerine d\u00fc\u015f\u00fcnme gereksiniminden \u00f6nce olu\u015fabilen bir v\u00fccut fark\u0131ndal\u0131\u011f\u0131\u201d olarak tan\u0131mlar<\/strong> (Gallagher, 2005, s. 73). Yani bir \u00e7e\u015fit \u201cbedensel h\u00e2l ve hareket bilgisi fakat g\u00f6rsel de\u011fil\u201d (Cassam, 2011, s. 146). Bu, g\u00fcnl\u00fck deneyimlerimizde de a\u00e7\u0131k\u00e7a g\u00f6r\u00fclebilir. \u00d6rne\u011fin; sol elimizde bir a\u011fr\u0131 hissetti\u011fimizde bunu elimize bakmadan anlayabiliriz \u00e7\u00fcnk\u00fc bu bilgiyi i\u00e7eriden al\u0131r\u0131z. Benzer olarak ba\u011fda\u015f kurarak oturmakta oldu\u011fumuzu da baca\u011f\u0131m\u0131za bakmak zorunda kalmadan anlayabiliriz.<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Bu t\u00fcr bir bilgi duyu-nesne temas\u0131yla \u00fcretilmez, ona zaten her an sahibizdir. Yani, bu t\u00fcr bir bilgiyi ortaya \u00e7\u0131karmak i\u00e7in bedeni ne \u00f6zne ne de nesne olarak kullanabiliriz. Fenomenolojik yakla\u015f\u0131mda&nbsp; \u00f6zne-nesne ikili\u011finin ortadan kalkt\u0131\u011f\u0131n\u0131 \u00f6nceki b\u00f6l\u00fcmlerde detayl\u0131ca tart\u0131\u015fm\u0131\u015ft\u0131k. Bunu beden fark\u0131ndal\u0131\u011f\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan yeniden ele alal\u0131m. <strong>D\u00fc\u015f\u00fcnce gereksinmeden olu\u015fan proprioseptif fark\u0131ndal\u0131k yaln\u0131zca bedensel h\u00e2le veya hislere ba\u011fl\u0131 olmakla kalmay\u0131p \u00fc\u00e7 boyutlu bir alandaki bedenimize de ba\u011fl\u0131d\u0131r.<\/strong> Dolay\u0131s\u0131yla bedenimizin mekan i\u00e7erisinde yay\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131n, \u015feklinin, kat\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131n ve s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131n -bedenin bitip d\u00fcnyan\u0131n ba\u015flad\u0131\u011f\u0131 s\u0131n\u0131r dahil- fark\u0131nday\u0131z (Cassam, 2011). B\u00f6ylesi bir fark\u0131ndal\u0131k beden&nbsp;sanki alg\u0131m\u0131z\u0131n bir nesnesiymi\u015f gibi hissettirebilir. Ancak, bedeni bir \u00f6zne olarak incelersek benli\u011fimizin ya da \u201cben\u201din her zaman bedenden ayr\u0131 olmayabilece\u011fi olas\u0131l\u0131\u011f\u0131yla kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya kal\u0131r\u0131z. Bu d\u00fc\u015f\u00fcnce bizi \u015fu soruya getiriyor; benlik duyumuz bedensel deneyimlerimize ne kadar entegredir?&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Kenneth Himma \u201cBilin\u00e7li bir \u00f6zne olman\u0131n bizzat kendisi bilin\u00e7 deneyiminin bir unsurudur\u201d d\u00fc\u015f\u00fcncesini savunur (Himma, 2011, s. 432). Bilin\u00e7li varl\u0131klar olarak biz insanlar, bilin\u00e7li \u00f6znelli\u011fimizle yak\u0131ndan ba\u011flant\u0131l\u0131 olan zihinsel durumlara sahibiz. Kavramsal ve metafiziksel olarak \u015fu a\u00e7\u0131kt\u0131r ki ancak bilin\u00e7li bireyler bilin\u00e7li zihinsel durumlara sahip olabilir. <strong>Bedenlenmemi\u015f ve izole bir bilin\u00e7li zihinsel durum fikri, denklemin i\u00e7inde zihinsel bir \u00f6zne yoksa mant\u0131ks\u0131z duruyor; bilin\u00e7li bir zihinsel durum tabiat\u0131 gere\u011fi bir ta\u015f\u0131y\u0131c\u0131ya ihtiya\u00e7 duyar.<\/strong> Bilin\u00e7li zihinsel durumlar ancak bilin\u00e7li \u00f6znelerde ger\u00e7ekle\u015fir \u00e7\u00fcnk\u00fc onlar bu t\u00fcr durumlar\u0131n do\u011fal ta\u015f\u0131y\u0131c\u0131lar\u0131d\u0131r.&nbsp; Haliyle zihinsel durumlar ve bu durumlara sahip olan \u00f6zne aras\u0131nda temel bir fark yoktur. D\u00fcnyay\u0131 alg\u0131layan biri var ve bu sebeple bir bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131na sahiptir demiyoruz, bir bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131na sahip bir \u015fey var diyoruz (Cassam, 2011). Yani beden fark\u0131ndal\u0131\u011f\u0131 deneyimi ve beden fark\u0131ndal\u0131\u011f\u0131 aras\u0131nda temel bir fark yoktur.