{"id":2146,"date":"2023-12-20T15:00:58","date_gmt":"2023-12-20T15:00:58","guid":{"rendered":"https:\/\/cog-ist.com\/?post_type=blog_content&#038;p=2146"},"modified":"2025-09-20T14:08:23","modified_gmt":"2025-09-20T14:08:23","slug":"zihinsel-temsil-kavraminin-tarihsel-gelisimi-elif-sirin","status":"publish","type":"blog_content","link":"https:\/\/cog-ist.com\/en\/blog_content\/zihinsel-temsil-kavraminin-tarihsel-gelisimi-elif-sirin\/","title":{"rendered":"Zihinsel Temsil Kavram\u0131n\u0131n Tarihsel Geli\u015fimi \u2014 Elif \u015eirin"},"content":{"rendered":"<p id=\"1b5d\"><strong>Preface<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p id=\"e177\">Ege \u00dcniversitesi Psikoloji b\u00f6l\u00fcm\u00fcnden Dr. Cansu Pala\u2019n\u0131n, lisans \u00f6\u011frencilerinin \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131 bir araya getirerek olu\u015fturdu\u011fu&nbsp;<a href=\"https:\/\/sites.google.com\/view\/psikolojitarihiarsivi\/anasayfa?authuser=0\" rel=\"noreferrer noopener\" target=\"_blank\">Psikoloji Tarihi Ar\u015fivi<\/a>&nbsp;bili\u015fsel bilimler i\u00e7in de\u011ferli bir kaynak olu\u015fturuyor.<br>Her biri bir psikoloji kavram\u0131n\u0131n tarihsel geli\u015fimini ele alan metinler, okuyuculara bili\u015fsel bilimin \u00e7al\u0131\u015fma alanlar\u0131yla da yak\u0131ndan ili\u015fkili fikir ve kuramlar\u0131n nas\u0131l ortaya \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve zaman i\u00e7inde nas\u0131l evrildi\u011fini kavrama f\u0131rsat\u0131 sunuyor. CogIST olarak T\u00fcrk\u00e7e\u2019ye \u00e7e\u015fitli bili\u015fsel bilim kaynaklar\u0131 kazand\u0131rma amac\u0131m\u0131z do\u011frultusunda bu ar\u015fivin g\u00f6r\u00fcn\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc artt\u0131rmay\u0131 \u00f6nemsiyor ve tarihsel perspektif odakl\u0131 bu metinleri geni\u015f bir kitleye ula\u015ft\u0131rmak i\u00e7in yeniden yay\u0131nl\u0131yoruz. \u015eu ana kadar yay\u0131nlad\u0131\u011f\u0131m\u0131z t\u00fcm Psikoloji Tarihi Ar\u015fivi yaz\u0131lar\u0131na&nbsp;<a href=\"https:\/\/medium.com\/cogist\/tagged\/psikoloji-tarihi-ar%C5%9Fivi\" target=\"_blank\" rel=\"noopener\">buradan<\/a>&nbsp;ula\u015fabilirsiniz.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"cdda\">Keyifli okumalar!<br>CogIST<\/p>\n\n\n\n<p id=\"f6f6\">Bili\u015fsel bilim literat\u00fcr\u00fcnde olduk\u00e7a \u00f6nemli yer tutan zihinsel temsil kavram\u0131n\u0131n felsefi k\u00f6kenleri antik \u00e7a\u011fa kadar uzan\u0131r ve saf felsefe i\u00e7in hala ilgi konusudur (Pitt, 2020). Felsefe ve bili\u015fsel bilimlerin \u00e7e\u015fitli alt alanlar\u0131nda olduk\u00e7a fazla ki\u015fi taraf\u0131ndan a\u00e7\u0131klanmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131lmas\u0131ndan da anla\u015f\u0131laca\u011f\u0131 gibi zihinsel temsillerin net bir i\u015fevuruk tan\u0131m\u0131 bulunmamaktad\u0131r. Fakat baz\u0131 tan\u0131mlar tarihsel s\u00fcre\u00e7te ge\u00e7erlili\u011fini yitirmi\u015ftir. Tarihsel s\u00fcre\u00e7te en bilinen tan\u0131mlardan birisi Dretske\u2019ni temsil fikrini bilgi fikriyle ili\u015fkilendirdi\u011fi ve temsil sisteminin bir varl\u0131\u011f\u0131 g\u00f6sterme (indicating) i\u015flevine sahip bir sistem oldu\u011funu savundu\u011fu