{"id":2085,"date":"2022-01-19T15:00:40","date_gmt":"2022-01-19T15:00:40","guid":{"rendered":"https:\/\/cog-ist.com\/?post_type=blog_content&#038;p=2085"},"modified":"2025-09-07T20:31:54","modified_gmt":"2025-09-07T20:31:54","slug":"devlerin-omuzlari-david-marr-yunus-sahin","status":"publish","type":"blog_content","link":"https:\/\/cog-ist.com\/en\/blog_content\/devlerin-omuzlari-david-marr-yunus-sahin\/","title":{"rendered":"Devlerin Omuzlar\u0131: David Marr \u2014\u00a0Yunus \u015eahin"},"content":{"rendered":"<p id=\"286d\"><em>\u201cE\u011fer daha uza\u011f\u0131 g\u00f6rebiliyorsam bu, benden \u00f6nceki devlerin omuzlar\u0131nda durdu\u011fum i\u00e7indir.\u201d \u2014 Isaac Newton<\/em><\/p>\n\n\n\n<p id=\"a1e6\">Bili\u015fsel bilim tarihinde, belki de bilim tarihinde, pek az insan David Courtenay Marr\u2019\u0131n sahip oldu\u011fu kabilden bir sayg\u0131nl\u0131\u011fa ve etkinli\u011fe sahiptir. Otuz be\u015f y\u0131l gibi k\u0131sac\u0131k bir hayat s\u00fcresince ve bu hayat i\u00e7inde de e\u011fer lisans e\u011fitimini saymazsak yakla\u015f\u0131k ancak on-on be\u015f sene gibi k\u0131sa bir s\u00fcrede David Marr\u2019\u0131n yapt\u0131klar\u0131n\u0131 yapmak, bilime onun sa\u011flad\u0131\u011f\u0131 katk\u0131y\u0131 sa\u011flamak ne pek \u00e7o\u011fumuzun hayal edebilece\u011fi ne hayal edip de ger\u00e7ekle\u015ftirebilece\u011fi ne de buna muktedir olsa bile, bunu ger\u00e7ekle\u015ftirebilecek kadar \u201c\u015fansl\u0131\u201d olabilece\u011fi t\u00fcrdendir. K\u0131sac\u0131k ya\u015fam\u0131n\u0131n ard\u0131ndan i\u015flemlemesel n\u00f6robilim kurucular\u0131ndan biri, belki de kurucusu addedilen David Marr, bunun yan\u0131 s\u0131ra bili\u015fsel bilim \u00e7at\u0131 disiplininin de en \u00e7ok an\u0131lan isimlerinden biri olagelecekti.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"2ce0\">19 Ocak 1945 y\u0131l\u0131nda do\u011fan David\u2019in \u00e7ocukluk ve ilkokul y\u0131llar\u0131na dair maalesef pek bir bilgimiz yok. Fakat bildi\u011fimiz kadar\u0131yla liseyi \u0130ngiltere\u2019nin en k\u00f6kl\u00fc liselerinden biri olan Rugby School\u2019da burslu olarak okumu\u015ftu. 1567 y\u0131l\u0131nda kurulan ve David hen\u00fcz do\u011fmam\u0131\u015fken bile pek \u00e7ok \u201cb\u00fcy\u00fck ismin\u201d ergenlik ve \u00f6ngen\u00e7lik y\u0131llar\u0131n\u0131 ge\u00e7irdi\u011fi Rugby School\u2019da ilk senesini bitirip s\u0131navlar\u0131n\u0131 ba\u015far\u0131l\u0131 \u015fekilde ge\u00e7tikten sonra, Rugby School\u2019un e\u011fitim sistemi gere\u011fince ilgi alanlar\u0131 do\u011frultusunda iki y\u0131l boyunca e\u011fitim g\u00f6rmek \u00fczere tercihlerini ger\u00e7ekle\u015ftirmi\u015fti. Bu iki senelik e\u011fitim i\u00e7in matematik ve fizik dallar\u0131n\u0131 se\u00e7mi\u015f, bir de dil dersi se\u00e7mesi gerekti\u011finden bunlara Rus\u00e7a\u2019y\u0131 eklemi\u015fti. \u201cA Seviyesi\u201d olarak an\u0131lan bu iki senenin ard\u0131ndan \u00f6\u011frenciler bir de \u201cS Seviyesi\u201d ve bursluluk e\u011fitimi olarak an\u0131lan bir senelik e\u011fitim ge\u00e7iriyordu. Bunlar\u0131n yan\u0131 s\u0131ra isteyenler bitirme tezi yazmak amac\u0131yla bir d\u00f6nem daha e\u011fitim g\u00f6rebiliyordu.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"3ea1\">David\u2019in matematik ve fizik gibi analitik disiplinlere olan ilgisi daha o y\u0131llardan a\u015fikard\u0131. Yaln\u0131z, belki de beklenmedik \u015fekilde, y\u0131llar sonra kariyerini \u00fczerine bina edece\u011fi disiplin olan n\u00f6robilime ilgisi de asl\u0131nda o y\u0131llardan belliydi. David, lisedeki en iyi arkada\u015f\u0131 Peter Williams ve William Y. Arms -ki daha sonra Cornell \u00dcniversitesi\u2019nde bilgisayar bilimi profes\u00f6r\u00fc olacakt\u0131- ile birlikte, kendi \u00f6nerisi \u00fczerine, Grey Walter\u2019\u0131n 1953 tarihli \u201cLiving Brain (Ya\u015fayan Beyin)\u201d isimli kitab\u0131n\u0131 okumu\u015flar ve \u00fczerine tart\u0131\u015fm\u0131\u015flard\u0131. Kitap beynin evrimi, EEG\u2019nin icad\u0131, beyindeki \u00f6r\u00fcnt\u00fclerin nas\u0131l birinin zihnine dair bilgi sa\u011flayabilece\u011fi gibi konular\u0131 ele al\u0131yordu. Gen\u00e7 David daha o y\u0131llarda \u201cbeynin matematiksel bir teorisinin\u201d geli\u015ftirilmesi fikrinden heyecanlan\u0131yor, bunun ger\u00e7ekle\u015ftirilebilir bir fikir oldu\u011funu savunuyordu.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"5476\">David\u2019in hayat\u0131ndaki en b\u00fcy\u00fck \u00fc\u00e7 tutkusundan biri olan \u2014 kendi \u00e7al\u0131\u015fma alan\u0131 ve \u201cu\u00e7mak\u201d di\u011fer ikisiydi \u2014 m\u00fczik de lise y\u0131llar\u0131nda ortaya \u00e7\u0131kmaya ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131. 1961 y\u0131l\u0131nda Britanya Ulusal Gen\u00e7lik Orkestras\u0131\u2019nda klarnet\u00e7i olarak yer alan David\u2019in m\u00fczikle ba\u011f\u0131 hayat\u0131n\u0131n geri kalan\u0131nda da kopmayacakt\u0131. Sonradan yak\u0131n arkada\u015f olaca\u011f\u0131 Tony Pay ile de bu orkestrada tan\u0131\u015fm\u0131\u015flard\u0131 ve David, y\u0131llar sonra neden m\u00fczikle ilgili bir kariyer yapmad\u0131\u011f\u0131ndan bahsederken onu \u201cTony Pay\u2019le tan\u0131\u015fman\u0131n benim i\u00e7in ne kadar da b\u00fcy\u00fck bir \u015fok oldu\u011funu hat\u0131rlayabiliyorum. Hayat\u0131mda ilk kez birisi, benim yapt\u0131\u011f\u0131m bir i\u015fte benden a\u00e7\u0131k\u00e7a daha iyiydi. Bu bende inan\u0131lmaz derecede travmatik hislere ve korkun\u00e7 bir \u00f6zg\u00fcvensizli\u011fe yol a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131. \u00d6yle ki orada bariz \u015fekilde ikinci adam olmaya dayanamad\u0131\u011f\u0131mdan bir sene sonra Gen\u00e7lik Orkestras\u0131ndan ayr\u0131ld\u0131m.