{"id":2013,"date":"2022-03-02T15:00:51","date_gmt":"2022-03-02T15:00:51","guid":{"rendered":"https:\/\/cog-ist.com\/?post_type=blog_content&#038;p=2013"},"modified":"2025-09-08T19:56:05","modified_gmt":"2025-09-08T19:56:05","slug":"dusunce-dili-hipotezi-internet-felsefe-ansiklopedisi-matthew-katz","status":"publish","type":"blog_content","link":"https:\/\/cog-ist.com\/en\/blog_content\/dusunce-dili-hipotezi-internet-felsefe-ansiklopedisi-matthew-katz\/","title":{"rendered":"D\u00fc\u015f\u00fcnce Dili Hipotezi (\u0130nternet Felsefe Ansiklopedisi) \u2014 Matthew Katz"},"content":{"rendered":"<p>\u00d6zg\u00fcn Ad\u0131:\u00a0<a href=\"https:\/\/iep.utm.edu\/lot-hypo\/#:~:text=The%20language%20of%20thought%20hypothesis%20(LOTH)%20is%20the%20hypothesis%20that,place%20within%20a%20mental%20language.\" target=\"_blank\" rel=\"noreferrer noopener\">The Language of Thought Hypothesis<\/a><\/p>\n\n\n\n<p id=\"a682\">D\u00fc\u015f\u00fcnce dili hipotezi (the language of thought hypothesis\/LOTH), zihinsel temsilin bir dil yap\u0131s\u0131na sahip oldu\u011fu, ba\u015fka bir deyi\u015fle, d\u00fc\u015f\u00fcncenin bir zihin dilinde ger\u00e7ekle\u015fti\u011fi hipotezidir. Baz\u0131 durumlarda, d\u00fc\u015f\u00fcnceler kafan\u0131n i\u00e7indeki c\u00fcmlelerdir, iddias\u0131yla da ifade edilir. Bu hipotez, d\u00fc\u015f\u00fcnce ve d\u00fc\u015f\u00fcnmenin do\u011fas\u0131na ili\u015fkin bir teori \u00f6ne s\u00fcren bir dizi hipotezden biridir. Di\u011fer hipotezler; zihinsel s\u00fcre\u00e7lerin nedensel-s\u00f6zdizimsel teorisi (the causal-syntactic theory of mental process\/CSMP) ve temsili zihin teorisidir (the representational theory of mind\/RTM). \u0130lki, zihinsel s\u00fcre\u00e7lerin, zihinsel temsillerin s\u00f6zdizimleri \u00fczerinden tan\u0131mlanan nedensel s\u00fcre\u00e7ler oldu\u011fu hipotezidir. \u0130kincisi, \u00f6nermesel tutumlar\u0131n (propositional attitudes), \u00f6zne ve zihinsel temsil aras\u0131ndaki ili\u015fkiler oldu\u011fu hipotezidir. Birlikte ele al\u0131nd\u0131\u011f\u0131nda bu hipotezler,&nbsp;<mark>insan beyni gibi fiziksel bir objenin nas\u0131l rasyonel d\u00fc\u015f\u00fcnce ve davran\u0131\u015f \u00fcretebildi\u011fine dair bir a\u00e7\u0131klama ortaya koyar.<\/mark>&nbsp;K\u0131saca, bu a\u00e7\u0131klama, beynin bir bilgisayar oldu\u011fu ve d\u00fc\u015f\u00fcnmenin hesaplamal\u0131 bir s\u00fcre\u00e7 oldu\u011fudur. Bundan dolay\u0131 bu hipotez grubu \u00e7o\u011funlukla hesaplamal\u0131 zihin teorisi (The Computational Theory of Mind\/CTM) olarak adland\u0131r\u0131l\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"9795\">D\u00fc\u015f\u00fcnce dili hipotezi ilk olarak, Jerry Fodor\u2019un 1975 y\u0131l\u0131nda \u00e7\u0131kan&nbsp;<em>D\u00fc\u015f\u00fcnce Dili (The Language of Thought)<\/em>&nbsp;kitab\u0131nda ortaya konulmu\u015f ve sonras\u0131nda Fodor ve \u00e7e\u015fitli i\u015f arkada\u015flar\u0131 taraf\u0131ndan daha da detayland\u0131r\u0131lm\u0131\u015f ve savunulmu\u015ftur. Fodor\u2019un d\u00fc\u015f\u00fcnce dili hipotezi i\u00e7in orijinal arg\u00fcman\u0131, (o s\u0131rada) kabul edilebilir olan psikolojik modellerin zihinsel temsillerin dilsel olarak yap\u0131land\u0131r\u0131lm\u0131\u015f oldu\u011funu varsayd\u0131\u011f\u0131 iddias\u0131na dayan\u0131r. Fodor ve i\u015f arkada\u015flar\u0131, insan bili\u015finin varsay\u0131lan \u00f6zellikleri olan \u00fcretkenlik, sistematiklik ve \u00e7\u0131kar\u0131msal&nbsp;<em>tutarl\u0131l\u0131\u011fa<\/em>&nbsp;(inferential&nbsp;<em>coherence<\/em>) dikkat \u00e7ekerek, bu \u00f6zelliklerin ancak d\u00fc\u015f\u00fcnce dili hipotezinin do\u011fru olmas\u0131 halinde en iyi \u015fekilde a\u00e7\u0131klanabilece\u011fini \u00f6ne s\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fcr. D\u00fc\u015f\u00fcnce dili hipotezine gelen en \u00f6nemli itirazlar, zihnin ba\u011flant\u0131c\u0131 a\u011flarla (connectionist networks) en iyi \u015fekilde modellenebilece\u011fini \u00f6ne s\u00fcrenler ve (en az\u0131ndan baz\u0131) zihinsel temsillerin harita ve imgeler gibi farkl\u0131 bi\u00e7imlerde ger\u00e7ekle\u015fti\u011fini \u00f6ne s\u00fcrenler taraf\u0131ndan gelmi\u015ftir.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"fdd8\">Bu makale \u00fc\u00e7 ana b\u00f6l\u00fcmden olu\u015fmaktad\u0131r. \u0130lk b\u00f6l\u00fcmde d\u00fc\u015f\u00fcnce dili hipotezinin yan\u0131 s\u0131ra, zihinsel s\u00fcre\u00e7lerin nedensel-s\u00f6zdizimsel teorisi, temsili zihin teorisi a\u00e7\u0131klanm\u0131\u015f ve bu \u00fc\u00e7\u00fcn\u00fcn birle\u015fiminin bizi hesaplamal\u0131 zihin teorisine g\u00f6t\u00fcrmesinin \u00f6nemi ele al\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r. \u0130kinci b\u00f6l\u00fcmde d\u00fc\u015f\u00fcnce dili hipotezi lehindeki en \u00f6nemli arg\u00fcmanlar a\u00e7\u0131klanm\u0131\u015ft\u0131r. \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc b\u00f6l\u00fcmde d\u00fc\u015f\u00fcnce dili hipotezinin en \u00f6nemli problemleri ve hipoteze gelen itirazlar ele al\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<h1 class=\"wp-block-heading\" id=\"8659\"><strong>\u0130\u00e7indekiler<\/strong><\/h1>\n\n\n\n<p id=\"947e\"><strong><em>1. D\u00fc\u015f\u00fcnce Dili Hipotezi<\/em><\/strong><\/p>\n\n\n\n<p id=\"764c\">a. Birle\u015fimsel S\u00f6zdizimi ve Bile\u015fimsel Anlambilim (Combinatorial Syntax and Compositional Semantics)<\/p>\n\n\n\n<p id=\"28ab\">b. Nedensel-S\u00f6zdizimsel (Causal-Syntactic) \u0130\u015flemler Olarak Zihinsel \u0130\u015flemler<\/p>\n\n\n\n<p id=\"419d\">c. Temsili Zihin Teorisi ve \u00d6nermesel Tutumlar<\/p>\n\n\n\n<p id=\"7bbc\">d. Hesaplamal\u0131 Zihin Teorisi<\/p>\n\n\n\n<p id=\"c73b\">e. Anlam Teorileri<\/p>\n\n\n\n<p id=\"affb\"><strong><em>2. D\u00fc\u015f\u00fcnce Dili Hipotezi \u0130\u00e7in Arg\u00fcmanlar<\/em><\/strong><\/p>\n\n\n\n<p id=\"0c8d\">a. T\u00fcr\u00fcn\u00fcn Tek \u00d6rne\u011fi (The Only Game in Town)<\/p>\n\n\n\n<p id=\"c07a\">b. \u00dcretkenlik (Productivity)<\/p>\n\n\n\n<p id=\"0906\">c. Sistematiklik (Systematicity)<\/p>\n\n\n\n<p id=\"096e\">d. \u00c7\u0131kar\u0131msal Tutarl\u0131l\u0131k (Inferential Coherence)<\/p>\n\n\n\n<p id=\"7bd1\"><strong><em>3. Problemler ve \u0130tirazlar<\/em><\/strong><\/p>\n\n\n\n<p id=\"e0bf\">a. Bireyselle\u015ftirme Sembolleri (Individuating Symbols)<\/p>\n\n\n\n<p id=\"cc1d\">b. D\u00fc\u015f\u00fcncenin Ba\u011flam Temelli \u00d6zellikleri (Context-Dependent Properties of Thought)<\/p>\n\n\n\n<p id=\"47c4\">c. Zihinsel \u0130mgeler (Mental Images)<\/p>\n\n\n\n<p id=\"cdf8\">d. Zihinsel Haritalar (Mental Maps)<\/p>\n\n\n\n<p id=\"5126\">e. Ba\u011flant\u0131c\u0131 A\u011flar (Connectionist Networks)<\/p>\n\n\n\n<p id=\"360d\">f. Analog ve Dijital Temsil (Analog and Digital Representation)<\/p>\n\n\n\n<p id=\"0a79\"><strong><em>4. Kaynak\u00e7a ve \u0130leri Okuma<\/em><\/strong><\/p>\n\n\n\n<h1 class=\"wp-block-heading\" id=\"dcca\">1. D\u00fc\u015f\u00fcnce Dili Hipotezi<\/h1>\n\n\n\n<h2 class=\"wp-block-heading\" id=\"6e06\">a. Birle\u015fimsel S\u00f6zdizimi ve Bile\u015fimsel Anlambilim<\/h2>\n\n\n\n<p id=\"23de\">D\u00fc\u015f\u00fcnce dili hipotezi, zihinsel temsilin dilsel bir yap\u0131s\u0131 oldu\u011fu iddias\u0131d\u0131r. Bir temsil sistemi,&nbsp;<em>birle\u015fimsel s\u00f6zdizimi (combinatorial syntax)&nbsp;<\/em>ve&nbsp;<em>bile\u015fimsel anlambilim (compositional semantics)<\/em>&nbsp;bulundurmas\u0131 halinde dilsel bir yap\u0131ya sahiptir (dilsel yap\u0131lanman\u0131n bu a\u00e7\u0131klamas\u0131 i\u00e7in bak\u0131n\u0131z [1]).<\/p>\n\n\n\n<p id=\"7772\">Bir temsil sistemi;<\/p>\n\n\n\n<p id=\"e0bb\">(i) atomik temsil (atomic representation) ve bile\u015fik temsil (compound representation) olmak \u00fczere iki t\u00fcr temsil bulundurmas\u0131 ve<\/p>\n\n\n\n<p id=\"e195\">(ii) bile\u015fik temsilin bile\u015fenlerinin bile\u015fik veya atomik olmas\u0131 halinde birle\u015fimsel s\u00f6zdizimi bulundurur.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"1170\">Bir temsil sistemi,<\/p>\n\n\n\n<p id=\"5ff2\">(iii) bir temsilin anlamsal i\u00e7eri\u011finin; onun s\u00f6zdizimsel bile\u015fenlerinin anlamsal i\u00e7eri\u011finin, genel temsil yap\u0131s\u0131n\u0131n ve genel yap\u0131 i\u00e7indeki bile\u015fenlerin d\u00fczenlenmesinin bir i\u015flevi olmas\u0131 halinde bile\u015fimsel anlambilim bulundurur.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"61b6\">Bi\u00e7imsel diller hem birle\u015fimsel s\u00f6zdizimi hem de bile\u015fimsel anlambilime sahip dillere verilebilecek iyi \u00f6rneklerdir. \u00d6rne\u011fin, t\u00fcmcesel (sentential) mant\u0131k (\u00f6nermeler [propositional] mant\u0131\u011f\u0131) basit bildirim ifade eden c\u00fcmleleri temsil etmek i\u00e7in (genellikle b\u00fcy\u00fck harfler \u201cA\u201d, \u201cB\u201d, \u201cC\u201d\u2026) semboller ve mant\u0131ksal ba\u011flant\u0131lar\u0131 temsil etmek i\u00e7in (genellikle \u2018ve\u2019 i\u00e7in \u2018\u00b7\u2019, \u2018veya\u2019 i\u00e7in \u2018v\u2019, \u2018e\u011fer\u2026 o zaman\u2026,\u2019 i\u00e7in \u2018\u2192 \u2018 vb.) semboller bulundurur. B\u00f6ylece; \u201cA\u201d, \u201cGail uzundur\u201d c\u00fcmlesinin; \u201cB\u201d, \u201cAlan keldir\u201d c\u00fcmlesinin ve \u201cC\u201d, \u201cAmanda komiktir\u201d c\u00fcmlesinin atomik temsili olabilir. Bu durumda, \u201c(A \u00b7 B) v C\u201d g\u00f6sterimi, \u201cYa Gail uzundur ve Alan keldir ya da Amanda komiktir\u201d c\u00fcmlesinin bile\u015fik temsilidir. Bu bile\u015fik temsilin bile\u015fenleri: \u201c(A \u00b7 B)\u201d bile\u015fik temsili ve \u201cC\u201d atomik temsilidir. K\u0131saca, t\u00fcmcesel mant\u0131k hem atomik hem de bile\u015fik temsili bulundurur ve bu bile\u015fik temsilin bile\u015fenlerinin kendileri atomik veya bile\u015fiktir. B\u00f6ylece, birle\u015fimsel s\u00f6zdizimini bulundurmu\u015f olur.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"a9e0\">Buna ek olarak, (genellikle&nbsp;<em>do\u011fruluk de\u011feri<\/em>-DO\u011eRU veya YANLI\u015e- olarak ele al\u0131nan) t\u00fcmcesel mant\u0131k dahilindeki bir temsilin anlamsal i\u00e7eri\u011fi, genel yap\u0131 ve temsilin d\u00fczenlenmesiyle ve birlikte s\u00f6zdizimsel bile\u015fenlerin i\u00e7eri\u011finin bir i\u015flevidir. \u00d6rne\u011fin, \u201cA\u201dn\u0131n do\u011fruluk de\u011ferinin YANLI\u015e veya \u201cB\u201dnin do\u011fruluk de\u011ferinin DO\u011eRU olmas\u0131 halinde \u201cA \u2192 B\u201d formundaki bir temsilin do\u011fruluk de\u011feri DO\u011eRU\u2019dur. Par\u00e7alar\u0131n d\u00fczeninin de\u011fi\u015ftirilmesi (B \u2192 A), genel yap\u0131n\u0131n de\u011fi\u015ftirilmesi (A \u00b7 B) veya elemanlar\u0131n de\u011fi\u015ftirilmesi (A \u2192 C) halinde b\u00fct\u00fcn\u00fcn do\u011fruluk de\u011feri de de\u011fi\u015fecektir. Bu sebeple, temsilin ayn\u0131 zamanda bile\u015fimsel bir anlambilim bulundurdu\u011fu s\u00f6ylenebilir.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"14b3\">D\u00fc\u015f\u00fcnce dili hipotezi, zihinsel temsilin hem birle\u015fimsel s\u00f6zdizimi hem de bile\u015fimsel anlambilim bulundurdu\u011fu fikrine denk d\u00fc\u015fmektedir. Bu fikir, d\u00fc\u015f\u00fcncelerin, (\u201cd\u00fc\u015f\u00fcnce dili\u201d veya s\u0131kl\u0131kla \u201cmentalense\u201d olarak ifade edilen) bi\u00e7imsel zihin dilinde ger\u00e7ekle\u015fti\u011fidir. \u00c7o\u011funlukla, \u201cd\u00fc\u015f\u00fcnceler asl\u0131nda kafadaki c\u00fcmlelerdir\u201d iddias\u0131 olarak kal\u0131pla\u015ft\u0131r\u0131l\u0131r. Tezin bu \u015fekilde a\u00e7\u0131klanmas\u0131 hem faydal\u0131 hem de yan\u0131lt\u0131c\u0131 olabilir.