&nbsp;\u00d6nceki b\u00f6l\u00fcmde do\u011frudan birinci ki\u015finin fenomenolojik bilgisi sunulmu\u015ftur. Bu \u00f6zneyle ili\u015fkili bir durumdur. Fakat \u015fu anki soru, bedensel fark\u0131ndal\u0131\u011f\u0131n hem nesne olup&nbsp;hem de \u00f6zneyle ili\u015fkili olup olamayaca\u011f\u0131d\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Sartre bedeni \u201c\u015feyler aras\u0131ndaki bir \u015fey ya da bir \u015feylerin bana kendini g\u00f6stermesinin&nbsp; bir yolu\u201d olarak g\u00f6r\u00fcr (Sartre, 2003, s. 328). Dahas\u0131,&nbsp;uyumculuk (compatibilism) anlay\u0131\u015f\u0131na g\u00f6re ki\u015fi, bedeninin ayn\u0131 anda hem \u00f6zne hem de nesne olarak fark\u0131nda olabilir. Bu ayr\u0131m, fenomenolojik tutumda da ortadan kalkar. <strong>Merleau-Ponty\u2019nin de \u00f6ne s\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc gibi bedensel fark\u0131ndal\u0131k, bedenin \u00f6zne-nesne olarak fark\u0131nda olmakt\u0131r<\/strong> (Merleau-Ponty, 1962). Bu, nesne olarak bir \u00f6zneye sunulmu\u015f bir bedenin yaln\u0131zca hareketsiz bir madde olmaktan ziyade hareketli ve canl\u0131 bir varl\u0131k oldu\u011fu anlam\u0131na gelir. Yani, \u201csalt beden\u201d ve \u201ccanl\u0131 beden\u201d aras\u0131nda bir ayr\u0131m yoktur. \u201cAc\u0131 \u00e7ekti\u011fimin fark\u0131nda olmadan ac\u0131 \u00e7ekemem\u201d demek gibidir (Cassam, 2011, s. 151). <strong>Sonu\u00e7 olarak canl\u0131 bir bedene dair fark\u0131ndal\u0131k, fark\u0131ndal\u0131\u011f\u0131n alg\u0131lanmas\u0131 durumundan ayr\u0131 ger\u00e7ekle\u015femez ve bu ba\u011flamda benli\u011fin veya &#8220;ben&#8221;in , bedenden ay\u0131rt edilemeyece\u011fi durumundan ba\u015fka bir ihtimal yoktur.<\/strong>&nbsp;Bu \u00f6nerme, Alva Noe ve Evan Thompson gibi \u00e7a\u011fda\u015f bili\u015fsel filozoflar\u0131n i\u015fleriyle daha da a\u00e7\u0131klay\u0131c\u0131 hale getirilebilir.<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\"><strong>Thompson <\/strong>(2007) <strong>ve No\u00eb<\/strong> (2004) <strong>taraf\u0131ndan da a\u00e7\u0131klanan bedenlenme yakla\u015f\u0131m\u0131;&nbsp;\u00f6zne <\/strong>(zihin) <strong>ve nesne<\/strong> (d\u0131\u015f d\u00fcnya) <strong>aras\u0131nda net bir ayr\u0131m oldu\u011funu savunan geleneksel Kartezyen anlay\u0131\u015f\u0131na meydan okur.<\/strong> Bu Kartezyen anlay\u0131\u015f\u0131n aksine bili\u015fin organizma ve \u00e7evre aras\u0131ndaki dinamik etkile\u015fimin (enaktif olarak adland\u0131r\u0131lan) bir sonucu olarak ortaya \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcncesini i\u00e7eren b\u00fct\u00fcnc\u00fcl bir g\u00f6r\u00fc\u015f sunar&nbsp; ve b\u00f6ylece dualist yap\u0131y\u0131 y\u0131karlar. Enaktif yakla\u015f\u0131m (enactivism) temel olarak biyolojik ve zihinsel olgular\u0131n s\u00fcreklili\u011fini vurgular (Kyselo, 2014, s. 2). <strong>Thompson <\/strong>(2007)<strong>\u2019a g\u00f6re d\u00fcnyayla olan sensorimotor etkile\u015fimimizin de kan\u0131tlad\u0131\u011f\u0131 gibi bili\u015f temelde bedensel deneyimlerimize dayan\u0131r. Ona g\u00f6re bili\u015f, beyinle s\u0131n\u0131rl\u0131 de\u011fildir ve b\u00fct\u00fcn bedene -\u00e7evreyle olan etkile\u015fimi dahil- yay\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.<\/strong> Bili\u015fin bu yay\u0131lm\u0131\u015f do\u011fas\u0131 benlik ve d\u00fcnya aras\u0131ndaki s\u0131n\u0131rlar\u0131 bulan\u0131kla\u015ft\u0131rarak, Kartezyen anlay\u0131\u015f\u0131ndaki \u00f6znellik ve nesnellik ikili\u011fine meydan okur. Benzer olarak No\u00eb, alg\u0131n\u0131n pasif bir duysal uyar\u0131lma de\u011fil, \u00e7evreyle aktif bir etkile\u015fim oldu\u011funu savunur. Alg\u0131n\u0131n bedenlenmi\u015f ve g\u00f6m\u00fcl\u00fc (embedded) do\u011fas\u0131n\u0131 vurgulayarak onun eylem ve hareketle karma\u015f\u0131k bir \u015fekilde i\u00e7 i\u00e7e ge\u00e7ti\u011fini \u00f6ne s\u00fcrer. No\u00eb (2004) alg\u0131n\u0131n; bedenin ve \u00e7evrenin&nbsp; kurucu bir rol&nbsp; \u00fcstlendi\u011fi dinamik bir s\u00fcre\u00e7 oldu\u011funu ileri s\u00fcrerek \u00f6zne-nesne ikili\u011fi fikrini zay\u0131flat\u0131r. \u0130ki filozof da bedenin varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n \u015feyleri deneyimlemek i\u00e7in \u00f6n ko\u015ful oldu\u011funu s\u00f6yleyen Merleau-Ponty gibi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrlerin fikirleri \u00fczerinden ilerlemi\u015ftir (Toadvine, 2019).&nbsp;<strong>Enaktif bili\u015f paradigmas\u0131 da eylemlerin ve deneyimlerin d\u00fc\u015f\u00fcncelerimizi \u015fekillendirdi\u011fini s\u00f6yleyerek bir ad\u0131m daha ileri gitmi\u015ftir.<\/strong> <strong>Bu, biz ve \u00e7evremiz aras\u0131nda bariz bir s\u0131n\u0131r olmad\u0131\u011f\u0131 ve onunla durmadan etkile\u015fim i\u00e7erisinde oldu\u011fumuz anlam\u0131na gelir.