\u201d diye anacakt\u0131. Bu notuna, yak\u0131n arkada\u015flar\u0131n\u0131n onun m\u00fczi\u011finden bahsederken s\u0131k s\u0131k s\u00f6yledikleri gibi, y\u0131llar sonra d\u00f6n\u00fcp bakt\u0131\u011f\u0131nda kendi \u00e7alma stilinde bir \u00f6zg\u00fcnl\u00fck oldu\u011funu ve bunun k\u0131ymetini o zamanlar g\u00f6remedi\u011fini de ekleyecekti.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"74cb\">1963 y\u0131l\u0131nda burslu olarak Trinity College, Cambridge\u2019te matematik lisans e\u011fitimine ba\u015flad\u0131. \u00dc\u00e7 y\u0131l sonra lisans e\u011fitimi bittikten sonra asl\u0131nda uzun zamand\u0131r kafas\u0131nda olan beyinle ilgili \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftirebilmek i\u00e7in fizyoloji departman\u0131nda Giles Brindley\u2019le irtibata ge\u00e7ip doktoras\u0131n\u0131 kendisiyle birlikte yapmak istedi\u011fini iletti. Brindley\u2019in bir sene boyunca alana dair bilgi edinebilmesi i\u00e7in bol bol okuma yapmas\u0131 gerekti\u011fini s\u00f6ylemesi \u00fczerine bir senesini buna ay\u0131rd\u0131. O d\u00f6nemde okuduklar\u0131n\u0131n ba\u015f\u0131nda Ramon y Cajal\u2019in \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131 ve Eccless, \u0130ta ve Szentagothai\u2019nin 1967 tarihli \u201cN\u00f6ronal Bir Makine Olarak Serebellum\u201d kitab\u0131 geliyordu. Bu yo\u011fun okuma s\u00fcrecinin ard\u0131ndan Marr, teorisi i\u00e7in kendisini haz\u0131r hissediyordu ve bunun sonucu 1969, 1970, 1971 tarihlerinde yay\u0131nlanan \u00fc\u00e7 ayr\u0131 makale oldu. Bu \u00fc\u00e7 makale \u00f6zetle n\u00f6robilimin en temel sorular\u0131ndan birini yan\u0131tlamaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131yor ve bunu \u00fc\u00e7 farkl\u0131 n\u00f6roanatomik yap\u0131 \u00fczerinden ger\u00e7ekle\u015ftiriyordu: Beyin nas\u0131l \u00e7al\u0131\u015f\u0131yor?<\/p>\n\n\n\n<p id=\"ecea\">Bu \u00fc\u00e7 makale, b\u00fct\u00fcn\u00fc itibariyle asl\u0131nda Marr\u2019\u0131n doktora tezinin geni\u015fletilmi\u015f bir halini olu\u015fturuyordu. \u0130lki serebellumun i\u015flevine ve mimarisine dairken ikincisi serebruma, \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fcs\u00fc ise hippokampusa veyahut o d\u00f6nemki terminolojiyle \u201carchicortexe\u201d dairdi.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"bdb4\">Serebelluma odaklanan ilk makalede David Marr, Eccless, \u0130ta ve Szentagothai\u2019nin kitab\u0131nda betimlenen n\u00f6ral devrelerin i\u015flevine dair bir \u00f6neride bulunuyordu. \u201cN\u00f6ronal Bir Makine Olarak Serebellum\u201d kitab\u0131nda pek \u00e7ok yolak ve bu yolaklar\u0131n birbiriyle ili\u015fkisi betimlenmi\u015f, ancak bunlar\u0131n tam olarak \u201cne yapt\u0131\u011f\u0131na\u201d dair bir teori ortaya konmam\u0131\u015ft\u0131. Bu konu o d\u00f6nem n\u00f6rofizyoloji alan\u0131ndaki b\u00fcy\u00fck tart\u0131\u015fmalardan biriydi. \u00d6zellikle de Purkinje h\u00fccreleriyle etkile\u015fen iki uyar\u0131c\u0131 (excitatory) yolak tart\u0131\u015fman\u0131n oda\u011f\u0131nda bulunuyordu. Bu yolaklar mossy fiber-gran\u00fcl h\u00fccre-parallel fiber (yaz\u0131 boyunca \u2018birinci yolak\u2019 diyelim) ve inferior olive-climbing fiber (yaz\u0131 boyunca \u2018ikinci yolak\u2019 diyelim) yola\u011f\u0131yd\u0131. Purkinje h\u00fccreleri bu iki yolaktan da uyar\u0131c\u0131 girdi al\u0131yordu. David Marr ikinci yola\u011f\u0131n belli bir hareket \u00f6r\u00fcnt\u00fcs\u00fcne dair serebrumdan bir y\u00f6nerge, tabir caizse bir \u201cemir\u201d ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve birinci yola\u011f\u0131nsa bu \u201chareket \u00f6r\u00fcnt\u00fcs\u00fcn\u00fcn ate\u015flendi\u011fi ba\u011flama\u201d dair enformasyonu iletti\u011fini \u00f6ne s\u00fcr\u00fcyordu. B\u00f6ylece spesifik bir \u201ceylem\u201d ile o eylemin ortaya \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 \u201cba\u011flam\u201d bilgisi bir arada kodlanm\u0131\u015f oluyor, bu postsinaptik ve presinaptik senkronik ate\u015flenme, tabir caizse zamanla ba\u011f\u0131n kuvvetlenmesine ve \u201cba\u011flam bilgisinin eylemin ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131na yetecek kadar otomatize\u201d olmas\u0131na yol a\u00e7\u0131yordu. \u00d6rnek olarak bisiklet s\u00fcrmeyi veya y\u00fczmeyi \u00f6\u011frenme ba\u011flamlar\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrsek, ilk ba\u015fta hareketlerimizin nispeten fark\u0131nda olarak yava\u015f yava\u015f yapt\u0131\u011f\u0131m\u0131z \u015feylerin zamanla otomatize olup s\u00f6z\u00fcmona bir \u201ckas haf\u0131zas\u0131\u201d olu\u015fturma s\u00fcreci b\u00f6yle ger\u00e7ekle\u015fiyordu. K\u0131sacas\u0131 David Marr serebellumun i\u015flevinin motor \u00f6\u011frenme oldu\u011funu \u00f6ne s\u00fcr\u00fcyor ve buna dair eldeki n\u00f6ral mimari verisini de a\u00e7\u0131klayacak \u015fekilde formel bir teori ortaya at\u0131yordu. Bu teoriye dair farkedilmesi gereken \u00f6nemli ayr\u0131nt\u0131, teorinin asl\u0131nda Hebb\u00e7i \u00f6\u011frenmenin beyinde ger\u00e7ekle\u015fti\u011fini de iddia etmesiydi. Bu uzun s\u00fcreli kuvvetlendirmenin (long-term potentiation) beyinde Hebb\u00e7i bir \u015fekilde ger\u00e7ekle\u015fti\u011finin ilk kez Bliss ve Lomo taraf\u0131ndan 1973\u2019te g\u00f6sterilmesinden daha \u00f6nceydi.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"f45b\">David Marr\u2019\u0131n bu fikri o d\u00f6nemin n\u00f6robilimi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcld\u00fc\u011f\u00fcnde olduk\u00e7a yeni ve farkl\u0131 bir teoriydi. Ancak ilk yay\u0131nland\u0131\u011f\u0131 y\u0131llarda, \u00e7ok sonralar\u0131 \u00e7ekece\u011fi dikkatin aksine pek dikkat \u00e7ekmemi\u015fti. Dahas\u0131, Hebb\u00e7i \u00f6\u011frenmeye dair varsay\u0131mlar\u0131 dolay\u0131s\u0131yla kimilerince \u201cayaklar\u0131n\u0131n yere basmad\u0131\u011f\u0131\u201d dahi iddia ediliyordu. Motor \u00d6\u011frenme Teorisi olarak an\u0131lagelen bu teori daha sonralar\u0131 Albus ve Ita\u2019n\u0131n \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131yla da y\u0131llar i\u00e7inde geli\u015fti ve modifiye edildi.