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"7f37\">\u0130lk olarak, c\u00fcmlelerin bir\u00e7ok farkl\u0131 t\u00fcrde ara\u00e7 yoluyla uygulanabilece\u011fini ve do\u011fal dilde yaz\u0131labilece\u011fini veya herhangi bir sembolik dilde kodlanabilece\u011fini belirtmek \u00f6nemlidir. \u00d6rne\u011fin bunlar; k\u00e2\u011f\u0131da yaz\u0131lm\u0131\u015f, ta\u015fa kaz\u0131nm\u0131\u015f veya bir dizi elektrik anahtar\u0131n\u0131n \u00e7e\u015fitli konumlar\u0131nda kodlanm\u0131\u015f olabilir. \u0130ngilizce, Frans\u0131zca, birinci derece mant\u0131k veya Mors Alfabesi ile yaz\u0131lm\u0131\u015f olabilir. D\u00fc\u015f\u00fcnce dili hipotezi, \u00fcst seviye soyutlama seviyesinde beynin, bir bi\u00e7imsel dilin c\u00fcmlelerini kodlayan olarak do\u011fru bir \u015fekilde tarif edilebilece\u011fini iddia eder.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"ef03\">\u0130kinci olarak, d\u00fc\u015f\u00fcnce dili hipotezinin varsayd\u0131\u011f\u0131 sembolik dilin, konu\u015fulan herhangi spesifik bir dil de\u011fil, insan d\u00fc\u015f\u00fcncesindeki genel dilsel yap\u0131 oldu\u011funu belirtmek de bir o kadar \u00f6nemlidir. Fodor [2]\u2019un d\u00fc\u015f\u00fcnce dili hipotezi ile ilgili orijinal arg\u00fcman\u0131n\u0131n bir b\u00f6l\u00fcm\u00fc, konu\u015fulan bir dili \u00f6\u011frenmenin halihaz\u0131rda i\u00e7sel bir zihinsel dile sahip olmay\u0131 gerektirdi\u011fi ve bunun t\u00fcr\u00fcn t\u00fcm \u00fcyelerinde ortak oldu\u011fudur.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"5112\">\u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc olarak, farz edilen dilin d\u00fc\u015f\u00fcnen \u00f6zne i\u00e7in i\u00e7sel olarak eri\u015febilir olmas\u0131 uygun olarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclmemi\u015ftir. Ba\u015fka bir deyi\u015fle, d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrler, d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrken olup bitenlerin (\u00f6rne\u011fin \u201czihin g\u00f6z\u00fcnde\u201d g\u00f6r\u00fclebilecek olan g\u00f6rseller, kelimeler vb.) \u00e7o\u011funa eri\u015febiliyorken, d\u00fc\u015f\u00fcnce dili bunlar kadar \u201cg\u00f6r\u00fcn\u00fcr\u201d de\u011fildir. Daha do\u011frusu, d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr taraf\u0131ndan eri\u015filebilir olan s\u00fcre\u00e7 s\u0131ras\u0131nda ve bunun \u201carka plan\u0131nda\u201d beyin taraf\u0131ndan i\u015flenmi\u015f ve simgelenmi\u015f olan temsiller olarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclebilir. (Ancak, i\u00e7sel olarak eri\u015filemiyor olmamalar\u0131, davran\u0131\u015f\u0131n \u00fcretiminde nedensel bir etkilerinin olmad\u0131\u011f\u0131 anlam\u0131na gelmemektedir. Tam tersine, bu teori rasyonel davran\u0131\u015f\u0131n \u00fcretimini a\u00e7\u0131klamak i\u00e7inse, mutlaka bir etkiye sahip olmal\u0131d\u0131rlar.)<\/p>\n\n\n\n<p id=\"528f\">D\u00fc\u015f\u00fcnce dili hipotezini kafan\u0131n i\u00e7indeki c\u00fcmleler fikri olarak kal\u0131pla\u015ft\u0131rmak e\u011fer; d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr taraf\u0131ndan eri\u015filebilir olmayan, beynin i\u015fleyi\u015finde kodlam\u0131\u015f ve t\u00fcr \u00e7ap\u0131nda genel bir bi\u00e7imsel dilin c\u00fcmleleri olarak do\u011fru uygun bir \u015fekilde anla\u015f\u0131lacaksa kullan\u0131\u015fl\u0131 olabilir.<\/p>\n\n\n\n<h2 class=\"wp-block-heading\" id=\"61bf\">b. Nedensel-S\u00f6zdizimsel \u0130\u015flemler Olarak Zihinsel \u0130\u015flemler<\/h2>\n\n\n\n<p id=\"1f6b\">Birle\u015fimsel s\u00f6zdizimi ve bile\u015fimsel anlambilime sahip temsil sistemleri, her hal\u00fck\u00e2rda bu sistemlerinin anlamlar\u0131ndaki k\u0131s\u0131tl\u0131l\u0131klara itibar edecek temsil sistemlerinin s\u00f6zdizimleri \u00fczerinden tan\u0131mlanmas\u0131 i\u015flemlerine imk\u00e2n vermesinden dolay\u0131 olduk\u00e7a \u00f6nemlidir. \u00d6rne\u011fin, t\u00fcmcesel mant\u0131k \u00e7\u0131kar\u0131m\u0131n\u0131n standart kurallar\u0131- modus ponens gibi, \u2018A \u00c9 B\u2019 formunun bir temsilinden \u2018A\u2019 formunun bir temsili ve \u2018B\u2019 formunun bir temsiliyle birlikte \u00e7\u0131kar\u0131m yapmaya olanak sa\u011flayan kurallar- temsillerin s\u00f6zdizimleri \u00fczerinden tan\u0131mlan\u0131rlar. Bununla birlikte, kurallar takip eden anlamsal k\u0131s\u0131tl\u0131l\u0131\u011fa itibar etmektedir: ger\u00e7ek \u00f6nc\u00fclleri verildi\u011fi takdirde, bunlar\u0131n do\u011fru uygulanmas\u0131 sadece do\u011fru sonu\u00e7lar do\u011furacakt\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"a684\">Buna ek olarak, temsillerin s\u00f6zdizimi \u00fczerinden tan\u0131mlanm\u0131\u015f i\u015flemler (processes), nedensel i\u015flemler olarak fiziksel sistemlere uygulanabilir. B\u00f6ylece hem birle\u015fimsel s\u00f6zdizimi hem de bile\u015fimsel anlambilim bulunduran temsil sistemleri, uygulanan temsil sisteminin anlamsal k\u0131s\u0131tl\u0131l\u0131klar\u0131na itibar edecek \u015fekilde davranan fiziksel sistemlerin yap\u0131land\u0131r\u0131lmas\u0131na olanak sa\u011flar. Yani, rasyonel olarak \u201cd\u00fc\u015f\u00fcnen\u201d makinelerin yap\u0131lmas\u0131na olanak sa\u011flar. Modern dijital bilgisayarlar bu t\u00fcr makinelerdir: dilsel olarak yap\u0131land\u0131r\u0131lm\u0131\u015f sistemler ve bu sistemlerin s\u00f6zdizimleri \u00fczerinden tan\u0131mlanm\u0131\u015f, nedensel i\u015flemler olarak uygulanm\u0131\u015f i\u015flemler bulundururlar.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"3005\">D\u00fc\u015f\u00fcnce dili hipotezinin zihinsel temsillerin hem birle\u015fimsel s\u00f6zdizimi hem de bile\u015fimsel anlambilime sahip oldu\u011fu iddias\u0131 olmas\u0131; zihinsel i\u015flemlerin, zihinsel temsillerin anlamsal k\u0131s\u0131tl\u0131l\u0131klar\u0131na itibar edecek \u015fekilde bu temsillerin s\u00f6zdizimi \u00fczerinden tan\u0131mlanm\u0131\u015f nedensel i\u015flemler oldu\u011fu \u015feklindeki ileri bir iddiaya olanak sa\u011flar [2] [1]. Getirilen bu ileri iddia&nbsp;<em>zihinsel i\u015flemlerin<\/em>&nbsp;<em>nedensel-s\u00f6zdizimsel teorisidir (causal-syntactic theory of mental processes\/ CSMP).&nbsp;<\/em>D\u00fc\u015f\u00fcnce dili hipotezi ve zihinsel i\u015flemlerin nedensel-s\u00f6zdizimsel teorisi birlikte, t\u0131pk\u0131 dijital bir bilgisayar gibi, beynin temsillerin s\u00f6zdizimine duyarl\u0131 olacak \u015fekilde dilsel olarak yap\u0131land\u0131r\u0131lm\u0131\u015f temsilleri i\u015fledi\u011fini \u00f6ne s\u00fcrerler. Do\u011frusu, dijital bilgisayarlar\u0131n geli\u015ftirilmesi hesaplamal\u0131 zihin teorisine ilham vermi\u015ftir. Bu konu daha detayl\u0131 bir bi\u00e7imde ilerde tart\u0131\u015f\u0131lacakt\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<h2 class=\"wp-block-heading\" id=\"e80c\">c. Temsili Zihin Teorisi (RTM) ve \u00d6nermesel Tutumlar<\/h2>\n\n\n\n<p id=\"21d1\">D\u00fc\u015f\u00fcnce dili hipotezi,&nbsp;<em>temsili zihin teorisinin&nbsp;<\/em>bir \u00f6zelli\u011fidir. Temsili zihin teorisi, sa\u011fduyulu zihinsel durumlar\u0131n; inanma, arzulama, umma, dileme ve korkma gibi&nbsp;<em>\u00f6nermesel tutumlar\u0131n (propositional attitudes),&nbsp;<\/em>\u00f6zne ve zihinsel temsil aras\u0131ndaki ili\u015fkiler oldu\u011fu tezidir. Temsili zihin teorisine g\u00f6re, bir \u00f6nermesel tutum, i\u00e7eri\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcnenin ili\u015fkili oldu\u011fu temsilin i\u00e7eri\u011finden devral\u0131r. \u00d6rne\u011fin; Angie, ancak ve ancak Angie ve&nbsp;<em>David \u00e7ikolata \u00e7ald\u0131&nbsp;<\/em>i\u00e7erikli bir zihinsel temsil aras\u0131nda bir inan\u00e7 ili\u015fkisi olmas\u0131 halinde David\u2019in bir \u00e7ikolata \u00e7ald\u0131\u011f\u0131na inan\u0131r. Bu durumda, \u2018<em>\u03c6<\/em>\u2019 bir \u00f6nermesel tutum, \u201c<em>p<\/em>\u201d bu \u00f6nermesel tutumun i\u00e7eri\u011fi olacak \u015fekilde, temsili zihin teorisinin teknik terc\u00fcmesi \u015fu \u015fekildedir:<\/p>\n\n\n\n<p id=\"ca1b\">(R1) Ancak ve ancak bir R<em>&nbsp;\u03c6<\/em>&nbsp;ili\u015fkisi ve&nbsp;<em>S<\/em>\u2019nin R<em>&nbsp;\u03c6<\/em>\u2019yi&nbsp;<em>P<\/em>\u2019ye ta\u015f\u0131yan bir&nbsp;<em>P<\/em>&nbsp;zihinsel temsili varsa ve&nbsp;<em>P&nbsp;<\/em>buradaki&nbsp;<em>p&nbsp;<\/em>anlam\u0131nda ise bir&nbsp;<em>S \u03c6<\/em>&nbsp;\u00f6znesi&nbsp;<em>p<\/em>\u2019dir.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"2804\">Temsili zihin teorisine g\u00f6re, Angie\u2019nin David\u2019in \u00e7ikolata \u00e7ald\u0131\u011f\u0131na inanmas\u0131 ve David\u2019in \u00e7ikolata \u00e7ald\u0131\u011f\u0131n\u0131 ummas\u0131 aras\u0131ndaki fark, onun&nbsp;<em>David \u00e7ikolata \u00e7ald\u0131<\/em>&nbsp;i\u00e7erikli ayn\u0131 temsil aras\u0131ndaki farkl\u0131 ili\u015fkilerdendir. Bu durumda, (R1) bir \u015femad\u0131r. Spesifik \u00f6nermesel tutumlar i\u00e7in, \u015femada \u2018<em>\u03c6<\/em>\u2019 yerine tutumun ad\u0131 ge\u00e7ecektir. \u00d6rne\u011fin, inan\u00e7 durumu \u015fu \u015fekildedir:<\/p>\n\n\n\n<p id=\"4273\">(R1B) Bir&nbsp;<em>S<\/em>&nbsp;\u00f6znesi, ancak ve ancak bir&nbsp;<em>Rinan\u00e7<\/em>&nbsp;ili\u015fkisi ve&nbsp;<em>Rinan\u00e7<\/em>\u2019yi&nbsp;<em>P<\/em>\u2019ye ta\u015f\u0131yan bir&nbsp;<em>P<\/em>&nbsp;zihin temsili varsa ve&nbsp;<em>P&nbsp;<\/em>buradaki&nbsp;<em>p&nbsp;<\/em>anlam\u0131nda ise<em>&nbsp;p<\/em>\u2019ye inan\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"308a\">Temsili zihin teorisi, \u00f6nermesel tutumlar\u0131n organizmalar\u0131n ger\u00e7ek durumlar\u0131 oldu\u011fu ve \u00f6zellikle olgun bir psikolojinin, davran\u0131\u015f\u0131n a\u00e7\u0131klanmas\u0131nda bu t\u00fcr durumlara referans yapaca\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc olan&nbsp;<em>y\u00f6nelimsel ger\u00e7ekli\u011fin (intentional realism)<\/em>&nbsp;bir t\u00fcr\u00fcd\u00fcr. Bu konudaki bir tart\u0131\u015fma i\u00e7in bak\u0131n\u0131z [3] [4] [5]. Temsili zihin teorisinin \u00f6nemli bir \u00f6zelli\u011fi, bir \u00f6nermesel tutumun (\u00f6zellikle bir inanc\u0131n) do\u011frulu\u011fu ve yanl\u0131\u015fl\u0131\u011f\u0131 aras\u0131ndaki farka dair bir a\u00e7\u0131klama sa\u011flayabilmesidir. Bu a\u00e7\u0131klamada, bir inanc\u0131n do\u011frulu\u011fu veya yanl\u0131\u015fl\u0131\u011f\u0131 ilgili temsilin do\u011frulu\u011fu veya yanl\u0131\u015fl\u0131\u011f\u0131ndan devredilir. E\u011fer, David \u00e7ikolata \u00e7almad\u0131\u011f\u0131 halde, Angie ve&nbsp;<em>David \u00e7ikolaya \u00e7ald\u0131<\/em>&nbsp;i\u00e7erikli temsil aras\u0131ndaki inan\u00e7 ili\u015fkisi devam ederse bu durumda Angie yanl\u0131\u015f inanca sahip olmu\u015f olur. Bu a\u00e7\u0131klama ayn\u0131 zamanda; bir \u00f6znenin bir isimle bilinen bir nesnenin baz\u0131 \u00f6zelliklere sahip oldu\u011funa inan\u0131rken, ayn\u0131 nesnenin farkl\u0131 bir isimle bilinmesi durumunda ayn\u0131 \u00f6zelliklere sahip oldu\u011funa inanma konusunda ba\u015far\u0131s\u0131z olmas\u0131 olan \u201cFrege durumlar\u0131\u201dna (Frege cases) dair bir yorum sa\u011flar (bak\u0131n\u0131z [6]).