<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Deneyimlerin bedenlenmi\u015f do\u011fas\u0131n\u0131n \u00f6nemini g\u00f6sterebilecek bir ba\u015fka yakla\u015f\u0131m, beden imgesi ve \u015femas\u0131 aras\u0131ndaki farkl\u0131l\u0131klar\u0131 sunarak ele al\u0131nabilir. Beden imgesi, ki\u015finin kendi bedenine ili\u015fkin \u00f6znel deneyimlerini ifade eder. Beden imgesi \u201cki\u015finin kendi bedenine ait alg\u0131 , tutum&nbsp; ve inan\u00e7 sistemlerinden olu\u015fur\u201d (Gallagher, 2005, s. 24). Bu terim, bireylerin kendi bedenlerinin b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc, bi\u00e7imini, g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc ve fonksiyonlar\u0131n\u0131 nas\u0131l alg\u0131lad\u0131\u011f\u0131n\u0131 kapsar. Beden imgesini etkileyen bir\u00e7ok fakt\u00f6r vard\u0131r: sosyal ve k\u00fclt\u00fcrel normlar, medya temsilleri, ki\u015fisel deneyimler ve psikolojik fakt\u00f6rler (\u00f6zg\u00fcven, benlik kavram\u0131 vb.) (O\u2019Dea, 2012; Strauman &amp; Glenberg, 1994). Beden \u015femas\u0131; ki\u015finin bedenine ve uzamsal ili\u015fkisine dair i\u00e7sel temsil veya zihin haritas\u0131 anlam\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131r. Bireylerin etkili bir \u015fekilde y\u00f6n bulmalar\u0131n\u0131 ve \u00e7evreyle etkile\u015fime girebilmelerini sa\u011flayan bilin\u00e7 d\u0131\u015f\u0131 ve otomatik bir s\u00fcre\u00e7tir. Beden \u015femas\u0131;&nbsp; v\u00fccudun par\u00e7alar\u0131na ve bu par\u00e7alar\u0131n nisbi konumlar\u0131na dair fark\u0131ndal\u0131\u011f\u0131 ve hem hareketleri hem de eylemleri koordine etme becerisini i\u00e7erir (Gallagher, 1986). Bu i\u00e7sel temsil dinamiktir ve duysal geri bildirim ve motor deneyimlerle de\u011fi\u015ftirilebilir. Beden \u015femas\u0131; motor kontrolde, alg\u0131da ve duysal veri entegrasyonunda \u00f6nemli bir rol oynar. Bu sayede bedensel fark\u0131ndal\u0131\u011fa ve benlik alg\u0131s\u0131na katk\u0131da bulunur. \u00d6rne\u011fin; bir t\u00fcnele girerken herhangi bir \u00f6l\u00e7\u00fcme gerek kalmadan ve ba\u015f\u0131m\u0131z\u0131 bir yere vurmadan ne kadar e\u011filmemiz gerekti\u011fini i\u00e7ten i\u00e7e biliriz.<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Beden imgesi ve \u015femas\u0131 ile ilgili mesele, aralar\u0131ndaki etkile\u015fim ve baz\u0131 durumlarda bu ikisi aras\u0131nda meydana gelen dissosiyasyon yani kopukluk halidir. Beden \u015femas\u0131 zarar g\u00f6rmemi\u015fken beden imgesinin eksik oldu\u011fu baz\u0131 patolojik vakalar oldu\u011fu gibi hastan\u0131n beden \u015femas\u0131na sahip olmad\u0131\u011f\u0131 vakalar da vard\u0131r (De Vignemont, 2010; Gallagher, 2005). Bu ba\u011flamda Pitron ve arkada\u015flar\u0131 (2018) dissosiyasyon halinde beden \u015femas\u0131n\u0131n beden imgesine \u00f6nceli\u011fi oldu\u011funu iddia etmi\u015f fakat beden imgesinin sahip oldu\u011fu \u00f6zel rol\u00fc de es ge\u00e7memi\u015flerdir. <strong>Beden imgesi ve \u015femas\u0131;&nbsp; benlik alg\u0131s\u0131nda<\/strong> (self-conception) <strong>fiziksel deneyimlerin ve alg\u0131lar\u0131n yer edi\u015fini vurgulayarak bedenlenmi\u015f benlik g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcne katk\u0131da bulunur.<\/strong> Beden imgesi ki\u015finin kendi bedenine olan \u00f6znel tutumlar\u0131 yans\u0131t\u0131rken beden \u015femas\u0131 uzamsal ili\u015fkilerin i\u00e7sel haritalamas\u0131n\u0131 temsil eder. \u0130ki kavram da beden, zihin ve \u00e7evre aras\u0131ndaki ayr\u0131lmaz ba\u011f\u0131n alt\u0131n\u0131 \u00e7izerek insan benli\u011finin temelde bedenlenmi\u015f oldu\u011fu anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131 zenginle\u015ftirir. Bu noktada bir soru do\u011fuyor: Benlik bedenlenmi\u015f bir kavram ise neden bedensel durumlardan ayr\u0131 g\u00f6r\u00fcnmektedir ve Descartes gibi di\u011fer bir\u00e7ok ki\u015fi neden ayn\u0131 felsefi ikileme d\u00fc\u015ft\u00fc?<\/p>\n\n\n\n<figure class=\"wp-block-pullquote\"><blockquote><p>&#8220;Enaktif bili\u015f paradigmas\u0131 da eylemlerin ve deneyimlerin d\u00fc\u015f\u00fcncelerimizi \u015fekillendirdi\u011fini s\u00f6yleyerek bir ad\u0131m daha ileri gitmi\u015ftir. Bu, biz ve \u00e7evremiz aras\u0131nda bariz bir s\u0131n\u0131r olmad\u0131\u011f\u0131 ve onunla durmadan etkile\u015fim i\u00e7erisinde oldu\u011fumuz anlam\u0131na gelir.