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"3c74\">David Marr\u2019\u0131n 1971\u2019de yay\u0131nlanan hipokampus teorisi ise William Scoville ve Brenda Milner\u2019\u0131n ba\u015fat olarak 1957\u2019de yay\u0131nlanan bulgular\u0131ndan temelleniyordu. H.M. vakas\u0131, ki sonras\u0131ndaba\u015fka vakalarla da tasdik edilmi\u015fti, gibi \u00f6rneklere bakarak hipokampusa verilen bir hasar\u0131n k\u0131sa vadeli an\u0131lara ve ayn\u0131 zamanda yeni an\u0131 olu\u015fturmaya dair sorunlara yol a\u00e7mas\u0131na ra\u011fmen uzun vadeli an\u0131lara bir zarar\u0131n\u0131n olmad\u0131\u011f\u0131 s\u00f6ylenebiliyordu. Keza 1970\u2019te yay\u0131nlanan ve benim de birazdan bahsedece\u011fim neokortekse dair makalesinde de beynin herhangi bir rastgele ilintiler k\u00fcmesini depolayamayaca\u011f\u0131n\u0131, dolay\u0131s\u0131yla uzun vadeli bellekte kodlanacak enformasyonun total enformasyon aras\u0131ndan birtak\u0131m parametrelere veyahut k\u0131s\u0131tlara g\u00f6re elenip ayr\u0131\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 gerekti\u011fini ve ancak bundan sonra uzun vadeli belle\u011fe kodlanaca\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yl\u00fcyordu. David Marr hipokampusun \u201ca\u00e7\u0131klanmas\u0131 gereken\u201d i\u015flevi olarak i\u015fte bunlar\u0131 merkezine alacakt\u0131. Bu sorunu ele alabilmek, daha do\u011frusu sorunu \u201cele al\u0131nabilir hale getirmek\u201d i\u00e7in her t\u00fcrl\u00fc modellemenin bir gere\u011fi olarak \u00e7e\u015fitli varsay\u0131mlarda bulunuyordu. Kimisi \u201csezgisel\u201d kimisi ise o d\u00f6nemin n\u00f6roanatomisinden temellenen bu varsay\u0131mlar\u0131n bir k\u0131sm\u0131, \u00f6rne\u011fin, depolanmas\u0131 gereken total enformasyonun miktar\u0131, bir sinir h\u00fccresindeki sinaps say\u0131s\u0131 vs. hakk\u0131ndayd\u0131. Marr, \u201ckaydedilmesi gereken girdi birimleri\u201dne \u201colay (event)\u201d diyordu. Bilginin uzun vadeli belle\u011fe, neokortekse uykudayken transfer edildi\u011fi ve bir saniyede birden fazla \u201colay\u201d kodlanmad\u0131\u011f\u0131 fikrinden hareketle a\u015fa\u011f\u0131 yukar\u0131 bir g\u00fcndeki saniye say\u0131s\u0131 olan 10\u2075 kadar olay\u0131n kodlanaca\u011f\u0131n\u0131 varsay\u0131yordu. David, bu ve benzeri ba\u015fka k\u0131s\u0131tlarla beraber d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fcnde teorisinin gerekli i\u015flemlemeleri ger\u00e7ekle\u015ftirebilmesi i\u00e7in \u00fc\u00e7 katman bar\u0131nd\u0131rmas\u0131 gerekti\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcnm\u00fc\u015ft\u00fc. Bu a\u00e7\u0131dan teori, kimilerince&nbsp;<em>perceptron<\/em>&nbsp;ile de benzetilecekti. Burada ufak bir not iyi olabilir: Marr\u2019\u0131n \u00f6nerdi\u011fi teorinin, daha sonralar\u0131 k\u0131sa bir s\u00fcreli\u011fine bir telefon numaras\u0131n\u0131 ak\u0131lda tutmak gibi g\u00f6revlerle ilgilenen cinsten bir k\u0131sa vadeli bellekten de\u011fil, sonradan \u201cbellek g\u00fc\u00e7lendirme (memory consolidation)\u201d olarak adland\u0131r\u0131lan, bir bilginin zamanla stabil ve kal\u0131c\u0131 bir bellek haline d\u00f6n\u00fc\u015fme s\u00fcrecinden bahsetti\u011fini belirteyim.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"ec09\">Son olarak, David Marr 1970\u2019te yay\u0131nlanan neokorteks teorisinde ise serebrumun kategoriler \u201cke\u015ffederek\u201d \u201cd\u0131\u015fardaki\u201d d\u00fcnyay\u0131 nas\u0131l temsilledi\u011fi sorusuna e\u011filmi\u015fti. Bu teori beynin neyi nas\u0131l yapt\u0131\u011f\u0131 sorusu a\u00e7\u0131s\u0131ndan hayati \u00f6nemdeydi \u00e7\u00fcnk\u00fc asl\u0131nda hem hipokampus hem de serebellum teorilerinde \u201cverili\u201d kabul etti\u011fi baz\u0131 detaylar\u0131 ancak serebrum teorisi ile sa\u011flayabilecekti. Yine de serebrum ve hipokampusun etkile\u015fimine dair bir bo\u015fluk teoride g\u00f6ze \u00e7arp\u0131yordu; Marr buna dair bir makale yazaca\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6ylemi\u015fse de bu makale bildi\u011fimiz kadar\u0131yla hi\u00e7 yaz\u0131lmad\u0131. Marr, serebrum makalesinde i\u00e7sel girdi ve d\u0131\u015fsal girdi adlar\u0131n\u0131 verdi\u011fi iki tan\u0131mlamada bulunuyordu. \u0130\u00e7sel girdi zaten \u00f6\u011frenilmi\u015f olan iken d\u0131\u015fsal girdi \u201cyeni\u201d oland\u0131. O d\u00f6nemin n\u00fcmerik taksonomi alan\u0131ndaki k\u00fcme analizi metotlar\u0131ndan hareketle Marr, \u00f6nce bu d\u0131\u015fsal girdiler ile i\u00e7sel girdilerin benzerli\u011finin hesapland\u0131\u011f\u0131n\u0131, ard\u0131ndan bu hesaplaman\u0131n neticesinde \u201cyeni\u201d olan\u0131n hangi s\u0131n\u0131f(lar)a ait oldu\u011funa dair bir ko\u015fullu olas\u0131l\u0131\u011f\u0131n \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve s\u0131n\u0131fland\u0131rman\u0131n bunlara g\u00f6re yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 \u00f6ne s\u00fcr\u00fcyordu. Bunlara ek olarak, bu ko\u015fullu olas\u0131l\u0131klar\u0131n tek ba\u015flar\u0131na yeterli olmayaca\u011f\u0131n\u0131 ve ancak \u201cd\u0131\u015f d\u00fcnya objektif olarak, uzamsal olarak tutarl\u0131 ve d\u00fczenliyse\u201d a\u00e7\u0131klay\u0131c\u0131 olabileceklerini s\u00f6yl\u00fcyor, b\u00f6ylece felsefi a\u00e7\u0131dan da \u00e7ok tart\u0131\u015f\u0131lan ve ilgi \u00e7ekici bir konuya temas ediyordu.