teoridir (Sebastian, 2016). Etiyolojik teorilere g\u00f6re ise temsili durumlar, g\u00f6sterge (indication) i\u00e7in se\u00e7ilmi\u015f olanlard\u0131r. Yani tasar\u0131mc\u0131n\u0131n \u00f6zelli\u011fi olu\u015fturma niyeti kritik \u00f6nem ta\u015f\u0131r (Sebastian, 2016). Bir \u015feyi bir \u015feyin temsili yapan \u015feyin, onlar\u0131 birbirine ba\u011flayan, temsil ili\u015fkisi ad\u0131 verilen ili\u015fki (nedensel, kovansiyonal veya politik) oldu\u011fu da \u00f6ne s\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr (Altablee, Castro ve Santin, 2008). Geli\u015fim psikologlar\u0131na g\u00f6re temsil bir yeniden sunum (re-presentation) meselesidir ve bir \u00f6\u011fenin alg\u0131 taraf\u0131ndan hemen verilmeyen bir di\u011ferinin yerine ge\u00e7mesini sa\u011flama kapasitesi olarak tan\u0131mlan\u0131r (M\u00fcller, Sokol ve Overton, 1998). Bili\u015fsel sinirbilimde ise temsil, zihinsel durum, sembolik yap\u0131 veya beyin aktivasyon \u00f6r\u00fcnt\u00fcs\u00fc olmak \u00fczere \u00fc\u00e7 duyuya g\u00f6re a\u00e7\u0131klanmaktad\u0131r (Altablee, Castro ve Santin, 2008).<\/p>\n\n\n\n<p id=\"afcf\">\u0130lk \u00f6nce Plato\u2019nun Theaetetus\u2019unda, daha sonra Aristo\u2019nun De Anima\u2019s\u0131nda bahsedilen balmumu tablet metaforu, bilinen ilk zihinsel temsilleri tan\u0131mlama giri\u015fimlerinden olarak g\u00f6r\u00fclebilir. Bu metaforlara g\u00f6re g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz, i\u015fitti\u011fimiz veya zihnimizde hat\u0131rlamak istedi\u011fimiz materyalleri zihnimizdeki balmumu tabletlere kaz\u0131r\u0131z ve o g\u00f6r\u00fcnt\u00fc s\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc s\u00fcrece hat\u0131rlamaya devam ederiz; bu yakla\u015f\u0131ma g\u00f6re zihinsel temsiller, daha \u00f6nce alg\u0131lanm\u0131\u015f olan sahnelerin uzamsal \u00f6zelliklerini korur (Kemp, 1998).<\/p>\n\n\n\n<p id=\"66ef\">Kemp\u2019in belirtti\u011fine g\u00f6re (1998), MS \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc veya d\u00f6rd\u00fcnc\u00fc y\u00fczy\u0131lda bir a\u015famada, bili\u015fsel i\u015flevlerin beyindeki kar\u0131nc\u0131klarda ger\u00e7ekle\u015fti\u011fi inanc\u0131 yayg\u0131nla\u015fm\u0131\u015f ve bu kar\u0131nc\u0131klar\u0131n hayvan ruhlar\u0131 ile dolu oldu\u011funa inan\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. \u0130\u00e7 duyular teorisi (theory of inner senses) olarak da adland\u0131r\u0131lan bu g\u00f6r\u00fc\u015f, 16. yy\u2019ya kadar Avrupa ve \u0130slam co\u011frafyas\u0131nda bili\u015fsel s\u00fcre\u00e7lerin fizyolojik a\u00e7\u0131klamas\u0131n\u0131 sa\u011flam\u0131\u015ft\u0131r. Fakat b\u00fct\u00fcn bili\u015fsel g\u00f6revlerin bu kar\u0131nc\u0131klarda ger\u00e7ekle\u015fmedi\u011fi, daha karma\u015f\u0131k ve soyut bili\u015flerin, bir v\u00fccut organ\u0131nda yer almayan ak\u0131lda (intellect) olu\u015ftu\u011funa inan\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. \u0130bn-i Sina, evrensel bilgi (kavramlar\u0131n) ile \u00f6zel bilgi (alg\u0131lanan veya hayal edilen belirli nesneler veya sahnelerin) aras\u0131ndaki bir ayr\u0131ma dayanarak \u00f6nce ak\u0131lda daha sonra i\u00e7 duyularda i\u015fleme s\u00fcreci ger\u00e7ekle\u015fti\u011fini savunmu\u015ftur. Orta \u00c7a\u011f\u2019\u0131n sonlar\u0131na do\u011fru William Ockham bilgiyi sezgisel ve soyut olarak ikiye ay\u0131rm\u0131\u015f ve soyut d\u00fc\u015f\u00fcncelerin sezgisel d\u00fc\u015f\u00fcnceden t\u00fcredi\u011fini savunmu\u015ftur. Soyut d\u00fc\u015f\u00fcnce, deneyimden ziyade \u00f6\u011frenme ile olu\u015fur ve nesnenin ger\u00e7ek varl\u0131\u011f\u0131 veya i\u00e7eri\u011fi hakk\u0131nda bilgi i\u00e7ermez. Sezgisel bili\u015fi de m\u00fckemmel olan ve olmayan olarak ikiye ay\u0131rm\u0131\u015ft\u0131r. M\u00fckemmel sezgisel bili\u015fte olay\u0131n ya\u015fand\u0131\u011f\u0131 an tan\u0131k olunmas\u0131 kastedilirken m\u00fckemmel olmayan sezgisel bili\u015fte ise \u00f6nceden tan\u0131k olunmu\u015f bir olay\u0131n hat\u0131rlanmas\u0131 kastedilir (Kemp, 1998).<\/p>\n\n\n\n<p id=\"7f02\">Daha yak\u0131n zamandaki g\u00f6r\u00fc\u015flere bakacak olursak zihinsel temsillerin k\u00f6keni ve geli\u015fimiyle ilgili g\u00f6ze \u00e7arpan iki felsefi gelenek olan deneyselcilik ve yap\u0131salc\u0131l\u0131kla kar\u015f\u0131la\u015f\u0131r\u0131z. Locke ve Hume taraf\u0131ndan olu\u015fturulan ampirist gelenek, g\u00f6steren (signifier) ve g\u00f6sterilen (signified) aras\u0131ndaki ili\u015fkiyi mekanistik bir neden sonu\u00e7 ili\u015fkisine dayand\u0131r\u0131r (M\u00fcller, Sokol ve Overton, 1998). Locke\u2019un idea tan\u0131m\u0131 da d\u0131\u015f d\u00fcnyayla ilgili mental obje veya mental i\u00e7erik olarak tan\u0131t\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r (Altable, Castro ve Santin, 2008). M\u00fcller ve arkada\u015flar\u0131n\u0131n aktard\u0131\u011f\u0131na g\u00f6re (1998), ampirist gelenek, ki\u015finin zihinsel i\u00e7eri\u011fi veya fikirlerinin, yaln\u0131zca zihnin d\u0131\u015f\u0131ndaki uyaranlar\u0131n etkileri oldu\u011funu varsayar. Dolay\u0131s\u0131yla insan zihni izlenimleri yans\u0131tan pasif bir kameraya benzer. Bu yakla\u015f\u0131mda g\u00f6steren ile g\u00f6sterilen aras\u0131ndaki ili\u015fkiyi kuran herhangi bir insan etkinli\u011fi g\u00f6z ard\u0131 edilmi\u015ftir. Kant ve Hegel\u2019in eserlerinde g\u00f6r\u00fclen yap\u0131salc\u0131 gelene\u011fe g\u00f6re ise zihinsel temsil, bir nesneye veya \u015feye y\u00f6nelik oldu\u011fundan \u00f6znenin zihinsel etkinli\u011finden ya da bilincinden geli\u015fti\u011fi varsay\u0131l\u0131r. Bu t\u00fcr bir faaliyet, y\u00f6nlendirilmi\u015f \u00f6zellik i\u00e7erdi\u011finden, yani ki\u015finin zihinsel eylemleri bir \u015fey hakk\u0131nda oldu\u011fundan, deneycilikte olan\u0131n aksine, kas\u0131tl\u0131 (intentional) olarak yorumlan\u0131r. Niyetlilik kavram\u0131 hem zihinsel eylemlerin hem de bunlar\u0131n olu\u015fturdu\u011fu i\u00e7eri\u011fin ayr\u0131lmaz bir \u015fekilde ili\u015fkili oldu\u011funu vurgular (M\u00fcller, Sokol ve Overton, 1998).