&#8221;<\/p><\/blockquote><\/figure>\n\n\n\n<div style=\"height:35px\" aria-hidden=\"true\" class=\"wp-block-spacer\"><\/div>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\" style=\"font-size:31px\"><strong>3. Benlik Neden Bedenlenmemi\u015f G\u00f6r\u00fcn\u00fcr?<\/strong><\/p>\n\n\n\n<div style=\"height:35px\" aria-hidden=\"true\" class=\"wp-block-spacer\"><\/div>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\"><strong>Bedenlenme yakla\u015f\u0131m\u0131na g\u00f6re benlik; beden ve \u00e7evre aras\u0131ndaki etkile\u015fimden do\u011fan bir olgudur. Bu, bedenin benlik i\u00e7in yaln\u0131zca bir ara\u00e7 de\u011fil, onun ayr\u0131lmaz bir par\u00e7as\u0131 oldu\u011fu anlam\u0131na gelir. <\/strong>Bedenlenme yakla\u015f\u0131m\u0131nda benlik alg\u0131s\u0131, d\u00fcnyadaki bedensel etkile\u015fimlerden ontolojik olarak ayr\u0131 g\u00f6r\u00fclemez. \u00d6nde gelen n\u00f6robilimcilerden biri olan <strong>Antonio Damasio<\/strong> <strong>\u201cbenlik, beynimizin i\u00e7inde yine beynin olu\u015fturdu\u011fu imgeleri alg\u0131layan ve d\u00fc\u015f\u00fcnen k\u00fc\u00e7\u00fck bir insan olan o me\u015fhur homunculus de\u011fildir. Aksine, durmadan yeniden yarat\u0131lan n\u00f6robiyolojik bir durumdur\u201d<\/strong> (Damasio, 1994, s. 99-100). T\u00fcm bunlar, varolu\u015fumuza dair fark\u0131ndal\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131n kendimizi bili\u015fsel s\u00fcrecin esas fig\u00fcr\u00fc olarak addetmemizden kaynakland\u0131\u011f\u0131n\u0131 anlam\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131yor. Bilin\u00e7lili\u011fin \u00f6z\u00fcne dair temsillerde&nbsp; betimlenen anlat\u0131; zeki, i\u00e7sel bir varl\u0131ktan kaynaklanmaz.&nbsp; \u0130laveten bu anlat\u0131, birey taraf\u0131ndan kasti olarak benlik olarak adland\u0131r\u0131lmaz. \u00c7\u00fcnk\u00fc \u00f6z benlik ancak anlat\u0131 belirginle\u015ftik\u00e7e anlat\u0131sal yap\u0131n\u0131n i\u00e7inde ortaya \u00e7\u0131kar. Burada, i\u00e7e bak\u0131\u015f\u00e7\u0131 (reflexive) bir benlik kavram\u0131na rastlar\u0131z ve \u015fu soru ortaya \u00e7\u0131kar: D\u00fc\u015f\u00fcnen ki\u015fi d\u00fc\u015f\u00fcnceden ba\u011f\u0131ms\u0131z olarak var olabilir mi? <strong>D\u00fc\u015f\u00fcnmenin kendisi, \u201cben\u201d in kendisinin de bir d\u00fc\u015f\u00fcnce oldu\u011funu a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kar\u0131r.<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Miri Albahari (2006),&nbsp; ayr\u0131k benlik g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc besleyen 4 tane varsay\u0131lan \u00f6z kimlik modu&nbsp; tasvir eder. Bu modlar; kolayca tan\u0131mlanamayacak bir&nbsp; ayr\u0131kl\u0131\u011fa i\u015faret eden \u201cbu-luk (this-ness)\u201d, \u00f6z y\u00f6netimi vurgulayan \u201c\u00f6zerklik (otonomi)\u201d, ki\u015fisel yat\u0131r\u0131m\u0131 yans\u0131tan \u201cs\u00fcregiden \u00f6z-alakadarl\u0131k \u201d ve ki\u015finin kendi deneyimleriyle olan sahiplenici ili\u015fkisine at\u0131fta bulunan \u201cki\u015fisel sahiplik\u201dtir. Albahari bu modlar\u0131n \u00f6tesinde bir de \u201ctan\u0131kl\u0131k bilinci\u201dni ortaya koyar. Bu terim; b\u00fct\u00fcn deneyimlerin, eylemlerin ve d\u00fc\u015f\u00fcncelerin temelini olu\u015fturan saf ve de\u011fi\u015fmez bir bilin\u00e7lilik halini tan\u0131mlar. Bu bilin\u00e7, varolu\u015fun fiziksel ve deneyimsel y\u00f6nleriyle kusursuzca b\u00fct\u00fcnle\u015febilen s\u0131n\u0131rs\u0131z bir do\u011fay\u0131 i\u00e7inde bar\u0131nd\u0131rarak geleneksel kal\u0131plar\u0131n \u00f6tesine ge\u00e7mi\u015ftir.&nbsp;<strong>Bu modlar\u0131n tan\u0131kl\u0131k bilinciyle bir araya gelmesiyle geleneksel g\u00f6r\u00fc\u015flere ait ayr\u0131k bir benlik kavram\u0131na meydan okunur ve onun yerine bedenle yaln\u0131zca ba\u011fl\u0131 olmayan hatta temelde bedenlenmi\u015f olan otobiyografik bir benlik kavram\u0131 \u00f6nerilir.&nbsp;<\/strong>Bu d\u00fc\u015f\u00fcnce zihnin, bedenin ve \u00e7evrenin ayr\u0131lmaz do\u011fas\u0131n\u0131 yans\u0131tmaktad\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Ancak, \u00f6zne gibi g\u00f6r\u00fcnen bu varl\u0131k deneyimler ve nesnelerden ger\u00e7ekten de ayr\u0131lamaz. Ayr\u0131k varl\u0131k kavram\u0131 nihayetinde deneyim bi\u00e7imlerine ba\u011f\u0131ml\u0131 oldu\u011fu i\u00e7in asl\u0131nda ayr\u0131k say\u0131lamaz.