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"fc7e\">Bu \u00fc\u00e7 makalede de teorilerin ba\u015fat varsay\u0131mlar\u0131, temel \u00f6nermeleri, teoriden \u00e7\u0131kan \u00e7e\u015fitli \u00f6ng\u00f6r\u00fclerin \u00f6nem s\u0131ras\u0131na g\u00f6re sunumu gibi akademik yaz\u0131m ve teori geli\u015ftirme a\u00e7\u0131s\u0131ndan \u00f6nemli baz\u0131 detaylar da dikkat \u00e7ekiyordu. Fakat bunlar\u0131n yan\u0131 s\u0131ra, Marr\u2019\u0131n bu makalelelerinin ge\u00e7en bunca zamandan sonra yeni delil ve bulgular kar\u015f\u0131s\u0131nda ne kadar \u201cg\u00fcncel\u201d ve alakal\u0131 kald\u0131klar\u0131 sorusu hala bir tart\u0131\u015fma konusu. Ancak daha da m\u00fchimi, ve bug\u00fcn dahi bu makalelerin \u00f6v\u00fclmesinde belki de bask\u0131n sebep, David\u2019in spesifik \u00f6nermeleri veyahut teorisinin spesifik detaylar\u0131ndan ziyade kendisinin belli bir fizyolojik devrenin, bir fonksiyonu i\u015flemleyebilmesi veya bir g\u00f6revi yerine getirebilmesi i\u00e7in nelerin, nas\u0131l olmas\u0131 gerekti\u011fine dair y\u00fcr\u00fctt\u00fc\u011f\u00fc ak\u0131l y\u00fcr\u00fctmedeki temizlik. Bu makaleler teorik n\u00f6robilimle ilgilenen insanlar i\u00e7in halen \u201cbir soruna nas\u0131l yakla\u015f\u0131lmal\u0131\u201d konusunda olduk\u00e7a fikir ve i\u00e7g\u00f6r\u00fc sa\u011flayabilir.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"4d1e\">David doktoras\u0131 boyunca i\u015fte bu konulara e\u011filmi\u015fti. \u00d6\u011frenme ve kedilerde g\u00f6rme sistemi gibi konularda \u00e7al\u0131\u015fan Giles Brindley\u2019in \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131, \u00f6zellikle \u201cmodifiye edilebilir sinapslar\u201d tezi Marr\u2019\u0131 etkilemi\u015f ve teorisinde bu konseptten \u00e7ok\u00e7a faydalanm\u0131\u015ft\u0131. \u00dcstelik kendisi de m\u00fczikle yak\u0131ndan ilgili olan Brindley\u2019le beraber \u00e7alma imkan\u0131 buluyorlar, bu ba\u011flamda da ili\u015fkilerini geli\u015ftirebiliyorlard\u0131. Fakat bunlar\u0131n yan\u0131 s\u0131ra, teorik bir a\u00e7\u0131dan Marr, doktoras\u0131ndaki yakla\u015f\u0131m\u0131ndan \u015fu s\u00f6zlerle bahsedecekti: \u201cBu alanda hakikatin aslen n\u00f6ronal oldu\u011funa inan\u0131yordum ve ara\u015ft\u0131rmam\u0131n amac\u0131 sinir sisteminin yap\u0131s\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131karmakt\u0131.\u201d Her ne kadar Marr\u2019\u0131n ilerleyen y\u0131llardaki bak\u0131\u015fa\u00e7\u0131s\u0131n\u0131n, \u00f6zellikle de Analiz Seviyelerinin (Levels of Analysis), izleri doktoras\u0131nda g\u00f6r\u00fclebilse de hakikatin n\u00f6ronal olmamas\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan ileride eski g\u00f6r\u00fc\u015fleri ile ayr\u0131\u015faca\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6ylemek m\u00fcmk\u00fcn.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"44a3\">David y\u00fcksek lisans\u0131n\u0131 matematikte, doktoras\u0131n\u0131 ise n\u00f6rofizyoloji alan\u0131nda tamamlam\u0131\u015f olarak 1971 y\u0131l\u0131nda \u201ce\u011fitim\u201d hayat\u0131n\u0131n sonuna gelmi\u015fti. Hemen ard\u0131ndan DNA molek\u00fcl\u00fcn\u00fcn yap\u0131s\u0131n\u0131 ke\u015ffedenlerden biri olan, sonras\u0131nda da ilgisi n\u00f6robilime kayan Nobel \u00f6d\u00fcll\u00fc Francis Crick\u2019in laboratuvar\u0131na, MRC Molek\u00fcler Biyoloji Laboratuvar\u0131\u2019na kat\u0131ld\u0131. Francis ve David daha \u00f6ncesinden tan\u0131\u015f\u0131yorlard\u0131. Bir g\u00fcn, aksiyon potansiyeline dair modelleriyle Andrew Huxley ile birlikte Nobel \u00f6d\u00fcl\u00fc alan Alan Hodgkin\u2019e, o s\u0131ralarda okumakta oldu\u011fu teorik n\u00f6robilim \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131n ekseriyetle as\u0131ls\u0131z oldu\u011fundan dert yan\u0131nca Hodgkin \u201cPeki ya David Marr hakk\u0131nda ne d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorsun?\u201d diye sormu\u015ftu. Bunun \u00fczerine ona ula\u015f\u0131p kendisiyle tan\u0131\u015fan Francis, bir s\u00fcre sonra doktoradan sonra ne \u00e7al\u0131\u015fmak istedi\u011fini hen\u00fcz netle\u015ftirmemi\u015f David\u2019e kendi laboratuvar\u0131nda kap\u0131 a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131. Fakat o y\u0131llarda David\u2019in hayat\u0131nda as\u0131l belirleyici olan, birtak\u0131m tesad\u00fcfler zincirinin son halkas\u0131 olarak 24\u201326 May\u0131s tarihlerinde Boston \u00dcniversitesi T\u0131p Fak\u00fcltesi\u2019nde d\u00fczenlenen bir konferanst\u0131. Bu konferans\u0131n d\u00fczenlenmesindeki kilit fig\u00fcr Benjamin Kaminer\u2019di. Kaminer, Sydney Brenner ve Seymour Papert ile G\u00fcney Afrika\u2019dan tan\u0131\u015f\u0131yordu. Sydney Brenner ise Francis Crick\u2019in laboratuvar\u0131nda c. elegans \u00fczerine \u00e7al\u0131\u015fmalar y\u00fcr\u00fcten bir molek\u00fcler biyologtu, ki daha sonra \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131 ona bir Nobel \u00d6d\u00fcl\u00fc getirecekti. Seymour Papert ise 1967\u2019de Marvin Minsky ile birlikte perceptronlar \u00fczerine \u00fcnl\u00fc \u00e7al\u0131\u015fmay\u0131 yay\u0131nlayan Seymour Papert\u2019ti ve o d\u00f6nem MIT\u2019deydi. O s\u0131ralarda kendisi de yeni Woods Hole Massacchussett\u2019ste \u00e7al\u0131\u015fmaya ba\u015flayan Benjamin\u2019in akl\u0131na, Seymour\u2019u ziyareti \u00fczerine, Sydney ve Seymour\u2019un \u00e7al\u0131\u015fma ekibini bir araya getirmenin bilimsel a\u00e7\u0131dan \u00e7ok faydal\u0131 olabilece\u011fi fikri gelmi\u015fti. Bu fikri Sydney\u2019e a\u00e7t\u0131\u011f\u0131nda ise Sydney ona laboratuvarlar\u0131na yeni kat\u0131lan ve beyin \u00fczerine teorik \u00e7al\u0131\u015fmalar ger\u00e7ekle\u015ftiren David Marr\u2019dan da s\u00f6z etmi\u015f, onun da davet edilmesini rica etmi\u015fti. G\u00fcn\u00fcn sonunda 24\u201326 May\u0131s aras\u0131nda bu konferans David Marr, Sydney Brenner, Francis Crick, Marvin Minsky, Seymour Papert, Stephen Blomfield, David Hubel, Torsten Wiesel, Horace B. Barlow gibi dev isimlerin ve daha fazlas\u0131n\u0131n kat\u0131l\u0131m\u0131yla ger\u00e7ekle\u015fmi\u015fti. David bu konferansta Marvin ve Seymour ile uzun vakit ge\u00e7irmi\u015f, bir hayli fikir al\u0131\u015fveri\u015finde bulunmu\u015ftu. Bunun neticesinde MIT Artificial Intelligence Lab\u2019a davet edilmi\u015f, bu s\u00f6zl\u00fc daveti 21 Kas\u0131m 1972\u2019de g\u00f6nderilen bir mektup da izlemi\u015fti: \u201cBu, \u00fc\u00e7 ya da alt\u0131 ayl\u0131\u011f\u0131na veya istersen daha fazlas\u0131 i\u00e7in gelmen \u00fczere resmi bir davettir. \u00dccret ayl\u0131k 1,250$. Zorunluluk: M\u00fcthi\u015f bir \u015feyler yap!