<\/p>\n\n\n\n<h2 class=\"wp-block-heading\" id=\"5dc9\">d. Hesaplamal\u0131 Zihin Teorisi<\/h2>\n\n\n\n<p id=\"d326\">Temsili zihin teorisi, d\u00fc\u015f\u00fcnce dili hipotezi ve zihinsel i\u015flemlerin nedensel-s\u00f6zdizimsel teorisi bir yandan modern mant\u0131\u011f\u0131n geli\u015fiminden ve \u00f6zellikle mant\u0131ksal \u00e7\u0131kar\u0131m\u0131n bi\u00e7imselle\u015ftirilmesinden (yani, s\u00f6zdizimine duyarl\u0131 ama anlamsal k\u0131s\u0131tl\u0131l\u0131klara itibar eden \u00e7\u0131kar\u0131mlar\u0131n geli\u015fiminden) ilham alm\u0131\u015ft\u0131r. Di\u011fer bir taraftan, Alan Turing\u2019in, bi\u00e7imsel prosed\u00fcrlerin mekanize edilebilece\u011fini ve b\u00f6ylece fiziksel makinelerde nedensel i\u015flemler olarak uygulanabilece\u011fini g\u00f6steren \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131ndan ilham alm\u0131\u015ft\u0131r. Bu iki geli\u015fme modern dijital bilgisayar\u0131n geli\u015fimine yol a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131r ve Turing [7] bu t\u00fcr bir makinenin (teletip makinesi arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla) diyalo\u011fa dayal\u0131 davran\u0131\u015f\u0131n\u0131n bir insan\u0131nkinden ay\u0131rt edilemeyece\u011fini ve b\u00f6ylece bu makinenin d\u00fc\u015f\u00fcnen bir makine olaca\u011f\u0131n\u0131 iddia etmi\u015ftir. Temsili zihin teorisi, d\u00fc\u015f\u00fcnce dili hipotezi ve zihinsel i\u015flemlerin nedensel-s\u00f6zdizimsel teorisinin kombinasyonu bir bak\u0131ma bu son iddian\u0131n z\u0131tt\u0131d\u0131r. Bu iddia, zihnin bir bilgisayar oldu\u011fu ve d\u00fc\u015f\u00fcnmenin de hesaplamal\u0131 bir s\u00fcre\u00e7 oldu\u011fu fikridir. Bu \u015fekilde, bu tezlerin kombinasyonu Hesaplamal\u0131 Zihin Teorisi (the Computational Theory of Mind\/CTM) olarak bilinir hale gelmi\u015ftir.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"24dd\">Hesaplamal\u0131 zihin teorisinin \u00f6nemi iki y\u00f6nl\u00fcd\u00fcr. \u0130lki, d\u00fc\u015f\u00fcnmenin dilsel olarak yap\u0131land\u0131r\u0131lm\u0131\u015f temsilleri i\u00e7eren hesaplamasal i\u015flemler oldu\u011fu fikri bili\u015fsel bilim i\u00e7in asli \u00f6neme sahip olmas\u0131d\u0131r. Yapay zek\u00e2 \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131n temelleri aras\u0131nda yer al\u0131r ve hala dijital bilgisayar\u0131n beyin i\u00e7in en iyi model olup olmad\u0131\u011f\u0131na dair tart\u0131\u015fma devam ediyor olsa da (a\u015fa\u011f\u0131da), bir\u00e7ok ara\u015ft\u0131rmac\u0131 hala dilsel temsilin d\u00fc\u015f\u00fcncenin temel bile\u015feni oldu\u011funu varsaymaktad\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"ec50\">\u0130kincisi, hesaplamal\u0131 zihin teorisinin, bir fiziksel objenin (\u00f6zellikle beynin) nas\u0131l rasyonel d\u00fc\u015f\u00fcnce ve davran\u0131\u015f \u00fcretebilece\u011fine dair bir a\u00e7\u0131klama ortaya koymas\u0131d\u0131r. Cevap, bunu rasyonel i\u015flemleri nedensel i\u015flemler olarak uygulayarak yap\u0131yor olmas\u0131d\u0131r. Bu cevap, (en \u00fcnl\u00fcs\u00fc Descartes olan) baz\u0131 filozoflar\u0131n inand\u0131klar\u0131, insan rasyonalitesinin a\u00e7\u0131klamas\u0131n\u0131n fiziksel varl\u0131\u011f\u0131n \u00f6tesinde bir varsay\u0131m gerektirdi\u011fi inanc\u0131na bir yan\u0131t sa\u011flar. Yani, d\u00fcalizme bir yan\u0131t sa\u011flar (bkz. [8] ve \u201cDescartes\u2019in meydan okumas\u0131na\u201d bir \u00e7\u00f6z\u00fcm olarak hesaplamal\u0131 zihin teorisi tart\u0131\u015fmas\u0131 i\u00e7in bkz. [9]). Bu nedenle, zihin felsefesinde olduk\u00e7a \u00f6nemli bir geli\u015fme olarak yerini al\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<h2 class=\"wp-block-heading\" id=\"d1b6\">e. Anlam Teorileri<\/h2>\n\n\n\n<p id=\"0b67\">Rasyonaliteyi tamamen fiziksel ko\u015fullar dahilinde a\u00e7\u0131klamak do\u011falla\u015ft\u0131r\u0131lm\u0131\u015f zihin teorisinin (naturalized theory of mind) bir g\u00f6revidir.&nbsp;<em>Y\u00f6nelimselli\u011fi (intentionality)&nbsp;<\/em>(zihinsel temsillerin anlam\u0131n\u0131 veya \u201chakk\u0131ndal\u0131\u011f\u0131n\u0131\u201d) tamamen fiziksel ko\u015fullar dahilinde a\u00e7\u0131klamak, do\u011falla\u015ft\u0131r\u0131lm\u0131\u015f zihin teorisinin bir \u00f6ncekiyle ili\u015fkili fakat bundan farkl\u0131 bir g\u00f6revidir. Herkes\u00e7e bilindi\u011fi \u00fczere; Brentano [10], Descartes\u2019\u0131n rasyonalitenin fiziksel ko\u015fullarda a\u00e7\u0131klanamayaca\u011f\u0131na inand\u0131\u011f\u0131 gibi, y\u00f6nelimselli\u011fin fiziksel ko\u015fullarda a\u00e7\u0131klanamayaca\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnmekteydi (\u201cBrentano\u2019nun meydan okumas\u0131\u201dna bir \u00e7\u00f6z\u00fcm olarak hesaplamal\u0131 zihin teorisi i\u00e7in bkz. [9]).<\/p>\n\n\n\n<p id=\"e6ef\">Yine de hesaplamal\u0131 zihin teorisi, kendine y\u00f6nelimselli\u011fin fizikalist bir a\u00e7\u0131klamas\u0131n\u0131 sa\u011flayabilmi\u015ftir. Burada iki genel a\u00e7\u0131klama bulunmaktad\u0131r.&nbsp;<em>\u0130\u00e7selci (internalist)&nbsp;<\/em>a\u00e7\u0131klama, anlam\u0131 \u00f6zenenin d\u0131\u015f\u0131nda kalan herhangi bir obje veya \u00f6zelli\u011fe de\u011finmeden a\u00e7\u0131klar. \u00d6rne\u011fin, kavramsal (conceptual) rol teorileri (bkz. \u00f6rne\u011fin [11]) zihinsel temsillerin anlam\u0131n\u0131, sistemdeki di\u011fer temsillerle olan ili\u015fkileri a\u00e7\u0131s\u0131ndan a\u00e7\u0131klar.&nbsp;<em>D\u0131\u015fsalc\u0131 (externalist)&nbsp;<\/em>a\u00e7\u0131klama, bariz bir \u015fekilde, zihinsel temsillerin anlam\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnenin \u00e7evresine ba\u011flar. \u00d6rne\u011fin, nedensel (causal) teoriler (bkz. \u00f6rne\u011fin [12]) anlam\u0131, \u00e7evresel \u00f6zelliklerin ve zihinsel temsillerin aras\u0131ndaki nedensel d\u00fczenlilik bak\u0131m\u0131ndan a\u00e7\u0131klar.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"ad0d\">Fodor [13], anlam\u0131n bir t\u00fcr nedensel teorisi olan ve \u00f6zellikle nedensel teorilerin ana problemlerinden olan ayr\u0131kl\u0131\u011f\u0131 (disjunction) ele almas\u0131 amac\u0131yla \u201casimetrik nedensel teorisi\u201dni (asymmetric dependency theory) ortaya koymu\u015ftur. Anlam\u0131n nedensel teorileri i\u00e7in problem, g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015fte bariz olan; baz\u0131 zihinsel temsillere, temsil etmedikleri objelerin neden oldu\u011fu ger\u00e7e\u011finden ortaya \u00e7\u0131kmaktad\u0131r. \u00d6rne\u011fin, ge\u00e7 bir saatte, bir ki\u015fi kolayl\u0131kla bir ine\u011fi at ile kar\u0131\u015ft\u0131rabilir; ba\u015fka bir deyi\u015fle, bir inek&nbsp;<em>at&nbsp;<\/em>anlam\u0131na gelen bir zihinsel temsilin i\u015fareti olabilir. Fakat ya, nedensel teorilerde oldu\u011fu gibi, bir temsilin anlam\u0131 bu temsile sebep olan obje veya objeler taraf\u0131ndan belirleniyorsa bu durumda bu t\u00fcr bir temsilin anlam\u0131&nbsp;<em>at&nbsp;<\/em>de\u011fil, daha ziyade&nbsp;<em>at veya inek&nbsp;<\/em>(bu t\u00fcr bir temsil baz\u0131 durumlarda ineklerden baz\u0131 durumlardan atlardan kaynakland\u0131\u011f\u0131ndan dolay\u0131) olurdu.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"796a\">Fodor\u2019un \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fc, bu t\u00fcr temsillerin, baz\u0131 durumlarda ineklerden kaynaklanmas\u0131 genelde atlardan kaynakland\u0131\u011f\u0131 ger\u00e7e\u011fine ba\u011fl\u0131 oldu\u011fundan dolay\u0131,&nbsp;<em>at veya inek&nbsp;<\/em>anlam\u0131 de\u011fil sadece&nbsp;<em>at&nbsp;<\/em>anlam\u0131 ta\u015f\u0131mas\u0131n\u0131 \u00f6nermektir. Yani, e\u011fer temsil atlardan kaynaklanmad\u0131ysa bu durumda baz\u0131 durumlarda inekler de kaynaklanmayacakt\u0131r. Fakat bu nedensellik asimetriktir: e\u011fer temsil hi\u00e7bir zaman ineklerden kaynaklanmad\u0131ysa, bu durumda yine de atlardan kaynaklanabilmektedir. Hesaplamal\u0131 zihin teorisi ve d\u00fc\u015f\u00fcnce dili hipotezi \u00f6zellikle, Fodor\u2019un a\u00e7\u0131klamas\u0131na ba\u011flanmamal\u0131d\u0131r. Yukar\u0131daki t\u00fcm \u00f6rneklerin anlam\u0131 fiziksel ko\u015fullarda a\u00e7\u0131klad\u0131\u011f\u0131 gibi, ba\u015far\u0131l\u0131 bir hesaplamal\u0131 zihin teorisinin bunlardan herhangi birinin ba\u015far\u0131l\u0131 bir versiyonuyla bile\u015fimi, zihnin en \u00f6nemli iki genel \u00f6zelli\u011fi olan rasyonalite (rationality) ve y\u00f6nelimselli\u011fin (intentionality) tamamen fiziksel bir a\u00e7\u0131klamas\u0131n\u0131 ortaya \u00e7\u0131kar\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<h1 class=\"wp-block-heading\" id=\"7154\">2. D\u00fc\u015f\u00fcnce Dili Hipotezi \u0130\u00e7in Arg\u00fcmanlar<\/h1>\n\n\n\n<p id=\"ff05\">D\u00fc\u015f\u00fcnce dili hipotezi bu durumda, zihinsel temsillerin birle\u015fimsel s\u00f6zdizimi ve bile\u015fimsel anlambilim bulundurdu\u011fu- yani, zihinsel temsillerin bir zihin dilindeki c\u00fcmleler oldu\u011fu iddias\u0131d\u0131r. Bu b\u00f6l\u00fcm d\u00fc\u015f\u00fcnce dili hipotezi i\u00e7in d\u00f6rt ana arg\u00fcman\u0131 ortaya koymaktad\u0131r. Fodor [2], d\u00fc\u015f\u00fcnce dili hipotezinin m\u00fcmk\u00fcn olan t\u00fcm psikolojik modeller taraf\u0131ndan varsay\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 \u00f6ne s\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fcr. Fodor ve Pylyshyn [1], d\u00fc\u015f\u00fcnmenin \u00fcretkenlik, sistematiklik ve \u00e7\u0131kar\u0131msal tutarl\u0131l\u0131k \u00f6zelliklerini bar\u0131nd\u0131rd\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve bu \u00f6zelliklere getirebilecek en iyi a\u00e7\u0131klaman\u0131n dilsel olarak yap\u0131land\u0131r\u0131lm\u0131\u015f bir temsil sistemi oldu\u011funu iddia etmi\u015ftir.<\/p>\n\n\n\n<h2 class=\"wp-block-heading\" id=\"86de\">a. T\u00fcr\u00fcn\u00fcn Tek \u00d6rne\u011fi<\/h2>\n\n\n\n<p id=\"4a50\">Fodor\u2019un [2] d\u00fc\u015f\u00fcnce dili hipotezi i\u00e7in arg\u00fcman\u0131, bili\u015f i\u00e7in \u201cmakul say\u0131labilecek\u201d modellerin hesaplamal\u0131 modeller oldu\u011fu iddias\u0131ndan geli\u015fmi\u015ftir. Hesaplamal\u0131 modellerin bir temsil arac\u0131 varsaymas\u0131, \u00f6zellikle dilsel bir ara\u00e7 varsaymas\u0131 ve \u201cmakul say\u0131labilecek teorilerin hi\u00e7 teori olamamas\u0131ndan iyi\u201d olmas\u0131ndan dolay\u0131 Fodor, d\u00fc\u015f\u00fcnce dili hipotezine \u201cge\u00e7ici olarak ba\u011fl\u0131\u201d oldu\u011fumuzu iddia etmi\u015ftir. K\u0131saca, bu arg\u00fcman dilsel bir yap\u0131ya sahip i\u00e7sel temsilleri varsayan rasyonel davran\u0131\u015f\u0131n a\u00e7\u0131klanmas\u0131nda t\u00fcr\u00fcn\u00fcn tek \u00f6rne\u011fidir.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"531f\">Dolay\u0131s\u0131yla,<em>&nbsp;ba\u011flant\u0131c\u0131 a\u011flar\u0131n&nbsp;<\/em>\u2014 dilsel bi\u00e7imli temsil varsaymayan hesaplamal\u0131 sistemler- geli\u015fimi bu arg\u00fcmana ciddi bir itiraz ortaya koyar. 1980\u2019lerde, zeki davran\u0131\u015f\u0131n ba\u011flant\u0131c\u0131 a\u011flara ba\u015fvurarak a\u00e7\u0131klanabilece\u011fi fikri pop\u00fclerlik kazanm\u0131\u015f ve Fodor ve Pylyshyn [1] deneysel ger\u00e7eklere dayanarak, b\u00f6yle bir a\u00e7\u0131klaman\u0131n i\u015fe yaramad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve dilsel hesaplaman\u0131n art\u0131k tek makul a\u00e7\u0131klama olmasa bile hala rasyonel davran\u0131\u015f\u0131n a\u00e7\u0131klanmas\u0131nda t\u00fcr\u00fcn\u00fcn tek \u00f6rne\u011fi oldu\u011funu iddia etmi\u015ftir. Arg\u00fcmanlar\u0131, d\u00fc\u015f\u00fcncenin&nbsp;<em>\u00fcretken, sistematik ve \u00e7\u0131kar\u0131msal olarak tutarl\u0131&nbsp;<\/em>oldu\u011fu iddias\u0131na dayanmaktad\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<h2 class=\"wp-block-heading\" id=\"6fb7\">b. \u00dcretkenlik<\/h2>\n\n\n\n<p id=\"42fd\">\u00dcretkenlik, e\u011fer bir sistem prensipte sonsuz say\u0131da farkl\u0131 temsiller \u00fcretme kabiliyetindeyse temsiller sisteminin bir \u00f6zelli\u011fidir. \u00d6rne\u011fin, t\u00fcmcesel mant\u0131k genellikle, her birinin \u00f6zg\u00fcn atomik temsil oldu\u011fu sonsuz say\u0131da c\u00fcmle harfine (A, B, C, \u2026) olanak sa\u011flar. Dolay\u0131s\u0131yla bu sistem \u00fcretkendir. \u00d6te yandan, bir trafik lambas\u0131 sadece \u00fc\u00e7 atomik temsile (\u201ck\u0131rm\u0131z\u0131\u201d, \u201csar\u0131\u201d, \u201cye\u015fil\u201d) sahiptir. Bu sistem \u00fcretken de\u011fildir. Sistemlerin i\u00e7indeki \u00fcretkenlik, bu temsillerin uzunlu\u011funda herhangi bir s\u0131n\u0131r olmaks\u0131z\u0131n bile\u015fik temsiller olu\u015fturmak \u00fczere bir araya geldi\u011fi s\u00fcrece sonlu say\u0131da atomik temsille sa\u011flanabilir. Buna verilebilecek \u00fc\u00e7 \u00f6rnek \u015fu \u015fekildedir: A, A \u2192 B ve ((A \u2192 B) \u00b7 A) \u2192B. Yani \u00fcretkenlik, birle\u015fimsel s\u00f6zdizimi ve bile\u015fimsel anlambilim kullan\u0131larak sonlu ara\u00e7larla elde edilebilir.