&nbsp;<strong>Demektir ki ayr\u0131k \u00f6zne kavram\u0131 ve dolay\u0131s\u0131yla ki\u015filik kavram\u0131&nbsp;nesnelerde ve deneyimlerde derin bir \u015fekilde bedenlenmi\u015f haldedir.<\/strong> <strong>Bunun fark\u0131na varmak ayr\u0131k benli\u011fin, bizi bedenlenmi\u015f do\u011fam\u0131z\u0131 benimsemekten al\u0131koyan bir yan\u0131lsama oldu\u011funu anlamam\u0131z\u0131 sa\u011flar.<\/strong> Olur da&nbsp; ayr\u0131k bir benlik alg\u0131s\u0131 bize ger\u00e7ekmi\u015f gibi gelirse&nbsp; bedenlenmi\u015f do\u011fam\u0131z mant\u0131\u011fa ayk\u0131r\u0131 hale b\u00fcr\u00fcn\u00fcr. Peter Carruthers (2020)\u2019\u0131n da dedi\u011fi gibi dualist yakla\u015f\u0131m d\u00fc\u015f\u00fcnce ve eylemlerimizin \u00e7o\u011funda \u00f6rt\u00fck hale gelir. <strong>Ayr\u0131k benli\u011fin bir yan\u0131lsama oldu\u011funun fark\u0131na varmak ayn\u0131 zamanda de\u011fi\u015fimi de m\u00fcmk\u00fcn k\u0131lar. <\/strong>Albahari ve di\u011fer bir\u00e7ok d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr; bu psikolojik boyutu ortadan kald\u0131rman\u0131n ve ger\u00e7ek do\u011fam\u0131z\u0131, yani \u201ctan\u0131kl\u0131k bilinci\u201dni fark etmenin, yakla\u015f\u0131m\u0131m\u0131z\u0131 de\u011fi\u015ftirmeyi ve bedenlenmi\u015f do\u011fam\u0131z\u0131 benimsemeyi m\u00fcmk\u00fcn k\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 savunur.<\/p>\n\n\n\n<div style=\"height:36px\" aria-hidden=\"true\" class=\"wp-block-spacer\"><\/div>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\" style=\"font-size:30px\"><strong>Sonu\u00e7<\/strong><\/p>\n\n\n\n<div style=\"height:35px\" aria-hidden=\"true\" class=\"wp-block-spacer\"><\/div>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">B<strong>enli\u011fe dair bu ke\u015fifte, benli\u011fin dura\u011fan ve de\u011fi\u015fmez bir yap\u0131 de\u011fil, d\u00fcnyayla olan etkile\u015fimimizle durmaks\u0131z\u0131n de\u011fi\u015fen dinamik bir varl\u0131k oldu\u011funu kabul etmek son derece \u00f6nemlidir.<\/strong> Benli\u011fi izole ve bilin\u00e7li bir varl\u0131k olarak konumland\u0131ran geleneksel Kartezyen anlay\u0131\u015f\u0131, benli\u011fin \u00e7evreyle olan ak\u0131\u015fkan ve duyarl\u0131 ili\u015fkisini kavramakta yetersiz kal\u0131yor. <strong>Buna kar\u015f\u0131n bedenlenmi\u015f benlik kavram\u0131, benli\u011fin \u00e7evresel uyaranlar sayesinde ge\u00e7irdi\u011fi evrimi de hesaba katan daha kapsaml\u0131 bir g\u00f6r\u00fc\u015f ortaya koymaktad\u0131r.<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Bedenlenmi\u015f bili\u015f yakla\u015f\u0131m\u0131n\u0131 destekleyen g\u00fc\u00e7l\u00fc bir\u00e7ok kan\u0131ta ra\u011fmen eksiklikleri de yok de\u011fildir. Bedenlenmi\u015f bili\u015fe dair yap\u0131lan felsefi sorgulamalar; temsile, a\u00e7\u0131klamaya ve zihnin \u00f6z\u00fcne ili\u015fkin derin sorular ortaya koymaktad\u0131r. Bunlar, kapsay\u0131c\u0131 olan her zihin teorisinin y\u00fczle\u015fmesi gereken sorulard\u0131r.&nbsp;\u00dcstelik psikoloji alan\u0131nda bedenlenmi\u015f bili\u015fin temelini olu\u015fturan \u00f6nemli bulgular\u0131n tekrarlanabilirli\u011fiyle ilgili endi\u015feler vard\u0131r. <strong>Bu zorluklara ra\u011fmen, bedenle\u015fmi\u015f bili\u015fin ama\u00e7lar\u0131n\u0131n, y\u00f6ntemlerinin, kavramsal temellerinin ve motivasyonlar\u0131n\u0131n incelenmeye devam edilmesi; psikolojik felsefenin zenginle\u015fmesine bir hayli katk\u0131da bulunma potansiyelini ta\u015f\u0131maktad\u0131r.<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Benli\u011fi hem felsefi hem de deneysel bak\u0131mdan bedenlenmi\u015f bir olgu olarak tam anlam\u0131yla ortaya koyma \u00e7abas\u0131n\u0131n s\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc a\u00e7\u0131kt\u0131r. <strong>Ancak mevcut ara\u015ft\u0131rmalar \u015f\u00fcphe g\u00f6t\u00fcrmez bir \u015fekilde bedenlenmi\u015f benli\u011fin varl\u0131\u011f\u0131na i\u015faret etmektedir ve bu, kavram\u0131n t\u00fcm belirsizliklere ra\u011fmen g\u00f6z ard\u0131 edilemeyecek kadar \u00f6nemli oldu\u011fu anlam\u0131na gelir<\/strong>. Bir ihtimali i\u015faret eden&nbsp;bedenlenmi\u015f benlik kavram\u0131, benli\u011fin karma\u015f\u0131k do\u011fas\u0131n\u0131 anlamak i\u00e7in yeni yollar a\u00e7arak daha fazla ara\u015ft\u0131rma ve akademik incelemeyi gerektirmektedir. Bu ihtimali&nbsp;kabul etmek sadece ara\u015ft\u0131rmay\u0131 daha geni\u015f bir \u00e7er\u00e7eveye ta\u015f\u0131makla kalmaz. <strong>Ayn\u0131 zamanda benlik \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131nda varl\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131n fiziksel, bili\u015fsel ve deneyimsel boyutlar\u0131n\u0131 da bir araya getiren daha b\u00fct\u00fcnsel<\/strong> (holistik) <strong>bir yakla\u015f\u0131m\u0131 benimsemenin gereklili\u011finin de alt\u0131n\u0131 \u00e7izer.