\u201d<\/p>\n\n\n\n<p id=\"98d7\">David bu daveti kabul edip 1973\u2019te MIT AI Lab\u2019a gidiyorken bir ara\u015ft\u0131rma \u00f6nerisiyle beraber gitmi\u015fti. KLUMSY ismini verdi\u011fi bu projeye g\u00f6re, \u00f6rne\u011fin robotik bir kol gibi \u201cbasit\u201d bir sensorimotor sistemin nas\u0131l \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131, \u201cbilgiyi nas\u0131l bar\u0131nd\u0131rd\u0131\u011f\u0131 ve o bilgiye g\u00f6re nas\u0131l hareket etti\u011fi\u201d gibi sorular\u0131 ele almay\u0131 planl\u0131yordu. Olduk\u00e7a detayl\u0131 olsa da bu \u00f6nerisi kabul edilmedi. Bunun \u00fczerine David\u2019in ilgi alan\u0131 yava\u015f yava\u015f de\u011fi\u015fecekti. Yeni kat\u0131ld\u0131\u011f\u0131 bu akademik \u00e7evre David\u2019i bir a\u00e7\u0131dan \u00e7ok \u015fa\u015f\u0131rtm\u0131\u015ft\u0131; n\u00f6rofizyolojik detaylara, beynin ne yapt\u0131\u011f\u0131na dair kimsenin pek bir bilgisi yoktu. Dahas\u0131, pek kimsenin bu do\u011frultuda bir ilgisi ve \u00e7abas\u0131 da var gibi g\u00f6r\u00fcnm\u00fcyordu. \u0130nsanlar\u0131n \u00f6nemli k\u0131sm\u0131 konular\u0131 bilgisayar bilimi \u00e7er\u00e7evesinden ele al\u0131yordu ve do\u011frusu bu a\u00e7\u0131dan herkes \u00e7ok iyi ve yetkin olsa da David\u2019in arad\u0131\u011f\u0131 o disiplinler aras\u0131 etkile\u015fim pek yoktu. Bu konularla biraz olsun ilgilenenler ise daha ziyade Seymour Papert\u2019in bir s\u00fcreli\u011fine beraber \u00e7al\u0131\u015ft\u0131klar\u0131 Piaget\u2019ye dair anlatt\u0131klar\u0131ndan ancak haberdard\u0131. Bunu de\u011fi\u015ftirmek ve daha disiplinler aras\u0131 \u00e7al\u0131\u015fmak isteyen David asl\u0131nda \u00f6n\u00fcndeki y\u0131llarda bu konuda bir hayli ba\u015far\u0131l\u0131 olacak, bu \u00e7abas\u0131nda kendisine yard\u0131mc\u0131 olacak pek \u00e7ok bilim insan\u0131 ile kar\u015f\u0131la\u015facakt\u0131. Her \u015fey bir yana, MIT\u2019deki olduk\u00e7a enerjik, tart\u0131\u015fmaya ve fikir al\u0131\u015fveri\u015fine a\u00e7\u0131k ortamdan \u00e7ok etkilenen David, 1973\u2019te doktora dan\u0131\u015fman\u0131 Brindley\u2019e bir mektubunda \u201cortam \u00e7ok etkileyici oldu\u011fu i\u00e7in bir veya iki sene daha kalmaya karar verdi\u011fini\u201d yaz\u0131yordu.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"416f\">Bu s\u0131rada ilgi alan\u0131 da giderek g\u00f6rme alan\u0131na kaym\u0131\u015ft\u0131. Bunda Jack Pettigrew, Carl Hewitt, Edwin Land gibi isimlerle yapt\u0131\u011f\u0131 fikir al\u0131\u015fveri\u015fleri ve uzun sohbetler de kesinlikle etkili olmu\u015ftu. G\u00f6rme alan\u0131nda \u00e7al\u0131\u015fan birka\u00e7 ki\u015fi ile i\u015fbirli\u011fi i\u00e7in bir iki makale yazma ve yay\u0131nlama f\u0131rsat\u0131 dahi bulmu\u015ftu. Kendi \u015fahsi okumalar\u0131 ve d\u00fc\u015f\u00fcnceleri de giderek \u015fekilleniyordu. Bunlar\u0131 hem sonraki makalelerinde, hem de AI Lab\u2019\u0131n genelde kendi aralar\u0131nda yapt\u0131klar\u0131 sunumlara verdikleri isim olan \u201cAI Memo\u201dlardan g\u00f6rmek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fc. David de s\u0131k s\u0131k AI Memo haz\u0131rl\u0131yor ve fikirlerini MIT\u2019de ilgilenenlerle payla\u015f\u0131yordu. 1975 y\u0131l\u0131nda MIT\u2019de kal\u0131c\u0131 olarak \u00e7al\u0131\u015fabilece\u011fine karar verdi ve psikoloji b\u00f6l\u00fcm\u00fcnden gelen profes\u00f6rl\u00fck teklifini kabul etti. Hemen ard\u0131ndan AI Lab i\u00e7inde g\u00f6rme alan\u0131 \u00fczerine \u00e7al\u0131\u015fmak isteyen ve tezlerini bu alanda yapan \u00f6\u011frencilerle beraber bir \u201cg\u00f6rme grubu (vision group)\u201d kurdu. Burada Tomaso Poggio, Shimon Ullman, Ellen Hildreth, Keith Nishihara gibi isimlerle \u00e7al\u0131\u015fm\u0131\u015ft\u0131. Bunlar\u0131n aras\u0131nda en yak\u0131nlar\u0131ndan biri olan Tomaso Poggio, David i\u00e7in hem iyi bir meslekta\u015f hem de iyi bir dost olmu\u015ftu. Tommy, David\u2019in \u201cu\u00e7ma\u201d tutkusunu da payla\u015fabildi\u011fi bir isimdi. Gen\u00e7lik y\u0131llar\u0131ndan beri bir hobi olarak u\u00e7an David\u2019in de te\u015fvikiyle Tommy birka\u00e7 u\u00e7ma dersi alm\u0131\u015f, bu tutkuyu birbirleriyle payla\u015fabilmi\u015flerdi. Bunun da yan\u0131 s\u0131ra David\u2019in&nbsp;<em>Vision&nbsp;<\/em>kitab\u0131nda da detayl\u0131ca ele alaca\u011f\u0131 Analiz Seviyeleri\u2019ni ilk kez Tomaso Poggio ile 1976 y\u0131l\u0131nda yay\u0131nlad\u0131klar\u0131 \u201cFrom Understanding Computation to Understanding Neural Circuitry\u201d isimli bir makalede ortaya atm\u0131\u015flard\u0131. Bilimsel yakla\u015f\u0131mlar\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan ikisinin de en b\u00fcy\u00fck ortak y\u00f6n\u00fc \u201cg\u00f6rme\u201d ile ilgileniyor olmalar\u0131, ikisinin de sa\u011flam bir matematiksel arka plana sahip olmalar\u0131 ve dahas\u0131 n\u00f6rofizyoloji ve psikofiziksel delilleri \u00e7ok \u00f6nemsemeleriydi. \u201cG\u00f6rme grubu\u201d aras\u0131nda bu ikili \u201cdinamik ikili (dynamic duo)\u201d olarak an\u0131lmaya ba\u015flanm\u0131\u015ft\u0131.