{"id":2053,"date":"2024-04-11T15:00:38","date_gmt":"2024-04-11T15:00:38","guid":{"rendered":"https:\/\/cog-ist.com\/?post_type=blog_content&#038;p=2053"},"modified":"2025-09-20T14:23:29","modified_gmt":"2025-09-20T14:23:29","slug":"ozne-olarak-organizma-hegele-gore-doga-oznellik-ve-baglantililik-hub-zwart","status":"publish","type":"blog_content","link":"https:\/\/cog-ist.com\/en\/blog_content\/ozne-olarak-organizma-hegele-gore-doga-oznellik-ve-baglantililik-hub-zwart\/","title":{"rendered":"\u00d6zne Olarak Organizma: Hegel\u2019e G\u00f6re Do\u011fa, \u00d6znellik ve Ba\u011flant\u0131l\u0131l\u0131k \u2014 Hub Zwart"},"content":{"rendered":"\n<p class=\"wp-block-paragraph\">\u00d6zg\u00fcn Ad\u0131:\u00a0<a href=\"https:\/\/www.dialecticalsystems.eu\/contributions\/the-organism-as-a-subject-hegel-on-nature-subjectivity-and-interconnectedness\/\" target=\"_blank\" rel=\"noreferrer noopener\">The Organism as a Subject: Hegel on Nature, Subjectivity, and Interconnectedness<\/a><\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\" id=\"030b\">Anahtar kelimeler: Do\u011fan\u0131n Diyalekti\u011fi, Hegel, \u00d6znellik, Sympoiesis<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\" id=\"10f2\"><strong>Giri\u015f<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\" id=\"d5e9\">\u201c\u00d6zne ve Organizasyon\u201d ba\u015fl\u0131kl\u0131 tezinde, Rasmus Haukedal biyolojideki g\u00fcncel teorik trendler ve Hegel, Engels ve di\u011ferlerinin geli\u015ftirdi\u011fi (ya\u015fayan) do\u011faya diyalektik yakla\u015f\u0131m aras\u0131ndaki \u00f6nemli ortak ba\u011flant\u0131lar\u0131n alt\u0131n\u0131 \u00e7iziyor (Haukedal 2022). Haukedal\u2019\u0131n a\u00e7\u0131klad\u0131\u011f\u0131 \u00fczere, ya\u015fam fenomenine diyalektik bir yakla\u015f\u0131m; kendi ile di\u011feri, \u00f6zne ile obje, sebep ile sonu\u00e7 gibi ikili d\u00fc\u015f\u00fcnme mant\u0131\u011f\u0131n\u0131, do\u011fay\u0131 etkile\u015fim, birbirine ba\u011f\u0131ml\u0131l\u0131k, integrasyon ve organizasyon gibi olu\u015f s\u00fcre\u00e7leri olarak g\u00f6rerek a\u015far. Hegel\u2019e g\u00f6re felsefe bilimsel deneyimin bilimidir (\u201cWissenschaft der Erfahrung\u201d); bilimsel i\u00e7g\u00f6r\u00fcleri kapsaml\u0131 bir ansiklopedik sistem ba\u011flam\u0131nda konumland\u0131r\u0131rken, bilimsel ara\u015ft\u0131rmada i\u015fba\u015f\u0131nda olan ancak \u00fczerine konu\u015fulmayan metafizi\u011fi detayland\u0131r\u0131p sorgular. Dolay\u0131s\u0131yla diyalektik, bu g\u00fcncel geli\u015fmeleri diyalektik bir perspektiften de\u011ferlendirip sindirmeyi hedeflemelidir.<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\" id=\"3bec\">G\u00fcncel biyolojik geli\u015fmelerin, ya\u015fayan do\u011faya diyalektik bir yakla\u015f\u0131mla ortak payla\u015ft\u0131\u011f\u0131 \u015fey, Haukedal\u2019a g\u00f6re, ikisinin de organizmay\u0131 kendi evriminde aktif bir \u00f6zne olarak g\u00f6rmesidir (s.8). Hem Hegel hem de Engels s\u00fcrekli, diyalektik konu\u015fursak, nedenselli\u011fin etkile\u015fim (\u201cWechselwirkung\u201d) anlam\u0131na geldi\u011fini iddia ederek organizma ve \u00e7evre aras\u0131ndaki ili\u015fkiyi diyalektik bir birliktelik, kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131l\u0131k olarak g\u00f6r\u00fcr; bireyselle\u015fmek ise asla ba\u015ftan beri olagelen de\u011fil, daima bir sonu\u00e7tur (kar\u015f. Zwart 2022). Haukedal da \u015funu uygun \u015fekilde vurgular: \u00d6znelik (faillik), organizma ve \u00e7evrenin etkile\u015fimi yoluyla olu\u015fur (s. 10). Organizma kendi evrimi i\u00e7inde aktif bir \u00f6znedir (s. 11).