{"id":2150,"date":"2024-01-03T15:00:44","date_gmt":"2024-01-03T15:00:44","guid":{"rendered":"https:\/\/cog-ist.com\/?post_type=blog_content&#038;p=2150"},"modified":"2025-09-20T14:11:14","modified_gmt":"2025-09-20T14:11:14","slug":"beyni-bilmek-zihni-anlamayi-saglar-mi-oyleyse-nasil-erol-yildirim","status":"publish","type":"blog_content","link":"https:\/\/cog-ist.com\/en\/blog_content\/beyni-bilmek-zihni-anlamayi-saglar-mi-oyleyse-nasil-erol-yildirim\/","title":{"rendered":"Beyni Bilmek Zihni Anlamay\u0131 Sa\u011flar m\u0131, \u00d6yleyse Nas\u0131l? \u2014 Erol Y\u0131ld\u0131r\u0131m"},"content":{"rendered":"<p id=\"769c\"><em>Erol Y\u0131ld\u0131r\u0131m \u0130stanbul Medipol \u00dcniversitesi Psikoloji B\u00f6l\u00fcm\u00fc\u2019nde \u00f6\u011fretim \u00fcyesidir ve kurucusu oldu\u011fu&nbsp;<\/em><a href=\"https:\/\/www.fincanlab.weebly.com\/\" rel=\"noreferrer noopener\" target=\"_blank\"><em>fiNCAN Lab<\/em><\/a><em>\u2019ta klinik n\u00f6ropsikoloji ve bili\u015fsel sinirbilim alanlar\u0131nda ara\u015ft\u0131rmalar yapmaktad\u0131r. Dikkat, y\u00f6netici yetiler, sosyal bili\u015f ve belle\u011fe odakland\u0131\u011f\u0131 ara\u015ft\u0131rmalar\u0131nda EEG, fNIRS ve tDCS gibi n\u00f6rog\u00f6r\u00fcnt\u00fcleme y\u00f6ntemleri kullanmakta ve bu bili\u015fsel yetilerin beyin hasar\u0131yla ili\u015fkisi ve n\u00f6ropsikolojik testlerle de\u011ferlendirilmesi ile ilgilenmektedir.<\/em><\/p>\n\n\n\n<p id=\"e3c3\">Bu yaz\u0131da ge\u00e7mi\u015ften g\u00fcn\u00fcm\u00fcze zihin-beyin ili\u015fkisine dair bilgilerimizin ve kabullerimizin nas\u0131l de\u011fi\u015fti\u011finden bahsedip hemen sonras\u0131nda ise zihin-beyin ili\u015fkisini ele alma bi\u00e7imlerine de\u011finece\u011fim. Bu ili\u015fkiyi inceleme bi\u00e7imlerinden n\u00f6ropsikolojiye ve n\u00f6rog\u00f6r\u00fcnt\u00fclemeye biraz daha fazla yer ay\u0131raca\u011f\u0131m.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"3719\">Tarih boyunca insanlar, zihnin mahiyeti, i\u015flevi ve zihnin i\u00e7eri\u011finin nas\u0131l olu\u015ftu\u011fu konular\u0131 \u00fczerinde uzun s\u00fcredir kafa yormu\u015ftur. Bu konular hala felsefenin ana konular\u0131ndan biri olmaya devam etmektedir. \u00d6nceleri sadece felsefenin ele ald\u0131\u011f\u0131 zihni bilimsel y\u00f6ntemlerle inceleyen bir disiplin ba\u011f\u0131ms\u0131zla\u015farak psikoloji ad\u0131n\u0131 alm\u0131\u015ft\u0131r. Psikolojinin ilk y\u0131llar\u0131nda karar verme ve bellek \u00fczerinde \u00e7al\u0131\u015fmalar yapan, \u00fcstelik bunu g\u00fcn\u00fcm\u00fcz bilim zihniyetiyle y\u00fcr\u00fcten \u00e7al\u0131\u015fmalara ra\u011fmen \u00fcniversitede laboratuvar kurarak bilin\u00e7 ara\u015ft\u0131rmalar\u0131 yapan Wundt daha zay\u0131f bir y\u00f6ntem izlemi\u015f, kontroll\u00fc duyusal deneyimlerin \u00f6znel ya\u015fant\u0131lanmas\u0131n\u0131n standart bir \u015fekilde raporlanmas\u0131n\u0131 sa\u011flamak i\u00e7in i\u00e7ebak\u0131\u015f metodunu kullanm\u0131\u015ft\u0131r. Deneylerin yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131 bu ilk d\u00f6nem, fizyolojinin art\u0131k bilimsel metodolojiyi benimsemesine atfen fizyolojik psikoloji olarak adland\u0131r\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. James Watson, daha nesnel olunmas\u0131 itiraz\u0131yla yeni bir yol \u00f6nermi\u015f, psikolojinin konusunun d\u0131\u015far\u0131dan g\u00f6zlenemeyen ve dolay\u0131s\u0131yla \u00f6l\u00e7\u00fclemeyen zihin-bilin\u00e7 olmas\u0131n\u0131 ele\u015ftirerek psikolojinin ara\u015ft\u0131rma konusunun g\u00f6zlenebilir uyaranlar ve bu uyaranlara tepki olarak ortaya \u00e7\u0131kan davran\u0131\u015flar olmas\u0131 gerekti\u011fini, genel amac\u0131n ise uyaranlar ve davran\u0131\u015f aras\u0131nda ili\u015fkiler kurulmas\u0131 olarak ilan etmi\u015ftir. Yakla\u015f\u0131k 40\u201350 y\u0131l boyunca psikoloji bilimi yapman\u0131n yeg\u00e2ne yolu olarak psikolojiye h\u00e2kim olan bu anlay\u0131\u015f sonunda t\u0131kanm\u0131\u015f, davran\u0131\u015f\u00e7\u0131 kavramlar yeni g\u00f6zlemleri a\u00e7\u0131klayamaz hale gelmi\u015ftir. II. D\u00fcnya Sava\u015f\u0131 sonras\u0131 psikologlar bilgisayarlar\u0131n \u00e7al\u0131\u015fma bi\u00e7iminden ilhamla yeni bir bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131 geli\u015ftirmi\u015fler ve zihin konusuna geri d\u00f6nm\u00fc\u015flerdir. Bu s\u00fcre\u00e7 sonunda art\u0131k zihni bilgi i\u015fleyen bir sistem gibi d\u00fc\u015f\u00fcnmeye ba\u015flam\u0131\u015flard\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"457b\">Dikkat edilirse b\u00fct\u00fcn bu anlat\u0131da, psikolojinin do\u011fu\u015fu ve g\u00fcn\u00fcm\u00fcze kadarki geli\u015fiminde beyne at\u0131fta bulunmad\u0131m. \u00c7\u00fcnk\u00fc psikoloji esas\u0131 itibariyle \u2018beyinsiz\u2019 bir bilimdir. Bu tespitimle \u015funu anlatmak istiyorum; geli\u015fkin bir organizman\u0131n \u00e7evresinde olan bitenlere uyum sa\u011flamas\u0131n\u0131 sa\u011flayan zihin, d\u0131\u015f d\u00fcnyan\u0131n duyusal ve kavramsal temsili ile i\u015f g\u00f6ren bir sistemdir ve bu sistem kurgusal bir yap\u0131d\u0131r. Kendisini do\u011frudan g\u00f6remedi\u011fimiz, \u00fcr\u00fcnleri, \u00e7\u0131kt\u0131lar\u0131, g\u00f6stergeleri, alametleri, yani \u2018davran\u0131\u015flar\u2019 \u00fczerinden tasarlad\u0131\u011f\u0131m\u0131z bir sistem. Tabii ki psikoloji tarihinde bu zihin sistemi ve i\u015flemleri ile beyin aras\u0131nda ili\u015fki kurmak isteyen Pavlov ve Lashley gibileri yok saym\u0131yorum ancak zihin-beyin ili\u015fkisine dair etkileyici ara\u015ft\u0131rmalar i\u00e7in \u00f6nce n\u00f6ropsikolojinin geli\u015fmesini, sonra da n\u00f6rog\u00f6r\u00fcnt\u00fcleme ile bili\u015fsel sinirbilimin geli\u015fmesini beklemek gerekiyordu.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"1712\">Bili\u015fsel sinirbilim kitaplar\u0131 okuyan herkes Eski M\u0131s\u0131r\u2019dan kalma \u00fc\u00e7 bin be\u015f y\u00fcz y\u0131ll\u0131k bir belgede cerrahi i\u015flemlerle ilgili hasta kay\u0131tlar\u0131 oldu\u011funu, bu belgede beyin hasar\u0131 ve davran\u0131\u015fla ilgili kay\u0131tlar\u0131n da bulundu\u011funu okumu\u015ftur. Felsefenin ana vatan\u0131nda, ilk d\u00f6nemlerde ruhun bedenle ili\u015fkisini tart\u0131\u015fan, beynin duyular\u0131n ve duygular\u0131n, bir bak\u0131ma ruhun da -hadi biz ona zihin diyelim- merkezi oldu\u011funu iddia eden d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrlerin varl\u0131\u011f\u0131na ra\u011fmen \u00f6yle ya da b\u00f6yle yak\u0131n zamana kadar beynin rol\u00fcn\u00fcn bir emme-basma tulumbadan ibaret oldu\u011fu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclegelmi\u015ftir. Benli\u011fimizin, akl\u0131m\u0131z\u0131n veya daha do\u011fru bir ifadeyle zihnimizin beynimizle ili\u015fkisi do\u011fru kurulamad\u0131\u011f\u0131ndan son iki y\u00fcz y\u0131la kadar olan beyin anlay\u0131\u015f\u0131, i\u00e7indeki s\u0131v\u0131larla \u2018animal spirit\u2019i bedene ula\u015ft\u0131ran ve bedeni hareket ettiren bir makineden daha \u00f6tesi de\u011fildi.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"b406\">Yine bu alanlarla ilgili okumalar yapan herkes Joseph Gall\u2019i, yani frenoloji denilen anlay\u0131\u015f\u0131n kurucusunu bilir. Bir ki\u015finin kafa yap\u0131s\u0131n\u0131 \u00f6l\u00e7erek beynin hangi alanlar\u0131n\u0131n daha geli\u015fkin oldu\u011funu anlamaya \u00e7al\u0131\u015fan, g\u00f6zlemler yoluyla olu\u015fturdu\u011fu haritalar sayesinde de inceledi\u011fi beynin sahibinin hem bili\u015fsel yetileriyle ilgili hem de ki\u015fili\u011fiyle ilgili \u00e7\u0131kar\u0131mlarda bulunan bir hekimdir. Frenoloji denen bu \u2018uzmanl\u0131k\u2019 o kadar yay\u0131lm\u0131\u015f ve k\u00f6t\u00fcye kullan\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r ki toplumsal bir tepki olu\u015fmu\u015f ve frenoloji \u015farlatanl\u0131k ve sahte bilim olarak yaftalanm\u0131\u015f, Gall\u2019in \u00f6l\u00fcm\u00fcyle birlikte de \u00e7\u00f6pe at\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"6cc4\">Ben, Gall\u2019in bu iddialar\u0131n\u0131 \u00e7ok \u00f6nemsiyor ve kendisini bilimsel bir devrimci olarak niteliyorum. \u00c7\u00fcnk\u00fc kendisinden \u00f6nceki iki bin y\u0131ll\u0131k beyin anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda bir \u015feyler s\u00f6yleme cesareti g\u00f6stermi\u015f ve kendinden sonrakilere k\u0131\u015fk\u0131rt\u0131c\u0131 sorular b\u0131rakm\u0131\u015ft\u0131r. O\u011fuz Tanr\u0131da\u011f, Gage\u2019in ve M\u00f6sy\u00f6 Tan\u2019\u0131n doktorlar\u0131n\u0131n beyinde nereye bakmas\u0131 gerekti\u011fini, ya da klinik durum ile beyin aras\u0131nda bir ili\u015fki olmas\u0131 gerekti\u011fini Gall sayesinde bildi\u011fini ifade etmektedir. G\u00fcn\u00fcm\u00fcz beyin anlay\u0131\u015f\u0131 on dokuzuncu y\u00fcz y\u0131l\u0131n ba\u015f\u0131nda frenolojiyle ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131r diyebilirim. Tabi, Gall\u2019in bu fikre nereden vard\u0131\u011f\u0131 ile ilgili net bilgilere ula\u015famasam da o d\u00f6nemin zihin felsefesi tart\u0131\u015fmalar\u0131nda Almanya men\u015feli mental fak\u00fclteler ve fak\u00fclte psikolojisi kavramlar\u0131nda aranmas\u0131 gerekti\u011fini s\u00f6yleyebilirim. Ba\u015fka bir konu oldu\u011fu i\u00e7in de\u011finmekle yetindim ancak merakl\u0131s\u0131 Hakan G\u00fcrvit\u2019in kaynaklarda verdi\u011fim makalesine bakabilir. Ayr\u0131ca fak\u00fclte psikolojisinin benzeri ve daha yeni kavramlar i\u00e7in Jerry Fodor\u2019un mod\u00fcler zihin ara\u015ft\u0131rmalar\u0131na bak\u0131labilir.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"b698\">\u0130lk versiyonlar\u0131 daha \u00f6nce geli\u015ftirilmi\u015f olsa da mikroskop teknolojisinin 1850\u2019lerdeki s\u0131\u00e7ray\u0131\u015f\u0131 sayesinde sinir dokusu incelenebilmi\u015ftir. Bu imkanlar sayesinde modern sinirbilimin babas\u0131 olan Cajal, sinir sisteminin yap\u0131s\u0131 ve i\u015fleyi\u015fiyle ilgili, bug\u00fcn n\u00f6ron doktrini denilen temel ilkeleri ortaya koymu\u015f, sonras\u0131 y\u0131llarda da h\u00fccresel ve molek\u00fcler d\u00fczeyde bir\u00e7ok geli\u015fme ya\u015fanm\u0131\u015ft\u0131r. Sinir sistemi fizyolojisindeki bu bilgi art\u0131\u015f\u0131, \u00f6te taraftan zihin-beyin ili\u015fkisinin do\u011fru kurgulanmas\u0131 ile e\u015f zamanl\u0131 ilerlemi\u015f ve yollar fizik biliminin \u00fcr\u00fcn\u00fc olan n\u00f6rog\u00f6r\u00fcnt\u00fcleme teknolojilerinin ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131yla ba\u015fka bir boyut kazanm\u0131\u015ft\u0131r. Bu s\u00fcre\u00e7te geli\u015fimin hangi a\u015famalardan ve nas\u0131l ger\u00e7ekle\u015fti\u011fi detaylar\u0131na girmeyip sadece teknolojinin \u00fcr\u00fcnlerine odaklanaca\u011f\u0131m.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"2817\">Zihin-beyin ili\u015fkisinin geli\u015fim s\u00fcrecinde Gall etkisi ve Phineas Gage \u2014 M\u00f6sy\u00f6 Tan vakalar\u0131na ge\u00e7meden \u00f6nce psikolojiye tekrar d\u00f6nmek gerekir. Bug\u00fcne kadarki geli\u015fimini d\u00f6rt ana d\u00f6nemde ele ald\u0131\u011f\u0131m psikolojinin son iki d\u00f6nemi bili\u015fsel psikoloji ve buna e\u015flik eden bili\u015fsel sinirbilimdir. Davran\u0131\u015f\u00e7\u0131l\u0131\u011f\u0131n 1950\u2019lerde t\u0131kanmas\u0131 krizinden psikologlar\u0131 kurtaran bilgisayarlar\u0131n geli\u015fimi olmu\u015ftur. Bilgisayarlar girdi-i\u015flemleme-\u00e7\u0131kt\u0131 \u00fcnitelerine indirgenmektedir ve bilgisayarlar\u0131n ilk \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 y\u0131llarda psikologlar da insan zihninin girdi-i\u015flemleme-\u00e7\u0131kt\u0131 \u00fcniteleri olan bir \u2018sistem\u2019 olarak ele alabileceklerini d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fcler. Yani insan zihnini art\u0131k bilgi-i\u015fleme paradigmas\u0131yla ele almaya ba\u015flad\u0131lar. Bu c\u00fcmleyi kurarken bir makine de\u011fil bir sistem demeyi bilerek se\u00e7tim. \u00c7\u00fcnk\u00fc o d\u00f6nemde psikologlar hala soyut ve kurgusal bir zihnin i\u015fleyi\u015f kurallar\u0131n\u0131 anlamaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131yorlard\u0131. \u0130lk y\u0131llarda bu sistemin girdi \u00fcnitesinin dar oldu\u011funu s\u00f6ylediler ve zihne dair dikkat ve filtreden bahsettiler. Sonraki y\u0131llarda i\u015flemleme a\u015famalar\u0131ndan ve d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015f bilginin nas\u0131l