{"id":1970,"date":"2021-10-27T15:00:59","date_gmt":"2021-10-27T15:00:59","guid":{"rendered":"https:\/\/cog-ist.com\/?post_type=blog_content&#038;p=1970"},"modified":"2025-09-07T20:06:36","modified_gmt":"2025-09-07T20:06:36","slug":"genler-zekayi-etkilese-bile-zekilikle-oynayamayiz-jim-kozubek","status":"publish","type":"blog_content","link":"https:\/\/cog-ist.com\/en\/blog_content\/genler-zekayi-etkilese-bile-zekilikle-oynayamayiz-jim-kozubek\/","title":{"rendered":"Genler Zekay\u0131 Etkilese Bile Zekilikle Oynayamay\u0131z \u2014 Jim Kozubek"},"content":{"rendered":"<p>\u00d6zg\u00fcn Ad\u0131:\u00a0<a href=\"https:\/\/aeon.co\/ideas\/even-if-genes-affect-intelligence-we-cant-engineer-cleverness\" target=\"_blank\" rel=\"noreferrer noopener\">Even if genes affect intelligence, we can\u2019t engineer cleverness<\/a><\/p>\n\n\n\n<p id=\"6e18\"><em>Jim Kozubek;&nbsp;<\/em>Cambridge, Massachusetts\u2019te ya\u015fayan bir bilim yazar\u0131 ve hesaplamal\u0131 biyologdur. Yaz\u0131lar\u0131&nbsp;<em>The Atlantic<\/em>,&nbsp;<em>Time<\/em>&nbsp;ve&nbsp;<em>Scientific American<\/em>&nbsp;dahil olmak \u00fczere \u00e7e\u015fitli yerlerde yay\u0131mlanm\u0131\u015ft\u0131r. En g\u00fcncel kitab\u0131 2016\u2019da \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131&nbsp;<em>Modern Promete: \u0130nsan Genomunu Crispr-Cas9 Yoluyla D\u00fczenleme&nbsp;<\/em>adl\u0131 kitab\u0131d\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"aa05\">\u0130lk olarak size ne kadar zeki oldu\u011fumu anlatay\u0131m.&nbsp;<em>\u00c7ok zekiyim<\/em>. Be\u015finci s\u0131n\u0131fta \u00f6\u011fretmenim bana matematikte do\u011fu\u015ftan yetenekli oldu\u011fumu s\u00f6ylemi\u015fti. \u015e\u00f6yle bir d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fcmde ise onun hakl\u0131 oldu\u011funu kabul etmeliyim. Metafizi\u011fin karakterinin mecaz nominalizmi oldu\u011funu d\u00fczg\u00fcnce kavram\u0131\u015ft\u0131m ve size zaman\u0131n var oldu\u011funu, ancak onun temel bir denkleme d\u00f6k\u00fclemeyece\u011fini s\u00f6yleyebilirim. Ayr\u0131ca bir \u015fehir ya\u015fam\u0131na uyum sa\u011flam\u0131\u015f biriyim. Di\u011ferlerinin s\u00f6ylediklerinin b\u00fcy\u00fck bir k\u0131sm\u0131 sadece k\u0131smen do\u011fru ve bunu g\u00f6sterebilirim.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"482b\">2017\u2019de&nbsp;<em>Nature Genetics<\/em>\u2019te yay\u0131mlanan bir makaleye g\u00f6re, bilim insanlar\u0131n\u0131n on binlerce genomu analiz etmesinin ard\u0131ndan 52 genin insanda zekayla ili\u015fkili oldu\u011funu, ancak bunlardan hi\u00e7birinin tek ba\u015f\u0131na katk\u0131s\u0131n\u0131n bir y\u00fczde noktas\u0131n\u0131n k\u00fc\u00e7\u00fck bir kesri kadar olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 buldular. Makalenin son yazar\u0131 Amsterdam\u2019daki Vrije \u00dcniversitesi\u2019nde (VU) ve VU Amsterdam T\u0131p Merkezindeki istatistiksel genetik\u00e7i Danielle Posthuma,&nbsp;<em>The New York Times<\/em>&nbsp;dergisine \u015f\u00f6yle bir deme\u00e7 vermi\u015ftir: Bilim insanlar\u0131n\u0131n geneti\u011fi