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"3456\">David, 2 Aral\u0131k 1977 y\u0131l\u0131nda ate\u015finin iki hafta boyunca dinmemesi \u00fczerine hastaneye gidince l\u00f6semi oldu\u011funu \u00f6\u011frendi. David\u2019in hayat\u0131n\u0131n bundan sonras\u0131 ciddi bir iradeyle bilimsel tutkusunu aksatmama ve olduk\u00e7a ciddi bir hastal\u0131kla m\u00fccadele \u00e7abas\u0131ndan m\u00fcte\u015fekkildi. Bir iyiye bir k\u00f6t\u00fcye giden hastal\u0131\u011f\u0131na ra\u011fmen bu \u00fc\u00e7 sene i\u00e7inde g\u00f6rme grubu yakla\u015f\u0131k 120 makale yay\u0131nlam\u0131\u015ft\u0131. Dahas\u0131 David, alan\u0131n en \u00f6nemli eserlerinden biri olan \u201cG\u00f6rme (Vision)\u201d kitab\u0131n\u0131 yazmaya da o d\u00f6nemde, 1979 senesinde giri\u015fmi\u015fti. Alt ba\u015fl\u0131\u011f\u0131 \u201cG\u00f6rsel Enformasyonun \u0130nsanlar Taraf\u0131ndan Temsillenmesi ve \u0130\u015flenmesi \u00dczerine Bir \u0130nceleme\u201d olan kitap asl\u0131nda David\u2019in g\u00f6rme ile ilgilenmeye ba\u015flay\u0131\u015f\u0131ndan bu yana ger\u00e7ekle\u015ftirdi\u011fi \u00e7al\u0131\u015fmalardan edindi\u011fi sonu\u00e7lar\u0131n\u0131n bir derlemesini ve olabildi\u011fince b\u00fct\u00fcnc\u00fcl bir g\u00f6rme teorisini i\u00e7eriyordu. Dahas\u0131, belki de teoriden daha \u00f6nemli olarak, David\u2019in \u201cAnaliz Seviyeleri\u201d b\u00f6l\u00fcm\u00fc dikkat \u00e7ekiyordu.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"92d4\">Buna g\u00f6re herhangi bir enformasyon i\u015fleme sistemini \u201cger\u00e7ekten anlamam\u0131z\u201d i\u00e7in onu \u00fc\u00e7 seviyede, \u00fc\u00e7 farkl\u0131 d\u00fczeyde incelememiz gerekiyordu. Bunlardan birincisi \u201c\u0130\u015flemlemesel Seviye (Computational Level)\u201d idi. Bu seviyede sorulan as\u0131l soru s\u00f6z konusu sistemin i\u015flevinin ne oldu\u011fu, ne girdi al\u0131p ne \u00e7\u0131kt\u0131 verdi\u011fi, ne gibi bir fonksiyonu hesaplad\u0131\u011f\u0131yd\u0131. Asl\u0131nda bu seviyenin isminin i\u015flemlemesel olmas\u0131 kimilerine garip gelebilir, \u00e7\u00fcnk\u00fc normalde matematiksel modellemeyle ilintilenen bir kelime olsa da burada matematiksellik bir parametre de\u011fil. \u00c7\u00fcnk\u00fc di\u011fer seviyelerde de verilen cevaplar matematiksel olarak modellenebilir. \u0130kinci seviye, \u201cAlgoritmik\u201d veya \u201cTemsilsel Seviye\u201dydi (Algorithmic \/ Representational). Bu seviye, sistemin i\u015flevini, ger\u00e7ekle\u015ftirdi\u011fi \u201ci\u015flemlemeyi\u201d hangi veya ne t\u00fcr algoritma(lar) kullanarak sisteme gelen girdi \u00fczerinde ne gibi i\u015flemler ger\u00e7ekle\u015ftirdi\u011fi sorusuyla ilgiliydi. Son olarak David, bu algoritman\u0131n\/algoritmalar\u0131n herhangi bir fiziksel ba\u011flamda nas\u0131l ger\u00e7ekle\u015ftirildi\u011fi sorusunu sormam\u0131z gerekti\u011fini \u00f6ne s\u00fcr\u00fcyordu. Uygulama Seviyesi (Implementation Level) bu sorunun incelendi\u011fi seviyeydi.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"8828\">Ayn\u0131 zamanda Marr\u2019\u0131n \u201c\u00dc\u00e7 Seviye Hipotezi\u201d olarak da bilinen Analiz Seviyeleri yaln\u0131zca teorik n\u00f6robilim veya g\u00f6rme alan\u0131ndaki \u00e7al\u0131\u015fmalara de\u011fil, t\u00fcm bili\u015fsel bilime dair metodolojik bir \u00e7er\u00e7eve sa\u011fl\u0131yordu. Chomsky\u2019nin yeti-edim ayr\u0131m\u0131 gibi, ba\u015fka baz\u0131 bilim insan\u0131 ve filozoflar\u0131n da benzer \u00f6nerileri olduysa da Marr\u2019\u0131nki zaman i\u00e7inde en \u00e7ok bilinen \u00e7er\u00e7eveye d\u00f6n\u00fc\u015fecekti.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"12f7\">David Marr\u2019\u0131n g\u00f6rme teorisine g\u00f6re ise g\u00f6rme \u00fc\u00e7 s\u0131ral\u0131 a\u015fama neticesinde ger\u00e7ekle\u015fiyordu. Bunlardan ilki \u201cBirincil Eskiz\u201ddi. Bu ad\u0131mda \u00f6nce \u201ckenarlar\u201d tespit ediliyordu. Ard\u0131ndan \u201c2.5D Eskiz\u201d a\u015famas\u0131nda y\u00fczeyler ve e\u011fimler belirleniyordu. Son olarak ise \u201c3D Eskiz\u201d a\u015famas\u0131nda objenin \u00fc\u00e7 boyutlu ve g\u00f6zlemcinin bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131ndan ba\u011f\u0131ms\u0131z bir temsili olu\u015fturuluyordu.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"b144\">David Marr ve Tomaso Poggio o sene, bir s\u00fcre kadar \u00f6nce Salk Enstit\u00fcs\u00fc\u2019ne ge\u00e7mi\u015f olan Francis Crick\u2019i ziyarete, California La Jolla\u2019ya gitmi\u015flerdi. Yan\u0131nda bir ay kald\u0131klar\u0131 Francis\u2019le David\u2019in teorik tart\u0131\u015fmalar\u0131, asl\u0131nda bu kitab\u0131n da epilogundaki diyalo\u011fun esin kayna\u011f\u0131yd\u0131. Bu b\u00f6l\u00fcm de pek \u00e7ok hoca taraf\u0131ndan bili\u015fsel bilimle ilgilenenlerin okumas\u0131n\u0131 \u00f6nerdileri kendine has \u00f6nemi haiz bir b\u00f6l\u00fcm olacakt\u0131.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"06e7\">Maalesef David kitab\u0131n\u0131 son haline kavu\u015fturamayacak ve kitap ancak vefat\u0131ndan iki sene sonra yay\u0131nlanabilecekti. 16 Kas\u0131m 1980, istisnai derecede g\u00fcne\u015fli ve s\u0131cak bir pazar g\u00fcn\u00fc, sabah 11 gibi hastabak\u0131c\u0131lardan biri David Marr\u2019\u0131n odas\u0131na girmi\u015f ve kendisine seslenmi\u015fti. E\u015fi Lucia da odadayd\u0131. David\u2019den ses gelmeyince Lucia, bu hastabak\u0131c\u0131ya \u015faka yapmay\u0131 sevdi\u011finden yine ufak bir \u015faka yap\u0131yor sanm\u0131\u015f, ilk ba\u015fta \u00f6nemsememi\u015fti. Fakat David hastabak\u0131c\u0131n\u0131n \u00e7a\u011fr\u0131lar\u0131n\u0131 bir de\u011fil, iki de\u011fil, say\u0131s\u0131z kez yan\u0131ts\u0131z b\u0131rak\u0131nca durumun ciddiyetini anlayabilmi\u015flerdi. David o g\u00fcn aniden komaya girmi\u015f ve ertesi g\u00fcn de ya\u015fam\u0131n\u0131 yitirmi\u015fti.