sakland\u0131\u011f\u0131ndan, yani bellekten bahsettiler. Bunlar\u0131 yaparken de modeller, modelleri g\u00f6sterirken de ak\u0131\u015f diyagramlar\u0131 ve kutucuklar kulland\u0131lar. Bunlar s\u0131ras\u0131nda ana ak\u0131m psikolojide zihnin hala beyinle ili\u015fkisi kurulmam\u0131\u015ft\u0131r. \u0130lk defa bili\u015fsel psikoloji ismini ta\u015f\u0131yan kitap 1967 y\u0131l\u0131nda yay\u0131mland\u0131\u011f\u0131nda kitab\u0131n i\u00e7indekiler k\u0131sm\u0131nda n\u00f6robilim denebilecek bir ba\u015fl\u0131\u011f\u0131n olmay\u0131\u015f\u0131 zaten bize bir fikir vermektedir. Ancak aradan \u00e7ok zaman ge\u00e7meden bili\u015fsel psikologlar \u00fcrettikleri kavram ve deneysel paradigmalarla b\u00fcy\u00fck\u00e7e bir nehrin par\u00e7as\u0131 oluverdiler. Bu s\u00fcrecin etkisiyle yeni psikolojinin tarifi, zihni ve zihnin emaresi olan davran\u0131\u015flar\u0131 ve zihnin bunlar\u0131 do\u011furan sinir sistemiyle ili\u015fkisini bilimsel y\u00f6ntemlerle inceleyen bir disiplin olarak g\u00fcncellendi. \u015eimdi tekrar zihin-beyin ili\u015fkisinin do\u011fru kurgulanmas\u0131 s\u00fcrecine d\u00f6nebilirim.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"f150\">Joseph Gall \u00f6ld\u00fckten sonraki y\u0131llarda hem yay\u0131nlar\u0131 hem de takip\u00e7ileri vas\u0131tas\u0131yla frenoloji anlay\u0131\u015f\u0131 epeyce duyulmu\u015ftu. Amerika\u2019n\u0131n bir kasabas\u0131nda doktor olan Harlow demiryolu i\u015f\u00e7isinin beyin hasar\u0131n\u0131 ilgiyle takip etmi\u015f, hasta Phineas Gage\u2019teki de\u011fi\u015fimleri bu beyin hasar\u0131yla ili\u015fkilendirmi\u015ftir. Bili\u015fsel sinirbilimin en erken ve en bilinen vakalar\u0131ndan biri olan bu olayda hasarlanan beyin b\u00f6lgesi ve klinik de\u011fi\u015fim aras\u0131ndaki ili\u015fkinin ad\u0131n\u0131 bile \u00e7ok yak\u0131n zamanda koyabildi\u011fimizi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrsek Harlow\u2019un bu ilgisinin kayna\u011f\u0131n\u0131 sorgulamam\u0131z gerekir. \u00d6te yandan ba\u015fka bir doktor, Broca ise frenologlar ve kar\u015f\u0131tlar\u0131n\u0131n tart\u0131\u015fmalar\u0131ndan haberdar biri olarak beyindeki lokalizasyon fikrinin takip\u00e7isi olmu\u015f, uzun y\u0131llard\u0131r her soruya sadece \u2018tan\u2019 diyerek cevap verebilen bir hastan\u0131n ba\u015fka bir sebeple \u00f6lmesi \u00fczerine otopsisini yapm\u0131\u015f ve beyinin sol yar\u0131s\u0131nda ve \u00f6nde bir doku hasar\u0131 g\u00f6rm\u00fc\u015ft\u00fcr. \u00c7ok benzer bir vakada da ayn\u0131 tarafta ve yerde hasar g\u00f6r\u00fcnce birka\u00e7 y\u0131l daha bu tarz vakalar\u0131n pe\u015fine d\u00fc\u015fm\u00fc\u015f ve nihayet 12 ki\u015finin otopsisinde benzer hasarlar\u0131 g\u00f6r\u00fcnce \u2018sol hemisferimizle\u2019 konu\u015ftu\u011fumuzu ilan etmi\u015ftir. \u00dczerinden k\u0131sa bir s\u00fcre ge\u00e7tikten sonra da Wernicke, bu sefer anlama kusuru olan bir grup hastan\u0131n otopsisinde beynin daha gerisinde ama yine sol tarafta benzer t\u00fcrden doku hasar\u0131 g\u00f6rm\u00fc\u015f, bununla yetinmemi\u015f ve kendi buldu\u011fu alanla Broca\u2019n\u0131n buldu\u011fu daha \u00f6n taraftaki alan aras\u0131nda kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 ve yo\u011fun ba\u011flant\u0131lar\u0131n oldu\u011funu g\u00f6stermi\u015ftir. Bu geli\u015fme, bili\u015fsel yetiler i\u00e7in beyin b\u00f6lgelerinin \u00f6nemi yan\u0131nda bu b\u00f6lgeler aras\u0131ndaki ba\u011flant\u0131lar\u0131n \u00f6nemini ak\u0131llara getirmi\u015ftir. Dahas\u0131, bu ba\u011flant\u0131sall\u0131\u011f\u0131n sadece dil yetisi i\u00e7in de\u011fil di\u011fer t\u00fcm yetiler i\u00e7in de ge\u00e7erli olup olmad\u0131\u011f\u0131 sorusunu do\u011furmu\u015ftur. Asl\u0131nda daha on dokuzuncu y\u00fcz y\u0131l bitmeden, zihin-beyin ili\u015fkisine dair temel ta\u015flar yerine oturtulmu\u015ftur. Zihnin beyinle ili\u015fkisi, bili\u015fsel yetilerin beyinde lokalize edilmesi ve daha da \u00f6nemlisi bu yetilerin uzak ba\u011flant\u0131lar kurarak beyindeki \u015febekeler arac\u0131l\u0131\u011f\u0131 ile y\u00fcr\u00fct\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc bilgisine ula\u015f\u0131ld\u0131. Hatta, bir bili\u015fsel yeti i\u00e7in \u00f6nemli olan beyin b\u00f6lgesinin hasar\u0131 yan\u0131nda bu b\u00f6lgeler aras\u0131ndaki ba\u011flant\u0131lar\u0131n da kesilmesinin ne gibi bir klinik tabloya yol a\u00e7abilece\u011fi dil \u00fczerinden modellenebilmi\u015ftir.