kullanarak zekay\u0131 tahmin edebilmeleri i\u00e7in daha \u00e7ok yol kat edilmesi gerekiyor. Edilse bile bunun yaratt\u0131\u011f\u0131 sars\u0131c\u0131 toplumsal etkileri d\u00fc\u015f\u00fcnmek kolay: \u00f6\u011frenciler genom dizisi analizlerinin sonu\u00e7lar\u0131n\u0131 \u00fcniversite ba\u015fvurular\u0131na ili\u015ftiriyor; olas\u0131 i\u015f verenler ba\u015fvuran adaylar\u0131n genetik verisini irdeliyor; t\u00fcp bebek klinikleri (in-vitrofertilizasyon) CRISPR-Cas9 gibi g\u00fc\u00e7l\u00fc ve yeni genom d\u00fczenleme y\u00f6ntemleri kullanarak IQ art\u0131\u015f\u0131 vaatleri veriyor.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"8cbe\">Baz\u0131 insanlar bu yeni d\u00fcnyan\u0131n bir par\u00e7as\u0131 olmaya ba\u015flad\u0131 bile. Manchester \u00dcniversitesi\u2019nden John Harris ve Oxford \u00dcniversitesi\u2019nden Julian Savulescu gibi filozoflar bizlerin gelecek nesillerin genetik koduna m\u00fcdahale etmek gibi bir g\u00f6revinin oldu\u011fundan bahsediyor. Savulescu bu konsepte \u201cyarat\u0131c\u0131 l\u00fctuf\u201d diyor. Ayn\u0131 zamanda bu alandakiler \u201cebeveyn ihmalini\u201d \u201cgenetik ihmal\u201d olarak geni\u015fletip, elimizde buna dair bir f\u0131rsat\u0131m\u0131z varken \u00e7ocuklar\u0131m\u0131z\u0131 iyile\u015ftirmek i\u00e7in genetik m\u00fchendisli\u011fi ya da bili\u015fsel g\u00fc\u00e7lendirmeyi kullanmazsak bunun bir istismar t\u00fcr\u00fc olaca\u011f\u0131n\u0131 \u00f6ne s\u00fcr\u00fcyor. New Mexico \u00dcniversitesi\u2019nde Amerikan \u00c7al\u0131\u015fmalar\u0131 alan\u0131nda hocal\u0131k yapan David Correia gibi di\u011ferleri ise, genetik m\u00fchendisli\u011finin g\u00fcc\u00fc sosyal \u00e7evreden al\u0131p genomun kendisindeki koda d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrmek amac\u0131yla yayg\u0131nca kullan\u0131m\u0131 gibi distopik sonu\u00e7lar\u0131 \u00f6ng\u00f6r\u00fcyor.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"8e87\">Bu tarz endi\u015feler uzun bir s\u00fcredir devam etmekte: kamuoyu, bilim insanlar\u0131 rekombinant DNA\u2019y\u0131 icat etti\u011finden beri zekan\u0131n geneti\u011fini de\u011fi\u015ftirme konusunda tetikte beklemektedir. Ta 1970\u2019lerde, Nobel \u00f6d\u00fcll\u00fc David Baltimore \u015funu kendi \u00f6nc\u00fc \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131n\u0131n \u201cinsanlar aras\u0131ndaki farkl\u0131l\u0131klar\u0131n \u00e7evresel de\u011fil de genetik farkl\u0131l\u0131klar oldu\u011funu\u201d g\u00f6sterip g\u00f6steremeyece\u011fini sorgulad\u0131.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"5c08\">Ben de diyorum ki ancak r\u00fcyanda g\u00f6r\u00fcrs\u00fcn. Asl\u0131nda genler, zekaya kabaca ve ufak etkilerle katk\u0131da bulunur. Genler karma\u015f\u0131k ili\u015fkilerde etkile\u015fime girerek tersine m\u00fchendislik yapman\u0131n m\u00fcmk\u00fcn olmayaca\u011f\u0131 n\u00f6ral sistemleri yarat\u0131r. Do\u011frusu, hesaplamal\u0131 bilimlerde \u00e7al\u0131\u015fan ve genlerin optimal a\u011flar\u0131 yaratmak i\u00e7in ne \u015fekilde etkile\u015fime girdi\u011fini anlamak isteyen bilim insanlar\u0131, s\u00f6zde sat\u0131c\u0131 problemi (salesperson problem) taraf\u0131ndan \u00f6nerilen bir \u00e7e\u015fit sa\u011flam bir duvarla kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya kal\u0131yorlar.