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"ca90\">Fodor ve Pylyshyn [1] zihinsel temsilin \u00fcretken oldu\u011funu iddia etmi\u015f ve varl\u0131\u011f\u0131na ili\u015fkin en iyi a\u00e7\u0131klamas\u0131n\u0131n, onun birle\u015fimsel s\u00f6zdizimi ve bile\u015fimsel anlambilime sahip bir sistem i\u00e7inde bulunmas\u0131 oldu\u011funu g\u00f6stermi\u015ftir. \u0130lk olarak do\u011fal dilin \u00fcretken oldu\u011funu \u00f6ne s\u00fcrm\u00fc\u015flerdir. \u00d6rne\u011fin, \u0130ngilizce sonlu say\u0131da kelime i\u00e7erir, ama c\u00fcmlelerin uzunlu\u011funda herhangi bir \u00fcst s\u0131n\u0131r bulunmad\u0131\u011f\u0131ndan dolay\u0131, kurulabilecek \u00f6zg\u00fcn c\u00fcmlelerin say\u0131s\u0131nda da bir \u00fcst s\u0131n\u0131r yoktur. Daha belirgin olarak, yetkin bir konu\u015fmac\u0131n\u0131n c\u00fcmle kurma kapasitesinin \u00fcretken oldu\u011funu, yani yetkin bir konu\u015fmac\u0131n\u0131n sonsuz say\u0131da \u00f6zg\u00fcn c\u00fcmle kurabilece\u011fini \u00f6ne s\u00fcrm\u00fc\u015flerdir. Tabii ki, bu prensipte bir sorundur. Herhangi bir konu\u015fmac\u0131 belirli bir sonlu say\u0131dan daha fazla \u00f6zg\u00fcn c\u00fcmle kuramayacakt\u0131r. Buna ra\u011fmen, Fodor ve Pylyshyn bu s\u0131n\u0131rl\u0131l\u0131\u011f\u0131n (zaman gibi) sonlu miktarda kayna\u011fa sahip olmaktan kaynakland\u0131\u011f\u0131n\u0131 ileri s\u00fcrmektedir.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"a22f\">Arg\u00fcman, bir dilin yetkin konu\u015fmac\u0131lar\u0131n\u0131n sonsuz say\u0131da benzersiz c\u00fcmle olu\u015fturabilmesi gibi, ayn\u0131 zamanda sonsuz say\u0131da benzersiz c\u00fcmleyi de anlayabileceklerini belirterek ilerler. Fodor ve Pylyshyn konuya ili\u015fkin \u015funlar\u0131 yazm\u0131\u015ft\u0131r:<\/p>\n\n\n\n<p id=\"4ae1\">Bir sistemin kodlayabilece\u011fi belirsiz say\u0131da \u00e7ok \u00f6nerme bulunur. Ancak, bu s\u0131n\u0131rs\u0131z ifade g\u00fcc\u00fc muhtemel olarak sonlu ara\u00e7larla elde edilebilmelidir. Bunu yapabilmenin yolu, temsiller sistemini genel bir k\u00fcmeye ait ifadeler i\u00e7eriyormu\u015f gibi ele almakt\u0131r. Daha detayl\u0131 olarak, bir sistem ve ifade etti\u011fi \u00f6nerme aras\u0131ndaki haberle\u015fme, bir\u00e7ok durumda keyfi olarak, ifadenin b\u00f6l\u00fcmleri ve \u00f6nermenin b\u00f6l\u00fcmleri aras\u0131ndan tekrar tekrar in\u015fa edilmektedir. Fakat tabi ki, bu strateji ancak s\u0131n\u0131rs\u0131z say\u0131da ifadenin atomik olmamas\u0131yla i\u015fletilebilir. \u00d6yleyse, dilsel (ve zihinsel) temsiller [birle\u015fimsel s\u00f6zdizimi ve bile\u015fimsel anlambilim bulunduran sistemler] olu\u015fturmal\u0131d\u0131r (1988, 33).<\/p>\n\n\n\n<p id=\"a1ff\">K\u0131saca, insanlar sonsuz say\u0131da \u00f6zg\u00fcn d\u00fc\u015f\u00fcnce tasarlayabilirler. Ancak insanlar sonlu canl\u0131lar oldu\u011fundan dolay\u0131, sonsuz say\u0131da \u00f6zg\u00fcn atomik zihinsel temsil bulunduramazlar. Bu sebeple, sadece sonlu atomik par\u00e7alarla sonsuz say\u0131da d\u00fc\u015f\u00fcnce \u00fcretebilecek bir sisteme sahip olmalar\u0131 gerekir. Bunu yapabilecek tek sistem, birle\u015fimsel s\u00f6zdizimi ve bile\u015fimsel anlambilim bulunduran sistemlerdir. Dolay\u0131s\u0131yla zihinsel temsil sisteminin bu \u00f6zellikleri bulundurmas\u0131 gerekmektedir.<\/p>\n\n\n\n<h2 class=\"wp-block-heading\" id=\"fb9d\">c. Sistematiklik<\/h2>\n\n\n\n<p id=\"2c47\">Sistematiklik, bir temsil sisteminin belirli \u00f6nermeleri ifade etme yetene\u011fi, sistemin di\u011fer belirli \u00f6nermeleri ifade etme yetene\u011fi ile \u00f6z\u00fcnde ili\u015fkili oldu\u011funda sahip oldu\u011fu \u00f6zelliktir (burada bir \u00f6nermeyi ifade edebilme yetene\u011fi yaln\u0131zca, i\u00e7eri\u011fi bu \u00f6nerme olan bir temsili belirtebilme yetene\u011fidir). \u00d6rne\u011fin; t\u00fcmcesel mant\u0131k,&nbsp;<em>Bill s\u0131k\u0131c\u0131d\u0131r ve Fred komiktir<\/em>&nbsp;ve&nbsp;<em>Fred komiktir ve Bill s\u0131k\u0131c\u0131d\u0131r&nbsp;<\/em>\u00f6nermeleri bak\u0131m\u0131ndan, ilk \u00f6nerme ancak ve ancak ikinci \u00f6nerme de ifade edilebildi\u011finde s\u00f6ylenebilece\u011finden dolay\u0131 sistematiktir. \u00dcretkenlikteki arg\u00fcmanlar\u0131na benzer \u015fekilde, Fodor ve Pylyshyn [1], d\u00fc\u015f\u00fcncenin \u00e7o\u011funlukla sistematik oldu\u011funu ve bunun varl\u0131\u011f\u0131na ili\u015fkin en iyi a\u00e7\u0131klaman\u0131n, zihinsel temsillerin birle\u015fimsel s\u00f6zdizimi ve bile\u015fimsel anlambilim bulundurmas\u0131 halinde yap\u0131labilece\u011fini \u00f6ne s\u00fcrm\u00fc\u015flerdir.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"4e28\">Arg\u00fcman, iki \u00f6nermenin bir temsil sistemi i\u00e7inde sistematik olarak ili\u015fkili olmas\u0131n\u0131n tek a\u00e7\u0131klamas\u0131n\u0131n, sistem i\u00e7indeki bu \u00f6nermelerin ifadelerinin ayn\u0131 genel yap\u0131ya ve ayn\u0131 bile\u015fenlere sahip olup, yaln\u0131zca yap\u0131 i\u00e7indeki par\u00e7alar\u0131n d\u00fczenlenmesi ve i\u00e7eri\u011finin; yap\u0131, par\u00e7alar ve yap\u0131 i\u00e7indeki par\u00e7alar\u0131n d\u00fczenlenmesi taraf\u0131ndan belirlenmesi konusunda farkl\u0131l\u0131k g\u00f6steren bile\u015fik temsiller oldu\u011fu iddias\u0131na dayanmaktad\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla,&nbsp;<em>Bill s\u0131k\u0131c\u0131d\u0131r ve Fred komiktir&nbsp;<\/em>ve&nbsp;<em>Fred komiktir ve Bill s\u0131k\u0131c\u0131d\u0131r&nbsp;<\/em>\u00f6nermelerinin t\u00fcmcesel mant\u0131k i\u00e7inde sistematik olarak ili\u015fkili olmas\u0131n\u0131n sebebi, ilk \u00f6nermenin temsilinin \u201cB \u00b7 F\u201d ve ikinci \u00f6nermenin temsilinin \u201cF \u00b7 B\u201d olmas\u0131d\u0131r. Yani her ikisi de ba\u011fla\u00e7t\u0131r, ayn\u0131 i\u00e7eri\u011fe sahiptir, yaln\u0131zca yap\u0131 i\u00e7indeki i\u00e7eriklerin d\u00fczenlenmesi ve her birinin i\u00e7eri\u011finin yap\u0131lar\u0131, par\u00e7alar\u0131 ve yap\u0131 i\u00e7indeki par\u00e7alar\u0131n d\u00fczenlenmesi taraf\u0131ndan belirlenmesi konusunda farkl\u0131l\u0131k g\u00f6sterirler. Fakat arg\u00fcman, ayn\u0131 i\u00e7erik par\u00e7alar\u0131n\u0131 bulunduran ve i\u00e7eri\u011fi, yap\u0131s\u0131, par\u00e7alar\u0131 ve par\u00e7alar\u0131n yap\u0131 i\u00e7indeki d\u00fczenlenmesi taraf\u0131ndan belirlenen bir\u00e7ok bile\u015fik temsil bulunduran herhangi bir temsil sisteminin birle\u015fimsel s\u00f6zdizimi ve bile\u015fimsel anlambilim bulunduran bir sistem oldu\u011fu iddias\u0131yla devam eder. Bundan dolay\u0131, sistematiklik dilsel olarak yap\u0131land\u0131r\u0131lm\u0131\u015f temsilleri garanti etmektedir.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"e3fe\">Fodor ve Pylyshyn, d\u00fc\u015f\u00fcncenin \u00e7o\u011funlukla sistematik olmas\u0131 halinde dilsel olarak yap\u0131land\u0131r\u0131lm\u0131\u015f olmas\u0131 gerekti\u011fini iddia etmi\u015ftir.&nbsp;<em>John Mary\u2019yi seviyor&nbsp;<\/em>\u00f6nermesini kabul edebilen herhangi birinin<em>, Mary John\u2019u seviyor<\/em>&nbsp;\u00f6nermesini de kabul edebilece\u011fine i\u015faret ederek, \u00e7o\u011funlukla bu \u015fekilde oldu\u011funu savunmu\u015flard\u0131r. Bunu a\u00e7\u0131klayan \u015fey ise, altta yatan temsillerin bile\u015fik olmas\u0131, ayn\u0131 par\u00e7alara sahip olmas\u0131 ve i\u00e7eri\u011finin par\u00e7alar ve par\u00e7alar\u0131n yap\u0131 i\u00e7inde d\u00fczenlenmesi taraf\u0131ndan belirleniyor olmas\u0131d\u0131r. Fakat zaten bu \u00f6nermeleri kabul etme yetisinin alt\u0131nda yatan \u015fey ise dilsel olarak yap\u0131land\u0131r\u0131lm\u0131\u015f bir temsil sistemidir. (Dilin ve muhtemelen d\u00fc\u015f\u00fcncenin sistematik olmad\u0131\u011f\u0131 arg\u00fcman\u0131 i\u00e7in bkz. [14]).<\/p>\n\n\n\n<h2 class=\"wp-block-heading\" id=\"bfc9\">d. \u00c7\u0131kar\u0131msal Tutarl\u0131l\u0131k<\/h2>\n\n\n\n<p id=\"92e8\">Bir sistem, belirli bir mant\u0131ksal \u00e7\u0131kar\u0131m bak\u0131m\u0131ndan, e\u011fer bu t\u00fcr\u00fcn \u00f6rne\u011fi bir veya birden \u00e7ok spesifik \u00e7\u0131kar\u0131mda bulunabildi\u011fi, bu t\u00fcrde herhangi bir spesifik \u00e7\u0131kar\u0131m yapabildi\u011fi farz edilirse \u00e7\u0131kar\u0131msal olarak tutarl\u0131d\u0131r. \u00d6rne\u011fin;&nbsp;<em>A, Emily Scranton\u2019dad\u0131r ve Judy NewYork\u2019tad\u0131r&nbsp;<\/em>\u00f6nermesi olsun ve&nbsp;<em>B, Emily Scranton\u2019dad\u0131r&nbsp;<\/em>\u00f6nermesi olsun. Burada&nbsp;<em>A<\/em>&nbsp;bir mant\u0131ksal ba\u011fla\u00e7 ve&nbsp;<em>B<\/em>&nbsp;birinci ba\u011fla\u00e7t\u0131r.&nbsp;<em>A<\/em>\u2019dan&nbsp;<em>B<\/em>\u2019ye \u00e7\u0131kar\u0131m yapabilen bir sistem, en az\u0131ndan bir durumda, iki ba\u011fla\u00e7l\u0131 bir ba\u011fla\u00e7tan birinci ba\u011flac\u0131n \u00e7\u0131kar\u0131m\u0131n\u0131 yapabilen bir sistemdir. Bir sistem ayn\u0131 t\u00fcr \u00e7\u0131kar\u0131m\u0131n di\u011fer \u00f6rnekleri verildi\u011finde ayn\u0131s\u0131n\u0131 yapabilir veya yapamayabilir.&nbsp;<em>Bill s\u0131k\u0131c\u0131d\u0131r ve Fred komiktir&nbsp;<\/em>\u00f6nermesinden, \u00f6rne\u011fin,&nbsp;<em>Bill s\u0131k\u0131c\u0131d\u0131r<\/em>&nbsp;\u00e7\u0131kar\u0131m\u0131n\u0131 yapamayabilir. E\u011fer \u00f6nermenin i\u00e7eri\u011finden ba\u011f\u0131ms\u0131z olarak bir mant\u0131ksal ba\u011fla\u00e7tan birinci ba\u011flac\u0131n \u00e7\u0131kar\u0131m\u0131n\u0131 yapabiliyorsa, bu durumda, bu tip \u00e7\u0131kar\u0131m, ba\u011flam\u0131nda \u00e7\u0131kar\u0131msal olarak tutarl\u0131d\u0131r. \u00dcretkenlik ve sistematiklikte oldu\u011fu gibi, Fodor ve Pylyshyn \u00e7\u0131kar\u0131msal tutarl\u0131l\u0131\u011f\u0131n, en iyi \u015fekilde zihinsel temsilin dilsel olarak yap\u0131land\u0131r\u0131lm\u0131\u015f oldu\u011fu hipoteziyle a\u00e7\u0131klanabilen d\u00fc\u015f\u00fcncenin bir \u00f6zelli\u011fi oldu\u011funa dikkat \u00e7ekmi\u015ftir.