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"14c4\">T\u00fcm bu geli\u015fmelerden ve araya giren sessiz bir d\u00f6nemden sonra Geschwind, kendisinden \u00f6nceki t\u00fcm yak\u0131n d\u00f6nem bilgileri derleyerek modern davran\u0131\u015f n\u00f6rolojisinin, yani g\u00fcn\u00fcm\u00fczdeki ad\u0131yla bili\u015fsel n\u00f6rolojinin temellerini atm\u0131\u015ft\u0131r. N\u00f6roloji i\u00e7ince zamanla ihmal edilmi\u015f bu yeni alan psikologlar\u0131n da i\u015fin i\u00e7ine kat\u0131lmas\u0131yla g\u00fc\u00e7lenmi\u015f, beyin hasarlar\u0131 \u00fczerinden zihin-beyin ili\u015fkisi a\u00e7\u0131klanmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r ki bu alana da n\u00f6ropsikoloji denmektedir. Psikologlar belle\u011fi kavramla\u015ft\u0131rmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131rken beyin hasarl\u0131 HM\u2019den elde edilen n\u00f6ropsikolojik veriler \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda belle\u011fin alt t\u00fcrlerin farkl\u0131 beyin yap\u0131lar\u0131n\u0131n ve \u015febekelerinin arac\u0131l\u0131k edebilece\u011fi g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc ortaya at\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"884d\">Yaz\u0131n\u0131n en ba\u015f\u0131nda zihin-beyin etkile\u015fimini inceleme bi\u00e7imlerinden olan n\u00f6ropsikolojiye ayr\u0131 bir yer a\u00e7aca\u011f\u0131m\u0131 belirtmi\u015ftim. \u015eimdi bu k\u0131s\u0131mda n\u00f6ropsikolojiyi tamamlay\u0131p di\u011fer bi\u00e7imlere ge\u00e7ebilirim. N\u00f6ropsikoloji, bellek, alg\u0131, dil, imgeleme gibi bili\u015fsel yetiler ile beyin aras\u0131ndaki ili\u015fkiyi beyin hasarlar\u0131 \u00fczerinden inceleyen bir disiplindir. Zihinle ilgili g\u00fcncel beyin anlay\u0131\u015f\u0131m\u0131z\u0131n iki y\u00fcz y\u0131ll\u0131k bir ge\u00e7mi\u015fi var ve bu zaman diliminde n\u00f6ropsikoloji, kognitif n\u00f6robilime, yani bili\u015fsel sinirbilime g\u00f6re nispeten eski bir disiplindir. G\u00fcn\u00fcm\u00fczde hem sistemli incelemelerle hem de tekil vakalar\u0131n \u00f6\u011fretici kapasitesiyle n\u00f6ropsikoloji ara\u015ft\u0131rmalar\u0131 devam etmektedir. Bu alanda Oliver Sacks, Vilayanur Ramachandran gibi pop\u00fcler isimler ve kitaplar\u0131 d\u00fcnya \u00e7ap\u0131nda okunmakta ve bu alana ilgi \u00e7ekmektedir. N\u00f6ropsikolojide her bir bili\u015fsel yetiyi \u00f6l\u00e7meyi hedefleyen testler geli\u015ftirilmi\u015f, beyin hasarl\u0131 ki\u015finin \u00f6l\u00e7\u00fclen bili\u015fsel yeti bak\u0131m\u0131ndan kendine ya\u015f ve e\u011fitim bak\u0131m\u0131ndan benzeyen toplulu\u011fun ortalama performans\u0131ndan ne kadar uzakla\u015ft\u0131\u011f\u0131 tespit edilebilir hale gelmi\u015f ve t\u00fcm bili\u015fsel yetiler taranarak ki\u015fiye \u00f6zg\u00fc, yorumlanabilir ve beyin hasar\u0131yla ili\u015fkilendirilebilir bili\u015fsel profiller olu\u015fturulabilir hale gelmi\u015ftir. Bu alanda geleneksel k\u00e2\u011f\u0131t-kalem \u00f6l\u00e7\u00fcm ara\u00e7lar\u0131 kullan\u0131lmaya devam etmekle birlikte bilgisayarl\u0131, sanal ger\u00e7eklik ara\u00e7lar\u0131yla daha hassas ve daha az hatal\u0131 \u00f6l\u00e7\u00fcmler yap\u0131lmas\u0131 i\u00e7in \u00e7al\u0131\u015fmalar yap\u0131lmaktad\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"644e\">\u0130lgilendi\u011fi konu n\u00f6ropsikolojiyle benzer olan, sa\u011fl\u0131kl\u0131 ki\u015filerde bili\u015fsel g\u00f6revler s\u0131ras\u0131nda beyin aktivitesini \u00f6l\u00e7erek zihin-beyin aras\u0131nda ili\u015fki kuran bili\u015fsel sinirbilim neredeyse otuz y\u0131ll\u0131k bir disiplindir. Beyin aktivitesinin \u00f6l\u00e7\u00fcm\u00fcnde kullan\u0131lan cihaz ve y\u00f6ntemlere de n\u00f6rog\u00f6r\u00fcnt\u00fcleme denmektedir. Bu tarihi fMRI \u00fczerinden d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyoruz ama EEG \u00fczerinden d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fczde elli-altm\u0131\u015f y\u0131ll\u0131k bir s\u00fcreden bahsedebiliriz. Yukar\u0131da \u00e7ok genel ve basite indirgenmi\u015f bir n\u00f6ropsikoloji ve n\u00f6robilim ayr\u0131m\u0131 yapt\u0131m. Bili\u015fsel sinirbilimin art\u0131k hem y\u00f6nlendirilmi\u015f bir bili\u015fsel faaliyet olmadan hem de bili\u015fsel yetilerinde hasar olan ki\u015filerde \u00f6l\u00e7\u00fcmler yaparak n\u00f6ral yap\u0131 ve s\u00fcre\u00e7lere ili\u015fkin bilgi \u00fcretti\u011fini s\u00f6yleyebilirim.