<\/p>\n\n\n\n<p id=\"4c64\">Dretske\u2019nin temsili i\u00e7erik teorisi zihinsel temsil alan\u0131nda en bilinen yakla\u015f\u0131mlardand\u0131r. Rupert\u2019in aktard\u0131\u011f\u0131na g\u00f6re (2018), Dretske\u2019nin g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc en belirgin problem, simgesel fiziksel durumlar (s\u00f6zdizimsel olarak bireyselle\u015ftirilmi\u015f ara\u00e7lar, sinirsel yap\u0131lar, bir d\u00fc\u015f\u00fcnce dilindeki semboller vb.) olarak temsillerin, a\u00e7\u0131k\u00e7a \u201ctetikleyici\/arac\u0131l\u0131k nedenler\u201d olarak hareket edebilmeleridir. Fakat bu durum etkilerin tek ba\u015f\u0131na fiziksel \u00f6zelliklerinin aksine, anlamsal \u00f6zelliklerinden dolay\u0131 oldu\u011funu g\u00f6stermez. \u00d6rne\u011fin, bir opera sanat\u00e7\u0131s\u0131 semantik i\u00e7erikli ve ayn\u0131 zamanda cam\u0131 k\u0131ran sesler \u00fcretebilir; ama ses dalgalar\u0131n\u0131n cam\u0131 k\u0131rmas\u0131n\u0131n s\u00f6ylenen s\u00f6zlerin anlamsal i\u00e7eri\u011fiyle hi\u00e7bir ilgisi olmayabilir. O halde i\u00e7erik nas\u0131l herhangi bir fark yaratabilir sorusuna \u00fc\u00e7 merkezi kavrama hitap ederek yan\u0131t verir: bilgi (g\u00f6sterge), peki\u015ftirmeli \u00f6\u011frenme ve yap\u0131land\u0131r\u0131c\u0131 neden. Dretske\u2019nin g\u00f6sterge veya bilgiye yakla\u015f\u0131m\u0131, yanl\u0131\u015f bilgi (misindication\/ misinformation) verilmesine izin vermedi\u011finden bu kavram zihinsel temsile kar\u015f\u0131l\u0131k gelmez. Dretske\u2019ye g\u00f6re, bilgi ta\u015f\u0131yan birim, organizmada bir t\u00fcr hareketin kontrol\u00fcn\u00fc ele ge\u00e7irdi\u011finde bir temsil haline gelir ve bu t\u00fcr kontrol kazan\u0131m\u0131, bizzat bilgi ta\u015f\u0131yan birimin davran\u0131\u015fsal ba\u015far\u0131s\u0131ndan kaynaklanan peki\u015ftirme sinyallerinden kaynaklan\u0131r. Eylemler zamana yay\u0131lm\u0131\u015f nedensel yap\u0131ya sahip s\u00fcre\u00e7lerdir ve Dretske\u2019ye g\u00f6re i\u00e7erik yap\u0131land\u0131r\u0131c\u0131 bir neden olarak hareket edebildi\u011finden nedensel-a\u00e7\u0131klay\u0131c\u0131 bir ilgilili\u011fe sahiptir (Rupert, 2018).<\/p>\n\n\n\n<p id=\"e976\">Dretske\u2019nin bahsetti\u011fi belirtme (indicating) i\u015flevi, normatiflik sorunu a\u00e7\u0131s\u0131ndan yetersiz g\u00f6r\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr ve bu soruna verilen ana yan\u0131t Millikan\u2019\u0131n (1984) dedi\u011fi gibi teleolojik bir i\u015flev veya uygun i\u015flev (proper function) kavram\u0131na ba\u015fvurmakt\u0131r (Sebastian, 2016). Bu yakla\u015f\u0131ma g\u00f6re, bir i\u015flev ta\u015f\u0131y\u0131c\u0131s\u0131n\u0131n uygun i\u015flevi, \u00f6zelli\u011fin varl\u0131k nedenleriyle tan\u0131mlanmal\u0131d\u0131r. \u0130nsanlar\u0131n \u00fcretti\u011fi \u015feylerde bulunan bir \u00f6zelli\u011fin varolu\u015f sebebi, tasar\u0131mc\u0131n\u0131n niyeti olmas\u0131, yani o \u00f6zellik i\u00e7in se\u00e7ilmesidir. Biyolojik \u00f6zellikler i\u00e7in de do\u011fal se\u00e7ilim ayn\u0131 \u015feyi yapar. \u00d6rne\u011fin kan\u0131n s\u00fcz\u00fclmesi b\u00f6breklerin evrimde se\u00e7ilme sebebidir. Etiyolojik teorilere g\u00f6re \u00f6zelli\u011fin uygun i\u015flevi onun nedensel tarihine ve bu tip \u00f6zellikler i\u00e7in ge\u00e7mi\u015f se\u00e7ime ba\u011fl\u0131d\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla temsili durumlar (representational states), g\u00f6sterge (indication) i\u00e7in se\u00e7ilmi\u015f olanlard\u0131r (Sebastian, 2016).