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"e465\">Buradaki arg\u00fcman, belirli bir tipteki \u00e7\u0131kar\u0131m ba\u011flam\u0131nda \u00e7\u0131kar\u0131msal tutarl\u0131\u011f\u0131n, ilgili temsillerin s\u00f6zdizimsel yap\u0131s\u0131n\u0131n temsil edilen \u00f6nermelerin anlamsal yap\u0131s\u0131n\u0131 yans\u0131t\u0131yor olmas\u0131 halinde en iyi \u015fekilde a\u00e7\u0131klanabilece\u011fidir. \u00d6rne\u011fin, e\u011fer t\u00fcm mant\u0131ksal ba\u011fla\u00e7lar s\u00f6zdizimsel ba\u011fla\u00e7lar taraf\u0131ndan temsil edilir ve e\u011fer sistem bu t\u00fcr temsillerden birinci ba\u011flac\u0131 ay\u0131rt edebilirse bu durumda \u00f6rne\u011fin,&nbsp;<em>Emily Scranton\u2019dad\u0131r ve Judy New York\u2019tad\u0131r<\/em>&nbsp;\u00f6nermesinden<em>&nbsp;Emily Scranton\u2019dad\u0131r<\/em>&nbsp;\u00e7\u0131kar\u0131m\u0131n\u0131 ve ayn\u0131 zamanda&nbsp;<em>Bill s\u0131k\u0131c\u0131d\u0131r ve Fred komiktir&nbsp;<\/em>\u00f6nermesinden&nbsp;<em>Bill s\u0131k\u0131c\u0131d\u0131r&nbsp;<\/em>\u00e7\u0131kar\u0131m\u0131n\u0131 yapabilir. B\u00f6ylelikle, bu tip \u00e7\u0131kar\u0131mlar bak\u0131m\u0131ndan \u00e7\u0131kar\u0131msal olarak tutarl\u0131 olacakt\u0131r. E\u011fer t\u00fcm temsillerin s\u00f6zdizimsel yap\u0131s\u0131 temsil edilen \u00f6nermelerin mant\u0131ksal yap\u0131s\u0131yla e\u015fle\u015firse ve e\u011fer sistem bu temsilleri i\u015flemek i\u00e7in genel kurallara sahipse bu durumda sistem, y\u00fcr\u00fctebilece\u011fi her tip \u00e7\u0131kar\u0131m bak\u0131m\u0131ndan \u00e7\u0131kar\u0131msal olarak tutarl\u0131 olacakt\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"194e\">Bununla birlikte, s\u00f6zdizimsel yap\u0131s\u0131 temsil ettikleri \u00f6nermelerin mant\u0131ksal yap\u0131s\u0131n\u0131 yans\u0131tan temsiller birle\u015fimsel s\u00f6zdizimi ve bile\u015fimsel anlambilime sahip temsillerdir: Bunlar dilsel olarak yap\u0131land\u0131r\u0131lm\u0131\u015f temsillerdir. B\u00f6ylece, e\u011fer d\u00fc\u015f\u00fcnce \u00e7\u0131kar\u0131msal olarak tutarl\u0131 ise bu durumda, zihinsel temsil dilsel olarak yap\u0131land\u0131r\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Ve Fodor ve Pylyshyn \u015funu iddia etmektedir:<\/p>\n\n\n\n<p id=\"a318\">\u00d6rne\u011fin,&nbsp;<em>John ve Mary ve Susan ve Sally ma\u011fazaya gitti<\/em>,&nbsp;<em>John ve Mary ma\u011fazaya gitti&nbsp;<\/em>\u00f6nermelerinden&nbsp;<em>John ma\u011fazaya gitti&nbsp;<\/em>\u00f6nermesini \u00e7\u0131karmaya haz\u0131r, ama&nbsp;<em>John ve Mary ve Susan ma\u011fazaya gitti&nbsp;<\/em>\u00f6nermesinden bu \u00e7\u0131kar\u0131m\u0131 yapamayan zihinler elde edemezsiniz. [Dilsel olarak yap\u0131land\u0131r\u0131lm\u0131\u015f temsiller] g\u00f6z \u00f6n\u00fcne al\u0131nd\u0131\u011f\u0131nda, bu t\u00fcr zihinleri elde edemeyece\u011finiz bir&nbsp;<em>ger\u00e7ektir&nbsp;<\/em>(1998, 48).<\/p>\n\n\n\n<p id=\"e7a0\">K\u0131saca, insan d\u00fc\u015f\u00fcncesi \u00e7\u0131kar\u0131msal olarak tutarl\u0131d\u0131r. \u00c7\u0131kar\u0131msal tutarl\u0131l\u0131\u011f\u0131n herhangi bir \u00f6rne\u011fi en iyi \u015fekilde dilsel olarak yap\u0131land\u0131r\u0131lm\u0131\u015f temsillere ba\u015fvurularak a\u00e7\u0131klanabilir. Bu sebeple, insan d\u00fc\u015f\u00fcncesindeki \u00e7\u0131kar\u0131msal tutarl\u0131l\u0131k en iyi \u015fekilde dilsel olarak yap\u0131land\u0131r\u0131lm\u0131\u015f temsillere ba\u015fvurularak a\u00e7\u0131klan\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<h1 class=\"wp-block-heading\" id=\"2d59\">3. Problemler ve \u0130tirazlar<\/h1>\n\n\n\n<p id=\"c285\">D\u00fc\u015f\u00fcnce dili hipotezi i\u00e7in \u00f6nemli problemler ve itirazlar vard\u0131r. \u0130lki, en az\u0131ndan d\u00fc\u015f\u00fcnce dili hipotezi tamamen do\u011falla\u015ft\u0131r\u0131lm\u0131\u015f bir zihin kuram\u0131n\u0131n bir par\u00e7as\u0131 oldu\u011fu s\u00fcrece veya bireyler aras\u0131nda de\u011fi\u015fen psikolojik genellemelerin yap\u0131labilece\u011fi bir \u00e7er\u00e7eve sa\u011flad\u0131\u011f\u0131 s\u00fcrece, \u00e7\u00f6z\u00fclemedi\u011fi takdirde d\u00fc\u015f\u00fcnce dili hipotezi i\u00e7in \u00f6l\u00fcmc\u00fcl olabilecek, d\u00fc\u015f\u00fcnce dili sembollerinin bireyselle\u015ftirilmesi sorunudur. \u0130kincisi, d\u00fc\u015f\u00fcncenin hesaplamasal bir i\u015flem olmas\u0131 halinde var olmamas\u0131 gereken, d\u00fc\u015f\u00fcncenin ba\u011flam temelli (context-dependent) a\u00e7\u0131klanmas\u0131 problemidir. \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fcs\u00fc, modern bili\u015fsel bilimin, baz\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcncelerin dilsel bir yap\u0131ya sahip olmayan zihinsel imgelerde ger\u00e7ekle\u015fti\u011fini ortaya koymas\u0131d\u0131r. D\u00f6rd\u00fcnc\u00fcs\u00fc; sistematikli\u011fin, \u00fcretkenli\u011fin ve \u00e7\u0131kar\u0131msal tutarl\u0131l\u0131\u011f\u0131n (haritalar gibi) dilsel bi\u00e7im bulundurmayan temsil sistemlerinde a\u00e7\u0131klanabilir olmas\u0131, dolay\u0131s\u0131yla bu \u00f6zelliklerden yola \u00e7\u0131kan arg\u00fcmanlar\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcnce dili hipotezini kan\u0131tlam\u0131yor olmas\u0131d\u0131r. Be\u015fincisi, dilsel temsil bulundurmayan hesaplamal\u0131 sistemler olan ba\u011flant\u0131c\u0131 a\u011flar\u0131n (connectionist network), klasik dijital bilgisayarlara g\u00f6re insan beyninin biyolojik olarak daha ger\u00e7ek\u00e7i bir modelini sa\u011flad\u0131\u011f\u0131 arg\u00fcman\u0131d\u0131r. Son b\u00f6l\u00fcm k\u0131saca, beynin en iyi \u015fekilde analog mu yoksa dijital makine mi olarak g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc sorusunu g\u00fcndeme getirmektedir.<\/p>\n\n\n\n<h2 class=\"wp-block-heading\" id=\"fa90\">a. Bireyselle\u015ftirme Sembolleri<\/h2>\n\n\n\n<p id=\"4446\">D\u00fc\u015f\u00fcnce dili hipotezi ile ilgili \u00f6nemli ve zor problemlerden biri, d\u00fc\u015f\u00fcnce dilindeki basit sembollerin, atomik temsillerin bireyselle\u015ftirilmesidir. Bunu yapabilmek i\u00e7in \u00fc\u00e7 olas\u0131l\u0131k vard\u0131r: sembol\u00fcn anlam\u0131 bak\u0131m\u0131ndan, sembol\u00fcn s\u00f6zdizimi bak\u0131m\u0131ndan (s\u00f6zdizimsel t\u00fcr\u00fcn beyin-hali [brain-state] olarak ele al\u0131nd\u0131\u011f\u0131 durumlarda), sembol\u00fcn hesaplamasal rol\u00fc bak\u0131m\u0131ndan (\u00f6rne\u011fin, sembol\u00fcn di\u011fer sembollerle ve davran\u0131\u015fla nedensel ili\u015fkisi).<\/p>\n\n\n\n<p id=\"adf2\">Baz\u0131 yazarlar [15] [16] bu problemin d\u00fc\u015f\u00fcnce dili hipotezi i\u00e7in \u00f6l\u00fcmc\u00fcl olabilece\u011fini \u00f6ne s\u00fcrmektedir. Schneider [16], (\u015fu ana kadar) yukar\u0131da belirtilen \u00f6nerilerin, sembollerin d\u00fc\u015f\u00fcnce dili hipotezi i\u00e7inde oynamas\u0131 gereken rol ile uyu\u015fmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ileri s\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fcr. \u00d6zellikle, sembolleri bireyselle\u015ftirmek i\u00e7in anlama ba\u015fvurmak, y\u00f6nelimselli\u011fi tamamen fiziksel terimlere indirgemez ve bu nedenle tamamen do\u011falla\u015ft\u0131r\u0131lm\u0131\u015f bir zihin felsefesine kar\u015f\u0131s\u0131nda yer al\u0131r. S\u00f6zdiziminin bir beyin hali olarak ele al\u0131nmas\u0131, zihin temsili i\u00e7in tip \u00f6zde\u015fli\u011fi (type-identity) teorisi anlam\u0131na gelir ve dolay\u0131s\u0131yla zihinsel hallerin (mental states) genel tip \u00f6zde\u015fli\u011finin kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131\u011f\u0131 sorunlara e\u011filimli olur. Ve hesaplamal\u0131 role ba\u015fvurmak, herhangi iki birey ayn\u0131 hesaplamal\u0131 role sahip sembolleri bulundurmayaca\u011f\u0131ndan dolay\u0131 kavramlar\u0131n bireyler taraf\u0131ndan nas\u0131l payla\u015f\u0131labilece\u011fine dair bir a\u00e7\u0131klamay\u0131 imk\u00e2ns\u0131z k\u0131lar. Buna ek olarak, kavramlar\u0131n nas\u0131l payla\u015f\u0131labilece\u011fini a\u00e7\u0131klamaktaki bir ba\u015far\u0131s\u0131zl\u0131k, bireyler aras\u0131nda de\u011fi\u015fen do\u011fru psikolojik genellemelerin ifade edilebilmesini imk\u00e2ns\u0131z k\u0131lar. Bu soruna \u00f6nerilen bir \u00e7\u00f6z\u00fcm i\u00e7in bak\u0131n\u0131z [17].<\/p>\n\n\n\n<h2 class=\"wp-block-heading\" id=\"4ace\">b. D\u00fc\u015f\u00fcncenin Ba\u011flam Temelli \u00d6zellikleri<\/h2>\n\n\n\n<p id=\"597f\">\u0130lgin\u00e7tir ki, Fodor\u2019un kendisi d\u00fc\u015f\u00fcnce dili hipotezinin (ve daha genelde hesaplamal\u0131 zihin teorisinin) bili\u015fin k\u00fc\u00e7\u00fck bir b\u00f6l\u00fcm\u00fcyle ilgili bir tez olarak g\u00f6r\u00fclmesi gerekti\u011fini \u00f6ne s\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fcr. Fodor\u2019un g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcne g\u00f6re, teorinin tamamlanmas\u0131 halinde bile, bize d\u00fc\u015f\u00fcncenin do\u011fas\u0131na dair b\u00fct\u00fcn resmi sunmayacakt\u0131r (bkz. [18]). Bu sonuca y\u00f6nelik ba\u015fl\u0131ca arg\u00fcman\u0131, hesaplaman\u0131n sadece ilgili temsillerin s\u00f6zdizimlerine duyarl\u0131 olmas\u0131d\u0131r; yani e\u011fer d\u00fc\u015f\u00fcnme bir hesaplamaysa sadece zihinsel temsillerin s\u00f6zdizimlerine duyarl\u0131 olmal\u0131d\u0131r, ancak \u00e7o\u011fu durumda bu \u015fekilde olmad\u0131\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fclmektedir. Daha spesifik olarak, bir temsilin s\u00f6zdizimi ba\u011flamdan ba\u011f\u0131ms\u0131zd\u0131r (context-independent), fakat d\u00fc\u015f\u00fcnceler s\u0131kl\u0131kla ba\u011flam temelli (context-dependent) \u00f6zelliklere sahiptir.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"e484\">\u00d6rne\u011fin,&nbsp;<em>ya\u011fmur ya\u011f\u0131yor&nbsp;<\/em>d\u00fc\u015f\u00fcncesi, kurak bir d\u00f6nem ba\u011flam\u0131nda,&nbsp;<em>bu iyi, bah\u00e7enin buna ihtiyac\u0131 vard\u0131&nbsp;<\/em>d\u00fc\u015f\u00fcncesini harekete ge\u00e7irebilirken; do\u011fa y\u00fcr\u00fcy\u00fc\u015f\u00fc ba\u011flam\u0131nda,&nbsp;<em>belki geri d\u00f6nsek daha iyi olur&nbsp;<\/em>d\u00fc\u015f\u00fcncesini harekete ge\u00e7irebilir. Ancak d\u00fc\u015f\u00fcnce dili hipotezine g\u00f6re,&nbsp;<em>ya\u011fmur ya\u011f\u0131yor<\/em>&nbsp;d\u00fc\u015f\u00fcncesinin s\u00f6zdizimi her iki ba\u011flamda da ayn\u0131d\u0131r ve zihinsel s\u00fcre\u00e7lerin nedensel-s\u00f6zdizimsel teorisine g\u00f6re, bu d\u00fc\u015f\u00fcnceyi i\u00e7eren herhangi bir hesaplama yaln\u0131zca kendi s\u00f6zdizimine duyarl\u0131d\u0131r. Yani, hesaplamalar bu i\u00e7eriklere duyarl\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in, bu d\u00fc\u015f\u00fcncenin neden farkl\u0131 i\u00e7eriklerde farkl\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnceleri harekete ge\u00e7irdi\u011fine dair bir a\u00e7\u0131klama yok gibi g\u00f6r\u00fcnmektedir. Daha genel olarak, verilen bir d\u00fc\u015f\u00fcncenin birinin d\u00fc\u015f\u00fcnme s\u00fcrecinde oynayaca\u011f\u0131 rol, ki\u015finin inand\u0131\u011f\u0131 t\u00fcm \u00f6nermelerin bir i\u015flevidir. Fodor\u2019un terminolojisinde, bir d\u00fc\u015f\u00fcncenin&nbsp;<em>karma\u015f\u0131kl\u0131\u011f\u0131<\/em>&nbsp;ba\u011flamdan ba\u011f\u0131ms\u0131z de\u011fildir. Ancak, hesaplamal\u0131 zihin teorisi bu \u015fekilde olmas\u0131n\u0131 gerektiriyor gibi g\u00f6r\u00fcnmektedir. Bu sebeple Fodor\u2019a g\u00f6re, hesaplamal\u0131 seviyede anla\u015f\u0131lamayan \u00e7ok miktarda bili\u015fsellik vard\u0131r. Bunun asl\u0131nda d\u00fc\u015f\u00fcnce dili hipotezi i\u00e7in bir sorun olmad\u0131\u011f\u0131na dair bir arg\u00fcman i\u00e7in bak\u0131n\u0131z [19].<\/p>\n\n\n\n<h2 class=\"wp-block-heading\" id=\"ee7c\">c. Zihinsel \u0130mgeler<\/h2>\n\n\n\n<p id=\"f857\">1970\u2019ler boyunca, ara\u015ft\u0131rmac\u0131lar zihinsel imgeleme ile ilgili bir dizi deney tasarlam\u0131\u015flard\u0131r. Bir\u00e7o\u011funun ortaya koydu\u011fu genel sonu\u00e7, zihinsel imgelemenin dilsel olarak yap\u0131land\u0131r\u0131lmam\u0131\u015f bir t\u00fcr zihinsel temsil oldu\u011fu y\u00f6n\u00fcndedir. Daha spesifik olarak, dilsel temsiller bu i\u00e7eriklerin mant\u0131ksal \u00f6zelliklerine kar\u015f\u0131l\u0131k gelirken, zihinsel imgelerin b\u00f6l\u00fcmlerinin, i\u00e7eriklerinin uzamsal \u00f6zelliklerine kar\u015f\u0131l\u0131k geldi\u011fine inan\u0131lmaktayd\u0131 (bkz. [20]).