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"951b\">Elektrik eski bir ke\u015fif olmas\u0131na kar\u015f\u0131n insan v\u00fccudunun elektri\u011fi iletebildi\u011fi Galvani\u2019nin \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131yla g\u00f6sterildi. Daha sonraki y\u0131llarda ise sinir h\u00fccrelerinin de elektriksel sinyal \u00fcretebildi\u011fi ve bunu ili\u015fkide oldu\u011fu di\u011fer n\u00f6ronlara iletebildi\u011fi g\u00f6r\u00fcld\u00fc. Yani bir n\u00f6ronun i\u00e7i ve d\u0131\u015f\u0131 aras\u0131ndaki art\u0131 ve eksi y\u00fckl\u00fc elementler sebebiyle, h\u00fccre zar\u0131 da se\u00e7ici ge\u00e7irgen oldu\u011fu i\u00e7in bir elektrik fark\u0131 olu\u015fmaktad\u0131r. Ancak her bir n\u00f6ron kendisiyle ileti\u015fimde olan di\u011fer n\u00f6ronlar\u0131n etkisiyle bazen sinyal \u00fcretemez hale geliyor, bazen de bu elektrik fark\u0131 e\u015fik de\u011feri ge\u00e7ecek kadar azal\u0131nca sinyal \u00fcretiyor; \u00fcretti\u011fi sinyalin etkisiyle sinaptik aral\u0131\u011fa kimyasallar d\u00f6k\u00fcl\u00fcyor; bu kimyasallar\u0131n ne oldu\u011fu ve kar\u015f\u0131 h\u00fccrede hangi al\u0131c\u0131lar\u0131n oldu\u011funa ba\u011fl\u0131 olarak da bir sonraki h\u00fccrenin ne hale gelece\u011fi belirlenmi\u015f oluyor. T\u00fcm bu olan bitenler kafan\u0131n d\u0131\u015f\u0131na, deri \u00fczerine yerle\u015ftirilen, \u00e7ap\u0131 yar\u0131m santim veya daha k\u00fc\u00e7\u00fck iletken metallerle \u00f6l\u00e7\u00fclebiliyor ve bu bir zaman serisi olarak grafi\u011fe aktar\u0131labiliyor ve dahas\u0131 bu grafik say\u0131salla\u015ft\u0131r\u0131labiliyor. Bu anlatt\u0131\u011f\u0131m, yani elektrodun yerle\u015ftirildi\u011fi kafa b\u00f6lgesi alt\u0131ndaki milyonlarca h\u00fccrenin postsinaptik potansiyellerinin \u00f6l\u00e7\u00fclebildi\u011fi y\u00f6nteme EEG denmektedir. Beynin elektriksel aktivitesinin \u00f6l\u00e7\u00fclmesi yakla\u015f\u0131k y\u00fcz y\u0131ld\u0131r m\u00fcmk\u00fcn olmakla birlikte son elli y\u0131ld\u0131r bili\u015fsel yetilere ili\u015fkin \u00f6l\u00e7\u00fcmler yap\u0131labilmekte, hatta bu bilgilerle dikkat-konsantrasyon e\u011fitimi yap\u0131labilmektedir. Hem duyusal s\u00fcre\u00e7lere ili\u015fkin hem de bili\u015fsel s\u00fcre\u00e7lere ili\u015fkin tipik elektriksel tepkiler ke\u015ffedilmi\u015f, bunlar\u0131n zamanlamas\u0131, yerle\u015fimi ve g\u00fcc\u00fc \u00fczerinden analizler yap\u0131lagelmi\u015ftir. Kendisinden sonra daha heyecanl\u0131 geli\u015fmeler olsa da EEG ara\u015ft\u0131rmalar\u0131 beyin aktivitesindeki de\u011fi\u015fimin h\u0131z\u0131n\u0131 \u00e7ok iyi \u00f6l\u00e7ebildi\u011fi i\u00e7in \u00e7ok de\u011ferli olmaya devam etmektedir.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"eab0\">Bili\u015fsel n\u00f6robilim merakl\u0131lar\u0131 ayna n\u00f6ronlar\u0131n ne oldu\u011funu duymu\u015ftur. Bu n\u00f6ronlar\u0131n ke\u015ffi biraz tesad\u00fcf de olsa beyin g\u00f6r\u00fcnt\u00fcleme \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131nda fMRI\u2019\u0131n kullan\u0131m\u0131 s\u0131ras\u0131nda m\u00fcmk\u00fcn olmu\u015ftur. EEG\u2019de beynin elektriksel aktivitesine ili\u015fkin sinyaller \u00f6l\u00e7\u00fclmektedir ancak fMRI\u2019da beynin metabolik faaliyetine dayal\u0131 bir \u00f6l\u00e7\u00fcm yap\u0131lmaktad\u0131r. Beyindeki t\u00fcm n\u00f6ronlar belli bir rutinde veya de\u011fi\u015fken s\u0131kl\u0131kta sinyal \u00fcretmektedir ve t\u00fcm beyin dokusu da tipik olarak kan damarlar\u0131 yoluyla beslenmektedir. E\u011fer bu doku i\u00e7erisinde belli bir b\u00f6lgede