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"fc14\">David o g\u00fcnleri g\u00f6rememi\u015fse de kitap \u00e7\u0131kt\u0131ktan sonra yay\u0131nlanan ilk incelemelerden birinde Cristopher Longuet-Higgins onun hakk\u0131nda \u201cDavid Marr 35 ya\u015f\u0131nda vefat etti\u011finde n\u00f6robilimciler aras\u0131nda \u00e7oktan bir efsaneydi.\u201d diyecekti. Ben aradan ge\u00e7en 40 y\u0131l\u0131n ard\u0131ndan bu s\u00f6z\u00fc yaln\u0131zca n\u00f6robilimciler aras\u0131nda de\u011fil, \u201cbilim tarihindeki efsane isimlerden biri\u201d \u015feklinde revize etmekte bir beis bulam\u0131yorum. Huzurla uyusun\u2026<\/p>\n\n\n\n<p id=\"09ae\"><strong>David Marr\u2019\u0131n Yay\u0131nlar\u0131:<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p id=\"8209\">(1969) A theory of cerebellar cortex. The Journal of Physiology. 202: 437\u201370.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"2b91\">(1970) A theory for cerebral neocortex. Proceedings of the Royal Society of London. Series B, Biological Sciences. 176: 161\u2013234.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"a99e\">(1970) How the cerebellum may be used. Nature. 227: 1224\u20138. (<strong>Stephen Blomfield&nbsp;<\/strong>ile birlikte)<\/p>\n\n\n\n<p id=\"13ce\">(1971) Simple memory: a theory for archicortex. Philosophical Transactions of the Royal Society of London. Series B, Biological Sciences. 262: 23\u201381.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"bc4c\">(1974) The computation of lightness by the primate retina. Vision Research. 14: 1377\u201388.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"c318\">(1975) Approaches to biological information processing. Science, 190:875\u2013876.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"3476\">(1976) Early processing of visual information. Philosophical Transactions of the Royal Society of London. Series B, Biological Sciences. 275: 483\u2013519.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"1dfd\">(1976) Cooperative computation of stereo disparity. Science (New York, N.Y.). 194: 283\u20137. (<strong>Tomaso Poggio&nbsp;<\/strong>ile birlikte)<\/p>\n\n\n\n<p id=\"4a71\">(1976) Analyzing natural images: a computational theory of texture vision. Cold Spring Harbor Symposia On Quantitative Biology. 40: 647\u201362.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"2d0e\">(1977) Analysis of occluding contour Proceedings of the Royal Society of London \u2014 Biological Sciences. 197: 441\u2013475.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"2883\">(1977) From understanding computation to understanding neural circuitry Neurosciences Research Program Bulletin. 15: 470\u2013488. (<strong>Tomaso Poggio&nbsp;<\/strong>ile birlikte)<\/p>\n\n\n\n<p id=\"c28e\">(1977) Artificial intelligence-A personal view Artificial Intelligence. 9: 37\u201348.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"ef00\">(1978) Visual information processing: artifical intelligence and the sensorium of sight. Technological Review. 81:28\u201349. (<strong>Keith Nisihara&nbsp;<\/strong>ile birlikte)<\/p>\n\n\n\n<p id=\"8b19\">(1978) Representation and recognition of the spatial organization of three-dimensional shapes. Proceedings of the Royal Society of London. Series B, Biological Sciences. 200: 269\u201394. (<strong>Keith Nisihara&nbsp;<\/strong>ile birlikte)<\/p>\n\n\n\n<p id=\"4838\">(1978) Analysis of a cooperative stereo algorithm. Biological Cybernetics. 28: 223\u201339. (<strong>Guenther Palm<\/strong>&nbsp;ve&nbsp;<strong>Tomaso Poggio&nbsp;<\/strong>ile birlikte)<\/p>\n\n\n\n<p id=\"f8c0\">(1979) A computational theory of human stereo vision. Proceedings of the Royal Society of London. Series B, Biological Sciences. 204: 301\u201328. (<strong>TomasoPoggio&nbsp;<\/strong>ile birlikte)<\/p>\n\n\n\n<p id=\"c44f\">(1979) Bandpass channels, zero-crossings, and early visual information processing. Journal of the Optical Society of America. 69: 914\u20136. (<strong>Shimon Ullman<\/strong>&nbsp;ve&nbsp;<strong>Tomaso Poggio&nbsp;<\/strong>ile birlikte)<\/p>\n\n\n\n<p id=\"616b\">(1980) Theory of edge detection. Proceedings of the Royal Society of London. Series B, Biological Sciences. 207: 187\u2013217. (<strong>Ellen Hildreth&nbsp;<\/strong>ile birlikte)<\/p>\n\n\n\n<p id=\"3453\">(1980) Visual information processing: the structure and creation of visual representations. Philosophical Transactions of the Royal Society of London. Series B, Biological Sciences. 290: 199\u2013218.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"2eb1\">(1980) Smallest channel in early human vision. Journal of the Optical Society of America. 70: 868\u201370. (<strong>Tomaso Poggio<\/strong>&nbsp;ve&nbsp;<strong>Ellen Hildreth&nbsp;<\/strong>ile birlikte)<\/p>\n\n\n\n<p id=\"cc2e\">(1981) Directional selectivity and its use in early visual processing. Proceedings of the Royal Society of London. Series B, Biological Sciences. 211: 151\u201380. (<strong>Shimon Ullman&nbsp;<\/strong>ile birlikte)<\/p>\n\n\n\n<p id=\"ef5f\">(1982) Vision: A Computational Investigation into the Human Representation and Processing of Visual Information. San Francisco: W. H. Freeman and Company.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"c351\">(1982) Representation and recognition of the movements of shapes. Proceedings of the Royal Society of London. Series B, Biological Sciences. 214: 501\u201324. (<strong>Lucia Vaina&nbsp;<\/strong>ile birlikte)<\/p>\n\n\n\n<p id=\"2da9\"><strong>\u0130leri Okuma \u00d6nerileri<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p id=\"b59b\">Edelman, S. (2012). Vision, ReanimatedandReimagined. Perception, 41(9), 1116\u20131127.