<\/p>\n\n\n\n<p id=\"fd9f\">Olduk\u00e7a iyi bilinen deneylerinden birinde Kosslyn ve di\u011ferleri [21] deneklerden \u00fczerinde bir\u00e7ok farkl\u0131 yer ismi bulunan bir haritay\u0131 ezberlemelerini istemi\u015flerdir. Sonras\u0131nda deneklerden bu haritay\u0131 zihinlerinde canland\u0131rarak belirli bir yere odaklanmalar\u0131n\u0131 istemi\u015flerdir. Deneklerden, (i) haritada ismi verilen ba\u015fka bir konum olup olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6ylemelerini ve e\u011fer \u00f6yleyse, (ii) odakland\u0131klar\u0131 konumdan ad\u0131 verilen di\u011fer konuma en k\u0131sa mesafeyi kat ederken hayali bir siyah noktay\u0131 takip etmelerini istemi\u015flerdir (51). Elde edilen sonu\u00e7, orijinal konum ve ad\u0131 verilen di\u011fer konum aras\u0131ndaki mesafe artt\u0131k\u00e7a deneklerin cevap verme s\u00fcresinin de artt\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6stermi\u015ftir. Kosslyn ve di\u011ferleri, \u201cimgelerin b\u00f6l\u00fcmleri, temsil edilen obje veya objelerin bu b\u00f6l\u00fcmlere kar\u015f\u0131l\u0131k gelen b\u00f6l\u00fcmlerini tasvir ederler ve imgelenen obje veya objelerin b\u00f6l\u00fcmleri aras\u0131ndaki uzamsal ili\u015fki, bu imgenin kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131ndaki b\u00f6l\u00fcmlerin aras\u0131ndaki uzamsal ili\u015fki taraf\u0131ndan korunur\u201d (1978, 59\u201360) \u015feklinde sonu\u00e7land\u0131rm\u0131\u015flard\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"8a65\">Burada deneyin, denekler taraf\u0131ndan i\u00e7 g\u00f6zlemsel olarak inceleyebilece\u011fi imgeler \u00e7a\u011fr\u0131\u015ft\u0131ran zihinsel imgeleri i\u00e7erirken, bu tart\u0131\u015fman\u0131nsa i\u00e7 g\u00f6zlemsel olmayan zihinsel temsiller ile ilgili oldu\u011fu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc takdirde en iyi \u015fekilde anla\u015f\u0131laca\u011f\u0131n\u0131 not d\u00fc\u015fmek \u00f6nemlidir. D\u00fc\u015f\u00fcnce dili hipotezi, i\u00e7 g\u00f6zlemsel olmayan bir bili\u015fsel i\u015flevle ilgili bir hipotez oldu\u011fundan dolay\u0131, bu hipoteze getirilen anlaml\u0131 herhangi bir itiraz\u0131n ayn\u0131 \u015fekilde bu i\u015flevle ilgili olmas\u0131 gerekmektedir. Bu sebeple, e\u011fer yukar\u0131daki ifade do\u011fru ise, en az\u0131ndan d\u00fc\u015f\u00fcnce dili hipotezinin kapsam\u0131 s\u0131n\u0131rland\u0131r\u0131lm\u0131\u015f olur. Ned Block [22] \u015fu \u015fekilde a\u00e7\u0131klam\u0131\u015ft\u0131r:<\/p>\n\n\n\n<p id=\"a32c\">Bili\u015fsel bilimde bilgisayar metaforunun uygulanabilirli\u011fi ile g\u00f6rsel\/betimsel tart\u0131\u015fmas\u0131n\u0131n ilgisi g\u00f6r\u00fcn\u00fcr hale gelmelidir. Bilgisayar metaforu do\u011fal olarak betimleyici temsillerle beraber ilerler, ancak temsiller betimsel olmad\u0131\u011f\u0131nda nas\u0131l \u00e7al\u0131\u015fabilece\u011fi hi\u00e7 de a\u00e7\u0131k de\u011fildir (535).<\/p>\n\n\n\n<p id=\"2b9f\">Ancak baz\u0131 yazarlar, zihinsel imgelerle ilgili verinin d\u00fc\u015f\u00fcnce dili hipotezine kar\u015f\u0131 tutarl\u0131 bir itiraz ortaya koydu\u011funu ink\u00e2r etmi\u015ftir. \u00d6rne\u011fin Pylyshyn [23], bu verinin dilsel olmayan yap\u0131ya sahip temsillerden ziyade, \u00f6znesi veya mimari yap\u0131s\u0131 bir t\u00fcr \u201c\u00f6rt\u00fck bilgi\u201d bulunduran bir bili\u015f sistemine ba\u015fvurularak en iyi \u015fekilde a\u00e7\u0131klanaca\u011f\u0131n\u0131 \u00f6ne s\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fcr. Tye [24], zihinsel imgelerin uzamsal \u00f6zelliklere sahip oldu\u011fu tezinin do\u011fru bir \u015fekilde anla\u015f\u0131lmas\u0131n\u0131n, zihinsel temsilerin dilsel yap\u0131ya sahip oldu\u011fu iddias\u0131n\u0131 (a\u00e7\u0131k bir \u015fekilde) zay\u0131flatmayaca\u011f\u0131n\u0131 \u00f6ne s\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fcr. Daha ziyade Tye, zihinsel imgelerin hem dilsel hem dilsel olmayan elementler bulundurdu\u011fu iddias\u0131 olarak anla\u015f\u0131lmas\u0131 gerekti\u011fini savunmu\u015ftur. \u0130mge tart\u0131\u015fmas\u0131 \u00fczerine faydal\u0131 bir deneme derlemesi i\u00e7in bak\u0131n\u0131z [25].<\/p>\n\n\n\n<h2 class=\"wp-block-heading\" id=\"84e5\">d. Zihinsel Haritalar<\/h2>\n\n\n\n<p id=\"741f\">D\u00fc\u015f\u00fcnce dili hipotezine di\u011fer bir itiraz da dilsel olmayan, \u00fcretken, sistematik ve \u00e7\u0131kar\u0131msal olarak tutarl\u0131 temsil bi\u00e7imleri bulundu\u011funu iddia eden filozoflardan gelmi\u015ftir. \u00d6rne\u011fin, David Braddon-Mitchell ve Frank Jackson [26] haritalar\u0131n \u00f6nemli bir \u00f6rnek oldu\u011funu ileri s\u00fcrm\u00fc\u015flerdir. Dikkat \u00e7ekilen nokta; sistemin temsil durumlar\u0131 aras\u0131ndaki benzerliklerin sistemin hizmet etti\u011fi durumlar aras\u0131ndaki benzerlikleri yans\u0131tmas\u0131 halinde, ki yeni temsil durumlar\u0131 i\u00e7in, hangi durumlar\u0131 temsil etmeye hizmet ettikleri ke\u015ffedilebilir, \u00fcretkenlik, sistematiklik ve \u00e7\u0131kar\u0131msal tutarl\u0131l\u0131\u011f\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcncenin&nbsp;<em>yap\u0131land\u0131r\u0131lm\u0131\u015f<\/em>&nbsp;oldu\u011funu g\u00f6sterdi\u011fidir. \u015eu \u015fekilde ifade etmi\u015flerdir:<\/p>\n\n\n\n<p id=\"d2e4\">\u0130nan\u0131lmaz olan, \u00e7e\u015fitli [temsili durumlar\u0131] Ri aras\u0131ndaki benzerliklerin,&nbsp;<em>hi\u00e7bir \u015fekilde<\/em>&nbsp;[temsil edilen durumlar] Si aras\u0131ndaki benzerliklere kar\u015f\u0131l\u0131k gelmemesidir; [Si]\u2019nin her birinin temsil etti\u011fi sonlu bir [Ri] k\u00fcmesi hakk\u0131nda yeterli bilginin, prensipte, [Si] olarak temsil edilen baz\u0131 yeni [Ri] i\u00e7in \u00e7al\u0131\u015fmay\u0131 m\u00fcmk\u00fcn k\u0131ld\u0131\u011f\u0131 durumda olmal\u0131d\u0131r. R\u2019lerin S\u2019leri temsil etme bi\u00e7iminin yap\u0131land\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6ylemek, belirli bir soyutlama d\u00fczeyinde R\u2019ler aras\u0131ndaki benzerliklerin ve farkl\u0131l\u0131klar\u0131n S\u2019ler aras\u0131ndaki benzerliklere ve farkl\u0131l\u0131klara kar\u015f\u0131l\u0131k geldi\u011fi anlam\u0131na gelir ve bu ger\u00e7ek, S\u2019nin temsil etti\u011fi baz\u0131 yeni R\u2019leri kavrama yetene\u011fimizin alt\u0131nda yatan \u015feydir (1996, 168\u20139).<\/p>\n\n\n\n<p id=\"c55e\">Haritalar\u0131n sadece bu anlamda yap\u0131land\u0131r\u0131lm\u0131\u015f oldu\u011funu ve bu sebeple \u00fcretkenli\u011fi ve sistematikli\u011fi a\u00e7\u0131klayabildi\u011fini iddia etmi\u015flerdir (ve muhtemelen ayn\u0131 \u015fekilde \u00e7\u0131kar\u0131msal tutarl\u0131l\u0131\u011f\u0131 da, ama bunu iddia etmiyorlar). Haritan\u0131n farkl\u0131 b\u00f6l\u00fcmlerinin farkl\u0131 \u015feyleri (\u015fehirler i\u00e7in k\u0131rm\u0131z\u0131 noktalar, nehirler i\u00e7in mavi \u00e7izgiler, g\u00f6ller i\u00e7in mavi daireler) temsil etmek i\u00e7in oldu\u011funa dikkat \u00e7ekmi\u015flerdir. Bu unsurlar g\u00f6ze al\u0131nd\u0131\u011f\u0131nda, bir haritan\u0131n olu\u015fturulabilece\u011fi yollar\u0131n d\u00fczenlenmesi konusunda bir s\u0131n\u0131r yoktur. Braddon-Mitchell ve Jackson \u015fu \u015fekilde a\u00e7\u0131klam\u0131\u015flard\u0131r:<\/p>\n\n\n\n<p id=\"aacd\">Haritac\u0131l\u0131k d\u00fczenlemeleri; \u015fehirlerin, y\u00fcksek bas\u0131n\u00e7l\u0131 alanlar\u0131n ve bu d\u00fczenlemeler ba\u011flam\u0131nda \u00e7er\u00e7evelenmi\u015f bir haritan\u0131n temsil edebilece\u011fi benzerlerinin olas\u0131 farkl\u0131 da\u011f\u0131l\u0131mlar\u0131n\u0131n say\u0131s\u0131 \u00fczerinde bir \u00fcst s\u0131n\u0131r belirlemez. Bir harita olu\u015fturucu, olduk\u00e7a yeni bir durumu, bir s\u00f6zc\u00fck ya da c\u00fcmle olu\u015fturucunun yapabildi\u011fi kadar kolayl\u0131kla temsil edebilir (1996, 172\u20133).<\/p>\n\n\n\n<p id=\"fec0\">Ayn\u0131 zamanda haritalar\u0131n sistematik oldu\u011funu \u015fu \u015fekilde ifade etmi\u015flerdir:<\/p>\n\n\n\n<p id=\"f7ac\">Boston\u2019\u0131 New York\u2019un kuzeyi olarak temsil eden bir harita, New York\u2019u Boston\u2019\u0131n kuzeyi olarak temsil edebilecek kaynaklara sahiptir ve New York\u2019u Boston\u2019\u0131n kuzeyi olarak temsil eden bir harita, Boston\u2019\u0131 New York\u2019un kuzeyi olarak g\u00f6steren haritan\u0131n bir t\u00fcr yeniden d\u00fczenlenmesi olacakt\u0131r (1996, 172).<\/p>\n\n\n\n<p id=\"7ef3\">Ancak, haritalar ve dilsel temsiller aras\u0131nda \u00f6nemli farklar vard\u0131r. \u0130lki, haritalar\u0131n b\u00f6l\u00fcmleri olmas\u0131na ra\u011fmen atomik b\u00f6l\u00fcmlere sahip olmamalar\u0131d\u0131r. Braddon-Mitchell ve Jackson\u2019\u0131n da dikkat \u00e7ekti\u011fi gibi,<\/p>\n\n\n\n<p id=\"fed2\">Haritadan yapabilece\u011finiz pek \u00e7ok yapboz vard\u0131r, ancak hi\u00e7 kimse, ancak ve ancak en temel birim olan par\u00e7alara sahip oldu\u011funu iddia edemez. Bunun nedeni, haritalar s\u00f6z konusu oldu\u011funda, do\u011fruluk a\u00e7\u0131s\u0131ndan de\u011ferlendirilebilir temsilin do\u011fal bir minimum biriminin olmamas\u0131d\u0131r (1996, 171).<\/p>\n\n\n\n<p id=\"71e6\">\u0130kincisi, haritalar hi\u00e7bir zaman sadece tek bir \u00f6nermeyi ifade etmemeleri bak\u0131m\u0131ndan \u201cbilgi y\u00f6n\u00fcnden zengin\u201d olmalar\u0131d\u0131r.&nbsp;<em>Boston New York\u2019un kuzeyidir&nbsp;<\/em>\u00f6nermesini ifade eden herhangi bir harita ayn\u0131 zamanda&nbsp;<em>New York Boston\u2019\u0131n g\u00fcneyidir&nbsp;<\/em>\u00f6nermesini de ifade etmektedir. Bu fark hakk\u0131nda d\u00fc\u015f\u00fcnmenin bir yolu da, m\u00fcmk\u00fcn olan en az say\u0131da inanca sahip olmaya dayanmaktad\u0131r. \u00d6rne\u011fin, David Lewis [27], d\u00fc\u015f\u00fcnmenin haritalar\u0131 kullan\u0131yor olmas\u0131 halinde \u201cinan\u00e7\u201d kelimesinin uygun bir \u015fekilde \u00e7o\u011ful hale getirilip getirilemeyece\u011fini sorgulamaktad\u0131r. \u015eu \u015fekilde ifade etmi\u015ftir:<\/p>\n\n\n\n<p id=\"c9f3\">Hi\u00e7bir harita par\u00e7as\u0131, bir \u015fey kendisine g\u00f6re kesin olarak do\u011fru olacak kadar b\u00fcy\u00fck ve ayn\u0131 zamanda hi\u00e7bir \u015fey daha k\u00fc\u00e7\u00fck herhangi bir par\u00e7as\u0131na g\u00f6re do\u011fru olmayacak kadar k\u00fc\u00e7\u00fck de\u011fildir. E\u011fer zihinsel temsil harita benzeri ise\u2026 o zaman \u2018inan\u00e7lar\u2019 sahte bir \u00e7o\u011fuldur. Mavilere, kabakulaklara veya titremelere sahip oldu\u011funuz gibi inan\u00e7lar\u0131n\u0131z vard\u0131r. Ancak zihinsel temsil dil benzeri ise, bir inan\u00e7, inan\u00e7 kutusuna yaz\u0131lm\u0131\u015f bir c\u00fcmledir, bu nedenle \u2018inan\u00e7lar\u2019 ger\u00e7ek bir \u00e7o\u011fuldur (311).<\/p>\n\n\n\n<p id=\"5c68\">\u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fcs\u00fc, haritalar\u0131n bulundurdu\u011fu yap\u0131lanman\u0131n dilsel temsillerin bulundurdu\u011fu yap\u0131lanman\u0131n farkl\u0131 bir t\u00fcr\u00fc olmas\u0131d\u0131r. Spesifik olarak, dilsel temsiller uzamsal \u00f6zelliklere \u00f6nem vermez fakat, i\u00e7eri\u011fin mant\u0131ksal \u00f6zelliklerine kar\u015f\u0131l\u0131k gelirken, harita b\u00f6l\u00fcmlerinin kar\u015f\u0131l\u0131k geldi\u011fi i\u00e7eri\u011fin \u00f6zellikleri uzamsal \u00f6zelliklerdir.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"4ffc\">Dolay\u0131s\u0131yla, e\u011fer \u00f6nerilen d\u00fc\u015f\u00fcnmenin zihinsel haritalarda ger\u00e7ekle\u015fti\u011fi ise bu durumda d\u00fc\u015f\u00fcnce dili hipotezine b\u00fct\u00fcnl\u00fckl\u00fc bir alternatif sunar. Bununla birlikte, Braddon-Mitchell ve Jackson k\u0131saca b\u00f6yle bir arg\u00fcman sunsalar da, \u00f6zellikle harita bi\u00e7iminde kolayca ifade edilemeyen soyut kavramlar i\u00e7eren d\u00fc\u015f\u00fcnce i\u00e7in bunu g\u00f6stermek zor olabilir (1996, 172). Camp [28], insan d\u00fc\u015f\u00fcncesinin tamam\u0131 olmasa da \u00e7o\u011funun haritalarda ortaya \u00e7\u0131kabilece\u011fini, ancak yeterince s\u0131n\u0131rl\u0131 bili\u015fsel kapasiteye sahip bir organizman\u0131n tamam\u0131yla haritalarda d\u00fc\u015f\u00fcnebilece\u011fini savunmu\u015ftur.