<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\" id=\"ecc0\"><em>\u201c\u00d6zne<\/em>\u201d kelimesini italikle\u015ftiriyorum, zira bu konuya katk\u0131m olarak bu kavram\u0131n Hegel\u2019in Kant ve Fichte\u2019den kas\u0131tl\u0131 olarak uzakla\u015fmas\u0131ndaki \u00f6nemini vurgulayaca\u011f\u0131m: Yani \u00f6znellik ve hayat\u0131n birbirine ba\u011fl\u0131l\u0131\u011f\u0131nda \u0131srar ederek felsefi bencillik (egoizm) ve insan-merkezcilikten uzakla\u015fmas\u0131 hareketi. Hegel t\u00fcm organizmalar\u0131 birey olarak g\u00f6r\u00fcr: Bu eklemede, Hegel\u2019in d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcn\u00fcn bu y\u00f6n\u00fcne vurgu yapaca\u011f\u0131m, ayn\u0131 zamanda Hegelyen diyalekti\u011fe bitmi\u015f bir \u00fcr\u00fcn olarak de\u011fil de, geli\u015fen bir d\u00fc\u015f\u00fcnce sistemi, diyalektik ara\u015ft\u0131rmac\u0131lar\u0131n katk\u0131 yapmaya davetli oldu\u011fu bir ara\u015ft\u0131rma program\u0131 \u015feklinde davranaca\u011f\u0131m, elbette Hegel\u2019in diyalektik y\u00f6nteminin eksiksiz bir kavran\u0131\u015f\u0131na dayal\u0131 olmal\u0131 bu \u2014 yani g\u00fcncel bilimsel tart\u0131\u015fmalara katk\u0131 yapma \u00e7abas\u0131yla Hegel\u2019i yeniden okuyup bir taraftan da bu tart\u0131\u015fmalar\u0131 diyalekti\u011fi yeniden bir ara\u015ft\u0131rma program\u0131 olarak canland\u0131rmak i\u00e7in kullanarak (yine, etkile\u015fim).<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\" id=\"34c0\"><strong>Do\u011fan\u0131n Diyalekti\u011fi<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\" id=\"d629\">Hegel ve Engels i\u00e7in, diyalektik sadece bilimsel incelemelerde i\u015fba\u015f\u0131nda de\u011fildir. Aksine, do\u011fa zaten i\u00e7kin olarak diyalektiktir. Diyalektik hem d\u00fc\u015f\u00fcnceye hem de varl\u0131\u011fa uygulan\u0131r. Heraklitus (ki Hegel\u2019e g\u00f6re ilk diyalektik d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrd\u00fcr), kendi s\u00fcre\u00e7 ontolojisini ve olu\u015f metafizi\u011fini (\u201cher \u015fey akar\u201d) ifade ederken bunu \u00e7oktan vurgulam\u0131\u015ft\u0131r. Do\u011fa etkile\u015fim i\u00e7in a\u00e7\u0131k bir tiyatro sunar. Bu Hegel taraf\u0131ndan al\u0131n\u0131r ve Aristoteles\u2019in \u201cenergeia\u201d kavram\u0131n\u0131n \u00fczerine (\u201ci\u015f ba\u015f\u0131nda olmak\u201d anlam\u0131nda \u201cger\u00e7ekle\u015ftirme\u201d), \u201colu\u015f-olarak-varl\u0131k\u201da dinamik bir yakla\u015f\u0131m geli\u015ftirilir. Bu canl\u0131 olmayan do\u011faya zaten uygulanm\u0131\u015ft\u0131r; mesela Hegel, D\u00fcnya gezegenini yar\u0131-stabil bir meteorolojik sistem olarak veya g\u00fcne\u015f sistemini bir nevi (kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 nedenselli\u011fin) etkile\u015fim tiyatrosu olarak g\u00f6r\u00fcr.<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\" id=\"8a9f\">Diyalektik etkile\u015fim kavram\u0131, canl\u0131 do\u011fayla uzla\u015fma \u00e7abalar\u0131m\u0131zda daha ilgili hale gelir. Her \u015fey ak\u0131\u015ftad\u0131r; t\u00fcm varl\u0131klar yo\u011funla\u015fm\u0131\u015f etkile\u015fimsel s\u00fcre\u00e7lerdir. Diyalektik bir perspektiften bir birey, makine gibi bile\u015fenlerinin ortalamas\u0131 de\u011fil, bencil genlerin bir ta\u015f\u0131y\u0131c\u0131s\u0131 hi\u00e7 de\u011fil, bir \u00f6znedir. Hegel\u2019e g\u00f6re, bu zaten bitkilere uygulanabilir, zira aktif olarak kendi (i\u00e7kin olarak dengesiz olan) \u00e7evrelerini d\u00fczenler ve \u015fekillendirirler, etraflar\u0131yla aktif olarak etkile\u015fimde kalarak kendilerini s\u00fcrd\u00fcr\u00fcrler. Hegel i\u00e7in, do\u011fa bir adaptasyon tiyatrosudur, tabii ki organizman\u0131n sadece kendisini adapte etmedi\u011fi, ayn\u0131 zamanda \u00e7evresini d\u00fczenledi\u011fi bir etkile\u015fimsel s\u00fcre\u00e7 olarak- mesela topraklar\u0131n\u0131 kendi ihtiya\u00e7lar\u0131na uygun k\u0131lan bitkiler vard\u0131r. Do\u011fal seleksiyon sadece olumsuz bir mekanizma de\u011fildir; ili\u015fkiseldir, organizmalar\u0131n yarat\u0131c\u0131l\u0131\u011f\u0131, esnekli\u011fi ve plastisitesine alan a\u00e7ar. Hegelyen bir perspektiften, DNA\u2019y\u0131 bir organizman\u0131n tasla\u011f\u0131 olarak g\u00f6rebiliriz (Zwart, 2022), ancak bu tasla\u011f\u0131 temel alan kendini ger\u00e7ekle\u015ftirme, belirsizliklerle y\u00fckl\u00fc etkile\u015fimsel bir s\u00fcre\u00e7tir- DNA bir plan de\u011fildir. Haukedal\u2019\u0131n ifade etti\u011fi gibi, hayat organizma ve \u00e7evre aras\u0131ndaki kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 bir oyundur (s. 15). Ve her ne kadar buradaki \u201cve\u201d, hala organizma ve \u00e7evreyi birbirinden rahat\u00e7a ayr\u0131lan, par\u00e7alanabilen z\u0131tl\u0131klar olarak g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz\u00fc zannettirse de etkile\u015fimin diyalektik kavran\u0131\u015f\u0131 bizi bu ili\u015fkiyi etkile\u015fimsel ve s\u0131v\u0131 olarak g\u00f6rmeye davet eder- her \u015fey akar, her \u015fey s\u0131v\u0131d\u0131r ve bu organizma ve \u00e7evre aras\u0131ndaki s\u0131n\u0131rlara da uygulan\u0131r, \u00f6zellikle de organizasyonun molek\u00fcler seviyelerinde. Haydi hayat ve \u00f6znellik aras\u0131ndaki ili\u015fkiyi Hegel\u2019in eserlerinde daha detayl\u0131ca ara\u015ft\u0131ral\u0131m.<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\" id=\"6384\"><strong>\u00d6zne Olarak Organizma<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\" id=\"b24f\">\u201cRuhun Fenomenolojisi\u201dnin \u00f6ns\u00f6z\u00fcnde, Hegel hayat\u0131, kendini ger\u00e7ekle\u015ftiren, kendini konumland\u0131ran \u201c\u00f6zne\u201d olarak tan\u0131mlar (sf. 23). Her \u015feyin ba\u015f\u0131nda, bir \u00f6zne olarak, ya\u015fam olumsuzlu\u011fu ve \u00e7eli\u015fkiyi i\u00e7inde bar\u0131nd\u0131r\u0131r. Hayat y\u0131k\u0131c\u0131d\u0131r, ancak -bir olu\u015f s\u00fcreci olarak- ayn\u0131 zamanda da ard\u0131 s\u0131ra birli\u011fin restorasyonuyla sonu\u00e7lanacak \u015fekilde bu olumsuzlu\u011fun da olumsuzlanmas\u0131n\u0131 i\u00e7erir ki bu, elbette geriye, yani ilk ba\u015ftaki kay\u0131ts\u0131z t\u00f6ze do\u011fru bir ad\u0131m olarak de\u011fil de kendini ger\u00e7ekle\u015ftiren daha kapsaml\u0131 bir \u015fey olacak \u015fekildedir. Bir di\u011fer deyi\u015fle, hayat, kay\u0131ts\u0131z dura\u011fanl\u0131\u011f\u0131n ilk durumunu (yani ilk diyalektik an, 1. Moment) bozar, b\u00f6ylece \u00f6znelli\u011fin t\u00fcm \u015fekillerine i\u00e7kin olan o denge bozucu olumsuzlu\u011fu ortaya \u00e7\u0131kar\u0131r (2. Moment). Ancak, olumsuzlu\u011fun olumsuzlanmas\u0131 ile, olu\u015f s\u00fcreci de\u011fi\u015fmezli\u011fini geri kazanmaya \u00e7abalar, tabi \u015fimdi daha y\u00fcksek bir komplekslik seviyesinde (3. Moment) -yani ba\u015fta \u00f6teki olarak g\u00f6r\u00fcleni i\u00e7selle\u015ftirerek ve b\u00f6ylece olumsuzlayarak. Hayat, bir \u00f6zne olma s\u00fcrecidir (genelde bireyselle\u015fme de denir). Ve olu\u015f, \u00f6ncelikle \u00e7at\u0131\u015fma ve olumsuzlu\u011fu (\u00f6tekili\u011fi olumsuzlamay\u0131) i\u00e7erirken zamanla daha pozitif bir sonu\u00e7, daha pozitif bir etkile\u015fim ili\u015fkisi kurulur; b\u00f6ylece \u00f6znelik, \u00f6tekili\u011fi daha kapsaml\u0131 bir b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcn par\u00e7as\u0131 olarak g\u00f6rerek \u00f6tekilikle uzla\u015f\u0131r. B\u00f6ylece taslak kendini ger\u00e7ekle\u015ftirir, Hegel embriyonun geli\u015fimine b\u00f6yle bir s\u00fcrecin \u00f6rne\u011fi olarak de\u011finir (s. 25). Kendi ve \u00f6teki aras\u0131ndaki z\u0131tl\u0131k (\u00f6rne\u011fin organizma ve \u00e7evresi), art\u0131k olu\u015fun kar\u015f\u0131s\u0131nda bir engel haline gelir (ayn\u0131 zamanda da olu\u015f s\u00fcrecini anlamam\u0131z\u0131n \u00f6n\u00fcnde bir engel).<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\" id=\"d5a3\">Bu, Hegel\u2019in Ansiklopedisinin 2. b\u00f6l\u00fcm\u00fcnde, yani do\u011fa felsefesinde ele al\u0131n\u0131r. Ya\u015fayan, organik do\u011fa, Hegel\u2019e g\u00f6re \u00f6znelli\u011fin d\u00fcnyas\u0131d\u0131r (\u00a7 252). Hayat somut bir ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015ft\u0131r, bir \u00f6zne olarak organizman\u0131n, tasla\u011f\u0131 aktif olarak yorumlamas\u0131d\u0131r. \u00d6znellik, canl\u0131 varl\u0131klarda belirir (\u00a7 248, s. 29) [1]. Tabii bu t\u00fcm organizmaya uygulan\u0131r. Organizman\u0131n organlar\u0131, organik b\u00fct\u00fcnden ayr\u0131 var olamayacak k\u0131smi varl\u0131klard\u0131r. Ba\u015flang\u0131\u00e7ta organik olan ve inorganik olan aras\u0131nda bir \u00e7eli\u015fki vard\u0131r; inorganik olan, organizmay\u0131 yani ya\u015fayan bireyi, \u00f6zneyi yok etme tehdidinde bulunan konuk sevmez bir \u00e7evre gibi g\u00f6z\u00fck\u00fcr (s.39). Ard\u0131 s\u0131ra ise, bu z\u0131tl\u0131k, bu olumsuzluk kendini olumsuzlanm\u0131\u015f bulur (\u00e7eli\u015fki kendini yerinden edilmi\u015f bulur), \u00f6yle ki organizma inorganik olan\u0131 asimile etmeyi ve kendisini \u00e7evreye yerle\u015ftirmeyi becerir.