<\/p>\n\n\n\n<p id=\"db2a\">\u0130\u015flemsel zihin teorisi (fiziksel sembol sistemi hipotezi olarak da adland\u0131r\u0131l\u0131r) \u00e7a\u011fda\u015f teoriler \u00fczerinde \u00f6nemli etkiye sahip bilgisayar temelli bir modeldir. \u00c7o\u011fu zaman zihnin temsili teorisi (representational theory of mind) ile birbirinin yerine kullan\u0131lmaktad\u0131r (Pitt, 2020). M\u00fcller ve arkada\u015flar\u0131n\u0131n (1998) aktard\u0131\u011f\u0131na g\u00f6re, zihnin i\u00e7sel temsilleri, bilgisayar\u0131n makine kodu gibidir ve bilgisayar program\u0131, manip\u00fclasyonlar\u0131na rehberlik eden bi\u00e7imsel ilkeleri yakalar. Zihinsel s\u00fcre\u00e7ler ise, bilgisayar\u0131n sim\u00fcle edebildi\u011fi bu bi\u00e7imsel olarak yap\u0131land\u0131r\u0131lm\u0131\u015f temsillerin nedensel dizileri olarak tan\u0131mlan\u0131r. Burada da yine zihnin aktivitesi kas\u0131tl\u0131 olarak y\u00f6nlendirilmemektedir. Zihnin do\u011fu\u015ftan\/kal\u0131tsal olarak sahip oldu\u011fu bi\u00e7imsel ilkeler taraf\u0131ndan s\u0131n\u0131rland\u0131r\u0131lan neden-sonu\u00e7 ili\u015fkisinin bir par\u00e7as\u0131d\u0131r. Bilgi i\u015flem sistemleri, bi\u00e7imselle\u015ftirme s\u00fcrecindeki anlam\u0131 ortadan kald\u0131rarak, yaln\u0131zca manip\u00fclasyonlar\u0131 i\u00e7in kurallar\u0131 olan bir dizi sinyal b\u0131rak\u0131r. Hem bilgisayar\u0131n i\u015flevi hem de insan bili\u015fi bilgi i\u015flemci olarak g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fcnden bilgi kavram\u0131n\u0131n a\u00e7\u0131klanmas\u0131 \u00f6nemlidir. \u0130nsanlarda bilgi s\u00fcreci (informing process) i\u015faretler veya semboller kullanarak anlaml\u0131 i\u00e7eri\u011fi iletme veya iletme yetene\u011fi anlam\u0131na gelirken bilgisayar teknolojisinde kastedilen, belirli i\u015flemlerin ve \u00f6nceden belirlenmi\u015f sinyal manip\u00fclasyonlar\u0131n\u0131n en verimli performans\u0131 i\u00e7in parametreleri belirleyen bir dizi \u00fcretim kural\u0131d\u0131r. Bilgilendirme s\u00fcrecinin mekanize edilmesi, i\u015faretler de\u011fi\u015f toku\u015f edilirken verilerin bo\u015f bitlerine indirgenmesini gerektirir. O halde, bir bilgisayar\u0131n bir kural\u0131 takip etti\u011fi anlam\u0131 olduk\u00e7a bo\u015ftur, \u00e7\u00fcnk\u00fc bir insan\u0131n aksine, bilgisayar davran\u0131\u015f\u0131 \u00fcretmek i\u00e7in nedensel olarak i\u015fleyen sisteme i\u00e7kin kas\u0131tl\u0131 bir i\u00e7eri\u011fe sahip de\u011fildir (M\u00fcller, Sokol ve Overton, 1998).<\/p>\n\n\n\n<p id=\"e7d2\">Geli\u015fim psikologlar\u0131na g\u00f6re zihinsel temsil kapasitesi, \u00e7ocuklar gizli nesnelerin devam eden varl\u0131\u011f\u0131 hakk\u0131nda veya ge\u00e7mi\u015fte alg\u0131lanan bir dizi eylemi taklit ettiklerinde onlara atfedilir (M\u00fcller, Sokol ve Overton, 1998). Karmiloff-Smith (1992), J. Mandler (1988, 1992) ve Perner (1991) zihinsel temsillerin ya\u015fam\u0131n daha erken y\u0131llar\u0131nda geli\u015fti\u011fini veya do\u011fu\u015ftan getirilen bir kapasite oldu\u011funu iddia ederken; Baldwin (1906\/1968), Stern (1914\/ 1930), Bu\u00a8hler (1919\/1930), Vygotsky (1933\/1978), Werner (1948), Piaget (1945\/1962) ve Langer (1980, 1986) ise ya\u015fam\u0131n ikinci y\u0131l\u0131nda olu\u015ftu\u011funu savunmu\u015flard\u0131r. Piaget\u2019ye g\u00f6re temsiller, ya\u015fam\u0131n ilk iki y\u0131l\u0131nda bedenlenmi\u015f duyusal-motor