&nbsp;<a href=\"https:\/\/doi.org\/10.1068\/p7274\" rel=\"noreferrer noopener\" target=\"_blank\">https:\/\/doi.org\/10.1068\/p7274<\/a><\/p>\n\n\n\n<p id=\"bf73\">Poggio, T. (2012). TheLevels of Understanding Framework, Revised. Perception, 41(9), 1017\u20131023.&nbsp;<a href=\"https:\/\/doi.org\/10.1068\/p7299\" rel=\"noreferrer noopener\" target=\"_blank\">https:\/\/doi.org\/10.1068\/p7299<\/a><\/p>\n\n\n\n<p id=\"e9a6\">Quinlan, P. (2012). Marr\u2019sVision 30 Years on: From a Personal Point of View. Perception, 41(9), 1009\u20131012.&nbsp;<a href=\"https:\/\/doi.org\/10.1068\/p4109ed\" rel=\"noreferrer noopener\" target=\"_blank\">https:\/\/doi.org\/10.1068\/p4109ed<\/a><\/p>\n\n\n\n<p id=\"ebc3\">Tyrrell, T., &amp; Willshaw, D. (1992). Cerebellar cortex: its simulation and the relevance of Marr\u2019s theory. Philosophical transactions of the Royal Society of London. Series B, Biological sciences, 336(1277), 239\u2013257.&nbsp;<a href=\"https:\/\/doi.org\/10.1098\/rstb.1992.0059\" rel=\"noreferrer noopener\" target=\"_blank\">https:\/\/doi.org\/10.1098\/rstb.1992.0059<\/a><\/p>\n\n\n\n<p id=\"473d\">Vaina, L., &amp; Marr, D. (2017). Computational theories and their implementation in the brain: The legacy of David Marr.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"631a\">Vaina, L. (1991). From the Retina to the Neocortex: Selected Papers of David Marr. Boston: Birkhauser Boston.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"6e63\">Willshaw, D. J., &amp; Buckingham, J. T. (1990). An assessment of Marr\u2019s theory of the hippocampus as a temporary memory store. Philosophical transactions of the Royal Society of London. Series B, Biological sciences, 329(1253), 205\u2013215.&nbsp;<a href=\"https:\/\/doi.org\/10.1098\/rstb.1990.0165\" rel=\"noreferrer noopener\" target=\"_blank\">https:\/\/doi.org\/10.1098\/rstb.1990.0165<\/a><\/p>\n\n\n\n<p id=\"692f\">Willshaw, D., Hallam, J., Gingell, S., &amp; Lau, S. L. (1997). Marr\u2019s theory of the neocortex as a self-organizing neural network.&nbsp;<em>Neural computation<\/em>,&nbsp;<em>9<\/em>(4), 911\u2013936.&nbsp;<a href=\"https:\/\/doi.org\/10.1162\/neco.1997.9.4.911\" rel=\"noreferrer noopener\" target=\"_blank\">https:\/\/doi.org\/10.1162\/neco.1997.9.4.911<\/a><\/p>\n\n\n\n<p id=\"34ea\">Willshaw DJ, Dayan P, Morris RGM. 2015 Memory, modelling and Marr: a commentary on Marr (1971) \u2018Simple memory: a theory of archicortex\u2019. Phil. Trans. R. Soc. B 370: 20140383.&nbsp;<a href=\"http:\/\/dx.doi.org\/10.1098\/rstb.2014.0383\" rel=\"noreferrer noopener\" target=\"_blank\">http:\/\/dx.doi.org\/10.1098\/rstb.2014.0383<\/a><\/p>","protected":false},"featured_media":2086,"template":"","meta":{"_acf_changed":false},"event_publishing_tags":[245,426,84,83,280,286,298,94,93,378,518,987,988,82,691,64,90,377,92,217,281,285,297,986,111,219,741,348,218,740,76,66,65,300,244,989,831,299,100,471,770,110,425,61,349,96],"kategori":[725],"class_list":["post-2085","blog_content","type-blog_content","status-publish","has-post-thumbnail","hentry","event_publishing_tags-algi","event_publishing_tags-artificial","event_publishing_tags-artificial-intelligence","event_publishing_tags-beyin","event_publishing_tags-bilgisayar","event_publishing_tags-bilgisayar-bilimi","event_publishing_tags-bilgisayarli-gorme","event_publishing_tags-bilis","event_publishing_tags-bilissel-bilim","event_publishing_tags-bilissel-norobilim","event_publishing_tags-bilissel-sinirbilim","event_publishing_tags-biography","event_publishing_tags-biyografi","event_publishing_tags-brain","event_publishing_tags-cogist","event_publishing_tags-cognition","event_publishing_tags-cognitive","event_publishing_tags-cognitive-neuroscience","event_publishing_tags-cognitive-science","event_publishing_tags-computational-neuroscience","event_publishing_tags-computer","event_publishing_tags-computer-science","event_publishing_tags-computer-vision","event_publishing_tags-david-marr","event_publishing_tags-gorme","event_publishing_tags-hesaplamali-norobilim","event_publishing_tags-hesaplamali-sinirbilim","event_publishing_tags-intelligence","event_publishing_tags-islemlemesel-norobilim","event_publishing_tags-islemlemesel-sinirbilim","event_publishing_tags-mind","event_publishing_tags-neuroscience","event_publishing_tags-norobilim","event_publishing_tags-norobilim-felsefesi","event_publishing_tags-perception","event_publishing_tags-philneuro","event_publishing_tags-philnsc","event_publishing_tags-philosophy-of-neuroscience","event_publishing_tags-science","event_publishing_tags-sinirbilim","event_publishing_tags-sinirbilim-felsefesi","event_publishing_tags-vision","event_publishing_tags-yapay","event_publishing_tags-yapay-zeka","event_publishing_tags-zeka","event_publishing_tags-zihin","kategori-yazi"],"acf":[],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/cog-ist.com\/en\/wp-json\/wp\/v2\/blog_content\/2085","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/cog-ist.com\/en\/wp-json\/wp\/v2\/blog_content"}],"about":[{"href":"https:\/\/cog-ist.com\/en\/wp-json\/wp\/v2\/types\/blog_content"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/cog-ist.com\/en\/wp-json\/wp\/v2\/blog_content\/2085\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/cog-ist.com\/en\/wp-json\/wp\/v2\/media\/2086"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/cog-ist.com\/en\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=2085"}],"wp:term":[{"taxonomy":"event_publishing_tags","embeddable":true,"href":"https:\/\/cog-ist.com\/en\/wp-json\/wp\/v2\/event_publishing_tags?post=2085"},{"taxonomy":"kategori","embeddable":true,"href":"https:\/\/cog-ist.com\/en\/wp-json\/wp\/v2\/kategori?post=2085"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}