<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\" id=\"33c3\">Belli bir yere kadar bu yakla\u015f\u0131m ayn\u0131 zamanda D\u00fcnya gezegenine de uygulanabilir (\u00a7 288). Hegel gezegenleri organizma \u00fcst\u00fc g\u00f6rmez. Ba\u015flang\u0131\u00e7ta, organik potansiyel ta\u015f\u0131sa da D\u00fcnya gezegeni abiyotik (cans\u0131z) bir gezegendir. D\u00fcnya, kapsaml\u0131 bir b\u00fct\u00fcn\u00fcn \u00f6znesidir; kimya ve meteorolojinin s\u0131n\u0131rl\u0131 s\u00fcre\u00e7leri yoluyla belli bir noktada biyotik (canl\u0131l\u0131k i\u00e7eren) bir gezegen olmu\u015ftur, \u00f6yle ki ya\u015fayan organizmalar ilk abiyotik durumu \u00e7arp\u0131c\u0131 \u015fekilde de\u011fi\u015ftirmi\u015ftir. Bizim \u015fimdi bildi\u011fimiz D\u00fcnya gezegeni, etkile\u015fimsel s\u00fcre\u00e7lerin bollu\u011funun (bitmemi\u015f) sonucudur, organizmalar\u0131n s\u0131rf \u00e7evreleri taraf\u0131ndan negatif do\u011fal se\u00e7ilim sonucu \u015fekillendirilen \u00fcr\u00fcnler olmad\u0131\u011f\u0131, \u00f6zneler olarak kendi \u00e7evrelerinin \u00fcretimine ve birlikte \u015fekillendirilmesine kolektif olarak katk\u0131da bulunduklar\u0131 yerdir.<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\" id=\"3601\">Hegel, ya\u015fayan ve ya\u015famayan\u0131n aras\u0131ndaki ge\u00e7i\u015f a\u015famas\u0131 olarak g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc kristallere \u00f6zel bir ilgi duyar. Kristalleri inorganik bireyselli\u011fin \u00f6rnekleri olarak g\u00f6r\u00fcr, yani hen\u00fcz \u00f6znellik olmayan bir bireyselli\u011fin, zira hen\u00fcz duygululuk (sentience) yoktur. Bireysellik yine de maddenin i\u00e7inde g\u00f6m\u00fcl\u00fcd\u00fcr. Yarat\u0131c\u0131l\u0131k ve esneklik i\u00e7in yer yoktur, tamamen inorganik bir varl\u0131kt\u0131r (sf. 200).<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\" id=\"023a\">Hegel\u2019e g\u00f6re t\u00fcm organizmalar, bir idean\u0131n var olup canland\u0131\u011f\u0131 s\u00fcre\u00e7lerdir (\u00a7 377). \u0130norganik olan canl\u0131 olmayand\u0131r, \u00e7o\u011funlukla ge\u00e7mi\u015fin ya\u015fayan sistemlerinin cesedi veya geride b\u0131rakt\u0131klar\u0131d\u0131r. \u00d6znellik, bitkilerde var olmaya ba\u015flar, ancak sadece hayvanlarda hayat, hakiki bir \u00f6zne olur. Organizma kendisini bir s\u00fcre\u00e7 olarak s\u00fcrd\u00fcrmeyi ba\u015far\u0131r ama daima kimyasal ve inorganik olmaya geri d\u00f6nme riski vard\u0131r. Ya\u015fayan, s\u00fcrekli olarak bug\u00fcnlerde entropi dedi\u011fimiz \u015feyin tehdidi alt\u0131ndad\u0131r ancak etkile\u015fimler yoluyla organizma belli bir ana kadar -zira t\u00fcm hayatlar sonludur- bu \u00e7eli\u015fkiyi s\u00fcrd\u00fcrmeyi ba\u015far\u0131r. Ger\u00e7ekten de ya\u015fayan organizma tam da z\u0131tl\u0131klar\u0131n birle\u015fimidir; i\u00e7sel ve d\u0131\u015fsal, sebep ve sonu\u00e7, \u00f6znellik ve nesnelli\u011fin bulu\u015ftu\u011fu yerdir (s. 339; kar\u015f. Haukedal 2022, sf. 6).<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\" id=\"48b0\">Hegel ard\u0131ndan \u00fc\u00e7 alemden bahseder: jeolojik do\u011fa, bitkiler ve hayvanlar alemleri. Jeolojik do\u011fa ya\u015famaz ancak toprak ya\u015fam\u0131n ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131n\u0131n bir ko\u015fuludur, topra\u011f\u0131n alt\u0131nda ise eski jeolojik d\u00f6nemlerin devasa ormanlar\u0131ndan kalanlar, bitki \u00f6rt\u00fcs\u00fc ve vah\u015fi hayat\u0131n kay\u0131p d\u00fcnyalar\u0131 g\u00f6m\u00fcl\u00fcd\u00fcr (s. 345). Hegel\u2019e g\u00f6re eskiden do\u011fada \u00e7arp\u0131c\u0131 de\u011fi\u015fimler ger\u00e7ekle\u015firdi, \u015fimdi ise b\u00f6ylesi zaman harcayan s\u00fcre\u00e7ler, insan aktivitesinin do\u011fa \u00fczerindeki y\u0131k\u0131c\u0131 etkisiyle gizlenmi\u015f durumdad\u0131r. Hegel\u2019in \u201cinfusoria\u201d dedi\u011fi mikroorganizmalar anl\u0131k ya\u015famlard\u0131r, \u00f6znelli\u011fin dakik ve ge\u00e7ici \u00f6rnekleridir.