aktivite yoluyla geli\u015ftirilen bir zihinsel yap\u0131ya sahip aktif bir \u00f6zne taraf\u0131ndan kas\u0131tl\u0131 olarak kullan\u0131l\u0131r. Bili\u015fsel i\u015flev, organizma ve \u00e7evre aras\u0131ndaki fizyolojik etkile\u015fimleri geni\u015fletir ve a\u015far \u00e7\u00fcnk\u00fc i\u015fleyi\u015fi, etkile\u015fimde bulundu\u011fu unsurlar\u0131n maddi birle\u015fimine ba\u011fl\u0131 de\u011fildir ve organizma, d\u00fcnya ve di\u011ferleriyle s\u00fcrekli ve \u00e7e\u015fitli etkile\u015fimleri boyunca giderek daha karma\u015f\u0131k bilgi yap\u0131lar\u0131 in\u015fa eder. Piaget\u2019ye g\u00f6re yap\u0131lar ba\u011f\u0131ms\u0131z olarak ve i\u00e7eriklerinden \u00f6nce var olmazlar ancak olu\u015fturulan eylemin uyguland\u0131\u011f\u0131 nesnelerle etkile\u015fim yoluyla geli\u015ftirilirler (M\u00fcller, Sokol ve Overton, 1998).<\/p>\n\n\n\n<p id=\"5d6d\">\u00d6zetlemek gerekirse zihinsel temsiller, ilk \u00e7a\u011flardan William Ockham\u2019\u0131n teorisine kadar alg\u0131lanan nesnelerin depolanmas\u0131 olarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. William Ockham ise sadece depolanan de\u011fil \u00f6nceki deneyimlerle \u015fekillenen bir yap\u0131 oldu\u011funu savunmu\u015ftur. Emprisizm zihnin pasif bir kamera gibi i\u015flev g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc ve temsillerin kas\u0131tl\u0131 yap\u0131lar olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 iddia ederken yap\u0131salc\u0131l\u0131k; bu temsillerin kas\u0131tl\u0131 olarak olu\u015fturuldu\u011funu ve zihnin bu s\u00fcre\u00e7te aktif oldu\u011funu savunur. Dretske, i\u00e7erik ve bilginin \u00fczerinde durmu\u015f ve peki\u015ftirmeli \u00f6\u011frenme sinyallerini zihinsel temsil i\u00e7in gerekli g\u00f6rm\u00fc\u015ft\u00fcr. Etiyolojik teorilere g\u00f6re zihinsel temsillerin g\u00f6sterge i\u00e7in se\u00e7ilmi\u015f olmalar\u0131 gerekir. \u0130\u015flemsel zihin teorisi, insan bili\u015fini bilgisayarlar\u0131n \u00e7al\u0131\u015fma bi\u00e7imiyle a\u00e7\u0131klamaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131r fakat, insan bili\u015fi bilgisayar\u0131n aksine kas\u0131tl\u0131 nitelik g\u00f6sterdi\u011finden a\u00e7\u0131klamakta yetersiz kal\u0131r. Zihin kuram\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klayan teorilerin \u00e7o\u011fu temsil kavram\u0131n\u0131 kullan\u0131r ve \u00e7o\u011fu yayg\u0131n tan\u0131m zihin kuram\u0131n\u0131n bir meta-temsil oldu\u011funu varsayar (Altable, Castro ve Santin, 2008). Geli\u015fim psikologlar\u0131na g\u00f6re zihinsel temsiller ya\u015fam\u0131n ikinci y\u0131l\u0131nda olu\u015fur ve etkile\u015fim yoluyla karma\u015f\u0131k yap\u0131lara evrilirler.<\/p>\n\n\n\n<h2 class=\"wp-block-heading\" id=\"5fc8\">Kaynak\u00e7a<\/h2>\n\n\n\n<p id=\"a177\">Altable, C. R., Castro, C. V., &amp; Sant\u00edn, J. L. (2009). Concept of representation and mental symptoms.&nbsp;<em>Psychopathology<\/em>,&nbsp;<em>42<\/em>(4), 219\u2013228.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"052d\">Kemp, S. (1998). Medieval theories of mental representation.&nbsp;<em>History of Psychology<\/em>,&nbsp;<em>1<\/em>(4), 275.