ola\u011fan\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda bir faaliyet olursa daha fazla veya daha az enerjiye ihtiya\u00e7 duyulacak, dolay\u0131s\u0131yla o b\u00f6lgenin kan ak\u0131\u015f\u0131 de\u011fi\u015fecektir. E\u011fer bu de\u011fi\u015fimi kandaki oksijen d\u00fczeyi \u00fczerinden veya hemoglobin konsantrasyonundaki de\u011fi\u015fim \u00fczerinden \u00f6l\u00e7ebilirsek ve bu de\u011fi\u015fimi o s\u0131radaki zihin faaliyetiyle de ili\u015fkilendirebilirsek yapt\u0131\u011f\u0131m\u0131z \u015feyin ad\u0131na bili\u015fsel n\u00f6robilim denmektedir. Detaylar\u0131na girmemekle birlikte bu i\u015fler i\u00e7in MR veya NIRS denilen makineler kullan\u0131lmaktad\u0131r. Ayna n\u00f6ronlar da bu sayede bulunmu\u015f, maymunlar MR\u2019dayken kendileri muza uzanmasalar da muza uzanan bak\u0131c\u0131lar\u0131 g\u00f6rd\u00fcklerinde sanki kendileri bunu yapm\u0131\u015flar gibi beyin faaliyeti g\u00f6zlenmi\u015ftir. Nitekim bunlardan hemen \u00f6nce g\u00f6rmeye ili\u015fkin i\u015flevsel g\u00f6r\u00fcnt\u00fcleme verileri 1991\u2019de hem Science dergisinde yay\u0131nlanm\u0131\u015f hem de derginin kapa\u011f\u0131 olmu\u015ftur. Bu say\u0131 bili\u015fsel n\u00f6robilim i\u00e7in bir milat olarak g\u00f6r\u00fclmektedir.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"4c18\">Beynin nas\u0131l \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 ve zihni nas\u0131l \u00fcretti\u011fi ile ilgili en g\u00fcncel anlay\u0131\u015f ba\u011flant\u0131sall\u0131k g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcd\u00fcr. Yani beyinde b\u00f6lgeleri aras\u0131nda do\u011frudan ba\u011flant\u0131lar\u0131 olan ve olmayan i\u015flevsel a\u011flar bulunmaktad\u0131r. Bu \u015febekeler e\u015f zamanl\u0131 veya ard\u0131\u015f\u0131k, ama i\u015f birli\u011fi i\u00e7inde \u00e7al\u0131\u015farak zihinsel faaliyetlerin n\u00f6ral temellerini olu\u015fturmaktad\u0131r. Beyinde bili\u015fsel yetilere ili\u015fkin tarif edilen ilk ba\u011flant\u0131 dil a\u011f\u0131\/\u015febekesi olmakla birlikte Marsel Mesulam en az be\u015f b\u00fcy\u00fck \u015febekeyi maymunlar \u00fczerinde deneyler yaparak ve beyin hasarl\u0131 hastalar\u0131yla \u00e7al\u0131\u015farak izah etmi\u015ftir. Ancak daha sonraki y\u0131llarda hem yap\u0131n\u0131n hem de i\u015flevin g\u00f6r\u00fcnt\u00fclemesine d\u00f6n\u00fck yeni ara\u00e7 veya tekniklerin geli\u015fmesiyle, daha da \u00f6nemlisi b\u00fcy\u00fck verilerin i\u015flemlenmesindeki hesaplama y\u00f6ntemlerinin de yard\u0131m\u0131yla do\u011frudan ba\u011flant\u0131lar\u0131 olmayan ama birlikte i\u015f g\u00f6ren i\u015flevsel \u015febekeler ke\u015ffedilmeye ba\u015flanm\u0131\u015ft\u0131r. Bunlardan en bilineni DMN olup istirahat durumu a\u011f\u0131d\u0131r. G\u00fcn\u00fcm\u00fczde ke\u015ffedilen bu t\u00fcr a\u011flar\u0131n say\u0131s\u0131 on tane olup sa\u011fl\u0131kl\u0131 ve n\u00f6ropsikiyatrik hastal\u0131\u011f\u0131 olan ki\u015filerde bu i\u015flevsel a\u011flardaki de\u011fi\u015fme-bozulmalar incelenmekte, psikofarmakolojik ajanlar, psikoterapi veya n\u00f6romod\u00fclatuar m\u00fcdahalelerin bu a\u011flar\u0131n i\u015fleyi\u015findeki de\u011fi\u015fimi tedavinin gidi\u015fat\u0131 bak\u0131m\u0131ndan izlenebilmektedir.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"f78c\">Yaz\u0131n\u0131n sonuna do\u011fru bir \u00f6zet yapmak gerekirse; \u00f6nce sadece felsefenin konusu olan zihnin daha sonra ba\u011f\u0131ms\u0131z bir disiplin haline gelen psikolojinin konusu oldu\u011funu ama uzunca bir s\u00fcre psikologlar\u0131n zihin-beyin ili\u015fkisine dair \u00e7ok belirgin bir katk\u0131lar\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yleyebiliriz. Mental fak\u00fclteler fikri ve Gall\u2019le ba\u015flayan frenolojinin daha sonraki ara\u015ft\u0131rmac\u0131lar\u0131 \u00f6nemli derecede etkiledi\u011fini ve Gall\u2019in bu fikrinin modern bili\u015fsel n\u00f6robilimin k\u00f6kenini olu\u015fturdu\u011funu ifade ettim. Bu s\u00fcre\u00e7te zihin-beyin ili\u015fkisinin otopsi ile ele al\u0131nd\u0131\u011f\u0131n\u0131, daha sonraki y\u0131llarda bili\u015fsel yetilerin standart