<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\" id=\"b110\">Organik ya\u015fam, bir kavram\u0131n\/tasla\u011f\u0131n kendini s\u00fcrd\u00fcren kendini ger\u00e7ekle\u015ftirmesidir. Bitkilerde \u00f6znellik olsa dahi (duyarl\u0131l\u0131k, \u00e7evreyle etkile\u015fim gibi), bir bitki tam anlam\u0131yla bir \u00f6zne de\u011fildir, her ne kadar Hegel ba\u015fka bir yerde de bitkilerin de \u00f6zne olduklar\u0131 ancak \u00f6znelliklerinin tamamen ger\u00e7ekle\u015fmedi\u011fini s\u00f6ylemi\u015fse de. Asl\u0131nda, bitki ya\u015fam\u0131 kadim bir \u00fcretimi, asimilasyon, d\u0131\u015fsalla\u015ft\u0131rma ve \u00e7o\u011falman\u0131n bir bile\u015fkesini i\u00e7erir. Hayvanlar ise sahici \u015fekilde birer \u00f6znedir, hassas ve kendilerinden menkul olup d\u0131\u015fsall\u0131k yard\u0131m\u0131yla kendileri \u00fczerine d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrler. \u00d6tekilikle mek\u00e2nsal hareket arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla ili\u015fkilenirler, hayvan sesi ise \u00e7oktan neredeyse \u00f6z bilin\u00e7li d\u00fc\u015f\u00fcncedir. Hayvanlar\u0131n \u00f6znelli\u011fi olumsuzlu\u011fu i\u00e7erir, \u00e7evreyi bozar, ba\u015flang\u0131\u00e7taki eylemsizli\u011fi bozar (1. Moment), \u00f6rne\u011fin bitkilerle ve di\u011fer hayvanlarla beslenir ki bu esas\u0131nda bir olumsuzlamad\u0131r (2. Moment), ancak bu \u00e7eli\u015fki ekolojik denge hali tekrar sa\u011fland\u0131\u011f\u0131nda ge\u00e7ersiz k\u0131l\u0131n\u0131r (yine, olumsuzlaman\u0131n olumsuzlanmas\u0131) (3. Moment).<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\" id=\"0bf8\">Hegel\u2019in \u00f6znellik ve ya\u015fam\u0131 kavray\u0131\u015f\u0131ndaki karma\u015f\u0131kl\u0131k hakk\u0131nda bu k\u0131sa inceleme ile yetinelim. Ana d\u00fc\u015f\u00fcnce ise kendimizi \u00f6zne olarak g\u00f6r\u00fcp do\u011fay\u0131 ise kar\u015f\u0131m\u0131zdaki nesne olarak almak yerine, diyalektik bir perspektiften ataca\u011f\u0131m\u0131z ilk \u00f6nemli ad\u0131m\u0131n bu z\u0131tl\u0131\u011f\u0131, yani do\u011fadaki \u00f6znelli\u011fin bu \u015fekilde olumsuzlanmas\u0131n\u0131 ge\u00e7ersiz k\u0131lmak ve \u00f6znelli\u011fin do\u011faya i\u00e7kin ve do\u011fada i\u015f ba\u015f\u0131nda oldu\u011funu kabul etmek gerekti\u011fidir.<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\" id=\"ffdc\"><strong>Bir Ekosistem Olarak Bilimsel Ara\u015ft\u0131rma<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\" id=\"a5fc\">\u015eimdi g\u00f6z\u00fcm\u00fcz\u00fc epistemolojik tiyatronun di\u011fer taraf\u0131na \u00e7evirelim, yani \u00f6zneler ve organizmalar olarak bilim ve bilimcilerin kendilerine. Burada da Hegelyen diyalektik, bilimsel benli\u011fi \u00f6zne olarak, yani ara\u015ft\u0131rmac\u0131n\u0131n yaln\u0131z ba\u015f\u0131na bir birey oldu\u011funa dair atomistik bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131yla g\u00f6rmenin \u00f6tesine ge\u00e7memize izin verir ve ara\u015ft\u0131rman\u0131n kendisini, akademik ekosistemin i\u00e7inde bir taslak veya program\u0131n ger\u00e7ekle\u015fmesi olan etkile\u015fimsel bir s\u00fcre\u00e7 olarak kavramsalla\u015ft\u0131rmay\u0131 sa\u011flar. Kant\u00e7\u0131 deontolojide, normatiflik bireysel ara\u015ft\u0131rmac\u0131ya odaklan\u0131r ve otonom \u00f6znelerin metodolojik ve etik s\u0131n\u0131rlamalara g\u00f6re nas\u0131l davranmas\u0131 gerekti\u011fini g\u00f6sterir ancak bireysel \u00f6zneye olan bu dikkat, evrilen, etkile\u015fimsel, birlikte kurulan organizmalar, yani ekosistemler olan \u00fcniversite ve ara\u015ft\u0131rma enstit\u00fclerinin \u00f6nemini a\u00e7\u0131k\u00e7a g\u00f6rmezden gelir. Bence Hegelyen \u201cSittlichkeit\u201d yani etik ya\u015fam teriminin ana anlam\u0131, bir toplulu\u011fu (bu \u00f6rnekte akademik bir toplulu\u011fu) \u00f6\u011frenen ve geli\u015fen bir ekosistem olarak g\u00f6rmektir; \u00f6tekilerin belli davran\u0131\u015flar\u0131n\u0131 te\u015fvik eden yahut bunlardan vazge\u00e7iren ve elbette t\u00fcm bu akt\u00f6rlerin eylemlerinin s\u00fcrekli olarak etkiledi\u011fi bir ekosistem olarak (birlikte yaratma, \u201cWechselwirkung\u201d). Dolay\u0131s\u0131yla, bir \u00fcniversite ayn\u0131 ekolojik bir tiyatro gibidir, d\u00fcnya-yap\u0131c\u0131 eylemler i\u00e7in imkanlar alan\u0131 sunan, ayn\u0131 zamanda da \u00f6zneleri yasaklar ve s\u0131n\u0131rlar ile kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya getiren bir tiyatro- tabi bu destek ve s\u0131n\u0131rlama aras\u0131nda geli\u015fen gerilim yahut \u00e7eli\u015fki a\u00e7\u0131k\u00e7a her sosyal sistemde i\u015f ba\u015f\u0131ndad\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\" id=\"28cd\"><strong>\u201cSympoiesis\u201d<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\" id=\"8846\">S\u0131ra teorik geli\u015fmeleri de\u011ferlendirmeye geldi\u011fine g\u00f6re, Donna Haraway (2016) taraf\u0131ndan g\u00f6m\u00fcl\u00fcl\u00fck ve birbirine ba\u011f\u0131ml\u0131l\u0131k anlamlar\u0131n\u0131 vurgulamak i\u00e7in \u00f6nerilen \u201csympoiesis\u201d kavram\u0131na odaklanaca\u011f\u0131m. Simbiyoz kelimesi de bu anlamlar\u0131 yans\u0131t\u0131r ancak daha k\u0131smi ve s\u0131n\u0131rl\u0131 bir \u015fekilde. Haraway\u2019e g\u00f6re organizmalar ve \u00e7evre hakk\u0131nda konu\u015fmak, etkile\u015fim s\u00fcre\u00e7lerini vurgularken bile, ya\u015fam\u0131n dola\u015f\u0131kl\u0131\u011f\u0131 ve ba\u011flant\u0131l\u0131l\u0131\u011f\u0131yla uzla\u015fmam\u0131za yeterince izin vermez. Terimin kelime anlam\u0131 \u201c(ba\u015fkalar\u0131yla) birlikte yapmak\u201dt\u0131r ve organizmalar\u0131n asla yaln\u0131z olmad\u0131klar\u0131n\u0131, hi\u00e7bir \u015feyin asl\u0131nda kendisini organize etmedi\u011fini, zira \u00f6tekilikle i\u00e7 i\u00e7e ge\u00e7mi\u015fli\u011fin her zaman dahil oldu\u011funu vurgular. Her \u015fey karma\u015f\u0131k, dinamik, duyarl\u0131, konumlanm\u0131\u015f, olumsal ve tarihseldir (s. 58). T\u00fcm ya\u015fayan varl\u0131klar a\u00e7\u0131kt\u0131r (a\u00e7\u0131k sistem), her ne kadar bireyler otonomi arzusuyla otonomi ve kapal\u0131l\u0131k i\u00e7in \u00e7abalasalar da.<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\" id=\"6814\">Bir yere kadar bu kavram\u0131n ak\u0131\u015fkanl\u0131\u011fa, etkile\u015fime ve olu\u015fa odaklanmas\u0131 ile, do\u011faya diyalektik bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131yla uyumlu oldu\u011fu s\u00f6ylenebilir. Ayn\u0131 zamanda Haraway\u2019in kavram\u0131, hiyerar\u015fik terimlerle d\u00fc\u015f\u00fcnmekten bir uzakla\u015fmay\u0131 kapsad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in bir yere kadar bir gerilim de vard\u0131r. S\u00fcre\u00e7 ontolojisinin yatayla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131n\u0131 kapsar. Hegel\u2019in do\u011fa felsefesi ise varl\u0131\u011f\u0131n de\u011fi\u015fimi fikrine sad\u0131kt\u0131r, kristallerden bitkiler, hayvanlara, insanlara kadar gider, kristaller \u201chen\u00fcz\u201d canl\u0131 de\u011fildir, bitkiler \u201chen\u00fcz\u201d sahici \u00f6zneler de\u011fildir, hayvanlar \u201chen\u00fcz\u201d kendi sembolik \u00e7evrelerini yaratacak \u015fekilde kendisinin fark\u0131nda varl\u0131klar de\u011fildir.<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\" id=\"c936\">\u00d6rnek olarak mikroplar\u0131 alal\u0131m. Mikrobiyom ara\u015ft\u0131rmalar\u0131 bizi, bizim bireylerden ziyade, sindirim gibi daha \u201ca\u015fa\u011f\u0131\u201d s\u00fcre\u00e7leri etkilemese dahi ruh halimizi ve bili\u015fimizi etkileyen milyonlarca mikrobun ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 ekosistemler oldu\u011fumuz ger\u00e7e\u011fiyle y\u00fczle\u015ftirdi. Onlar bizim bir par\u00e7am\u0131z, her ne kadar s\u0131v\u0131 baz\u0131 s\u0131n\u0131rlar var olmaya devam etse dahi. Onlar\u0131 \u201cextimate\u201d [(<em>external<\/em>&nbsp;(d\u0131\u015far\u0131dan, harici) +<em>intimate<\/em>&nbsp;(i\u00e7ten, yak\u0131n)] olarak adland\u0131rabiliriz, Jacques Lacan\u2019\u0131n s\u00f6yledi\u011fi gibi hem yak\u0131n hem de \u00f6teki. Hegelyen diyalektik, mikroplar\u0131m\u0131z\u0131 kendi kendimizi anlay\u0131\u015f\u0131m\u0131za dahil etmemiz i\u00e7in te\u015fvik ediyor.