&nbsp;<em>D\u00fczenin K\u00f6keni<\/em>&nbsp;adl\u0131 1993 tarihli kitab\u0131nda teorik biyolog Stuart Kauffman \u015f\u00f6yle diyor: \u201cG\u00f6revimiz&nbsp;<em>N&nbsp;<\/em>\u015fehrin herhangi birinden ba\u015flay\u0131p s\u0131ras\u0131yla her \u015fehre seyahat edip ard\u0131ndan totalde en k\u0131sa rotay\u0131 olu\u015fturacak \u015fekilde ba\u015flad\u0131\u011f\u0131m\u0131z \u015fehre geri d\u00f6nmektir. Anlatmas\u0131 basit olan bu problem asl\u0131nda olduk\u00e7a zordur.\u201d Evrim, baz\u0131 \u00e7al\u0131\u015fan modelleri ba\u015flang\u0131\u00e7ta ku\u015fat\u0131r ve incelikli \u00e7\u00f6z\u00fcmlere binlerce y\u0131l boyunca \u015fekil verir, ancak bilgisayar tutkunlar\u0131n\u0131n (computerjunkie) elinden gelen en iyi \u015fey ise bir girdi verildi\u011finde kestirme y\u00f6ntemler (heuristic) kullanan optimal bir biyolojik a\u011f olu\u015fturmakt\u0131r. Karma\u015f\u0131kl\u0131k yeni bir seviyeye \u00e7\u0131k\u0131yor, \u00f6zellikle proteinler ve h\u00fccreler y\u00fcksek boyutlarda etkile\u015fime girdikleri i\u00e7in. Daha da \u00f6nemlisi, genetik ara\u015ft\u0131rmalar\u0131n amac\u0131 zihinsel bozukluklara te\u015fhis koymak, onlar\u0131 tedavi etmek, ortadan kald\u0131rmak ya da zekaya olanak veren karma\u015f\u0131k etkile\u015fimleri a\u00e7\u0131klamak de\u011fildir. Yak\u0131n zamanda s\u00fcper insanlar (superhumans) olu\u015fturmak i\u00e7in bir m\u00fchendislik giri\u015fiminde bulunmayaca\u011f\u0131z.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"008d\">Do\u011frusu, t\u00fcm bu karma\u015f\u0131kl\u0131k bir t\u00fcr\u00fcn evrilebilme becerisine engel olacak \u015fekilde \u00e7al\u0131\u015fabilir.&nbsp;<em>D\u00fczenin K\u00f6keni<\/em>\u2019nde Kauffman \u201ckarma\u015f\u0131kl\u0131k felaketi\u201d (\u201ccomplexitycatastrophe\u201d) ad\u0131 verilen ve kompleks organizmalarda evrimin halihaz\u0131rda optimize edildi\u011fini anlatan bir kavram\u0131 ortaya koydu. Bu kavrama g\u00f6re, genler birbirleriyle o kadar \u00e7ok y\u00f6nl\u00fc ba\u011flant\u0131lar i\u00e7eriyor ki bu durum, herhangi bir bireyin ortama uyumunun (fitness) artmas\u0131nda do\u011fal se\u00e7ilimin rol\u00fcn\u00fc azaltacak \u015fekilde etki etmektedir. Uzun laf\u0131n k\u0131sas\u0131, bir t\u00fcr kendi kendini kurcalayarak kolayca evrimle\u015femeyece\u011fi veya geli\u015ftiremeyece\u011fi bir \u015fekle sokmu\u015ftur.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"bb82\">E\u011fer karma\u015f\u0131kl\u0131k bir tuzaksa, baz\u0131 genlerin elit oldu\u011fu fikri de \u00f6yledir. 