<\/strong><\/p>\n\n\n\n<div style=\"height:35px\" aria-hidden=\"true\" class=\"wp-block-spacer\"><\/div>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\" style=\"font-size:30px\"><strong>KAYNAK\u00c7A<\/strong><\/p>\n\n\n\n<div style=\"height:35px\" aria-hidden=\"true\" class=\"wp-block-spacer\"><\/div>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Albahari, M. (2006). <em>Analytical Buddhism: the two-tiered illusion of self<\/em>. Palgrave Macmillan.<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">An\u0101layo, B. (2003). <em>Satip\u1ea1\u1e6dth\u0101na: the direct path to realization. <\/em>Silkworm Books.<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Andres, M., Seron, X., &amp; Olivier, E. (2007). Contribution of hand motor circuits to counting. <em>Journal of Cognitive Neuroscience<\/em>, 19(4), 563\u2013576. <a href=\"https:\/\/doi.org\/10.1162\/jocn.2007.19.4.563\" target=\"_blank\" rel=\"noreferrer noopener\">https:\/\/doi.org\/10.1162\/jocn.2007.19.4.563<\/a><\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Carruthers, P. (2020). How mindreading might mislead cognitive science. <em>Journal of Consciousness Studies<\/em>, 27(7\u20138), 195\u2013219.<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Cassam, Q. (2003). Can transcendental epistemology be naturalized? <em>Philosophy<\/em>, 78(2), 181\u2013203. Cassam, Q. (2011). The social construction of self. In S. Gallagher (Ed.), <em>The Oxford handbook of the self <\/em>(pp. 139\u2013156). Oxford University Press.<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Chalmers, D. J. (1996). <em>The conscious mind: In search of a fundamental theory <\/em>(1st ed.). Oxford University Press.<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Clark, A. (2022). Extending the predictive mind. <em>Australasian Journal of Philosophy<\/em>, 1\u201312. <a href=\"https:\/\/doi.org\/10.1080\/00048402.2022.2122523\" target=\"_blank\" rel=\"noopener\">https:\/\/doi.org\/10.1080\/00048402.2022.2122523<\/a><\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Damasio, A. (1994). <em>Descartes\u2019 error: emotion, rationality and the human brain. <\/em>Putnam.<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">De Vignemont, F. (2010). Body schema and body image\u2014pros and cons. <em>Neuropsychologia<\/em>, 48(3), 669\u2013680. <a href=\"https:\/\/doi.org\/10.1016\/j.neuropsychologia.2009.09.022\" target=\"_blank\" rel=\"noopener\">https:\/\/doi.org\/10.1016\/j.neuropsychologia.2009.09.022<\/a><\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Descartes, R. (1998). <em>Discourse on method and meditations on first philosophy <\/em>(D. A. Cress, Trans.; Fourth). Hackett Publishing Company.<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Fodor, J. A. (1980). Methodological solipsism considered as a research strategy in cognitive psychology. <em>Behavioral and Brain Sciences<\/em>, 3(1), 63\u201373. <a href=\"https:\/\/doi.org\/10.1017\/S0140525X00001771\" target=\"_blank\" rel=\"noopener\">https:\/\/doi.org\/10.1017\/S0140525X00001771<\/a><\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Gallagher, S. (1986). Body image and body schema: a conceptual clarification. <em>The Journal of Mind and Behavior<\/em>, 7(4), 541\u2013554.<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Gallagher, S. (2005). <em>How the body shapes the mind<\/em>. Clarendon Press.<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Gallagher, S. (2013). A pattern theory of self. <em>Frontiers in Human Neuroscience<\/em>, 7. <a href=\"https:\/\/www.frontiersin.org\/articles\/10.3389\/fnhum.2013.00443\" target=\"_blank\" rel=\"noopener\">https:\/\/www.frontiersin.org\/articles\/10.3389\/fnhum.2013.00443<\/a><\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Gallagher, S. (2023). <em>Embodied and enactive approaches to cognition<\/em>. Cambridge University Press.