<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\" id=\"20b1\">Bu ba\u011flamda Hegel\u2019in do\u011fa felsefesinde d\u0131\u015fk\u0131lar\u0131 nas\u0131l tasavvur etti\u011fini tekrar okumak ilgin\u00e7 olacakt\u0131r. Bir taraftan ya\u015fayan canl\u0131lar\u0131n d\u0131\u015fk\u0131lar\u0131n\u0131 yetersizlik semptomu olarak g\u00f6r\u00fcr (\u00a7365), yani besinin sadece bir k\u0131sm\u0131 sindirilebilir oldu\u011fu i\u00e7in kendi ve \u00f6teki, organizma ve \u00e7evre aras\u0131ndaki uyum eksikli\u011finin g\u00f6stergesi olarak. Organik yan \u00fcr\u00fcnler \u00e7\u00fcr\u00fcmeye mahk\u00fbm olduklar\u0131 i\u00e7in, d\u0131\u015fk\u0131larda ya\u015fam metabolizmas\u0131 tekrar kimya olur. Ancak ayn\u0131 zamanda da Hegel d\u0131\u015fk\u0131n\u0131n \u00fcr\u00fcn oldu\u011funu vurgular. S\u0131rf olumsuzluk, s\u0131rf at\u0131k yani kullan\u0131\u015fs\u0131z sindirilemeyen materyal de\u011fildir, \u00e7\u00fcnk\u00fc sindirim s\u00fcrecinde organizma onun \u00fczerine ba\u015fka \u015feyler de ekler ve aktif olarak d\u0131\u015far\u0131 atar. Yani Hegel elbette g\u00fcn\u00fcm\u00fcz mikrobiyom ara\u015ft\u0131rmas\u0131ndan habersiz olsa da her \u015fey birer diyalektik k\u0131yast\u0131r ve bu sindirim ve d\u0131\u015fk\u0131lamaya da uygulan\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\" id=\"3bd2\">Besin, yani ba\u015flang\u0131\u00e7taki madde (1. Moment) sindirilir, yani olumsuzlan\u0131r (2. Moment), v\u00fccut s\u0131v\u0131lar\u0131 besinin \u00e7\u00f6z\u00fcnmesini sa\u011flar, b\u00f6ylece \u00e7o\u011funlu\u011fu yok edilir ancak son sonu\u00e7 (d\u0131\u015fk\u0131), ayn\u0131 zamanda art\u0131k ve eklemelerin birle\u015fimi olan bir \u00fcr\u00fcnd\u00fcr (3. Moment). Kolektif d\u00fczeyde ise d\u0131\u015fk\u0131, insan k\u00fclt\u00fcr\u00fc ve k\u00fcresel \u00e7evre aras\u0131ndaki metabolizman\u0131n bir par\u00e7as\u0131d\u0131r. Bu a\u00e7\u0131dan bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda k\u00fcresel y\u0131k\u0131c\u0131 kirlilik sistemsel bir hatan\u0131n semptomudur ve insanlar ile do\u011fa aras\u0131ndaki g\u00fcncel k\u00fcresel metabolizman\u0131n s\u00fcrd\u00fcr\u00fclemezli\u011fini i\u015faret eder. K\u00fcresel \u201cSittlichkeit\u201d, yani etik ya\u015fam ba\u011flam\u0131nda, at\u0131klar\u0131n y\u0131k\u0131c\u0131 etkisi art\u0131k d\u00fc\u015f\u00fcncesizce yok say\u0131lamaz. Ve d\u00fc\u015f\u00fcncesindeki hiyerar\u015fik mant\u0131\u011fa ra\u011fmen, Hegel \u00e7oktan at\u0131k kelimesinin yanl\u0131\u015f adland\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6stermi\u015ftir. At\u0131k bir \u00fcr\u00fcnd\u00fcr, kolektif olarak \u00fcretti\u011fimiz, dolay\u0131s\u0131yla bizim aktif olarak dahil ve sorumlu oldu\u011fumuz bir \u00fcr\u00fcn. Bir s\u00fcper organizma olarak insan toplumu ve par\u00e7as\u0131 oldu\u011fumuz ve en temelden i\u00e7 i\u00e7e ge\u00e7ti\u011fimiz k\u00fcresel \u00e7evre aras\u0131ndaki y\u0131k\u0131c\u0131 \u00e7eli\u015fki a\u015f\u0131lmal\u0131d\u0131r. \u00c7evresel y\u0131k\u0131m\u0131n ve kitlesel yok olu\u015fun olumsuzlu\u011fu, olumsuzlanmal\u0131d\u0131r. Ancak burada k\u00fcresel etik ya\u015fam d\u00fczeyinde zararl\u0131 bir diyalektik eksik g\u00f6r\u00fcyoruz: Uyumlu ve i\u015f birli\u011fi i\u00e7inde \u00e7al\u0131\u015fma eksi\u011fi (koordinasyon ve kolaborasyon), birle\u015fme (integrasyon) ve \u00f6rg\u00fctlenme (organizasyon) eksi\u011fi; zira \u00e7o\u011fu insan aktivitesi akut semptomlarla ilgilenmeye odaklanm\u0131\u015f durumda (orman yang\u0131nlar\u0131, seller gibi), bu felaketlerin kaynakland\u0131\u011f\u0131 etkile\u015fimler zincirini yani sistemi de\u011fi\u015ftirmek dururken.