1960\u2019larda Richard Lewontin ve John Hubby, jel elektroforez ad\u0131 verilen, proteinlerin ayr\u0131 varyantlar\u0131n\u0131(de\u011fi\u015fkenlerini) ay\u0131rmak i\u00e7in kullan\u0131lan yeni bir teknolojiden yararland\u0131lar. Onlar\u0131n \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131na g\u00f6re genlerin veya alelerin, farkl\u0131 \u00fcr\u00fcnleri bir insan\u0131n bekleyebilece\u011finden \u00e7ok daha fazla \u00e7e\u015fitlilikle (varyasyon) da\u011f\u0131l\u0131m g\u00f6stermekteydi. 1966\u2019da Lewontin ve Hubby, genlerin standart alt\u0131 varyantlar\u0131n\u0131n \u00e7e\u015fitlili\u011fe katk\u0131da bulundu\u011fundan, pop\u00fclasyonda kalabildiklerini a\u00e7\u0131klayabilmek i\u00e7in \u201cdengeleyici se\u00e7ilim\u201d (balancingselection) ad\u0131 verilen bir prensip \u00f6ne s\u00fcrd\u00fcler. \u0130nsan genomu paralel bir bi\u00e7imde \u00e7al\u0131\u015f\u0131r. Otozomal kromozomlar \u00fczerinde yer alan herhangi bir gen i\u00e7in en az iki kopya bulunur. Bir genin birden fazla kopyas\u0131n\u0131n bulunmas\u0131 ba\u011f\u0131\u015f\u0131kl\u0131k sisteminin \u00e7e\u015fitlili\u011finde veya evrimin biraz daha riskli bir \u015fey denemek isteyip ayn\u0131 zamanda da bir genin denenmi\u015f ve do\u011fru bir versiyonunu s\u00fcrd\u00fcrebilmede fayda sa\u011flar. Di\u011fer zamanlarda ise biraz risk veya yenilik olu\u015fturabilecek genetik varyantlar, yararl\u0131 bir genetik varyant\u0131n pe\u015fine tak\u0131labilir. E\u011fer insan zekas\u0131yla bir \u00e7\u0131kar\u0131m yaparsak, \u015f\u00f6yledir ki genler birbirinin ard\u0131ndan dolap \u00e7evirmek gibi parazitik bir \u00f6zelli\u011fe sahiptirler; hi\u00e7biri bir di\u011ferine \u00fcst\u00fcn de\u011fildir ki zaten yararlar\u0131n\u0131 (genlerin) di\u011fer genlerden faydalanarak elde ederler.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"05a0\">\u00d6nemle, 30 bin genin, beyindeki 100 trilyon sinaptik ba\u011flant\u0131n\u0131n organizasyonunu belirleyemeyece\u011fini uzun zamand\u0131r biliyoruz. Bu belirlenemezlik, zekan\u0131n, bir bak\u0131ma bir beyin geli\u015ftirmenin zorlu\u011fu ve s\u0131k\u0131nt\u0131l\u0131 s\u00fcreci yoluyla i\u015flendi\u011finin reddedilemez ger\u00e7ekli\u011fine i\u015faret etmektedir. Biliyoruz ki evrim, avantaja kar\u015f\u0131l\u0131k riskin oldu\u011fu bir \u00e7e\u015fit takas ko\u015fuluyla hareket eder. Bence bu sebepledir ki, bizler daima otizm, obsesif-kompulsif bozukluk, depresyon ve \u015fizofreni i\u00e7in risk te\u015fkil eden genetik \u00e7e\u015fitlili\u011fi ta\u015f\u0131yor olaca\u011f\u0131z ve bu y\u00fczden ben, bilimin eninde sonunda bir\u00e7ok zihin sa\u011fl\u0131\u011f\u0131 problemini \u00e7\u00f6zece\u011fini bildiren neoliberal g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn neredeyse tamamen yanl\u0131\u015f oldu\u011funa inanmaktay\u0131m. Evrimde \u00fcst\u00fcn genler yoktur, sadece biraz risk ko\u015fulu ortaya koyanlar ve birka\u00e7 tane de belirli \u00e7evreler ve g\u00f6revler i\u00e7in optimal olanlar vard\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"27d9\">Ke\u015fke yazman\u0131n benim genlerimde oldu\u011funa inanabilseydim, fakat bu roman sadece y\u00fcz ya\u015f\u0131nda, yani evrimin romanc\u0131lar\u0131n kendilerini bile se\u00e7meye