testlerle \u00f6l\u00e7\u00fclerek beyin hasar\u0131 ve zihin ili\u015fkisini ele alan n\u00f6ropsikolojinin bir inceleme y\u00f6ntemi oldu\u011funu s\u00f6yledim. Ancak beynin, zihinsel aktiviteyle ili\u015fkilendirilerek elektriksel ve metabolik aktivitesinin \u00f6l\u00e7\u00fclebildi\u011fi 70\u2019li y\u0131llar ve \u00f6zellikle 1991\u2019de fMRI\u2019\u0131n zihin-beyin ara\u015ft\u0131rmalar\u0131nda kullan\u0131lmaya ba\u015flanmas\u0131yla bili\u015fsel sinirbilimin yerle\u015fik bir alan haline geldi\u011fini s\u00f6ylemi\u015f olduk. G\u00fcn\u00fcm\u00fczde ise bili\u015fsel sinirbilimcilerin beyindeki ba\u011flant\u0131sall\u0131\u011f\u0131 ve beynin elektriksel sal\u0131n\u0131mlar\u0131n\u0131n bili\u015f \u00fczerindeki etkisini inceledi\u011fini s\u00f6yleyerek yaz\u0131y\u0131 burada tamamlayabilirim.<\/p>\n\n\n\n<h2 class=\"wp-block-heading\" id=\"1139\">Kaynak\u00e7a<\/h2>\n\n\n\n<p id=\"9ae9\">Fancher, R. (1997). Ruhbilimin \u00d6nc\u00fcleri.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"e351\">G\u00fcrvit, \u0130. H. (2014). Sosyal Kognisyon veya Fak\u00fclte Psikolojisinin Diyalektik Sentezi Olarak Bir Mental Psikoloji\/N\u00f6rolojiye Do\u011fru.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"970e\">Hergenhahn, B. R. (2009). An Introduction to the History of Psychology.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"04ad\">Mesulam, M. (2004). Davran\u0131\u015fsal ve Kognitif N\u00f6rolojinin \u0130lkeleri.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"c449\">Tanr\u0131da\u011f, O. (2020). Davran\u0131\u015f N\u00f6rolojisi.<\/p>","protected":false},"featured_media":2151,"template":"","meta":{"_acf_changed":false},"event_publishing_tags":[83,98,94,766,91,93,262,378,518,82,691,64,90,377,92,323,74,77,76,66,65,300,75,765,261,299,351,726,471,770,96,184],"kategori":[725],"class_list":["post-2150","blog_content","type-blog_content","status-publish","has-post-thumbnail","hentry","event_publishing_tags-beyin","event_publishing_tags-bilim-felsefesi","event_publishing_tags-bilis","event_publishing_tags-bilis-felsefesi","event_publishing_tags-bilissel","event_publishing_tags-bilissel-bilim","event_publishing_tags-bilissel-bilim-felsefesi","event_publishing_tags-bilissel-norobilim","event_publishing_tags-bilissel-sinirbilim","event_publishing_tags-brain","event_publishing_tags-cogist","event_publishing_tags-cognition","event_publishing_tags-cognitive","event_publishing_tags-cognitive-neuroscience","event_publishing_tags-cognitive-science","event_publishing_tags-cogsci","event_publishing_tags-felsefe","event_publishing_tags-mental","event_publishing_tags-mind","event_publishing_tags-neuroscience","event_publishing_tags-norobilim","event_publishing_tags-norobilim-felsefesi","event_publishing_tags-philosophy","event_publishing_tags-philosophy-of-cognition","event_publishing_tags-philosophy-of-cognitive-science","event_publishing_tags-philosophy-of-neuroscience","event_publishing_tags-philosophy-of-science","event_publishing_tags-philsci","event_publishing_tags-sinirbilim","event_publishing_tags-sinirbilim-felsefesi","event_publishing_tags-zihin","event_publishing_tags-zihinsel","kategori-yazi"],"acf":[],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/cog-ist.com\/en\/wp-json\/wp\/v2\/blog_content\/2150","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/cog-ist.com\/en\/wp-json\/wp\/v2\/blog_content"}],"about":[{"href":"https:\/\/cog-ist.com\/en\/wp-json\/wp\/v2\/types\/blog_content"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/cog-ist.com\/en\/wp-json\/wp\/v2\/blog_content\/2150\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/cog-ist.com\/en\/wp-json\/wp\/v2\/media\/2151"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/cog-ist.com\/en\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=2150"}],"wp:term":[{"taxonomy":"event_publishing_tags","embeddable":true,"href":"https:\/\/cog-ist.com\/en\/wp-json\/wp\/v2\/event_publishing_tags?post=2150"},{"taxonomy":"kategori","embeddable":true,"href":"https:\/\/cog-ist.com\/en\/wp-json\/wp\/v2\/kategori?post=2150"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}