<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\" id=\"1424\"><strong>Kaynak\u00e7a<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\" id=\"4e34\">Haraway, Donna (2016) Staying with the trouble. Making Kin in the Chthulucene. Duke University Press<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\" id=\"fa68\">Hegel, G. W. F. (1807\/1986). Ph\u00e4nomenologie des Geistes. (Werke 3). Suhrkamp.<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\" id=\"f48d\">Hegel, G. W. F. (1830\/1986). Enzyklop\u00e4die der philosophischen Wissenschaften II: Die Naturphilosophie (Werke 9). Frankfurt am Main: Suhrkamp.<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\" id=\"d0fc\">Haukedal, Rasmus S. (2022) Agency and Organisation: The Dialectics of Nature and Life. Durham University.<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\" id=\"7c71\">Zwart H. (2022) \u201cLove is a microbe too\u201d: microbiome dialectics. In: Bossert, L. and H\u00f6ll, D. (ed.). The Microbiome and its Challenges for the Environmental Humanities. Endeavour 46, 2022, 46 (2) 10.1016\/j.endeavour.2022.100816.<\/p>\n\n\n\n<p class=\"wp-block-paragraph\" id=\"effb\">Zwart H. (2022) Continental philosophy of technoscience. Series: Philosophy of Engineering and Technology. Dordrecht \/ London: Springer Nature.<\/p>\n","protected":false},"featured_media":2054,"template":"","meta":{"_acf_changed":false},"event_publishing_tags":[615,94,91,93,691,64,90,92,323,1119,1041,1040,1145,74,1122,1143,1121,1152,1153,1120,1151,1150,274,273,76,1144,390,275,1148,1149,482,75,177,1147,1146,96,176],"kategori":[305],"class_list":["post-2053","blog_content","type-blog_content","status-publish","has-post-thumbnail","hentry","event_publishing_tags-agency","event_publishing_tags-bilis","event_publishing_tags-bilissel","event_publishing_tags-bilissel-bilim","event_publishing_tags-cogist","event_publishing_tags-cognition","event_publishing_tags-cognitive","event_publishing_tags-cognitive-science","event_publishing_tags-cogsci","event_publishing_tags-continental-philosophy","event_publishing_tags-dialectics","event_publishing_tags-diyalektik","event_publishing_tags-doga","event_publishing_tags-felsefe","event_publishing_tags-felsefe-tarihi","event_publishing_tags-hegel","event_publishing_tags-history-of-philosophy","event_publishing_tags-idealism","event_publishing_tags-idealizm","event_publishing_tags-kita-felsefesi","event_publishing_tags-materialism","event_publishing_tags-materyalizm","event_publishing_tags-metafizik","event_publishing_tags-metaphysics","event_publishing_tags-mind","event_publishing_tags-nature","event_publishing_tags-ontology","event_publishing_tags-ontoloji","event_publishing_tags-ozne","event_publishing_tags-oznellik","event_publishing_tags-philmind","event_publishing_tags-philosophy","event_publishing_tags-philosophy-of-mind","event_publishing_tags-subject","event_publishing_tags-subjective","event_publishing_tags-zihin","event_publishing_tags-zihin-felsefesi","kategori-ceviri"],"acf":[],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/cog-ist.com\/en\/wp-json\/wp\/v2\/blog_content\/2053","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/cog-ist.com\/en\/wp-json\/wp\/v2\/blog_content"}],"about":[{"href":"https:\/\/cog-ist.com\/en\/wp-json\/wp\/v2\/types\/blog_content"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/cog-ist.com\/en\/wp-json\/wp\/v2\/blog_content\/2053\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/cog-ist.com\/en\/wp-json\/wp\/v2\/media\/2054"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/cog-ist.com\/en\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=2053"}],"wp:term":[{"taxonomy":"event_publishing_tags","embeddable":true,"href":"https:\/\/cog-ist.com\/en\/wp-json\/wp\/v2\/event_publishing_tags?post=2053"},{"taxonomy":"kategori","embeddable":true,"href":"https:\/\/cog-ist.com\/en\/wp-json\/wp\/v2\/kategori?post=2053"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}