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"310b\">M\u00fcller, U., Sokol, B., &amp; Overton, W. F. (1998). Reframing a constructivist model of the development of mental representation: The role of higher-order operations.&nbsp;<em>Developmental review<\/em>,&nbsp;<em>18<\/em>(2), 155\u2013201.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"fd48\">Pitt, D. (2020). Mental representation.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"a355\">Rupert, R. D. (2018). Representation and mental representation.&nbsp;<em>Philosophical Explorations<\/em>,&nbsp;<em>21<\/em>(2), 204\u2013225.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"e064\">Sebasti\u00e1n, M. \u00c1. (2017). Functions and mental representation: the theoretical role of representations and its real nature.&nbsp;<em>Phenomenology and the Cognitive Sciences<\/em>,&nbsp;<em>16<\/em>(2), 317\u2013336.<\/p>","protected":false},"featured_media":2147,"template":"","meta":{"_acf_changed":false},"event_publishing_tags":[97,289,94,766,93,262,691,64,90,92,323,74,1122,936,1121,290,77,826,76,482,75,765,261,177,100,935,96,176,184,825],"kategori":[725],"class_list":["post-2146","blog_content","type-blog_content","status-publish","has-post-thumbnail","hentry","event_publishing_tags-bilim","event_publishing_tags-bilim-tarihi","event_publishing_tags-bilis","event_publishing_tags-bilis-felsefesi","event_publishing_tags-bilissel-bilim","event_publishing_tags-bilissel-bilim-felsefesi","event_publishing_tags-cogist","event_publishing_tags-cognition","event_publishing_tags-cognitive","event_publishing_tags-cognitive-science","event_publishing_tags-cogsci","event_publishing_tags-felsefe","event_publishing_tags-felsefe-tarihi","event_publishing_tags-history","event_publishing_tags-history-of-philosophy","event_publishing_tags-history-of-science","event_publishing_tags-mental","event_publishing_tags-mental-representation","event_publishing_tags-mind","event_publishing_tags-philmind","event_publishing_tags-philosophy","event_publishing_tags-philosophy-of-cognition","event_publishing_tags-philosophy-of-cognitive-science","event_publishing_tags-philosophy-of-mind","event_publishing_tags-science","event_publishing_tags-tarih","event_publishing_tags-zihin","event_publishing_tags-zihin-felsefesi","event_publishing_tags-zihinsel","event_publishing_tags-zihinsel-temsil","kategori-yazi"],"acf":[],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/cog-ist.com\/en\/wp-json\/wp\/v2\/blog_content\/2146","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/cog-ist.com\/en\/wp-json\/wp\/v2\/blog_content"}],"about":[{"href":"https:\/\/cog-ist.com\/en\/wp-json\/wp\/v2\/types\/blog_content"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/cog-ist.com\/en\/wp-json\/wp\/v2\/blog_content\/2146\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/cog-ist.com\/en\/wp-json\/wp\/v2\/media\/2147"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/cog-ist.com\/en\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=2146"}],"wp:term":[{"taxonomy":"event_publishing_tags","embeddable":true,"href":"https:\/\/cog-ist.com\/en\/wp-json\/wp\/v2\/event_publishing_tags?post=2146"},{"taxonomy":"kategori","embeddable":true,"href":"https:\/\/cog-ist.com\/en\/wp-json\/wp\/v2\/kategori?post=2146"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}