<\/p>\n\n\n\n<h2 class=\"wp-block-heading\" id=\"3e95\">e. Ba\u011flant\u0131c\u0131 A\u011flar<\/h2>\n\n\n\n<p id=\"3f35\">D\u00fc\u015f\u00fcnce dili hipotezine ili\u015fkin en \u00e7ok tart\u0131\u015f\u0131lan itiraz, ba\u011flant\u0131c\u0131 a\u011flar\u0131n bili\u015fe dair dilsel olarak yap\u0131land\u0131r\u0131lm\u0131\u015f temsilleri i\u015fleyen bilgisayar (faydal\u0131 olabilecek giri\u015f bilgileri i\u00e7in bkz. [29], [30] ve [31]) modelinden daha iyi modeller sundu\u011fu itiraz\u0131d\u0131r. Bu t\u00fcr a\u011flar, tipik olarak&nbsp;<em>girdi, \u00e7\u0131kt\u0131&nbsp;<\/em>ve&nbsp;<em>gizli<\/em>&nbsp;olarak d\u00fczenlenmi\u015f belirli say\u0131da birbirine ba\u011fl\u0131&nbsp;<em>nodlar (nodes)<\/em>&nbsp;bulundururlar. Her bir nod bir aktivasyon seviyesine sahiptir ve her ba\u011flant\u0131 a\u011f\u0131rl\u0131kland\u0131r\u0131l\u0131r (weighted?). Bilinen bir nodun ba\u011fl\u0131 oldu\u011fu t\u00fcm nodlar\u0131n aktivasyon seviyesi, bu ba\u011flant\u0131lar\u0131n a\u011f\u0131rl\u0131klar\u0131yla birlikte, bilinen nodun aktivasyon seviyesini belirler. Girdi nodlar\u0131ndaki belirli bir aktivasyon seti, \u00e7\u0131kt\u0131 nodlar\u0131nda belirli bir aktivasyon seti ile sonu\u00e7lanacakt\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"4290\">Bilinen bir nod setinin (tipik olarak girdi ve \u00e7\u0131kt\u0131 katmanlar\u0131) aktivasyonu, anlamsal bir i\u00e7eri\u011fe sahip oldu\u011fu y\u00f6n\u00fcnde yorumlanabilir, fakat belirli bir nodun aktivasyon seviyesi bu \u015fekilde yorumlanamaz. Bununla birlikte, bir nod setinin aktivasyonlar\u0131n\u0131n yorumlanmas\u0131, dilsel olarak yap\u0131land\u0131r\u0131lm\u0131\u015f bile\u015fik temsillerin anlamsal i\u00e7eri\u011finin kendi bile\u015fik b\u00f6l\u00fcmlerinin sonucunda oldu\u011fu gibi (yani, birbirine ba\u011flanma yoluyla birle\u015fmezler), herhangi bir \u015fey dahilindeki belirli nodlar\u0131n aktivasyonlar\u0131n\u0131n toplanmas\u0131n\u0131n bir sonucu de\u011fildir. K\u0131saca, ba\u011flant\u0131c\u0131 a\u011flar ne birle\u015fik s\u00f6zdizimi ne de bile\u015fimsel anlambilim bulundururlar; ilgili temsiller dilsel olarak yap\u0131land\u0131r\u0131lm\u0131\u015f de\u011fildir.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"29d2\">Ancak bunun yan\u0131 s\u0131ra, a\u011flar\u0131n beyni and\u0131ran bir\u00e7ok y\u00f6n\u00fc vard\u0131r ve i\u015flevleri dijital bilgisayarlar\u0131n oldu\u011fundan daha yak\u0131nd\u0131r (dilsel temsil i\u015flemcisinin do\u011frulanm\u0131\u015f [canonical] modeli). En a\u015fik\u00e2r olan\u0131, ba\u011flant\u0131c\u0131 makinelerin bir nodlar a\u011f\u0131 olmas\u0131 gibi, beynin devasa bir n\u00f6ron a\u011f\u0131 olmas\u0131d\u0131r ve dijital bilgisayar\u0131n bulundurdu\u011fu gibi bir ana i\u015flemci bulundurmamas\u0131d\u0131r. Dahas\u0131, dijital bilgisayarlarda i\u015flemler (processing) seri (serial) ve ana i\u015flemcide yo\u011funla\u015fm\u0131\u015f durumdayken hem beyinde hem de ba\u011flant\u0131c\u0131 a\u011flarda i\u015flemler da\u011f\u0131n\u0131k (distributed) ve paraleldir. Dijital makinelerde temsiller kesintili elementlerden olu\u015fup i\u015flemler kesintili ad\u0131mlarda ger\u00e7ekle\u015firken hem nodlarda hem de n\u00f6ronlarda aktivasyon seviyeleri s\u00fcrekli say\u0131sal de\u011ferlerle tan\u0131mlan\u0131r. Bu ve buna benzer sebeplerden dolay\u0131, ba\u011flant\u0131c\u0131 modelin savunucular\u0131, insan beyninin dijital bilgisayarlardan daha \u201cbiyolojik olarak ger\u00e7ek\u00e7i\u201d bir modelini sunmak i\u00e7in a\u011flar\u0131 ele alm\u0131\u015flard\u0131r. Ancak, Smolensky [32], ba\u011flant\u0131c\u0131 a\u011flar\u0131n da beyinden bir\u00e7ok \u00f6nemli a\u00e7\u0131lardan (\u00f6rne\u011fin, n\u00f6ronlar kom\u015fu n\u00f6ronlarla daha yo\u011fun bi\u00e7imde ba\u011fl\u0131yken, bir a\u011fdaki nodlar e\u015fit oranda yo\u011funla\u015fm\u0131\u015ft\u0131r) farkl\u0131la\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131 not d\u00fc\u015fme konusunda dikkatli davranm\u0131\u015ft\u0131r ve bu sebeple \u201cbiyolojik olarak ger\u00e7ek\u00e7i\u201d g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc yan\u0131lt\u0131c\u0131 olabilir ve dikkatli bir bi\u00e7imde ele al\u0131nmal\u0131d\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"c7a9\">Ba\u011flant\u0131c\u0131 a\u011flarla ilgili tart\u0131\u015fman\u0131n b\u00fcy\u00fck b\u00f6l\u00fcm\u00fc d\u00fc\u015f\u00fcnce dili hipotezine ger\u00e7ek bir alternatif sa\u011flay\u0131p sa\u011flayamad\u0131\u011f\u0131yla ilgilidir. \u00d6zellikle, a\u011flar\u0131n dilsel olarak yap\u0131land\u0131r\u0131lm\u0131\u015f temsilleri i\u015fleyen sistemleri uygulayabilece\u011fi konusunda fikir birli\u011fi bulunmaktad\u0131r. Bu t\u00fcr a\u011flar, d\u00fc\u015f\u00fcnce dili hipotezinin \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 seviyeden daha alt bir analiz seviyesinde faydal\u0131 bili\u015f modelleri sa\u011flayabilir-yani, daha \u00fcst bili\u015fin beyinde nas\u0131l uyguland\u0131\u011f\u0131na dair bir analiz sa\u011flayabilir. O halde soru, \u00fcretkenlik, sistematiklik ve \u00e7\u0131kar\u0131msal tutarl\u0131l\u0131k gibi bili\u015fin (varsay\u0131lan) daha y\u00fcksek \u00f6zelliklerinin nas\u0131l m\u00fcmk\u00fcn oldu\u011funu a\u00e7\u0131klama iddias\u0131nda olan d\u00fc\u015f\u00fcnce dili hipotezinin kendisine bir alternatif sunup sunamayacaklar\u0131d\u0131r. Dilsel olarak yap\u0131land\u0131r\u0131lm\u0131\u015f temsiller i\u015fleyen bir sistem uygulamadan bu \u00f6zellikleri a\u00e7\u0131klayabilmeleri durumunda, d\u00fc\u015f\u00fcnce dili hipotezine ger\u00e7ekten bir alternatif sunmu\u015f olurlar.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"9388\">Smolensky [32], (baz\u0131) a\u011flardaki temsillerin sistematiklik ve \u00e7\u0131kar\u0131msal tutarl\u0131l\u0131k gibi \u00f6zellikleri a\u00e7\u0131klamak i\u00e7in yeterli bile\u015fen yap\u0131s\u0131na sahip oldu\u011funu iddia etmektedir. \u00d6rne\u011fin,&nbsp;<em>kahve dolu bir fincan&nbsp;<\/em>kavram\u0131n\u0131n bir temsilinin, kahvesiz fincan kavram\u0131n\u0131n bir temsilinde yer almayan \u00e7e\u015fitli \u201cmikro \u00f6zellikleri\u201d (<em>s\u0131cak s\u0131v\u0131<\/em>,&nbsp;<em>yan\u0131k koku<\/em>&nbsp;vb.) i\u00e7erece\u011fini \u00f6ne s\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fcr. O halde bu mikro \u00f6zellikler, yaln\u0131zca temsilin bir bile\u015fenini olu\u015fturmaz, ayn\u0131 zamanda&nbsp;<em>kahve&nbsp;<\/em>kavram\u0131n\u0131n bir temsilini de i\u00e7erir. Bununla birlikte Smolensky, bu t\u00fcr bile\u015fenlerin farkl\u0131 ba\u011flamlarda birbirinin tam kopyas\u0131 olmayabilece\u011fini, bunun yerine birbirlerine \u201caile benzerli\u011fi\u201d ta\u015f\u0131yacaklar\u0131n\u0131, \u00f6yle ki, payla\u015ft\u0131klar\u0131 \u00f6zelliklerin \u201cortak i\u015fleme sonu\u00e7lar\u0131\u201d \u00fcretmek i\u00e7in yeterli oldu\u011funu kabul etmektedir. Fodor ve McLaughlin [33], yan\u0131t olarak, yaln\u0131zca dilsel olarak yap\u0131land\u0131r\u0131lm\u0131\u015f temsillerde (temsilin bile\u015fenlerinin bu temsil simgelendi\u011finde simgelenmi\u015f olmas\u0131nda ve bu bile\u015fenlerin de\u011fi\u015fen i\u00e7eriklerde ayn\u0131 olmas\u0131nda) oldu\u011fu gibi ger\u00e7ekle\u015fen bile\u015fenlik, sistematiklik ve \u00e7\u0131kar\u0131msal tutarl\u0131l\u0131\u011f\u0131 a\u00e7\u0131klayabilir ve bu durumda, Smolensky\u2019nin a\u011flardaki bile\u015fenlik a\u00e7\u0131klamas\u0131 bu \u00f6zellikleri a\u00e7\u0131klayamaz. Ba\u011flant\u0131c\u0131l\u0131k ve onun d\u00fc\u015f\u00fcnce dili hipotezi ile ili\u015fkisi \u00fczerine faydal\u0131 bir makale koleksiyonu i\u00e7in bkz. [34].<\/p>\n\n\n\n<h2 class=\"wp-block-heading\" id=\"a7e6\">f. Analog ve Dijital Temsil<\/h2>\n\n\n\n<p id=\"2710\">D\u00fc\u015f\u00fcnce dili hipotezi zihinsel temsilleri&nbsp;<em>dijital&nbsp;<\/em>olarak nitelendirirken, tart\u0131\u015f\u0131lan son \u00fc\u00e7 itiraz aras\u0131nda ortak olan nokta, hepsinin, en az\u0131ndan baz\u0131 zihinsel temsiller&nbsp;<em>analog<\/em>dur iddias\u0131nda bulunduklar\u0131 y\u00f6n\u00fcnde makul bir bi\u00e7imde tasvir edilebiliyor olmas\u0131d\u0131r. Bu ayr\u0131m genellikle devaml\u0131l\u0131k ve ayr\u0131kl\u0131k \u00fczerinden anla\u015f\u0131l\u0131r. Dijital temsiller ayr\u0131kt\u0131r (kelimeler ve c\u00fcmleler gibi). Analog temsiller devaml\u0131d\u0131r veya bir imgenin ya da haritan\u0131n b\u00f6l\u00fcmleri veya bir a\u011fdaki nodlar\u0131n aktivasyon de\u011ferleri aras\u0131ndaki uzakl\u0131k gibi s\u00fcrekli de\u011fi\u015fken \u00f6zelliklere sahiptir.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"71e3\">Ancak, analog ve dijital temsiller aras\u0131ndaki ayr\u0131m \u00e7e\u015fitli \u015fekillerde anla\u015f\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. David Lewis [33], \u201csay\u0131lar\u0131n&nbsp;<em>analog temsilleri,&nbsp;<\/em>say\u0131lar\u0131n ilkel veya neredeyse ilkel olan fiziksel b\u00fcy\u00fckl\u00fcklerle temsilidir\u201d (325) ve \u201csay\u0131lar\u0131n&nbsp;<em>dijital temsilleri,&nbsp;<\/em>say\u0131lar\u0131n farkl\u0131la\u015fm\u0131\u015f \u00e7oklu dijital b\u00fcy\u00fckl\u00fcklerle (multi-digital magnitudes) temsil edilmesidir\u201d (327) demi\u015ftir. Fred Dretske [36], \u201cbir sinyal\u2026&nbsp;<em>s<\/em>\u2019nin&nbsp;<em>F<\/em>&nbsp;oldu\u011fu bilgisini, ancak ve ancak sinyal&nbsp;<em>s<\/em>&nbsp;hakk\u0131nda, halihaz\u0131rda s\u2019nin<em>&nbsp;F<\/em>&nbsp;oldu\u011fu bilgisine yuvalanmam\u0131\u015f<em>&nbsp;<\/em>ek bir bilgi ta\u015f\u0131m\u0131yorsa<em>,<\/em>&nbsp;dijital formda<em>&nbsp;<\/em>ta\u015f\u0131r. E\u011fer sinyal,<em>&nbsp;s&nbsp;<\/em>hakk\u0131nda s\u2019nin&nbsp;<em>F&nbsp;<\/em>oldu\u011fu bilgisine yuvalanm\u0131\u015f&nbsp;<em>olmayan<\/em>&nbsp;bir ek bilgi ta\u015f\u0131yorsa, bu durumda\u2026sinyal bu bilgiyi analog formda ta\u015f\u0131yordur\u201d. (137). Bunun yan\u0131 s\u0131ra, James Blachowitz [37], \u201canalog temsilin i\u015flevi, temsil etti\u011fi \u015feyi haritalamak veya modellemektir\u201d (83) demi\u015ftir. Ayr\u0131ca bkz. [38], [39], [40], [41] ve [42].<\/p>\n\n\n\n<p id=\"1584\">Analog\/dijital ayr\u0131m\u0131 farkl\u0131 t\u00fcrdeki \u015feylere at\u0131fta bulunarak \u00e7izilebilir: bilgisayarlar, temsiller, i\u015flemler, makineler, vb. Haugeland [43], t\u00fcm dijital temsillerin baz\u0131 \u00f6nemli \u00f6zellikleri payla\u015fmas\u0131na ra\u011fmen, \u00f6zel olarak analog temsilleri nitelendirebilecek bir \u00f6zellikler seti olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 \u00f6ne s\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fcr. Hal b\u00f6yleyse, bu durumda imgelerin, haritalar\u0131n ve a\u011flar\u0131n analog oldu\u011fu fikri, bunlar\u0131n dijital olmamak d\u0131\u015f\u0131nda herhangi \u00f6nemli bir \u00f6zellikler setini payla\u015ft\u0131klar\u0131n\u0131n g\u00f6stergesi olmamal\u0131d\u0131r. Ayn\u0131 zamanda, d\u00fc\u015f\u00fcncenin dilsel olarak yap\u0131land\u0131r\u0131lm\u0131\u015f temsilleri i\u015fleyen bir sistem uygulayan ba\u011flant\u0131c\u0131 bir a\u011f taraf\u0131ndan en iyi \u015fekilde modellenmesi olas\u0131l\u0131\u011f\u0131 ve baz\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnmenin imgelerde, baz\u0131lar\u0131n\u0131n haritalarda, baz\u0131lar\u0131n\u0131n dilsel olarak yap\u0131land\u0131r\u0131lm\u0131\u015f temsillerde yer alma olas\u0131l\u0131\u011f\u0131 kald\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in ve baz\u0131lar\u0131 ba\u015fka temsil bi\u00e7imlerindeyken zihnin en iyi analog veya dijital bir makine taraf\u0131ndan modellenip modellenmedi\u011fi sorusunun tekil bir yan\u0131t\u0131 oldu\u011funu \u00f6ne s\u00fcrmek yan\u0131lt\u0131c\u0131 olacakt\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<h1 class=\"wp-block-heading\" id=\"4c09\">4. Kaynak\u00e7a ve \u0130leri Okumalar<\/h1>\n\n\n\n<p id=\"0137\">[1] Fodor, J. A., and Z. W. Pylyshyn. (1988). \u201cConnectionism and Cognitive Architecture: A Critical Analysis.