<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Gergen, K. J. (2011). The social construction of self. In S. Gallagher (Ed.), <em>The Oxford handbook of the self <\/em>(pp. 633\u2013653). Oxford University Press.<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Harvey, P. (2012). <em>An introduction to Buddhism: teachings, history and practices. <\/em>Cambridge University Press.<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Hauk, O., Johnsrude, I., &amp; Pulverm\u00fcller, F. (2004). Somatotopic representation of action words in human motor and premotor cortex. <em>Neuron<\/em>, 41(2), 301\u2013307. Helen, B., &amp; Boyd, D. (2013). <em>The developing child <\/em>(13th ed.). Pearson Education UK.<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Himma, K. E. (2011). Explaining why this body gives rise to me qua subject instead of someone else: an argument for classical substance dualism. <em>Religious Studies<\/em>, 47, 431\u2013448. <a href=\"https:\/\/doi.org\/10.1017\/S0034412510000405\" target=\"_blank\" rel=\"noopener\">https:\/\/doi.org\/10.1017\/S0034412510000405<\/a><\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Kyselo, M. (2014). The body social: an enactive approach to the self. <em>Frontiers in Psychology<\/em>, 5. <a href=\"https:\/\/doi.org\/10.3389\/fpsyg.2014.00986\" target=\"_blank\" rel=\"noopener\">https:\/\/doi.org\/10.3389\/fpsyg.2014.00986<\/a><\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Lakoff, G., &amp; Johnson, M. (1999). <em>Philosophy in the flesh: the embodied mind and its challenge to Western thought. <\/em>Basic Books.<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Merleau-Ponty, M. (1962). <em>Phenomenology of Perception <\/em>(2nd ed.). Routledge. Metzinger, T. (2004). <em>Being no one: the self-model theory of subjectivity. <\/em>MIT Press.<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Newen, A. (2018). The embodied self, the pattern theory of self, and the predictive mind. <em>Frontiers in Psychology<\/em>, 9. https:\/\/doi.org\/10.3389\/fpsyg.2018.02270<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Newen, A., De Bruin, L., &amp; Gallagher, S. (2018). <em>The Oxford handbook of 4E cognition<\/em>. Oxford University Press.<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Newen, A., &amp; Vogeley, K. (2003). Self-representation: searching for a neural signature of self-consciousness. <em>Consciousness and Cognition<\/em>, 12(4), 529\u2013543.<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">No\u00eb, A. (2004). <em>Action in perception<\/em>. MIT press.<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">O\u2019Dea, J. A. (2012). Body image and self-esteem. In <em>Encyclopedia of body image and human appearance, vol. 1 <\/em>(pp. 141\u2013147). Elsevier Academic Press. <a href=\"https:\/\/doi.org\/10.1016\/B978-0-12-384925-0.00021-3\" target=\"_blank\" rel=\"noopener\">https:\/\/doi.org\/10.1016\/B978-0-12-384925-0.00021-3<\/a><\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Pitron, V., Alsmith, A., &amp; de Vignemont, F. (2018). How do the body schema and the body image interact? <em>Consciousness and Cognition<\/em>, 65, 352\u2013358. <a href=\"https:\/\/doi.org\/10.1016\/j.concog.2018.08.007\" target=\"_blank\" rel=\"noopener\">https:\/\/doi.org\/10.1016\/j.concog.2018.08.007<\/a><\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Radhakrishnan, S., &amp; Moore, C. A. (1957). <em>A source book in Indian philosophy<\/em>. Princeton University Press.<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Rosenthal, D. M. (2000). <em>Materialism and the mind-body problem <\/em>(vol. 478). Hackett Publishing.<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Rueschemeyer, S. A., Glenberg, A., Kaschak, M., Mueller, K., &amp; Friederici, A. (2010). Top-down and bottom-up contributions to understanding sentences describing objects in motion. <em>Frontiers in Psychology<\/em>, <em>1<\/em>. <a href=\"https:\/\/www.frontiersin.org\/articles\/10.3389\/fpsyg.2010.00183\" target=\"_blank\" rel=\"noopener\">https:\/\/www.frontiersin.org\/articles\/10.3389\/fpsyg.2010.00183<\/a><\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Sartre, J.