yetecek kadar uzun olmayan bir s\u00fcreden bahsediyoruz. Ger\u00e7ek \u015fu ki, yazmak zahmetli bir i\u015f ve yazarlar duygusal dengesizlik (nevrotizm) veya amans\u0131z bir kendi kendini inceleme gibi ba\u015fka ko\u015fullarda bir dezavantaja d\u00f6n\u00fc\u015febilen \u00e7e\u015fitli psikolojik \u00f6zellikler sergilerler. Hepimiz bu \u00f6zellikleri bir nebze payla\u015f\u0131yoruz ve anl\u0131yoruz. Evrim bizlere do\u011fan\u0131n en rekabet\u00e7i halini yar\u0131\u015fmac\u0131lar\u0131 aras\u0131ndaki k\u0131yaslamal\u0131 uyum en zay\u0131f oldu\u011funda ald\u0131\u011f\u0131 ac\u0131mas\u0131z ger\u00e7e\u011fini \u00f6\u011fretti. Bunlar\u0131n \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda, son birka\u00e7 on y\u0131lda do\u011fan gelir e\u015fitsizli\u011fi sonuna kadar a\u00e7\u0131k biyolojik bo\u015fluklar\u0131n bir ge\u00e7erli\u011fi de\u011fil, bizlerin \u00fcst\u00fcnl\u00fck ve kontrole dair ya\u015fad\u0131\u011f\u0131m\u0131z bir ill\u00fczyonu hakl\u0131 k\u0131lma iste\u011finden do\u011far.<\/p>\n\n\n\n<p id=\"66ac\">Bana g\u00fcvenin. Ben bilmeliyim.<\/p>","protected":false},"featured_media":1971,"template":"","meta":{"_acf_changed":false},"event_publishing_tags":[94,91,93,234,63,101,691,64,90,233,92,571,370,369,131,943,348,76,349,96],"kategori":[305],"class_list":["post-1970","blog_content","type-blog_content","status-publish","has-post-thumbnail","hentry","event_publishing_tags-bilis","event_publishing_tags-bilissel","event_publishing_tags-bilissel-bilim","event_publishing_tags-bilissel-psikoloji","event_publishing_tags-biology","event_publishing_tags-biyoloji","event_publishing_tags-cogist","event_publishing_tags-cognition","event_publishing_tags-cognitive","event_publishing_tags-cognitive-psychology","event_publishing_tags-cognitive-science","event_publishing_tags-dna","event_publishing_tags-evolution","event_publishing_tags-evrim","event_publishing_tags-genetics","event_publishing_tags-genler","event_publishing_tags-intelligence","event_publishing_tags-mind","event_publishing_tags-zeka","event_publishing_tags-zihin","kategori-ceviri"],"acf":[],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/cog-ist.com\/en\/wp-json\/wp\/v2\/blog_content\/1970","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/cog-ist.com\/en\/wp-json\/wp\/v2\/blog_content"}],"about":[{"href":"https:\/\/cog-ist.com\/en\/wp-json\/wp\/v2\/types\/blog_content"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/cog-ist.com\/en\/wp-json\/wp\/v2\/blog_content\/1970\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/cog-ist.com\/en\/wp-json\/wp\/v2\/media\/1971"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/cog-ist.com\/en\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=1970"}],"wp:term":[{"taxonomy":"event_publishing_tags","embeddable":true,"href":"https:\/\/cog-ist.com\/en\/wp-json\/wp\/v2\/event_publishing_tags?post=1970"},{"taxonomy":"kategori","embeddable":true,"href":"https:\/\/cog-ist.com\/en\/wp-json\/wp\/v2\/kategori?post=1970"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}