\u201d<em>Cognition&nbsp;<\/em>28: 3\u201371.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"c1f5\">[2] Fodor, J. A. (1975).&nbsp;<em>The Language of Thought<\/em>. Cambridge: Harvard University Press.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"e2fe\">[3] Churchland, P. M. (1981). \u201cEliminative Materialism and the Propositional Attitudes.\u201d&nbsp;<em>Journal of Philosophy&nbsp;<\/em>78,n. 2: 67\u201389.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"feec\">[4] Stich, S. (1983).&nbsp;<em>From Folk Psychology to Cognitive Science: the Case Against Belief<\/em>. Cambridge: MIT Press.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"a703\">[5] Dennett, D. (1987).&nbsp;<em>The Intentional Stance<\/em>. Cambridge: MIT Press.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"2b15\">[6] Fodor, J. A. (1978). \u201cPropositional Attitudes.\u201d&nbsp;<em>The Monist&nbsp;<\/em>61, no. 4: 501\u201323.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"c178\">[7] Turing, A. (1950). \u201cComputing Machinery, and Intelligence.\u201d&nbsp;<em>Mind&nbsp;<\/em>50: 433\u201360.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"fa77\">[8] Descartes, R. (1637\/1985). \u201cDiscourse on the Method.\u201d In&nbsp;<em>The Philosophical Writings of Descartes<\/em>, Vol. 1, trans.Cottingham, J., R. Stoothoff, and D. Murdoch. Cambridge: Cambridge University Press.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"b8a9\">[9] Rey, G. (1997).&nbsp;<em>Contemporary Philosophy of Mind: A Contentiously Classical Approach<\/em>. Oxford: BasilBlackwell.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"7d5c\">[10] Brentano, F. (1874\/1995).&nbsp;<em>Psychology from an Empirical Perspective<\/em>, ed. Kraus, O., trans. Rancurello, A., D.Terrell, and L. McAlister, 2 ed. London: Routledge.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"dc12\">[11] Loar, B. (1981).&nbsp;<em>Mind and Meaning<\/em>. Cambridge: Cambridge University Press.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"a718\">[12] Dretske, F. (1981).&nbsp;<em>Knowledge and the Flow of Information<\/em>. Cambridge: MIT Press.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"3e38\">[13] Fodor, J. A. (1987).&nbsp;<em>Psychosomatics<\/em>:&nbsp;<em>the Problem of Meaning in the Philosophy of Mind<\/em>. Cambridge: MITPress.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"e397\">[14] Johnson, K. (2004). \u201cOn the Systematicity of Thought and Language.\u201d&nbsp;<em>Journal of Philosophy&nbsp;<\/em>CI, no. 3: 111\u201339.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"a2c4\">[15] Aydede, M. (1999). \u201cOn the Type\/Token Relation of Mental Representations.\u201d&nbsp;<em>Facta Philosophica&nbsp;<\/em>2: 23\u201350.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"9d34\">[16] Schneider, S. (2009a). \u201cLOT, CTM, and the Elephant in the Room.\u201d&nbsp;<em>Synthese&nbsp;<\/em>170, no. 2: 235\u201350.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"5b2b\">[17] Schneider, S. (2009b). The Nature of Primitive Symbols in the Language of Thought.&nbsp;<em>Mind and Language<\/em>, forthcoming.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"e2a2\">[18] Fodor, J. A. (2000).&nbsp;<em>The Mind Doesn\u2019t Work That Way<\/em>. Cambridge: MIT Press.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"651f\">[19] Ludwig, K. and S. Schneider. (2008). \u201cFodor\u2019s Challenge to the Classical Computational Theory of Mind.\u201d&nbsp;<em>Mindand Language&nbsp;<\/em>23, no. 1: 123\u201343.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"0b61\">[20] Kosslyn, S. M. (1980).&nbsp;<em>Image and Mind<\/em>. Cambridge, Massachusetts: Harvard University Press.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"3480\">[21] Kosslyn, S. M., T. M. Ball, and B. J. Reiser. (1978). \u201cVisual Images Preserve Metric Spatial Information:Evidence from Studies of Image Scanning.\u201d&nbsp;<em>Journal of experimental psychology: human perception andperformance&nbsp;<\/em>4, no. 1: 47\u201360.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"1708\">[22] Block, N. (1983). \u201cMental Pictures and Cognitive Science.\u201d&nbsp;<em>Philosophical Review&nbsp;<\/em>93: 499\u2013542.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"ca45\">[23] Pylyshyn, Z. (1981). \u201cThe Imagery Debate: Analog Media versus Tacit Knowledge,\u201d in&nbsp;<em>Imagery<\/em>, ed. Block, N.Cambridge: MIT Press.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"1220\">[24] Tye, M. (1991).&nbsp;<em>The Imagery Debate<\/em>. Cambridge: MIT Press.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"5e64\">[25] Block, N. (1981).&nbsp;<em>Imagery<\/em>. Cambridge: MIT Press.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"fea2\">[26] Braddon-Mitchell, D., and F. Jackson. (1996).&nbsp;<em>Philosophy of Mind and Cognition<\/em>. Oxford: Blackwell.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"4fea\">[27] Lewis, D. (1994). \u201cReduction in Mind.\u201d In&nbsp;<em>Papers in Metaphysics and Epistemology<\/em>, ed. Lewis, D. Cambridge:Cambridge University Press.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"1e14\">[28] Camp, E. (2007). \u201cThinking with Maps.\u201d&nbsp;<em>Philosophical Perspectives&nbsp;<\/em>21, no. 1: 145\u201382.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"b65b\">[29] Bechtel, W., and A. Abrahamsen. (1990).&nbsp;<em>Connectionism and the Mind: An Introduction to Parallel Processingin Networks<\/em>. Cambridge: Blackwell.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"a0cc\">[30] Churchland, P. M. (1995).&nbsp;<em>The Engine of Reason, the Seat of the Soul<\/em>. Cambridge: MIT Press.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"f312\">[31] Elman, J. L., E. A. Bates, M. H. Johnson, A. Karmiloff-Smith, D. Parisi, and K. Plunkett. (1996).&nbsp;<em>Rethinking Innateness<\/em>. Cambridge: MIT Press.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"2c5c\">[32] Smolensky, P. (1987). \u201cThe Constituent Structure of Mental States.\u201d&nbsp;<em>Southern Journal of Philosophy&nbsp;<\/em>26: 137\u201360.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"68a5\">[33] Fodor, J. A., and B. P. McLaughlin. (1990). \u201cConnectionism and the Problem of Systematicity: Why Smolensky\u2019sSolution Doesn\u2019t Work.\u201d&nbsp;<em>Cognition&nbsp;<\/em>35: 183\u2013204.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"dbe1\">[34] Horgan, T., and Tienson, J. (1991).&nbsp;<em>Connectionism and the Philosophy of Mind<\/em>. Dordrecht: Kluwer.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"eb50\">[35] Lewis, D. (1971). \u201cAnalog and Digital.\u201d&nbsp;<em>Nous&nbsp;<\/em>5, no. 3: 321\u20137.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"9fba\">[36] Dretske, F. (1981).&nbsp;<em>Knowledge and the Flow of Information<\/em>. Cambridge: MIT Press.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"bd30\">[37] Blachowitz, J. (1997). \u201cAnalog Representation Beyond Mental Imagery.\u201d&nbsp;<em>The Journal of Philosophy&nbsp;<\/em>94, no. 2:55\u201384.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"7a45\">[38] Von Neumann, J. (1958).&nbsp;<em>The Computer and the Brain<\/em>. New Haven: Yale University Press. 2nd edition, 2000.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"bee2\">[39] Goodman, N. (1968).&nbsp;<em>Languages of Art<\/em>. Indianapolis: The Bobbs-Merrill Company, Inc.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"b228\">[40] Trenholme, R. (1994). \u201cAnalog Simulation.\u201d&nbsp;<em>Philosophy of Science&nbsp;<\/em>61, no. 1: 115\u201331.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"e0c5\">[41] Haugeland, J. (1998). \u201cAnalog and Analog.\u201d In&nbsp;<em>Having Thought<\/em>, ed. Haugeland, J. Cambridge: HarvardUniversity Press.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"b551\">[42] Katz, M. (2008). \u201cAnalog and Digital Representation.\u201d&nbsp;<em>Minds and Machines&nbsp;<\/em>18, no. 3: 403\u20138.<\/p>\n\n\n\n<h1 class=\"wp-block-heading\" id=\"b4a5\">Yazara \u0130li\u015fkin Bilgi<\/h1>\n\n\n\n<p id=\"d9e3\">Matthew Katz<\/p>\n\n\n\n<p id=\"c0a6\">Email: katz\u0131ma @ cmich.edu<\/p>\n\n\n\n<p id=\"aad0\">Central Michigan University<\/p>\n\n\n\n<p id=\"ce7c\">U.S.A.<\/p>\n\n\n\n<p><\/p>","protected":false},"featured_media":2014,"template":"","meta":{"_acf_changed":false},"event_publishing_tags":[94,93,691,64,92,323,87,62,115,1002,74,88,1005,1004,89,76,167,1003,168,482,75,177,106,164,712,727,96,176],"kategori":[305],"class_list":["post-2013","blog_content","type-blog_content","status-publish","has-post-thumbnail","hentry","event_publishing_tags-bilis","event_publishing_tags-bilissel-bilim","event_publishing_tags-cogist","event_publishing_tags-cognition","event_publishing_tags-cognitive-science","event_publishing_tags-cogsci","event_publishing_tags-dil","event_publishing_tags-dilbilim","event_publishing_tags-dusunce","event_publishing_tags-dusunce-dili-hipotezi","event_publishing_tags-felsefe","event_publishing_tags-language","event_publishing_tags-language-of-thought","event_publishing_tags-language-of-thought-hypothesis","event_publishing_tags-linguistics","event_publishing_tags-mind","event_publishing_tags-neurolinguistics","event_publishing_tags-neuroscience-of-language","event_publishing_tags-norodilbilim","event_publishing_tags-philmind","event_publishing_tags-philosophy","event_publishing_tags-philosophy-of-mind","event_publishing_tags-psikodilbilim","event_publishing_tags-psycholinguistics","event_publishing_tags-psychology-of-language","event_publishing_tags-thought","event_publishing_tags-zihin","event_publishing_tags-zihin-felsefesi","kategori-ceviri"],"acf":[],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/cog-ist.com\/en\/wp-json\/wp\/v2\/blog_content\/2013","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/cog-ist.com\/en\/wp-json\/wp\/v2\/blog_content"}],"about":[{"href":"https:\/\/cog-ist.com\/en\/wp-json\/wp\/v2\/types\/blog_content"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/cog-ist.com\/en\/wp-json\/wp\/v2\/blog_content\/2013\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/cog-ist.com\/en\/wp-json\/wp\/v2\/media\/2014"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/cog-ist.com\/en\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=2013"}],"wp:term":[{"taxonomy":"event_publishing_tags","embeddable":true,"href":"https:\/\/cog-ist.com\/en\/wp-json\/wp\/v2\/event_publishing_tags?post=2013"},{"taxonomy":"kategori","embeddable":true,"href":"https:\/\/cog-ist.com\/en\/wp-json\/wp\/v2\/kategori?post=2013"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}