-P. (2003). <em>Being and nothingness: an essay on phenomenological ontology (H. E. Barnes, Trans.)<\/em>. Routledge.<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Schechtman, M. (2011). The narrative self. In S. Gallagher (Ed.), <em>The Oxford handbook of the self <\/em>(pp. 394\u2013416). Oxford University Press.<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Smith, D. W. (2018). Phenomenology. In <em>The Stanford encyclopedia of philosophy <\/em>(Summer). <a href=\"https:\/\/plato.stanford.edu\/cgi\" target=\"_blank\" rel=\"noopener\">https:\/\/plato.stanford.edu\/cgi<\/a><\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">bin\/encyclopedia\/archinfo.cgi?entry=phenomenology<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Strauman, T. J., &amp; Glenberg, A. M. (1994). Self-concept and body-image disturbance: which self-beliefs predict body size overestimation? <em>Cognitive Therapy and Research<\/em>, 18(2), 105\u2013125. <a href=\"https:\/\/doi.org\/10.1007\/BF02357219\" target=\"_blank\" rel=\"noopener\">https:\/\/doi.org\/10.1007\/BF02357219<\/a><\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Strawson, G. (1999). <em>Models of the self<\/em>. (S. Gallagher &amp; J. Shear, Eds.). Imprint Academic.<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Synofzik, M., Vosgerau, G., &amp; Newen, A. (2008). Beyond the comparator model: a multifactorial two-step account of agency. <em>Consciousness and Cognition<\/em>, 17(1), 219\u2013239.<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Thompson, E. (2007). Mind in life: biology, phenomenology, and the sciences of mind. Harvard University Press.<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Toadvine, T. (2019). Maurice Merleau-Ponty. In <em>The Stanford encyclopedia of philosophy <\/em>(Spring 2019). <a href=\"https:\/\/plato.stanford.edu\/cgi\" target=\"_blank\" rel=\"noopener\">https:\/\/plato.stanford.edu\/cgi<\/a><\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">bin\/encyclopedia\/archinfo.cgi?entry=merleau-ponty<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Varela, F. J., Rosch, E., &amp; Thompson, E. (1991). <em>The embodied mind<\/em>. MIT Press.<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Wilson, R. A., &amp; Foglia, L. (2011). Embodied cognition. In <em>The Stanford encyclopedia of philosophy <\/em>(Fall 2011). <a href=\"https:\/\/plato.stanford.edu\/archives\/fall2011\/entries\/embodied-cognition\" target=\"_blank\" rel=\"noopener\">https:\/\/plato.stanford.edu\/archives\/fall2011\/entries\/embodied-cognition<\/a><\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\">Zahavi, D. (2008). <em>Subjectivity and selfhood: investigating the first-person erspective. <\/em>MIT Press.<\/p>","protected":false},"featured_media":5561,"template":"","meta":{"_acf_changed":false},"event_publishing_tags":[524,415,1183,83,175,74,65,80,471,96,176],"kategori":[305],"class_list":["post-5545","blog_content","type-blog_content","status-publish","has-post-thumbnail","hentry","event_publishing_tags-bedenlenme","event_publishing_tags-bedenlenmis-bilis","event_publishing_tags-benlik","event_publishing_tags-beyin","event_publishing_tags-bilinc","event_publishing_tags-felsefe","event_publishing_tags-norobilim","event_publishing_tags-psikoloji","event_publishing_tags-sinirbilim","event_publishing_tags-zihin","event_publishing_tags-zihin-felsefesi","kategori-ceviri"],"acf":[],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/cog-ist.com\/en\/wp-json\/wp\/v2\/blog_content\/5545","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/cog-ist.com\/en\/wp-json\/wp\/v2\/blog_content"}],"about":[{"href":"https:\/\/cog-ist.com\/en\/wp-json\/wp\/v2\/types\/blog_content"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/cog-ist.com\/en\/wp-json\/wp\/v2\/blog_content\/5545\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/cog-ist.com\/en\/wp-json\/wp\/v2\/media\/5561"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/cog-ist.com\/en\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=5545"}],"wp:term":[{"taxonomy":"event_publishing_tags","embeddable":true,"href":"https:\/\/cog-ist.com\/en\/wp-json\/wp\/v2\/event_publishing_tags?post=5545"},{"taxonomy":"kategori","embeddable":true,"href":"https:\/\/cog-ist.com\/en\/wp-json\/wp\/v2\/kategori?post=5545"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}